Başarmak için İlk Adımı Sen Atmalısın!

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

Başarı tesadüf değildir.

15 Mayıs 2025 - 01:12
15 Mayıs 2025 - 01:12 ⏱ 4 dk Okuma Süresi
 1  771
Başarmak için İlk Adımı Sen Atmalısın!

Düştüğ'ün yerden kalkmasını da bileceksin.Düşmek veya yenilgi...Bunlar da hayatımız'ın bir parçasını teşkil ediyor.Hayat acımasız,insanlar ise hayat'tan daha acımasız! Düşene bir darbe bir darbe daha vurulan bir dünya'da ayak'ta ve hayat'ta kalmak için başarma'ya çalışmalıyız.Başarı'nın önünde sayısız engeller vardır,ancak hiçbir zafere çiçekli yol'dan gidilmez.Tarih yenilgi yenilgi büyüyen ve nihayeti'nde zafere ulaşan insanlar'la doludur.Her başarılı insan'ın bir plân,programı;her başarısız insan'ın da mutlaka bir bahanesi vardır.Niyetlendiğin bir işe başlamak'tan korkma,zira başlamak bitirme'nin yarısıdır.Tut ki başaramadın,dünya'nın sonu değil ki.

Bazen şu gerçeği ıskalıyoruz:Bizler bu evren'de bir sınav'dan geçiyoruz.Bizim görevimiz çalışmaktır,sınav'ın sonucunu belirleyecek olan o sınavı yapa'nın kendisidir.Tabi bu;okul'da girdiğimiz sınavlar'dan bambaşka bir öneme hâiz.Ancak bu örnek'ten de yola çıkacak olursak;hiç mümkün müdür ki;ilkokul'dan üniversite'ye kadar girdiğimiz tüm dersler'den 100 üzeri'nden yüz alalım veya tüm sınıfları pekiyi ile geçelim?Mümkün değil zira hiçbirimiz'in ne kabiliyetleri ne de zekâsı dört dörtlük'tür.Başarmak kadar başaramamak'ta imtihan edildiğimiz bir husustur.Kaybetmek'ten korkmayın,tecrübe sahibi olursunuz, kayıplarınız'dan ders alırsınız ve bu sizi yeni sınavlar'da daha dayanıklı ve güçlü kılar, kolay kolay pes etmeme'yi,direnme'yi,bir gün başaracağınıza inanarak çalışma'yı sağlar.Bir işinizi kaybedip yeni bir işe girmeniz bir kayıp değil kazanımdır, çünkü eski işiniz'de deneyim kazanmış,yeni işinize de o deneyimler'le başlamışsınızdır.Başarısızlığ'ın önemli sebepleri'nden biri de olumsuz düşünceler ve yaklaşımlar'la kendini gerçekleştiren kehânet dediğimiz durum...Peki nedir bu:"Kendi kendini gerçekleştiren kehânet?"Siz;yapamam,edemem,ya olmazsa,ya kaybedersem,ya düşer'de kalkamazsam,ya şöyle olursa ya böyle olursa" diyerek daha başlamadığınız,bir şey için bilinç altına olumsuzluklar yükleyerek bırakın yola çıkmayı,bir adım bile atamaz hâle gelirsiniz.

Sürekli tekrar ettiğiniz ve hafızanız'da yer edinen şeyler kalıcı iz bırakır ve hangi duygu ve düşünce ağır gelirse,onu kabul eder,ona göre vücud'u kontrol eder.Örneğin;sürekli ben yorgunum,ben yapamam,ben hastayım,diyen insanlar'ın-gerçek'te öyle olmasa da-zaman'la hasta olduklarına,yorgun düştüklerine şahit olmuşuzdur.

Dedelerimiz hep derdi:"Akıllı birine kırk gün deli dersen,o kırkıncı güne varmadan deli olur."Demekki,biz başarmak ve önümüze hangi engel çıkarsa çıksın aşmak için olumlu düşüneceğiz,beynimize de bu doğrultu'da komut vereceğiz:

Ben yapabilirim,ben yapacağım...

