GENÇLİK YAŞTA MI , RUHTA MI ?

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

Yaş ilerlese de ruh genç kalabilir mi? Gençlik kavramını yaş, umut, merak ve yaşam sevinci üzerinden ele alan düşündürücü bir yazı.

12 Temmuz 2026 - 02:32
12 Temmuz 2026 - 02:32 ⏱ 2 dk Okuma Süresi
 2  49
GENÇLİK YAŞTA MI , RUHTA MI ?

GENÇLİK YAŞTA MI , RUHTA MI ?

Bugün bir sohbet grubunda paylaşılan basit bir "Günaydın gençler" mesajı, beklenmedik bir soruyu da beraberinde getirdi:

"Gençlik insanın yaşında mı, ruhunda mı?"

Kimi zaman en derin sohbetler, en sıradan görünen cümlelerle başlar. Bugün de öyle oldu. Herkesin vereceği cevap farklıydı ama ortak nokta şuydu: Gençlik yalnızca nüfus cüzdanında yazan rakamlarla açıklanabilecek bir şey değildi.

Toplumda gençlik çoğu zaman yaş ile ölçülür. Belirli bir yaşın üzerindekilere artık genç denmez. Oysa hayatın içinde bunun tam tersini gösteren birçok insanla karşılaşırız. Yaşı ilerlemiş olmasına rağmen öğrenmeye açık, merak eden, yeni şeyler denemekten çekinmeyen, hayata umutla bakan insanlar vardır. Onların yanında insan, gençliğin sadece yıllarla açıklanamayacağını fark eder.

Bir de bunun tam tersi vardır. Henüz yaşamının baharında olmasına rağmen hayallerinden vazgeçmiş, umutlarını yitirmiş, kendini hayattan geri çekmiş insanlar... Çünkü insanı yaşlandıran şey bazen geçen yıllar değil; taşıdığı yükler, kırgınlıklar ve vazgeçişlerdir.

Belki de gençlik; sabah uyandığında yeni bir güne merakla bakabilmektir. Bir çiçeğin açışını fark etmek, yeni bir kitap okumak istemek, öğrenmeye devam etmek, hâlâ hayal kurabilmek ve içindeki heyecanı tamamen kaybetmemektir.

Elbette zaman hepimiz için ilerliyor. Saçlarımıza düşen beyazlar, yüzümüzde oluşan çizgiler hayatın doğal izleri. Fakat ruhunu canlı tutabilen insanlar için yaş sadece bir sayı olarak kalıyor.

Bugünkü sohbet bana bir kez daha şunu düşündürdü:

İnsan, doğum tarihinden çok hayata karşı taşıdığı heyecan kadar gençtir.

Peki siz ne düşünüyorsunuz?

Gençlik insanın yaşında mı, ruhunda mı?

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

AYŞE KÜÇÜKIŞIK Ayşe Küçükışık Yazar • Şair • Editör “Her yazarın kaleminin ardında bir yaşam hikâyesi vardır. Ayşe Küçükışık’ın yazarlık yolculuğu da çocukluk yıllarında başlayan bir hayalin, engellere rağmen vazgeçmeyen bir azmin ve yıllar boyunca süren üretme tutkusunun hikâyesidir.” Ayşe Küçükışık, 05 Mayıs 1972 tarihinde Berlin’de çalışmak üzere Almanya’ya giden bir Türk işçi ailesinin çocuğu olarak doğdu. Altı yaşına kadar Berlin’de yaşadı. Daha sonra ailesiyle birlikte Türkiye’ye dönerek ilk ve orta öğrenimini Mersin’de tamamladı. İşitme güçlüğü nedeniyle eğitim hayatında çeşitli zorluklar yaşadı ve lise ikinci sınıfta örgün eğitimini bırakmak zorunda kaldı. Ancak bu engeller, yazmaya olan ilgisini ve üretme azmini azaltmadı. Yazarlık yolculuğuna, ortaokul yıllarında katıldığı bir hikâye yarışmasıyla ilk adımını attı. Kaleme aldığı hikâye önce okul birincisi, ardından il birincisi seçildi. Öğretmenleri tarafından iller arası yarışmada temsil edilmesi için girişimlerde bulunulsa da ailesinin izin vermemesi nedeniyle bu önemli fırsata katılamadı. Yaşadığı hayal kırıklığı, onda vazgeçmek yerine yazmaya daha sıkı sarılma isteği uyandırdı. Bu süreçten sonra ailesinden gizli şiirler yazmaya başladı. Şiirleri 90’lı yıllarda “Eda Alaş” mahlasıyla Mersin’deki çeşitli radyolarda yayımlandı ve dinleyicilerden ilgi gördü. Bir radyo kanalından çalışma teklifi almasına rağmen ailesinin izin vermeyeceğini düşündüğü için bu teklifi değerlendiremedi. Buna rağmen yazmaktan hiç vazgeçmedi; yaşadığı her deneyimi kalemine taşıdı. Şiir, öykü, deneme ve roman türlerinde eserler veren Ayşe Küçükışık, insanın iç dünyasını, yaşamın izlerini ve toplumsal konuları içten bir anlatımla ele almaktadır. Yazdığı 100’e yakın şiirin bir kısmı Fikir İzleri Platformu’nda ve diğer dijital platformlarda yayımlanmıştır. Ayşe Küçükışık'ın kaleme aldığı "Almanya Treni" adlı roman, 2010'lu yılların başında TRT tarafından düzenlenen bir senaryo yarışmasına gönderildi. Eserin konusu ilgi görmesine rağmen, senaryo teknik formatına uygun hazırlanmadığı için değerlendirme sürecini tamamlayamadı. Daha sonra Wattpad'de yayımlanan roman, zamanla hesabına erişim sağlanamaması nedeniyle uzun süre okurlardan uzak kaldı. Ancak yazarın yıllar önce sakladığı çıktılar ve notları, bu hikâyenin yeniden hayat bulmasını sağladı. Aradan geçen yıllarda ilk Türk işçilerinin Almanya yolculuğuna ilişkin araştırmalarını derinleştiren Ayşe Küçükışık, tanıklıklardan, tarihî kaynaklardan ve aile anlatılarından yararlanarak romanını yeniden ele aldı. Bugün “Almanya Treni”, ilk hâlinden çok daha kapsamlı, belgesel yönü güçlendirilmiş yeni versiyonuyla Fikir İzleri Platformu’nda bölüm bölüm yayımlanmaktadır. Tamamladığı ARDA adlı romanı da gerçek hayattan esinlenerek yazılmış olup Fikir İzleri Platformu’nda okurlarla buluşmuştur. Hâlen Fikir İzleri Platformu’nda editör olarak görev yapmakta, eserleri kişisel blogunda ve çeşitli dijital platformlarda okurlarla buluşmaktadır. Yazıları; kişisel blogu, Wattpad, Pinterest ve sosyal medya hesapları aracılığıyla geniş bir okur kitlesine ulaşmaktadır. Roman, şiir ve öykü çalışmalarını sürdürmekte; yaşanmış hayatları edebiyatın gücüyle geleceğe taşımayı amaçlayan eserler üretmeye devam etmektedir.