Aslında Büyük Bir Duâdır,İyiliktir,Selâm!

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

Selâm

23 Mart 2025 - 14:28
23 Mart 2025 - 14:28 ⏱ 2 dk Okuma Süresi
 1  749
Aslında Büyük Bir Duâdır,İyiliktir,Selâm!

Küçük bir menkibeyle sizleri selamlamak isterim,

Değerli Fikir İzleri ailesi.

Şöyle ki;

Bir derviş nehr'in kenarından geçmektedir.Bir imdât sesi duyar,boğulmak üzere olan bir adama:"Selamün aleyküm!"diyerek ve ordan tebessüm ederek hızla uzaklaşır.

Bunun üzerine genç öfke'yle ona söylenmeye başlar:"Sakalından utan be adam,el veya bir dal uzatıp çekip kurtarsaydın ya beni!."Nehr'in akıntısıyla suya batıp çıkan bu genç herhalde sonum geldi diyerek,daha ağır küfürler savurur:"Senin gibi âlim'in Allah..."

Derviş uzaklaşıp yok olunca da bir dal kopar ağaçtan ve boğulmak üzere olan gence doğru sürüklenir,genç o dala tutunarak kıyıya ulaşır, böylece boğulmaktan kurtulur.

Dervişler Allah'ın nazlı kullarıdır ve bilirlerki;

Allah (cc)istemezse;Kûn,yani "ol!"emrini vermezse bir yaprak bile kıpırdamaz dalında.

Derviş aslında bu sözüyle adama hem bir ders vermiş hem de yardım etmiştir,oysa bunu bilmeyen adam ona hakaretler savurmuştur.

Derviş yoldan gelirken bir dalın koptuğunu farketmiş ve yoluna devam etmiştir.Gaybı bilemezse de kopan bu dalın da yerine gideceğine iman etmiştir.Çünkü o bilmektedir ki; İzni olmadıkça, hikmetsiz ve sebepsiz bir dal bile düşmez ağacından!

Elhâsıl;

Selâm bir güzel duâdır.Selam,Allah'ın en güzel isimlerindendir.Selam esenlik ve selamettir.

Selâm vermek sünnet,almak ise farzdır.

"Aranızda selamı yayın."diyerek bizleri iyiliğe, güzelliğe,dostluğa,kardeşliğe, dua'ya davet eden İki Cihan Güneşi'nin(sallallahu aleyhi vesselem) emaneti ve en güzel hitap şekillerinden biridir.

Dipnot:

Biz derviş değiliz,binaenâleyh,imdât dileyenlere fiziksel müdahale'de mümkün mertebe ivedikle ve sağduyu'yla hareket etmeliyiz.

İyiliğe bir tatlı dokunuş.

Yazar Abdulaziz ADAKAN 

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Abdulaziz ADAKAN Uzun Bir Hikâye, Hayalleri'nin Peşi'nden Koş ve Erenlerin Sofrasında Yeşeren Ümitler adlı eserlerin müellifi. Abdulaziz Adakan, 1985 yılında Van’ın Gevaş ilçesinde, sert bir Şubat soğuğunda dünyaya geldi. Eğitim hayatına Gevaş’ta başlayan Adakan, lise öğrenimini Van Mehmet Akif Ersoy Lisesi Yabancı Dil (İngilizce) bölümünden mezun olarak tamamladı. İlk ÖSS sınavında iki yıllık İlahiyat Fakültesini kazanmasına rağmen, maddi ve manevi imkânsızlıklar nedeniyle bu hayalini gerçekleştiremedi. Çocukluğundan beri yakasını bırakmayan sağlık sorunları nedeniyle eğitimine uzun bir ara vermek zorunda kalan Adakan, içinde ukde kalan üniversite hayalini yıllar sonra Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Turizm Rehberlik bölümünü okuyarak gerçekleştirdi. Birden fazla ajanstan farklı diziler için oyunculuk teklifi almasına rağmen manevî sebeplerden ve bu sektörün ahlâkî değerlerden gün be gün uzaklaşması nedeniyle bu teklifleri reddedip sektörden uzak durmayı tercih etti. Şu anda memleketinden uzakta, inşaat sektöründe çalışmakta olan Adakan, zorlu çocukluk, gençlik ve evlilik dönemlerine rağmen sevgi, umut ve mücadeleyle dolu yaşamından ilham alarak kalemini edebiyat dünyasına adadı. Hem yaşadığı feci bir kaza nedeniyle ulaşamadığı çocukluk ve gençlik hayallerini hem de gerçek yaşam öyküsünü eserlerine yansıtan Adakan, yazın dünyasına güçlü bir giriş yaptı. 2025 yılında yayımladığı ilk romanı Uzun Bir Hikâye ve ilk hikâye kitabı Hayallerinin Peşinden Koş ile edebiyat dünyasına adım atan yazar, kalemiyle ilham vermeye devam etmektedir. Ayrıca, yazmakta olduğu yeni eserleriyle de edebiyat yolculuğunu sürdürmektedir. Yazdığı eserler'le gönül'den gönüle köprüler kurmayı hedefleyen Adakan,Uzun Bir Hikâye, Hayalleri'nin Peşi'nden Koş ve Erenlerin Sofrası'nda Yeşeren Ümitler adlı kitaplarla Manevî Edebiyat'a Katkı ödülüne layık görülmüştür. Hâlâ yazmaya devam ettiği eserlerle edebiyat yolculuğuna kararlılıkla devam etmektedir. Abdulaziz Adakan, 2025 yılı itibarıyla Fikirizleri.com platformunda köşe yazarı olarak yer almakta ve yazılarıyla okurlarına dokunmaktadır. Son olarak Adakan, hayatını özetlerken şu sözleri dile getirmektedir: "Hâlâ nefes alıp verebiliyorsam, bunu sevgiye ve inanca borçluyum."