İç Dünyanın Filizi

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

Yeşilvadi kasabasında yaşayan Deren'in; annesinin beklentileri ve sınav kaygısıyla verdiği mücadeleyi, sanatın iyileştirici gücü sayesinde kendi içsel huzurunu ve gerçek potansiyelini keşfetmesini anlatan umut dolu etkileyici bir hikâye.

20 Temmuz 2026 - 16:07
20 Temmuz 2026 - 16:07 ⏱ 4 dk Okuma Süresi
 2  34
İç Dünyanın Filizi
Yeşil bir vadide büyüyen genç bir kız, elinde fırçasıyla iç dünyasındaki filizi keşfeder. Sınav kaygısı ve baskılarla mücadele ederken sanat sayesinde huzuru, özgüveni ve kendi potansiyelini bulur.

İç Dünyanın Filizi

Yeşilvadi kasabasında zaman, ağaçların fısıltısıyla yavaşça akardı. Deren, bu yeşilliğin içinde büyümesine rağmen annesi Sema Hanım’ın beklentileri altında kendini toprağa tutunamayan bir tohum gibi hissederdi. Annesinin sürekli, "Başarı, sadece zirvede açan bir çiçektir," diyen o baskın sesi, Deren’in kalbinde gün yüzü görmemiş bir filizin büyümesini engelliyordu. Sınav kaygısı, Deren’in zihninde her gün biraz daha büyüyen ve toprağını kurutan bir çatlağa dönüşüyordu.

Ancak Deren, o kaygılı günlerinde bile resim yapmayı bırakmadı. Sınav gününe kadar elindeki fırçayı bazen bir kalkan gibi kullandı, bazen de bir sığınak. Sınav sabahı, zihnindeki tüm gürültüleri susturmayı başardı. O gün sadece soruları değil, kendi içsel huzurunu da kâğıda döktü ve sınavı başarıyla geçerek hayalini kurduğu Güzel Sanatlar Fakültesi’ne yerleşti.

Üniversitedeki resim atölyesi, Deren’in kendi içine, yani o henüz kimsenin dokunmadığı iç dünyasına sığındığı yer oldu. Bir gün, atölyede elindeki fırça tuvalin üzerinde kararsızca titrerken, Selim Hoca sessizce yanına geldi. Deren, boğazındaki düğümü çözerek korkularını, sınav sürecindeki baskıyı ve annesinin beklentilerini birer birer anlattı.

Selim Hoca, atölyenin penceresini ardına kadar açtı. İçeriye, yağmurdan yeni çıkmış toprağın taze kokusu doldu. Hoca, eliyle toprağın altından başını zar zor uzatan narin bir filizi işaret etti.

"Bak Deren," dedi, sesi bir nehrin akışı gibi sakindi. "Bu küçücük yaşam, dışarıdaki fırtınalara rağmen kendi zamanını bekler. Sınav sürecindeki başarında olduğu gibi, senin ruhun da tıpkı bu filiz gibi kendi vaktini bekliyor. Dışarıdan gelen her baskı, aslında seni daha derine, kendi özüne tutundurmak içindir."

Deren, hocasının kelimelerinde sadece bir tavsiye değil, kendi içinde yeşermeyi bekleyen o gizli gücün onayını da duydu. Selim Hoca, Deren’in omzuna şefkatle dokunarak ekledi:

"Sen sadece sınav başarısından ibaret değilsin; sen kendi içsel mevsimini inşa eden bir bahçıvansın. İnan, bu emeklerin bir gün öyle bir çiçek açacak ki, o baskı dolu günler sadece birer hatıra olacak."

O an, Deren’in içindeki kuraklık yerini tazeliğe bıraktı. Deren, fakültesindeki başarısıyla kısa sürede dikkat çeken bir öğrenciye dönüştü. Artık annesinin beklentileri, onun kendi içindeki filizin büyümesine engel olan bir gölge değil, sadece geçmişten gelen cılız bir yankıydı.

Deren, fırçasını tuvalin beyazlığına, kendi iç dünyasının berraklığıyla daldırıyordu. Her fırça darbesi, ruhunun derinliklerinden gün yüzüne çıkan o filizin özgürleşme dansıydı. Artık biliyordu; insan kendi içindeki bahçeyi sulamayı bildiğinde, dış dünyanın tüm kışlarını bahara dönüştürebilirdi.

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Umran Tezcan Ümran Tezcan:Yazar ve öğretmen .2015 yılında Uşak Üniversitesi-Fen Edebiyat Fakültesi-Matematik bölümünü bitirdi.Şuan öğretmenlik yapıyor. Çocukluğundan beri yazmayı seviyor.Cocuk kitapları öyküler romanlar her yaş grubundan yazmaya çalışıyor.Çocuk romani ,roman ,öykü ,hikaye yazmaya devam ediyor.