Kayıp olan zaman değil, sessizce eksilen hayattır...

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...
4 Haziran 2026 - 23:38
 3  32
Kayıp olan zaman değil, sessizce eksilen hayattır...

Kayıp olan zaman değil, sessizce eksilen hayattır...

İnsan çoğu zaman geçen saatlere, günlere ve yıllara üzülür. Oysa takvim yapraklarından düşen şey yalnızca zaman değildir. Her geçen gün, ömrümüzden de bir parçayı beraberinde götürür. Bu yüzden asıl mesele zamanın geçmesi değil, geçen zamanın içinde ne kadar yaşayabildiğimizdir.

Hayat, fark edilmeden akıp giden ince bir nehir gibidir. Bir sabah umutlarla uyanırız, bir akşam hatıralarla başımızı yastığa koyarız. Dün yaşadığımız sevinçler, üzüntüler, hayaller ve beklentiler bugün geride kalmıştır. Biz geleceği planlarken, hayat sessiz adımlarla yoluna devam eder.

Kırgınlıkları büyütmek, öfkeleri taşımak, ertelenen sevgiler ve söylenmeyen güzel sözler; işte insanın en büyük kayıpları bunlardır. Çünkü zaman geçerken geri dönmez. Fakat onunla birlikte eksilen hayat da geri gelmez. Bir gün yapmak istediğimiz şeyler için yarını bekleriz, sonra başka bir yarın gelir. Derken yıllar geçer ve insan dönüp baktığında, aslında kaybettiğinin saatler değil, yaşayamadığı anlar olduğunu fark eder.

Belki de hayatın en büyük sırrı, sahip olduklarımızın kıymetini onlar elimizden gitmeden anlayabilmektir. Sevdiklerimize daha sık sarılmak, güzel bir söz söylemek, gökyüzüne bakmak, bir çocuğun gülüşünde umut bulmak ve elimizdeki anın değerini bilmek... Çünkü ömür, sanıldığı kadar uzun değildir.

Bugün sahip olduğumuz her şey yarının hatırası olacaktır. Bu yüzden hayatı ertelemek yerine yaşamak, kırmak yerine sevmek, tüketmek yerine değer vermek gerekir. Zamanın akışını durduramayız ama geçen her anı anlamlı kılabiliriz.

Çünkü günün sonunda kaybettiğimiz şey zaman değil, sessizce eksilen hayattır.

 Fikriye Kaya 

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Fikriye Kaya Merhaba, ben Fikriye Kaya. Aynı Film Kaç Kez Oynar adlı kitabımın yazarıyım ve kişisel gelişim konularında yazılar kaleme alıyorum. Hayatı ve insan ruhunu kelimelerle keşfetmeyi, okuyucuların kendi iç dünyalarını fark etmelerini sağlamayı seviyorum. Yazmak benim için sadece bir tutku değil, paylaşmak, ilham vermek ve okuyucularla bir bağ kurmak biçimidir. Her eserimde, okuyuculara düşünmeye, sorgulamaya ve kendi yolculuklarını fark etmeye davet eden bir pencere açmayı amaçlıyorum. Kelimelerin gücüne inanıyor, her hikayede hem duyguyu hem de düşünceyi buluşturmayı öncelik veriyorum.