İçindeki Başlangıç serisi - I (Hiçbir şey rastlantı değildir.)

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

İnsan, hakikati dışarıda aramayı bıraktığında içindeki başlangıcı fark eder.

22 Temmuz 2026 - 21:42
22 Temmuz 2026 - 21:42 ⏱ 4 dk Okuma Süresi
 2  157
İçindeki Başlangıç  serisi - I  (Hiçbir şey rastlantı değildir.)

   Fikir İzleri için hazırladığım "İçindeki Başlangıç" başlıklı yazı serisinin ilk metniyle karşınızdayım. Bundan sonra yayımlanacak yazılar, aynı düşünsel yolculuğun farklı durakları olacak. Şimdiden herkese keyifli okumalar dilerim.

Her düşünür gibi benim de içinde yaşadığımız dünyaya dair kendime özgü bir bakış açım, kendime ait bir pencerem var. Bu pencereyi ayakta tutan, onu anlamlı kılan temel düşünceler ve yapı taşları bulunuyor. Yazılı eser olarak ortaya koyduğum initium intum adlı romanım da aslında bu düşünsel zeminin etrafında şekillenen bir roman. İçinde barındırdığı hikâye kadar, dayandığı felsefeyi de taşıyor. Bu nedenle yazı dizime, o özü yansıtan kısa bir manifestoyla başlamak istiyorum.

'' Hiçbir şey rastlantı eseri değildir. Her soru bir kapıdır, her kapı bir eşiğe açılır. İnsan, gördüğü dünyayı değil; gördüğü dünyayı anlamlandıran bilincini değiştirdiğinde gerçek yolculuk başlar. Hakikat öğretilmez, keşfedilir. Ve her keşif, yeni bir başlangıçtır. Çünkü her son ve başlangıcın içerisinde gizlenmiş bir "initium intum" vardır. 

- I -

Hiçbir şey rastlantı değildir.

Her karşılaşma, her seçim ve her olay görünmeyen bir düzenin parçasıdır. Hiçbir şey rastlantı değildir. İnsan buna tesadüf der; çünkü henüz görünmeyen bağları görecek kadar derine bakmayı öğrenmemiştir. Oysa her karşılaşma, her seçim ve her ayrılık, görünmez bir elin dokuduğu büyük bir örgünün sessiz ilmeğidir. Bir bakış, yıllar sonra açılacak bir kapının anahtarı olabilir. Kaybedildiğini sandığın bir yol, seni asıl varman gereken eşiğe götüren tek patika hâline gelebilir. Evren gürültüyle değil, işaretlerle konuşur. Onu dinlemeyi öğrenenler, düzeni fark etmeye başlar. Çünkü hakikat kendini hiçbir zaman rastgele göstermez; yalnızca onu aramaya cesaret edenlere yavaş yavaş görünür.

Belki yıllar önce eline aldığın ve o gün anlam veremediğin bir kitap, bugün zihnindeki düğümü çözecek ilk cümleyi saklıyordu.

Belki beş dakika geciktiğin bir gün, yalnızca bir otobüsü değil, bütün hayatını değiştirecek bir karşılaşmayı yakaladın.

Belki de sebepsiz yere uzaklaştığın bir insan, seni ait olmadığın bir hikâyeden sessizce çıkarıyordu.

O anlarda her şey sıradan görünür. Anlam ise yalnızca geriye dönüp baktığında belirir. Çünkü yaşam ileriye doğru yaşanır; fakat hakikat, geriye dönüp baktığında fısıldamaya başlar. İşte o zaman anlarsın: Hayat, yüksek sesle hüküm veren bir güç değil; sessizce birbirine bağlanan işaretlerin adıdır.

Peki hiç durup düşündün mü?

Bazen yalnızca beş dakika geciktiğin için kaçırdığını sandığın bir şeyin, seni hiç tanımadığın bir insanla karşılaştırdığını… O an sıradan görünen o karşılaşmanın aylar, hatta yıllar sonra hayatının dönüm noktalarından birine dönüştüğünü...

Hiç sebepsiz yere farklı bir yoldan gitmek istemedin mi? Sonra o yolun üzerinde seni yıllarca unutamayacağın bir olayın, bir insanın ya da tek bir cümlenin beklediğini fark etmedin mi?

Ya da yıllarca rafta bekleyen bir kitabı, tam ihtiyacın olduğu gün eline aldığında ilk sayfasında kendini bulduğun oldu mu? Sanki sen onu değil de o kitap seni bulmuş gibi...

Peki ya hiç tanımadığın biriyle yaptığın birkaç dakikalık bir sohbetin günlerce zihninden çıkmadığı oldu mu? Bazen insanı değiştiren şey uzun konuşmalar değil, tam zamanında söylenmiş tek bir cümledir.

İşte tam da bu yüzden evren hiçbir zaman zar atmaz. Zar atan yalnızca, henüz düzeni göremeyen zihindir. Oysa hakikat, sen onu fark etmeden çok önce kendi yolunu çizmeye başlamıştır.

İnsan, hakikati dışarıda aramayı bıraktığında içindeki başlangıcı fark eder.

Sevgi ve saygılarımla.

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

ismail YÜKSEL 28 Eylül 2024 tarihinde Hermes Yayınları'ndan yayımlanan '' initium intum'' adlı inisiyatik, alegorik ve felsefi romanın yazarıyım. Farklı mahlaslarla kaleme aldığım yazılar ve içinde yer aldığım ortak çalışmalar da mevcut.