Kendi Sesimizi En Son Ne Zaman Duyduk?

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...
18 Haziran 2025 - 00:53
18 Haziran 2025 - 00:53 ⏱ 3 dk Okuma Süresi
 2  761
Kendi Sesimizi En Son Ne Zaman Duyduk?

Bazen insan bir kalabalığın içinde öylece yürür… Adımlar ilerler ama ruh yerinde sayar. O gürültünün, koşuşturmanın, beklentilerin arasında ne zaman kaybettik kendimizi? En son ne zaman sustu her şey ve sadece kendi sesimizi duyduk?

Gün geçtikçe başkalarının bizden duymasını istedikleri şeyleri konuşmaya başladık. Önce yavaş yavaş, sonra alışkanlığa dönüşen bir hızla. “Ben böyleyim” dediğimiz ne varsa törpülendi, şekillendi, kalıplara girdi. Geriye kalan? Yabancı bir benlik.

Kimi zaman sabahları uyanırken içten içe bir sıkışma hissediyoruz. Nedeni belli olmayan bir bıkkınlık, konuşmaya mecali olmayan bir sessizlik… Oysa bu, iç sesimizin yankısı sadece. Kendini duyuramadıkça kısılıyor, kısıldıkça biz de yavaş yavaş soluyoruz. Çünkü insan, kendinden uzaklaştıkça başka her şeyin içinde daha çok kayboluyor.

Bize ait olmayan bir gülüşü giydiğimizde, içimizden gelmeyen cümleleri kurduğumuzda, birileri onaylasın diye yaşamaya başladığımızda... kendi sesimize sırtımızı dönüyoruz. Oysa o ses, en başından beri bizi bilen tek şey. Yaralarımızı, sevinçlerimizi, eksiklerimizi, hepsini bilen...

Kendimizi tekrar duymak zorundayız. Gürültüden bir adım geri çekilip sessizliğin içine dalmak gerek bazen. Çünkü insan, ancak kendi sesini duyabildiğinde gerçekten yaşamaya başlar. Sessizlik ürkütücü olabilir, ama içinde saklı olan hakikat, en çok da orada konuşur.

Belki de hep aradığımız şey, başkasının sesi değil; kendimizden yükselen, zamanla unuttuğumuz o derin, tanıdık yankıdır. Duyabiliyorsan hâlâ… sesin orada, sen oradasın. Ve bu, her şeye yeniden başlayabilmek için yeterli bir neden.

Belki de en çok buna ihtiyacımız var artık: Herkesin sustuğu, tüm seslerin çekildiği bir an yaratmaya… Kendimizle baş başa kalmaya, içten bir "Nasılsın?" sorusunu kendimize sormaya. Ve cevabını gerçekten dinlemeye. Çünkü en doğru yolculuklar, dışarıya değil, içeriye yapılanlardır. Ve en güçlü ses, sonunda kendini duymayı seçenindir.

Kendimizi duyduğumuz o an, yeniden var olduğumuz andır. Dış dünyanın karmaşasında kaybolmak kolaydır; ama kendi içimize döndüğümüzde, hayatın gerçek anlamını ve kendimize ait olan gücü yeniden buluruz. Sessizliği kucaklamak, cesaret ister; ama o sessizlikte saklı olan ses, bizi gerçek benliğimizle buluşturur. Ve işte o zaman, yolculuk yeniden başlar.

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Yağmur Deryahan Edebiyat & Müzik ✨