KADIN HAKLARI

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

Kadın… İnsanın mayası, hayatın hafızası, toplumun sesidir.

4 Aralık 2025 - 18:30
4 Aralık 2025 - 18:30 ⏱ 1 dk Okuma Süresi
 4  95

1.

Kadın Haklarının İzinde: İki Büyük Önderin Aynasında Kadın

Kadın… İnsanın mayası, hayatın hafızası, toplumun sesidir.

Onun değeri; çağların, kültürlerin ve coğrafyaların ötesine uzanan bir hakikat olarak hep var olmuştur.

Bugün Kadın Hakları Günü vesilesiyle, kadına bakışıyla insanlığı yücelten iki büyük önderi; Peygamber Efendimizi ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü aynı satırlarda buluşturmak, bir minnet borcudur.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.), kadının insanlık onurunu koruyan en güçlü duruşlardan birini sergilemiştir.

“Kız çocuklarıyla imtihan olunan kimse onlara güzel davranırsa, onlar onun için cehenneme perdedir,” buyururken, kadının değerini yalnız sözle değil, hayatın içinden bir örneklikle göstermiştir.

Eşleriyle olan nezaketi, kızlarıyla kurduğu sevgi dolu bağ ve kadınların eğitimine verdiği destek, o dönemin karanlığını aydınlatan bir devrim niteliğindedir.

Onun rehberliğinde kadın; hak sahibi, söz sahibi ve insanlığın onurunda ortak bir insan olarak kabul edilmiştir.

Atatürk ise, asırlar sonra aynı değerin modern dünyadaki karşılığını kuran bir lider olarak tarihe geçmiştir.

“Kadınlarını geri bırakan toplum, yarısı zincirli bir toplumdur,” diyerek, Türkiye’nin geleceğini kadınların özgürlüğü ve eğitimi üzerine inşa etmiştir.

Kadınlara seçme ve seçilme hakkı verilmesi, yalnız bir yasal düzenleme değil; bir zihniyet devrimidir.

Atatürk’e göre kadın, yalnızca evin değil; bilimin, sanatın, siyasetin ve üretimin de asli mimarıdır.

Bugün, Fikir İzleri’nde yazılan her kelime, aslında aynı ortak düşünceye dokunur:

Kadın hakları bir lütuf değil; insan olmanın doğal hakkıdır.

Kadın, toplumun yükü değil; geleceğin taşıyıcısıdır.

Kadının özgürlüğü, bir ülkenin bağımsızlığına giden yolun ilk adımıdır.

Bu nedenle Kadın Hakları Günü, sadece bir anma değil; bir söz verme günüdür.

Eşitliğin, adaletin ve saygının her alanda var olması için verilen bir sözdür bu.

Tüm kadınların hak ettiği dünyaya kavuşması dileğiyle…

Saygıyla, sevgiyle ve umutla. ✨?

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

AYŞE KÜÇÜKIŞIK Ayşe Küçükışık Yazar • Şair • Editör “Her yazarın kaleminin ardında bir yaşam hikâyesi vardır. Ayşe Küçükışık’ın yazarlık yolculuğu da çocukluk yıllarında başlayan bir hayalin, engellere rağmen vazgeçmeyen bir azmin ve yıllar boyunca süren üretme tutkusunun hikâyesidir.” Ayşe Küçükışık, 05 Mayıs 1972 tarihinde Berlin’de çalışmak üzere Almanya’ya giden bir Türk işçi ailesinin çocuğu olarak doğdu. Altı yaşına kadar Berlin’de yaşadı. Daha sonra ailesiyle birlikte Türkiye’ye dönerek ilk ve orta öğrenimini Mersin’de tamamladı. İşitme güçlüğü nedeniyle eğitim hayatında çeşitli zorluklar yaşadı ve lise ikinci sınıfta örgün eğitimini bırakmak zorunda kaldı. Ancak bu engeller, yazmaya olan ilgisini ve üretme azmini azaltmadı. Yazarlık yolculuğuna, ortaokul yıllarında katıldığı bir hikâye yarışmasıyla ilk adımını attı. Kaleme aldığı hikâye önce okul birincisi, ardından il birincisi seçildi. Öğretmenleri tarafından iller arası yarışmada temsil edilmesi için girişimlerde bulunulsa da ailesinin izin vermemesi nedeniyle bu önemli fırsata katılamadı. Yaşadığı hayal kırıklığı, onda vazgeçmek yerine yazmaya daha sıkı sarılma isteği uyandırdı. Bu süreçten sonra ailesinden gizli şiirler yazmaya başladı. Şiirleri 90’lı yıllarda “Eda Alaş” mahlasıyla Mersin’deki çeşitli radyolarda yayımlandı ve dinleyicilerden ilgi gördü. Bir radyo kanalından çalışma teklifi almasına rağmen ailesinin izin vermeyeceğini düşündüğü için bu teklifi değerlendiremedi. Buna rağmen yazmaktan hiç vazgeçmedi; yaşadığı her deneyimi kalemine taşıdı. Şiir, öykü, deneme ve roman türlerinde eserler veren Ayşe Küçükışık, insanın iç dünyasını, yaşamın izlerini ve toplumsal konuları içten bir anlatımla ele almaktadır. Yazdığı 100’e yakın şiirin bir kısmı Fikir İzleri Platformu’nda ve diğer dijital platformlarda yayımlanmıştır. Ayşe Küçükışık'ın kaleme aldığı "Almanya Treni" adlı roman, 2010'lu yılların başında TRT tarafından düzenlenen bir senaryo yarışmasına gönderildi. Eserin konusu ilgi görmesine rağmen, senaryo teknik formatına uygun hazırlanmadığı için değerlendirme sürecini tamamlayamadı. Daha sonra Wattpad'de yayımlanan roman, zamanla hesabına erişim sağlanamaması nedeniyle uzun süre okurlardan uzak kaldı. Ancak yazarın yıllar önce sakladığı çıktılar ve notları, bu hikâyenin yeniden hayat bulmasını sağladı. Aradan geçen yıllarda ilk Türk işçilerinin Almanya yolculuğuna ilişkin araştırmalarını derinleştiren Ayşe Küçükışık, tanıklıklardan, tarihî kaynaklardan ve aile anlatılarından yararlanarak romanını yeniden ele aldı. Bugün “Almanya Treni”, ilk hâlinden çok daha kapsamlı, belgesel yönü güçlendirilmiş yeni versiyonuyla Fikir İzleri Platformu’nda bölüm bölüm yayımlanmaktadır. Tamamladığı ARDA adlı romanı da gerçek hayattan esinlenerek yazılmış olup Fikir İzleri Platformu’nda okurlarla buluşmuştur. Hâlen Fikir İzleri Platformu’nda editör olarak görev yapmakta, eserleri kişisel blogunda ve çeşitli dijital platformlarda okurlarla buluşmaktadır. Yazıları; kişisel blogu, Wattpad, Pinterest ve sosyal medya hesapları aracılığıyla geniş bir okur kitlesine ulaşmaktadır. Roman, şiir ve öykü çalışmalarını sürdürmekte; yaşanmış hayatları edebiyatın gücüyle geleceğe taşımayı amaçlayan eserler üretmeye devam etmektedir.