PODCAST TADINDA | 3. TEKİL ŞAHISTAN, 3 GÜNLÜK DÜNYADA 3 KURUŞLUK İNSAN OLAMAYANLARA:

Temmuz 17, 2025 - 16:24
Temmuz 18, 2025 - 12:46
 0  633
PODCAST TADINDA |  3. TEKİL ŞAHISTAN, 3 GÜNLÜK DÜNYADA 3 KURUŞLUK İNSAN OLAMAYANLARA:

Merhaba sevgili okuyucular, bu metni okuyorsanız; benim ilk podcast deneyime ve hayatımı altüst eden olayların kapısını aralamışsınızdır demektir. Ben o kapıyı çarptım, çıktım; yaktım. Balkonun kapısını açtım ve niye böyle oldu sigarası içerken dinlenecek şarkılarla birlikte bu podcasti hazırladım. 

Konumuz belli, insanlar. Genelleme yapmak doğru mudur? Asla değil. Herkes insan olmayı beceremiyor ve bir çoğu henüz evrimini tamamlayamamış. Ve maalesef bu insanlar hepimizin hayatında bir sekilde yer edinip bizlere dokunuyor. Kimisi iyiliğimizi, kimisi sevgimizi, kimizi maddi olanaklarımızı, kimisi içimizdeki çocuğu sömürüyor. Ve olayın sonunda o lanet üçüncü günde hepimiz birer birer eksiliyoruz. Çünkü ruhumuzu tamamladığına inandığımız insan, aslında kendi bütünlüğümüzü bile paramparça edenmiş... İyiliği için çabaladığımız insan, bize en kötü gelenmiş. 

Lanet üçüncü gün nasıl atlatılır? Efkar yaparak mı? İçerek mi? Duyguları bastırarak mı? Ağlayarak mı? Peki ya tüm bunlar olduktan sonra dördüncü güne nasıl geçecek insanoğlu? Biz, saflığın ve temizliğin peşindeki insanoğlu... Her daim derim ki; "Düşünebilen varlığa insan, düşünceli varlığa insanoğlu denir." Çünkü insan; bir düşünceye sahip olduğunda o düşüncesinin; düşünce duygusunun barındırıp barındırmadığını düşünmez. Bu yüzden: "Aha işte düşünüyor! Beni de, beni de düşünüyor!" diyerek kalbimizin çarpıntısıyla okuduğumuz şeyler, genelde bizim düşüşümüzle sonuçlanıyor. 

İşin özünde birçoğumuz üçüncü günde hapsoluyoruz. Kimimiz bu bataklıkta saplanıyor, kimisi kendini kaybediyor. Peki dördüncü güne geçebilirsek ne mi oluyor? O lanet üçüncü günden çıkıp, daha da lanet bir dördüncü güne uyanıyorsunuz. Hayata bakış açınız değişiyor, hatta direkt siz değişiyorsunuz. Sabah uyanıp etrafınıza baktığınız gözleriniz bile bir başka, çünkü eski bakışlarınızdan eser yok. Belki yaşamaya devam ediyoruz ama içimizdeki çocuk o gece son nefesini veriyor. Ve bundan sonra artık hayatı öğrenme macerası kendini öğrenme ve tanımaya dönüşüyor. Bunu başarmak nasıl mı oluyor? O da başka bir podcastte :)

Değerli görüşleriniz benim için fazlasıyla önemli, umarım yazdıklarım bir yerlerde; bir başka şehirlerde, bir başka ağaç dalının verdiği oksijendeki nefesi soluyan varlığından bile haberim olmayan sizlere dokunabilir^^ Fikirizleriyle kalın, sağlıcakla kalın. 

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow