Teslimiyet Limanında Çözülen Düğümler

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...
13 Nisan 2026 - 18:02
13 Nisan 2026 - 18:02 ⏱ 2 dk Okuma Süresi
 6  58
Teslimiyet Limanında Çözülen Düğümler

Dünya bağında garip bir kuştum, uçtum nihayet.

Gerçek güneşine yandım, düştüm kendimden ırak.

Sildim gönül aynasından pası doğdu bir şafak,

Varlık hırkasını attım, geçtim kendimden ırak.

 

Can evinde parladı daim sonsuz padişah,

Fani mülkü terk edip içtim o meyden her sabah,

Kalmadı gurbet ve sıla bitti artık tüm eyvah!

Birlik definesini eştim kendimden ırak.

 

Sessizliğin secdesinde buldum en son huzuru,

Yokluk potasında piştim yıktım artık suru,

Kalktı perde tamamıyla gördüm O eşsiz nuru,

Nefsimin zindanından kaçtım kendimden ırak.

 

Sanma ey gönül! Bu can bir hapistedir bucak bucak,

Uçsuz ummanlarda yelken açtım artık yalınayak,

Bastığım toprak değil nurdan serilmiş bir yatak,

Aşkın ateşiyle estim kendimden ırak.

 

Dil güzelleşti o Hak zikriyle durmaz tazelenir,

Yalancı bağdan kopup öz aslına dönmek hünerdir,

Gönül kuşum artık bu dar kafeste ne dinlenir,

Göklerin ufkunda açtım kendimden ırak.

 

Benlik davası bitti meydanda sadece O kaldı,

Kendi gölgem güneşin kollarına bir günde daldı,

Tevekkül deryası yükü dertlerden çekip aldı,

Rızaya erip de ulaştım kendimden ırak.

 

Vuslat sabahı erdi nihayet bitti uzun yolum,

Sonsuz huzur kucağında bağlandı kanadım kolum,

Gönül bir boşluk oldu silindi sağım ve solum,

Varlığı yokluğa saçtım kendimden ırak.

 

Hayretin makamına erdim ne isim var ne iz,

Ufukta bir hiçim artık ne leke var ne giz,

Sahibine borcu verdim bitti artık derdimiz,

Sonsuz huzura kavuştum kendimden ırak.

 

Gayrı bu saatten sonra aruz benden ırak.

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Hüseyin Aslan 12 Eylül 1994’te Göztepe’de, babamın dadaş vakarı ile annemden miras kalan Karadeniz’in hırçın dalgaları arasında, çok sesli bir kültürün içine doğdum. Çocukluk düşlerimde ağaca dokunmak, ona şekil veren bir marangoz olmak vardı ancak rasyonel yaşam beni 2018 yılında bir Endüstri Mühendisi olarak hayatın devasa pazarına bıraktı. O günden beri Proje Yöneticisi unvanıyla sistemlerin ve karmaşanın ortasında yol alıyorum. Kelimelerle olan hakiki münasebetim ise 2016 yılında başladı. 2022’de şahsi blogumda inşa etmeye çalıştığım yazın dünyası, iş ve hayat dengesinin o bitmek bilmeyen savaşına bazen yenik düşse de, yazmaktan vazgeçmedim. İş hayatının gri dünyasından her fırsatta kaçıp, hiçbir zaman tam olarak bırakmadığım o kadim limana, şimdi tekrardan, edebiyata sığınıyorum.