ALMANYA TRENİ 38. BÖLÜM - YENİ BİR CAN

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

Şakire derin bir nefes aldı. “Allah’ım…” diye fısıldadı. “Sen hayırlısını nasip et.”

8 Eylül 2026 - 13:02
 0  47
ALMANYA TRENİ 38. BÖLÜM - YENİ BİR CAN

38. BÖLÜM - YENİ BİR CAN

Memduh’un Almanya’ya dönmesinin üzerinden çok geçmemişti.

Ev yeniden sessizliğe bürünmüştü.

Şakire artık iki kızıyla birlikte tek odalı evlerinde yaşamaya devam ediyordu.

Başlarının üzerinde bir dam vardı.

Yağmur yağdığında içeri su girmiyordu.

Kış geldiğinde gökyüzü artık doğrudan üzerlerine düşmüyordu.

Bunca yokluktan sonra bu küçük ev, Şakire için dünyanın en büyük zenginliği gibiydi.

Ama hayat, insana rahat bir nefes aldırdığı anda yeni bir sürpriz hazırlamayı da biliyordu.

Şakire son günlerde kendisini farklı hissediyordu.

Sabahları eskisi kadar dinç kalkamıyordu.

Bazen yaptığı işin ortasında durup dinlenme ihtiyacı duyuyordu.

Yemek kokularından bazıları hoşuna gitmiyor, bazılarını ise nedensizce canı çekiyordu.

Önceleri bunları yorgunluğa verdi.

“İki çocuk, evin işi… İnsan yorulur,” diye düşündü.

Günler geçtikçe içindeki şüphe büyümeye başladı.

Bir akşam çocukları uyuttuktan sonra sessizce oturdu.

Elini karnının üzerine koydu.

Bir süre öylece kaldı.

Kalbi hızlandı.

Aklından geçen düşünceyi kendisine bile söylemekte zorlandı.

“Yoksa…”

Bir süre sonra yüzünde hem şaşkın hem de mahcup bir gülümseme belirdi.

Memduh gitmeden önce birlikte geçirdikleri günler aklına geldi.

Şimdi ise o, binlerce kilometre uzaktaydı.

Almanya’daydı.

Şakire elini karnından çekti.

Başını eğdi.

İçinde tarifsiz bir duygu vardı.

Bir yandan yeniden anne olacak olmanın heyecanı…

Bir yandan iki küçük çocuğun sorumluluğu…

Bir yandan da Memduh’un yanında olmayışı…

Şakire derin bir nefes aldı.

“Allah’ım…” diye fısıldadı.

“Sen hayırlısını nasip et.”

O gece uzun süre uyuyamadı.

Gülfem ile Firuze yanı başında uyuyordu.

İki küçük kızın nefes alışlarını dinledi.

Sonra gözleri yeniden karnına kaydı.

Artık evlerinde üç çocuk sesi olacaktı.

Bu düşünce onu hem güldürdü hem de gözlerini doldurdu.

Memduh’a bunu nasıl söyleyeceğini düşündü.

Uzaklarda, Almanya’da çalışan kocasını…

Bir kez daha baba olacağını nasıl haber verecekti?

Şakire, Memduh’un gitmeden önce söylediği sözleri hatırladı:

“Ben yine geleceğim.”

Şimdi o dönüşü daha büyük bir özlemle bekleyecekti.

Çünkü bu kez onu bekleyen yalnızca Şakire, Gülfem ve Firuze olmayacaktı.

Bir de henüz dünyaya gelmemiş küçük bir can vardı.

Şakire elini yeniden karnının üzerine koydu.

Ve sessizce gülümsedi.

Hayat, bütün zorluklarına rağmen devam ediyordu.

Hem de bu kez…

Yeni bir hayatla.

