Seni Toprağa Değil, Kendime Gömdüm

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...
19 Nisan 2026 - 10:18
19 Nisan 2026 - 10:18 ⏱ 2 dk Okuma Süresi
 26  70
Seni Toprağa Değil, Kendime Gömdüm
Zaman çabuk geçer derler. Geçer… ama iyileştirmez her şeyi. Sadece acının şeklini değiştirir. İlk başta bir çığlık gibidir, sonra derin bir sızıya dönüşür. Ama hep oradadır… sessizce.
Kaybetmek…
Sadece bir insanı değil, birlikte kurduğun bütün hayatı toprağa vermek demek. Eşini kaybettiğin gün, dünya durmuyor.
Güneş yine doğuyor, insanlar yine işe gidiyor, kahkahalar yine yükseliyor…
Ama senin içinde her şey o an donup kalıyor.
Sanki herkes yaşamaya devam ederken, sen hayatın kenarında unutulmuşsun gibi.
En zor olan sabahlar…
Gözünü açtığın an, birkaç saniyelik o boşluk.
“Her şey bir rüyaydı belki” dediğin o an…
Sonra gerçek, bir bıçak gibi saplanıyor:
O yok.
Yatağın yarısı soğuk artık. Yastığında kokusu yok.
Bir zamanlar “bizim” olan ev, şimdi sadece duvarlardan ibaret.
Zorluk sadece yokluğu değil…
Hayatın seni durmadan devam etmeye zorlaması.
Faturalar geliyor, işler bekliyor, insanlar senden “güçlü olmanı” istiyor.
Oysa sana çay demlemek bile ağır geliyor bazen…
Çünkü o çay artık iki kişilik değil.
Kimse anlatmıyor bu kısmı.
 
Ölümün giden için de kalan için de yalnız yaşandığını.
İnsanlar bir süre sonra susuyor. Baş sağlığı dilekleri bitiyor. Herkes kendi hayatına dönüyor.
Ve sen…
Kalabalıkların içinde bile yalnızsın.
Kimse onun yerini dolduramıyor.
Kimse onun baktığı gibi bakmıyor sana.
Kimse seni onun bildiği gibi bilmiyor.
Bir şarkı çalıyor…Yıkılıyorsun.
Bir sokaktan geçiyorsun…
Hatıralar boğazına düğümleniyor.
Birinin sesi ona benziyor…
Kalbin yerinden çıkacak gibi oluyor.
Geceler daha acımasız.
Herkes uyurken, sen düşünüyorsun.
Keşkeleri…Söylenmemiş sözleri…Son sarılışı…
“Neden? ” diye içinden defalarca haykırıyorsun.
Kalbindeki o ağır yükle hayata tutunmaya çalışıyorsun.
Onsuz yaşamayı öğrenmek zorunda olmak.
İstemeden…
Hazır olmadan…
Mecbur kalarak. 
Ve biliyorsun.
Yalnızlığı Sen Seçmedin. 
 
Birim Özer Sili

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Birim Özer Sili Kalpten Kaleme Bir Yolculuk : Birim Özer Sili'nin Hikayesi 1978 yılında İstanbul'da doğan Sili, Üsküdar Amerikan Lisesi'nin ardından İstanbul Üniversitesi İngilizce İktisat Bölümü'nde lisans ve yüksek lisans eğitimini tamamladı. Profesyonel kariyerini özel bir bankada sürdüren yazar, iki çocuk annesidir. 2020 yılında elim bir tekne kazasında hayatını kaybeden eşi Engin Sili adına kurduğu burs fonu ile birçok öğrencinin eğitimine katkı sağlayarak, acıyı iyiliğe dönüştüren örnek bir duruş sergiliyor. Onun için hayat, yalnızca yaşananlardan ibaret değil aynı zamanda başkalarının hayatına dokunabilmenin bir yolu. Sanatın farklı alanlarında üretken bir çizgiye sahip olan Sili, müziğe olan ilgisiyle de dikkat çekiyor. Uzun yıllar aldığı şan eğitimi ve çeşitli korolarda sürdürdüğü solistlik, onun sahnedeki güçlü ifadesini beslerken, edebiyat ise bu duyguların kelimelere döküldüğü alan oluyor. Çok küçük yaşlardan itibaren şiir ve öyküler yazan yazar, sade ama derin anlatımıyla insanın iç dünyasını evrensel bir dille aktarmayı amaçlıyor. Sili'nin üçleme romanlarının ilki "Yalnızlığı Sen Seçmedin", Mart ayında Feniks Yayınevi'nden çıktı. Okurlardan büyük ilgi gören kitap gerçek bir hayat hikayesinden esinlendiği için sadece bir hikaye değil aynı zamanda gerçekle yüzleşme daveti. Bazı kitaplar okunur. Bazıları ise hayatınıza dokunur. Yalnızlığı Sen Seçmedin