SOKAĞIMIZDAN EVLERİNE DİRİ DİRİ GÖMÜLEN KADINLAR GEÇİYOR

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

"Diri diri gömülen kız çocuklarına ağlamıştık; şimdi ise bir imzayla evlerine gömülen kadınların sessiz çığlığını duyma zamanı."

15 Temmuz 2026 - 06:15
15 Temmuz 2026 - 06:15 ⏱ 3 dk Okuma Süresi
 1  21
SOKAĞIMIZDAN EVLERİNE DİRİ DİRİ GÖMÜLEN KADINLAR GEÇİYOR

Sokağımızdan Evlerine Diri Diri Gömülen Kadınlar Geçiyor

Kız çocuklarını diri diri gömdükleri cahiliye devrinden, kadınlarımızın öldürülmesine ya da diri diri kendilerine mezar olan evlerde yaşamaya zorlandığı bir devrin kadınlarıyız.

"Coğrafya kaderdir." Evet, son günlerde bu cümle her zerreme hükmediyor. Bir imzaya mahkûm edilen kadınlarımız; yarım kalan, tekrar ayağa kalkmasına fırsat tanınmayan, yüzlerinden gülüşleri silinen kadınlarımız...

Peki neden bizim kadınlarımız bu acılara mahkûm kalıyor?

Çünkü kanunlardaki açıklar, mağduru değil, suçlu olan tarafın daha kolay ve rahat hareket etmesini sağlıyor. Evliliğin ilk gününden itibaren erkek kendini göstermeye başlıyor. Tanışma aşamasında ise gerçek yüzünü saklıyor. O da biliyor ki imza atıldıktan sonra hükmünün süreceğini düşünüyor. İster okumuş olsun, ister okumamış; ister ev hanımı, ister öğretmen, doktor ya da memur... Hiç fark etmiyor. Kadınsan korkutuluyor, susturuluyor ve kendini kurtaracak bir sistem bulamıyorsun.

Hamileyken darp mı edildin? Bütün deliller zarar gördüğünü ispatlıyor mu? Bunların çoğu zaman hiçbir hükmü olmuyor. Eğer erkek seni boşamak istemiyorsa, psikolojik şiddet uyguluyorsa, elini, kolunu, tüm benliğini bağlasa bile çoğu zaman sorun olarak görülmüyor. Kadına sadece şu sözler söyleniyor:

"Sana bir şey yaptı mı?"

Tamam, henüz yapmadı. Ama yapmaması için onu caydıracak, gözünü korkutacak kanun nerede?

Eğer bir gün yolunuz adliye koridorlarına düşerse, mağdurların mağdur olduklarını ispatlamak için ne kadar para harcadıklarını, yıllarını hayata tutunmaya değil, mağdur olduklarını kanıtlamaya adadıklarını göreceksiniz.

Diri diri gömülen kız çocuklarına çok ağlamıştık. Şimdi ise bir imzayla diri diri evlerine gömülen kadınlarımıza ağlayalım. Ama bu daha acı... Çünkü kimse bunun farkında bile değil.

Kadın cinayetleri çözüme ulaştırılamazsa, daha nice kadın sessizce evlerine gömülmeye devam edecek.

Kadın cinayetleri politiktir.

Biz kadınlarımızın diri, özgür ve hayatta kalarak boşanmasını istiyoruz.

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Emine Akkurt Emine Akkurt (Yağmur Damlası) 02.11.1975 İstanbul doğumluyum. Yazarlık, köşe yazarlığı ve şiir; iç dünyamı ifade etmenin en güçlü yoludur. Şiire olan ilgim okul yıllarında başladı ve zamanla hayatımın vazgeçilmez bir parçası haline geldi. Yaşanmışlıklarımı, hissettiklerimi ve söze dökülemeyen duyguları kalemimle anlatmayı seçtim. Benim için şiir; suskunlukların dile gelişi, kalbin sessizce attığı çığlıktır. ŞİİRLERİMİZ, SESSİZ ÇIĞLIKLARIMIZIN VE SUSKUNLUKLARIMIZIN DIŞA AKTARIMIDIR...