Devam edecek…

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

AYŞE KÜÇÜKIŞIK Ayşe Küçükışık Yazar • Şair • Editör “Her yazarın kaleminin ardında bir yaşam hikâyesi vardır. Ayşe Küçükışık’ın yazarlık yolculuğu da çocukluk yıllarında başlayan bir hayalin, engellere rağmen vazgeçmeyen bir azmin ve yıllar boyunca süren üretme tutkusunun hikâyesidir.” Ayşe Küçükışık, 05 Mayıs 1972 tarihinde Berlin’de çalışmak üzere Almanya’ya giden bir Türk işçi ailesinin çocuğu olarak doğdu. Altı yaşına kadar Berlin’de yaşadı. Daha sonra ailesiyle birlikte Türkiye’ye dönerek ilk ve orta öğrenimini Mersin’de tamamladı. İşitme güçlüğü nedeniyle eğitim hayatında çeşitli zorluklar yaşadı ve lise ikinci sınıfta örgün eğitimini bırakmak zorunda kaldı. Ancak bu engeller, yazmaya olan ilgisini ve üretme azmini azaltmadı. Yazarlık yolculuğuna, ortaokul yıllarında katıldığı bir hikâye yarışmasıyla ilk adımını attı. Kaleme aldığı hikâye önce okul birincisi, ardından il birincisi seçildi. Öğretmenleri tarafından iller arası yarışmada temsil edilmesi için girişimlerde bulunulsa da ailesinin izin vermemesi nedeniyle bu önemli fırsata katılamadı. Yaşadığı hayal kırıklığı, onda vazgeçmek yerine yazmaya daha sıkı sarılma isteği uyandırdı. Bu süreçten sonra ailesinden gizli şiirler yazmaya başladı. Şiirleri 90’lı yıllarda “Eda Alaş” mahlasıyla Mersin’deki çeşitli radyolarda yayımlandı ve dinleyicilerden ilgi gördü. Bir radyo kanalından çalışma teklifi almasına rağmen ailesinin izin vermeyeceğini düşündüğü için bu teklifi değerlendiremedi. Buna rağmen yazmaktan hiç vazgeçmedi; yaşadığı her deneyimi kalemine taşıdı. Şiir, öykü, deneme ve roman türlerinde eserler veren Ayşe Küçükışık, insanın iç dünyasını, yaşamın izlerini ve toplumsal konuları içten bir anlatımla ele almaktadır. Yazdığı 100’e yakın şiirin bir kısmı Fikir İzleri Platformu’nda ve diğer dijital platformlarda yayımlanmıştır. Ayşe Küçükışık'ın kaleme aldığı "Almanya Treni" adlı roman, 2010'lu yılların başında TRT tarafından düzenlenen bir senaryo yarışmasına gönderildi. Eserin konusu ilgi görmesine rağmen, senaryo teknik formatına uygun hazırlanmadığı için değerlendirme sürecini tamamlayamadı. Daha sonra Wattpad'de yayımlanan roman, zamanla hesabına erişim sağlanamaması nedeniyle uzun süre okurlardan uzak kaldı. Ancak yazarın yıllar önce sakladığı çıktılar ve notları, bu hikâyenin yeniden hayat bulmasını sağladı. Aradan geçen yıllarda ilk Türk işçilerinin Almanya yolculuğuna ilişkin araştırmalarını derinleştiren Ayşe Küçükışık, tanıklıklardan, tarihî kaynaklardan ve aile anlatılarından yararlanarak romanını yeniden ele aldı. Bugün “Almanya Treni”, ilk hâlinden çok daha kapsamlı, belgesel yönü güçlendirilmiş yeni versiyonuyla Fikir İzleri Platformu’nda bölüm bölüm yayımlanmaktadır. Tamamladığı ARDA adlı romanı da gerçek hayattan esinlenerek yazılmış olup Fikir İzleri Platformu’nda okurlarla buluşmuştur. Hâlen Fikir İzleri Platformu’nda editör olarak görev yapmakta, eserleri kişisel blogunda ve çeşitli dijital platformlarda okurlarla buluşmaktadır. Yazıları; kişisel blogu, Wattpad, Pinterest ve sosyal medya hesapları aracılığıyla geniş bir okur kitlesine ulaşmaktadır. Roman, şiir ve öykü çalışmalarını sürdürmekte; yaşanmış hayatları edebiyatın gücüyle geleceğe taşımayı amaçlayan eserler üretmeye devam etmektedir.