DOĞAL AFETLERİN DOĞAL OLMAYAN SEBEPLERİ

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

Yangın

8 Temmuz 2025 - 20:23
8 Temmuz 2025 - 20:23 ⏱ 5 dk Okuma Süresi
 1  779
DOĞAL AFETLERİN DOĞAL OLMAYAN SEBEPLERİ
Türkiye Yangın Haritası- 2025

Doğal Afet'in Doğal Olmayan Sebepleri

Ülkemiz doğal güzellikleri ve çok çeşitli bitki örtüsü ile süslenmiş eşsiz bir cennet'tir.Ormanlar bu güzelliği tamamlayan önemli unsurlardandır.Sadece insanlara değil,hayvanlara da ev sahipliği yapmaktadır.Ağaçlar'da yaşayan daha adını bile telâffuz edemediğimiz o kadar çok kuş ve kelebek türleri... Sürüngenler,uçan memeli hayvanlar, çiçekler ve böcekler...Her yıl tekrar eden orman yangınları sadece ağaçları yakmıyor,ciğerlerimizi de dağlıyor.Çoğu kez hanelere de ateş düşüren bu afet sadece bir kıvılcım'la meydana geliyor,yağış düşme oranı'nın da giderek azalması'yla ve rüzgâr'ın da etkisi'yle birlikte çapı ve dağıldığı noktalar giderek büyüyor,karşı konulmaz,söndürelemez vaziyete dönüşüyor.

Yetkililer ve duyarlı sivil toplum kuruluşları her ne kadar toplumu bu maddî manevî zararlara karşı uyarsa da malesef yine bir şekilde kendini tekrar ederek tüm ülke'nin ağzı'nın tadını kaçırmaya devam etmektedir.İşte bugünler'de de tekerrür eden koca bir yangından söz ediyoruz.Hektârlık ormanları yakıp kül eden bir yangın...

Ve yüreğimizi burkan sahneler'le karşı karşıya kalmamıza sebebiyet veren ihmâller zinciri...Bu yangın'da da gördük ki;ne şimseğ'in çakması ne yıldırım düşmesi... Bilinçsiz ve şuursuz hareket eden insanlar yüzünden sadece fiziksel ve zihinsel olarak çökmüyor,ekonomik olarak'ta ciddi kayıplar'la yüzleşmek zorunda kalıyoruz.Birileri bilinçli olarak kundaklama girişimi'nde bulunuyor,bir diğeri mangâl yapacak diye piknik alanlarını çöp yığınları ile dolduruyor,şişeleri sağa sola savuruyor...Oysa;ilkokul talebesi bile güneş'in dik açıyla yeryüzünü inanılmaz derecede ısıttığı öğle vakitlerinde bir camı koca bir alev topuna dönüştürebildigini biliyor!Ama vatandaş tüm ikâz levhâlarına ve uyarılara rağmen rahatlık'la cam ve plâstik şişeleri sağa sola fırlatabiliyor!Gelişi güzel kullandığımız alanlar'ın:Yol'dan geçerken sigara izmaritlerini cam'dan dışarı atan şoförler, Piknik sahası'nda geri'ye kalan ateşi tam olarak söndürmeyen kural tanımaz vatandaşlar,bağ'ında bahçesi'nde tarlası'nda yabancı otları yok etmek için ateşe veren çiftçiler...İmâr'a kapalı alanları sırf müteahhitlere sunmak için bilerek-kasten arazilere havai fişek fırlatan gözü ve gönlü para'ya pula aç insanlar...

Ateş düştüğü yeri yakar!

Canımız yanıyor,zira oksijen deposu ve birçok canlı'ya yaşam olanağı tanıyan ağaçlarımız,ormanlarımız gözümüz'ün önündeki ihmâller ve kuralları hiçe sayan şuursuz insanlar yüzünden cayır cayır yanıp kül oluyor!

Peki,bu elim olay'da bizler'in sorumlulukları nelerdir?

Birincisi; piknik alanlarını amacı dışında hor kullanmayacak,piknik alanlarını çer-çöp'le doldurmayacağız,piknik alanları'nda işimiz bitince çöplerimizi gelişigüzel savurmayıp çöp için ayrılan konteyner'lara atacağız.

İkincisi; Birbirimizi çekinmeden-korkmadan-usanmadan yeşil alan ve ormanlara zarar vermeyecek şekilde kullanma yönünde teşvikler'de bulunacağız,uyarmaya devam edeceğiz,gerekirse müdahele edeceğiz 

Üçüncüsü; Caydırıcı cezalar getireceğiz.Zira herhangi bir canlı'yı öldürmek'ten hiçbir farkı yok,bir ağacı bile yakmanın!

