Doğu ile Batı’nın Kesişiminde Bir Coğrafya Dehası: El İdrisi

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...
29 Mayıs 2026 - 19:31
29 Mayıs 2026 - 19:31 ⏱ 2 dk Okuma Süresi
 0  39
Doğu ile Batı’nın Kesişiminde Bir Coğrafya Dehası: El İdrisi

Bilim tarihi, sadece laboratuvarlarda değil, kültürlerin kesişim noktalarında da yazılır. Bunun en güzel örneklerinden biri, 12. yüzyılda yaşamış olan Endülüslü coğrafyacı ve seyyah El İdrisi’dir.

Kazablanka’da doğup Kurtuba’da eğitim gören, ardından tüm Akdeniz’i köşe bucak gezen El İdrisi, sadece İslam dünyasının değil, Batı dünyasının da coğrafya vizyonunu kökten değiştirdi. Norman Kralı II. Roger’ın davetiyle gittiği Palermo’da, din ve kültür bariyerlerini aşan muazzam bir bilimsel iş birliğine imza attı.

Onun hazırladığı Kitabü rücar (Nüzhetü'l-müştâk fî ihtirâki'l-âfâk), yeryüzünü yedi iklim bölgesine ayıran, nehirlerin akış yönlerinden şehirlerin mesafelerine, hatta bölgelerin kültürel yapılarına kadar detay veren bir başyapıttır. Gümüş bir küre ve levha üzerine işlediği dünya haritası, asırlar boyunca denizcilere ve kaşiflere yol göstermiştir.

El İdrisi bize bilimin evrensel dilini, sınırları aşan merakın gücünü hatırlatıyor. Haritaların sadece yolları değil, insanlığın ortak mirasını çizdiğini gösteren bu büyük alimi serimizin bu haftaki köşesine gururla taşıyoruz. 🌐📝

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Mehmet Kurtar Ben Mehmet Kurtar. Uşak’ta yaşıyorum; evliyim, iki çocuk babasıyım. Hayatım bir yandan ailemin sıcaklığıyla, bir yandan sınıfın içindeki seslerle akıp gidiyor. Coğrafya öğretmeniyim. Yeryüzünü anlatıyorum ama aslında insanı, zamanı ve mekânın ruhunu anlatmaya çalışıyorum. Coğrafya alanında yüksek lisans yaptım. Bununla yetinmedim; Coğrafi Bilgi Sistemleri ve İlahiyat önlisans programlarını da bitirdim. Bilgi benim için sadece meslek değil, anlam arayışının bir parçası. Haritalar kadar sorular da ilgimi çekti; dağların oluşumu kadar insanın bu dünyadaki hikmeti… Yazmak ise hayatıma çok daha erken girdi. Çocukluğumdan beri şiir yazarım. Şiir, kendimi en sahici hâlimle ifade ettiğim ilk dil oldu. Zamanla hikâyeler yazmaya başladım. Kelimeler benim için hep bir yolculuktu; bazen içime, bazen geçmişe, bazen de çocukların hayal dünyasına doğru. Çocuk hikâye kitabı yazarıyım. Yayınlanmış bir eserim var: “Asaf – Adaletin Peşinde: Zamanda Yolculuk Ertuğrul Gazi.” Bu kitapta hem tarihi hem de değerleri, çocukların kalbine dokunacak bir dille anlatmaya çalıştım. Amacım öğretmekten çok, sevdirmekti. Ben yazarken iz bırakmayı değil, anlam taşımayı dert ediniyorum. Coğrafya sınıfta, edebiyat satırlarda; ama yolculuk hep aynı: İnsana, hakikate ve adalete doğru.