Ben kendime güveniyorum...

Ben sağlıklıyım...

Ben çalışkanım...

Ben zekiyim...

Ben birkez yıkılmak'la kaybeden biri değilim...gibi sözleri alışkanlık hâline getirmemiz gerekiyor.Bu sözleri inanarak söylemeyi rutin hâle getirirsen,yaşayacağın başarı ile güzelliklere sen bile inanamayacaksın. 

Başarma'nın en önemli kuralı:Başaracağına inanmak, sevgi'yle çalışmaktır.İnanmak ve çalışmak bir kuş'un her iki kanadı gibidir,biri olma'dan diğeri'nin önemi kalmaz,çünkü bu hâle gelmiş bir kuş uçamaz!

Yazar Abdulaziz ADAKAN 

Dipnot:Bu bir motivasyon yazısıdır.

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Abdulaziz ADAKAN Uzun Bir Hikâye, Hayalleri'nin Peşi'nden Koş ve Erenlerin Sofrasında Yeşeren Ümitler adlı eserlerin müellifi. Abdulaziz Adakan, 1985 yılında Van’ın Gevaş ilçesinde, sert bir Şubat soğuğunda dünyaya geldi. Eğitim hayatına Gevaş’ta başlayan Adakan, lise öğrenimini Van Mehmet Akif Ersoy Lisesi Yabancı Dil (İngilizce) bölümünden mezun olarak tamamladı. İlk ÖSS sınavında iki yıllık İlahiyat Fakültesini kazanmasına rağmen, maddi ve manevi imkânsızlıklar nedeniyle bu hayalini gerçekleştiremedi. Çocukluğundan beri yakasını bırakmayan sağlık sorunları nedeniyle eğitimine uzun bir ara vermek zorunda kalan Adakan, içinde ukde kalan üniversite hayalini yıllar sonra Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Turizm Rehberlik bölümünü okuyarak gerçekleştirdi. Birden fazla ajanstan farklı diziler için oyunculuk teklifi almasına rağmen manevî sebeplerden ve bu sektörün ahlâkî değerlerden gün be gün uzaklaşması nedeniyle bu teklifleri reddedip sektörden uzak durmayı tercih etti. Şu anda memleketinden uzakta, inşaat sektöründe çalışmakta olan Adakan, zorlu çocukluk, gençlik ve evlilik dönemlerine rağmen sevgi, umut ve mücadeleyle dolu yaşamından ilham alarak kalemini edebiyat dünyasına adadı. Hem yaşadığı feci bir kaza nedeniyle ulaşamadığı çocukluk ve gençlik hayallerini hem de gerçek yaşam öyküsünü eserlerine yansıtan Adakan, yazın dünyasına güçlü bir giriş yaptı. 2025 yılında yayımladığı ilk romanı Uzun Bir Hikâye ve ilk hikâye kitabı Hayallerinin Peşinden Koş ile edebiyat dünyasına adım atan yazar, kalemiyle ilham vermeye devam etmektedir. Ayrıca, yazmakta olduğu yeni eserleriyle de edebiyat yolculuğunu sürdürmektedir. Yazdığı eserler'le gönül'den gönüle köprüler kurmayı hedefleyen Adakan,Uzun Bir Hikâye, Hayalleri'nin Peşi'nden Koş ve Erenlerin Sofrası'nda Yeşeren Ümitler adlı kitaplarla Manevî Edebiyat'a Katkı ödülüne layık görülmüştür. Hâlâ yazmaya devam ettiği eserlerle edebiyat yolculuğuna kararlılıkla devam etmektedir. Abdulaziz Adakan, 2025 yılı itibarıyla Fikirizleri.com platformunda köşe yazarı olarak yer almakta ve yazılarıyla okurlarına dokunmaktadır. Son olarak Adakan, hayatını özetlerken şu sözleri dile getirmektedir: "Hâlâ nefes alıp verebiliyorsam, bunu sevgiye ve inanca borçluyum."