Bir fidan'ın tomurcuk vermesi,neşv-ü nemâ bulması uzun bir emek ve zaman gerektirir.Önemli olan milyonlarca fidan dikmek değil,onları koruyabilmektir.Bizler kendi topraklarımızı iç ve dış tehlikelere karşı korumak'la mükellefiz.Buna göre hareket etmeli,bu kırmızı çizgi çerçevesi'nde hayatımıza çeki düzen vermeliyiz.Acaba bize verilen bu ni'metler hiç alınmayacakmış gibi mi düşünüyoruz da bu kadar hor kullanıyoruz!?

Rabbimiz ayet-i kerime'de şöyle buyurmaktadır:"

"Ve onların Allah'tan başka yardımcıları da yoktur! O her birinin (İnsanın) önünden ve arkasından izleyen(melek)ler vardır, onu Allâh'ın emriyle korurlar. Bir topluluk kendi durumlarını değiştirmedikçe Allâh onlar'ın durumlarını değiştirmez. Allâh bir kavme kötülük istedi mi artık onu geri çevirecek yoktur."

(Ra'd suresi,11.ayet)

Kendimizi ve hatamızı düzeltmeye yerleri ve gökleri titreten günah ve hatalarımıza tevbe-istigfâr ederek başlamalı ve ümmet'in sağlık,selâmet ve düzelmesi için bol bol duâ etmeli,sadâka vermeliyiz . Şüphesiz sonunda döneceğimiz,yaptıklarımız'ın veya yapmadıklarımız'ın hesabını vereceğimiz Allahü Teâlâ'ya sırtımızı döndükçe bu musibetler'in ardı arkası kesilmeyecektir .

Bir ağac'ın yok olması bir insanın yok olması'yla eşdeğerdir, lütfen bu hassas konu'da duyarlı olalım.

Yazar Abdulaziz ADAKAN ✍?

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Abdulaziz ADAKAN Uzun Bir Hikâye, Hayalleri'nin Peşi'nden Koş ve Erenlerin Sofrasında Yeşeren Ümitler adlı eserlerin müellifi. Abdulaziz Adakan, 1985 yılında Van’ın Gevaş ilçesinde, sert bir Şubat soğuğunda dünyaya geldi. Eğitim hayatına Gevaş’ta başlayan Adakan, lise öğrenimini Van Mehmet Akif Ersoy Lisesi Yabancı Dil (İngilizce) bölümünden mezun olarak tamamladı. İlk ÖSS sınavında iki yıllık İlahiyat Fakültesini kazanmasına rağmen, maddi ve manevi imkânsızlıklar nedeniyle bu hayalini gerçekleştiremedi. Çocukluğundan beri yakasını bırakmayan sağlık sorunları nedeniyle eğitimine uzun bir ara vermek zorunda kalan Adakan, içinde ukde kalan üniversite hayalini yıllar sonra Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Turizm Rehberlik bölümünü okuyarak gerçekleştirdi. Birden fazla ajanstan farklı diziler için oyunculuk teklifi almasına rağmen manevî sebeplerden ve bu sektörün ahlâkî değerlerden gün be gün uzaklaşması nedeniyle bu teklifleri reddedip sektörden uzak durmayı tercih etti. Şu anda memleketinden uzakta, inşaat sektöründe çalışmakta olan Adakan, zorlu çocukluk, gençlik ve evlilik dönemlerine rağmen sevgi, umut ve mücadeleyle dolu yaşamından ilham alarak kalemini edebiyat dünyasına adadı. Hem yaşadığı feci bir kaza nedeniyle ulaşamadığı çocukluk ve gençlik hayallerini hem de gerçek yaşam öyküsünü eserlerine yansıtan Adakan, yazın dünyasına güçlü bir giriş yaptı. 2025 yılında yayımladığı ilk romanı Uzun Bir Hikâye ve ilk hikâye kitabı Hayallerinin Peşinden Koş ile edebiyat dünyasına adım atan yazar, kalemiyle ilham vermeye devam etmektedir. Ayrıca, yazmakta olduğu yeni eserleriyle de edebiyat yolculuğunu sürdürmektedir. Yazdığı eserler'le gönül'den gönüle köprüler kurmayı hedefleyen Adakan,Uzun Bir Hikâye, Hayalleri'nin Peşi'nden Koş ve Erenlerin Sofrası'nda Yeşeren Ümitler adlı kitaplarla Manevî Edebiyat'a Katkı ödülüne layık görülmüştür. Hâlâ yazmaya devam ettiği eserlerle edebiyat yolculuğuna kararlılıkla devam etmektedir. Abdulaziz Adakan, 2025 yılı itibarıyla Fikirizleri.com platformunda köşe yazarı olarak yer almakta ve yazılarıyla okurlarına dokunmaktadır. Son olarak Adakan, hayatını özetlerken şu sözleri dile getirmektedir: "Hâlâ nefes alıp verebiliyorsam, bunu sevgiye ve inanca borçluyum."