BAZI KAYIPLAR

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

Bazen en büyük eksilmeler sessizce gerçekleşir. Bir şehirden ayrılmak, eski bir hâline veda etmek ve içindeki görünmez yaslarla yürümeyi öğrenmek... Günlere ve takvimlere sığmayan, kelimelere dökülemeyen ama bizi biz yapan o derin içsel yolculuğa dair bir yazı.

31 Ağustos 2026 - 11:40
31 Ağustos 2026 - 11:40 ⏱ 2 dk Okuma Süresi
 1  29
BAZI KAYIPLAR

Hayatın akışı içinde bazen en büyük sarsıntılar, kalabalıkların ortasında ya da büyük trajedilerle gelmez. İnsan, hayatta kalabilmek ve yola devam edebilmek için nice vedaları, nice görünmez kayıpları içine gömmek zorunda kalır.

Bir şehirden ayrılmak, sadece mekân değiştirmekten ibaret değildir; orada bırakılan hatıraları geride bırakmaktır. Alışkanlıklar, insanı hayata bağlayan görünmez halatlardır. O halatlar koptuğunda canın hemen yanmaz belki ama boşlukta kalmanın o tuhaf ve ürkütücü ağırlığı yavaş yavaş omuzlarına çöker. Sabah uyanıldığında artık aynı heyecanı vermeyen o küçük detaylar, bir zamanlar hayatın rotasını çizen o güvenli limanlar birer birer yok olduğunda, içten içe kopan fırtınaların sesini yine en çok insanın kendisi duyar.

Daha da derine inildiğinde; bir sabah aynaya baktığında artık eskisi gibi inanamayan, her şeye biraz daha mesafeli ve biraz daha yorgun bakan o yabancıyla karşılaşmak başlı başına bir kayıptır. Hayata duyulan o çocuksu inancın yerini sessiz bir kabullenişin alması, ruhun en sessiz köşe başındaki tutuşmasıdır.

İşte bu tür kayıpların en acı yanlarından biri de onların somut olmayışıdır. Trafikte akan hayat, dışarıdaki insanlar, herkes her şeyin normalce sürdüğünü zannederken senin içindeki o eski dünya yıkılmış olabilir. Ne bir başkası tam olarak ne hissettiğini anlar ne de sen bu durumu kelimelere dökebilirsin.

Çünkü bazı eksilmeler günlere, bazı vedalar ise takvimlere sığmaz. İnsan, ömrünün çeşitli dönemeçlerinde geride bıraktığı o eski hâllerinin hayaletleriyle yürümeyi öğrenir. Adını koyamadığımız, kimseye şikâyet edemediğimiz bu sessiz yaslar; bizi biz yapan ama bir o kadar da yoran o görünmez hikâyelerimizin ta kendisidir.

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Erdal Burak Okur dinler yazar... 1989 Ağrı'da doğdum, eğitim hayatını Ağrı ve Kayseri illerinde tamamladım. Erciyes Üniversitesi lisans mezuniyetinin ardından, şu an Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi’nde lisansüstü eğitimine devam etmekteyim. 2012-2019 yılları arasında öğretmenlik mesleğini icra ettim, halihazırda kamu görevini sürdürmekteyim. Edebiyata olan tutkumu dijital mecralara da taşıyarak farklı platformlar da blog yazarlığı yapmaktayım, dijital ve basılı dergilerde yazılarım sıklıkla yayımlanmaktadır. Gölge, On İki Sırrın Muhafızı, Kayıp Ferman ve Liman isimli dört kitabım bulunmaktadır.