ENKAZ ALTINDA

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

“Her kurtuluş, küçük bir mucize…”

5 Şubat 2026 - 13:59
5 Şubat 2026 - 13:59 ⏱ 1 dk Okuma Süresi
 3  93

ENKAZ ALTINDA

ENKAZ ALTINDA

Enkazın Altında ve Sonrasında Umut: İnsan ve Hayvanların Mucizevi Dayanışması

�

Depremin yıkıcı etkisi altında hayatta kalan çocuklar, bebekler ve kurtarma ekiplerinin yanında, masum hayvanlar da mucizelere tutunuyor. Felaketin ortasında, bir fidanın filizlenmesi gibi umut yeniden filizleniyor.

Deprem Gecesi

Gece sessizdi, ta ki zemin bir anda paramparça olana kadar. Beton bloklar çarpışıyor, camlar kırılıyor, toz havada asılı kalıyordu.

5 yaşındaki Nazlı, uykulu gözlerle annesini dürttü:

“Anne… su… lütfen…”

Elif, kucağındaki Demir’e sarıldı ve mutfağa doğru adım attı. Tam o anda, altlarındaki zemin korkunç bir şekilde sallandı. Tavan parçaları düşüyor, duvarlar çatırdıyor, kalp atışları hızlanıyordu.

Yan duvar beşiğin üstüne yıkıldı, ama mucize gerçekleşmişti; Demir hâlâ güvendeydi.

Dışarı çıkmak için acele ederken küçük köpekleri Mırmır, enkazın dibinden çıkıp onlara baktı. Nazlı gözleri dolu dolu Mırmır’ı kucağına aldı:

“Sen de hayatta kalmayı başardın…”

Konteyner Kentte Yeni Hayatlar

Sabahın ilk ışıkları konteyner kentlerin yollarına vurdu. İnsanlar, soğuk ve yağmurlu havaya rağmen birbirine tutunuyordu.

Selin, uzun süre evden çıkmamış, derslerinden kopmuş ve kaygıyla doluydu. Toplum merkezinde çocuklarla tanıştı. Fidan dikiyor, oyun oynuyor ve biraz olsun umut buluyordu.

Selin fısıldadı:

“Her filiz bize hayatın yeniden başladığını hatırlatıyor…”

Mırmır ve diğer hayvanlar çocukların yanından ayrılmıyor, onların korkularını hafifletiyor, gülümsemelerini sağlıyordu.

Kurtarma Ekipleri ve Köpekler

Saatler geçiyordu, enkaz altında bekleyenler umutla kurtarılmayı bekliyordu. Masal, Kerem ve Helen bebekler, kurtarma ekiplerinin çabasıyla hayata tutunmuştu.

Arama kurtarma köpeği Köpük, 77 saat enkaz altında kalan Meral Hanım’ı buldu. Sadece Meral Hanım değil, altı kişi birden kurtarılmıştı. İnsanlar ve köpekler birlikte mucizeler yaratıyordu.

Nazlı sessizce fısıldadı:

“Her kurtuluş, küçük bir mucize…”

İçsel Monologlar ve Duygusal Doruklar

Elif, Demir’i kucağında tutarak düşündü:

Ne kadar korktum… Ama biz hayattayız. Birbirimize sarılmak yetiyor.

Selin, fidanın başında toprağa dokundu:

Umut bir filizde, bir çocuğun gülüşünde saklı…

Mırmır, Nazlı’nın ayağına küçük patilerini sürerek karşılık verdi. İnsan ve hayvan birlikte mucizeye tutunuyordu.

Dayanışma ve Mucize – Doruk Noktası

Uluslararası kurtarma ekipleri Türkiye’ye gelmişti. Yunanistan, ABD, Almanya, Birleşik Krallık ve daha birçok ülkenin ekipleri, enkaz altında kalan insanları ve hayvanları kurtarmak için günlerce çalıştı.

Altı yaşındaki bir kız ve babası enkazdan çıkarıldığında gözyaşları birbirine karıştı. İnsanlık sınır tanımıyordu. Arama kurtarma köpekleri ve hayvanlar, mucizelere giden yolu açıyordu.

Selin, Elif, Nazlı ve Demir konteyner kentte birbirine sarılırken fısıldadı:

“Dayanışma ve umut her felaketten sonra yeniden filizleniyor.”

Mırmır ve diğer kurtarılan hayvanlar çocukların arasında dolaşıyor, kuyruğunu sallıyor ve masumiyetleriyle insanlara cesaret veriyordu. Felaketten kalan enkaz artık umutla, hayatla ve mucizelerle doluydu.

Ve o çiçek, o umut, asla solmayacaktı.

