İHTİMAL

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...
12 Nisan 2026 - 22:03
12 Nisan 2026 - 22:03 ⏱ 2 dk Okuma Süresi
 3  39
İHTİMAL

Senin kendini korumak sandığın şey; duvar örmekti. Sen o duvarları yükselterek beni dışarıda bıraktığını  sandın. Oysa sanmak ne büyük ziyandır insana…

Seninle konuşurken fark ettiğim ilk şey ses tonu değildi. Cümlelerinin arasına gizlenmiş o geri çekilme refleksiydi.

Sanki her kelime, bir adım ileri gelmesin diye dikkatle yerleştirilmiş taşlardı. Bir iyelik ekinden bile korkmaktı. Bilinçli olarak, zamanla oluşturduğun mesafe gün geçtikçe netleşti. İlk defa düzenli bir şeyden korkuyordum. İlk defa düzenin getirdikleri kafamı dağıtıyor ve ben toplayamıyordum.

Ben yine de bazı boşluklara inanmayı seçtim. İnsanın kendini sakladığı yerin, en zayıf yeri olduğuna dair eski bir inat vardı içimde. Bir gün yumuşar sandım.

Bir bakışta, bir cümlede, bir susuşta çatlar sandım. Bazen insan, karşısındakini değil; onun olabileceği ihtimali sever. Benim de öyle bir inadım tutmuştu ki; yığınla ihtimaller yarattım kendime. Sende hiçbir zaman gerçek bir yer edinememiş o ihtimalleri beklerken, sen kıpırdamadın bile. Bu bir karardı, çekingenlik değil…

Senin yanında konuşmak, bir odada tek başına yankı aramak gibiydi. Sözlerin vardı ama sanki kimseye verilmemişti; sadece havada durması için söylenmişti. Gözlerin, insanı görür gibi yapıp geçiyordu. Delici bir bakışın içinde bile sanki ölçülmüş bir uzaklık… Ne fazlası ne eksiği, tam gerektiği kadar ama asla yeterli değil. Yakınlaşmak isteyen her şeyim, sende bir yerde durmak zorundaydı. Sanki görünmez bir çizgi çekilmişti ve o çizginin ötesi, kimseye ait değildi.

İnsan bazen sessizliği anlayabiliyor ama ya soğukluğu anlamaya çalışması? Sende ikisi de açıklanabilir değildi; çünkü açıklama bile içeri giremiyordu.

Sonunda ben, o mesafenin adını en son kendime itiraf ederken öğrendim; kibir.

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Özge Güneş 1976 Konya-Akşehir doğumludur. Yazarlık ve köşe yazarlığı alanında çalışmalarını sürdürmektedir. İnsan psikolojisi, gündelik hayatın görünmeyen yönleri ve bireyin iç dünyası üzerine yazılar kaleme almaktadır. “Şirret Ajans” adlı romanı yayımlanmıştır. Yazılarında sade bir dil ile derinlik kurmayı ve okuru düşünsel bir sorgulamaya davet etmeyi amaçlar. Roman, hikâye, metin ve monolog türlerinde; olaydan çok insanın iç sesine, düşüncenin kırılma anlarına ve görünmeyen hikâyelere odaklanır.