Dipnot / Güvenilirlik Notu

Bu yazı ve görsel, gerçek deprem olaylarından esinlenerek hazırlanmıştır. Karakterler ve olay örgüsü kurgusaldır.

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

AYŞE KÜÇÜKIŞIK Ayşe Küçükışık Yazar • Şair • Editör “Her yazarın kaleminin ardında bir yaşam hikâyesi vardır. Ayşe Küçükışık’ın yazarlık yolculuğu da çocukluk yıllarında başlayan bir hayalin, engellere rağmen vazgeçmeyen bir azmin ve yıllar boyunca süren üretme tutkusunun hikâyesidir.” Ayşe Küçükışık, 05 Mayıs 1972 tarihinde Berlin’de çalışmak üzere Almanya’ya giden bir Türk işçi ailesinin çocuğu olarak doğdu. Altı yaşına kadar Berlin’de yaşadı. Daha sonra ailesiyle birlikte Türkiye’ye dönerek ilk ve orta öğrenimini Mersin’de tamamladı. İşitme güçlüğü nedeniyle eğitim hayatında çeşitli zorluklar yaşadı ve lise ikinci sınıfta örgün eğitimini bırakmak zorunda kaldı. Ancak bu engeller, yazmaya olan ilgisini ve üretme azmini azaltmadı. Yazarlık yolculuğuna, ortaokul yıllarında katıldığı bir hikâye yarışmasıyla ilk adımını attı. Kaleme aldığı hikâye önce okul birincisi, ardından il birincisi seçildi. Öğretmenleri tarafından iller arası yarışmada temsil edilmesi için girişimlerde bulunulsa da ailesinin izin vermemesi nedeniyle bu önemli fırsata katılamadı. Yaşadığı hayal kırıklığı, onda vazgeçmek yerine yazmaya daha sıkı sarılma isteği uyandırdı. Bu süreçten sonra ailesinden gizli şiirler yazmaya başladı. Şiirleri 90’lı yıllarda “Eda Alaş” mahlasıyla Mersin’deki çeşitli radyolarda yayımlandı ve dinleyicilerden ilgi gördü. Bir radyo kanalından çalışma teklifi almasına rağmen ailesinin izin vermeyeceğini düşündüğü için bu teklifi değerlendiremedi. Buna rağmen yazmaktan hiç vazgeçmedi; yaşadığı her deneyimi kalemine taşıdı. Şiir, öykü, deneme ve roman türlerinde eserler veren Ayşe Küçükışık, insanın iç dünyasını, yaşamın izlerini ve toplumsal konuları içten bir anlatımla ele almaktadır. Yazdığı 100’e yakın şiirin bir kısmı Fikir İzleri Platformu’nda ve diğer dijital platformlarda yayımlanmıştır. Ayşe Küçükışık'ın kaleme aldığı "Almanya Treni" adlı roman, 2010'lu yılların başında TRT tarafından düzenlenen bir senaryo yarışmasına gönderildi. Eserin konusu ilgi görmesine rağmen, senaryo teknik formatına uygun hazırlanmadığı için değerlendirme sürecini tamamlayamadı. Daha sonra Wattpad'de yayımlanan roman, zamanla hesabına erişim sağlanamaması nedeniyle uzun süre okurlardan uzak kaldı. Ancak yazarın yıllar önce sakladığı çıktılar ve notları, bu hikâyenin yeniden hayat bulmasını sağladı. Aradan geçen yıllarda ilk Türk işçilerinin Almanya yolculuğuna ilişkin araştırmalarını derinleştiren Ayşe Küçükışık, tanıklıklardan, tarihî kaynaklardan ve aile anlatılarından yararlanarak romanını yeniden ele aldı. Bugün “Almanya Treni”, ilk hâlinden çok daha kapsamlı, belgesel yönü güçlendirilmiş yeni versiyonuyla Fikir İzleri Platformu’nda bölüm bölüm yayımlanmaktadır. Tamamladığı ARDA adlı romanı da gerçek hayattan esinlenerek yazılmış olup Fikir İzleri Platformu’nda okurlarla buluşmuştur. Hâlen Fikir İzleri Platformu’nda editör olarak görev yapmakta, eserleri kişisel blogunda ve çeşitli dijital platformlarda okurlarla buluşmaktadır. Yazıları; kişisel blogu, Wattpad, Pinterest ve sosyal medya hesapları aracılığıyla geniş bir okur kitlesine ulaşmaktadır. Roman, şiir ve öykü çalışmalarını sürdürmekte; yaşanmış hayatları edebiyatın gücüyle geleceğe taşımayı amaçlayan eserler üretmeye devam etmektedir.