İsrâf Konusuna Bu Minval'den Baktık mı Hiç?

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

İsrâf

12 Aralık 2025 - 22:02
12 Aralık 2025 - 22:02 ⏱ 5 dk Okuma Süresi
 2  52
İsrâf Konusuna Bu Minval'den Baktık mı Hiç?

İsrâf Konusuna Bu Minval'den Baktık mı Hiç?

İsrâf'ın sadece maddî olarak değil manevî olarak'ta bir karşılığı olduğunu hiç düşündünüz mü?

Zaman,su,elektrik,enerji...

İmam-ı Gazali'nin "Dil Belası" adlı kitabında boş konuşmak,gereksiz sözcük kullanmak'ta belalara kapı aralayan günah ve kusurlardan sayılmıştır.Örneğin dedikodu ve gıybet kemiği olmayan dil'den kaynaklanmaktadır.

Su,elektrik ve doğalgazı hatta motorini bile fazla fazla kullanırsan,bu maddî külfet ve sıkıntı doğurur.Yemek ve ekmeği yiyebileceği kadar pişirmeyip sofralarına yığan insanların çoğu yemek ve ekmeklerini çöp kutuları'nın içine veya özensizce,dağınık bir şekilde çöp konteynırları'nın yanında bıraktıklarını görmek'te ve duymaktayız.

Oysa özellikle Müslüman ülkelerde bunlara daha çok dikkat edilmelidir.İsrâf çok hassas bir konudur,sadece kutsal kitabımız'da değil,diğer semâvi dinler'de de yer almıştır.Şu gerçek hiçbir zaman unutulmamalıdır:Nimet-i küfür açlık,kıtlık,yokluk ve türlü türlü felâket getirmiştir tarih boyunca bunun birçok örneğini görmek mümkündür.Evinin kıymetini bilmeyen evini,arabasının kıymetini bilmeyen arabasını,anne baba,eş ve evlatlarının kıymetini bilmeyen anne, baba, eş ve evlatlarını,sağlığın kıymetini bilmeyen psikolojik veya fiziksel sağlığını kaybeder.Ar'af suresi'nde Rabbimiz şöyle buyurmuştur:"Yiyiniz içiniz ancak israf etmeyiniz,zira Allah israf edenleri sevmez!."

İsrâf sadece su,elektrik,zaman,para ve sağlık'tan ibâret olmayan geniş kapsamlı bir kavram olarak'ta düşünülmelidir.

Sevgi manevî israfa en güzel örneklerden biridir.Aşırı dünya sevgisi kalbe ağırlık veren bir afet ve israf çeşididir.Sevilmeye değmeyen bir şeye,bir kimseye aşırı muhabbet duymak gibi.

Fazla merhamet maraz doğurduğu gibi aşırı sevgi de bir insanın gönlünü harap edebilir,zihnini gereksiz şeylerle meşgul ederek dağıtabilir,daha fazla karıştırabilir.Bu nedenle asıl önemli olan görev ve sorumlulukları'yla ilgilenmekten geri kalabilir.Boş şeylerle kafasını meşgul ederek en elzem olan seyleri kaçırabilir.Güya sevdiği,ölüp bittiği şeyler üzerinde düşünmekle geçirdiği o altından da kıymetli saatler de bir çeşit isrâftır.İsrâf haramdır ve her haramın da bir hesabı vardır.Allah bizleri kendisini sevmemiz ve yalnızca kendisine kulluk etmemizi emretmiştir.Sevgi Allah'ın kulunun kalbine yerleştirdiği en güzel ve en özel duygulardan biridir.Hz.Mevlanâ(kuddisse sırruhu):"Allah dışında neyi çok severseniz,Allah sizi en çok onunla imtihan eder ve bu çetin imtihanlar'da Allah'a tercih ettiklerinizi de zamanla kaybedersiniz."Sevgi varlığın özüdür, yaşama tutunma kaynağımızdır.Sevgisiz kalp ölü bir kalp'tir.Sadece insanı değil,doğayı; ağaçları,çicekleri,böcekleri,hayvanları da sevmemiz gerekir.Ancak hiçbir şeyi Allah'tan çok sevmememiz,onu gönlümüzde tabiri câizse;putlaştırmamamız gerekir.

İfrat ve tefrit'e kaçmadan herşeyi sevebiliriz.Ölçü ve ikâzlar net bir şekilde ortaya konulmuştur.

Sevgi hangi durumlarda kişiye zarar verir?

Zarar görmemek için ne yapmalıyım?

Sevgide israf, sevgiyi hak etmeyen kişilere gereğinden fazla vermek, sevgiyi değersizleştirmek ve karşılıksız bir şekilde harcamaktır; bu durum, kişiyi yıpratır, sevginin değerini düşürür ve Necip Fazıl'ın dediği gibi, "Kim ne kadar sevilmeye layıksa, onu o kadar sevmeli" düsturuna aykırıdır. İslam'da israf genel olarak yasaklanmış olup, sevgi bağlamında, kaynaklarınızı (duygusal enerji, zaman) değersiz şeylere harcamak olarak yorumlanabilir. 

Sevgide İsrafın Belirtileri:

?Karşılıksız Sevgi: Tek taraflı, emeğe değmeyen ilişkilere duygusal yatırım yapmak.

?Değerini Bilmemek: Sevginizi hak etmeyen insanlara göstererek sevginin değerini düşürmek.

?Kendini Tüketmek: Sürekli fedakarlık yaparak ve üzülerek duygusal olarak tükenmek.

?Yanlış Kişilere Yönelmek: Sevgi dolu mesajları, jestleri ve iltifatları hak etmeyen kişilere yöneltmek.

Sevgide İsrafı Önlemek İçin Ne Yapmalıyım?

??Değerli Olduğunu Bil: Kendi sevginizin değerli olduğunu ve hak edenlere gösterilmesi gerektiğini unutmayın.

??Sınır Koyun: Sevginizi gösterirken belirli sınırlar belirleyin ve karşı tarafın da size aynı değeri vermesini bekleyin.

??Hak Edeni Sev: Necip Fazıl'ın dediği gibi, "Kim ne kadar sevilmeye layıksa, onu o kadar sev" ilkesini benimseyin.

??Kendinize Yatırım Yapın: Duygusal enerjinizi size iyi gelen, değer veren insanlara yönlendirin. 

Kısacası, sevgide israf; hak etmeyenlere sevgi sunarak hem kendini hem de sevginin kendisini değersizleştirmektir.

O hâlde ne diyelim;Sevgi'de de israf'a kaçmayacağımız,sevdiğimize pişman olmadığımız güzel günlere kavuşmak niyâzıyla...

Sevgi,umut ve iyilik yoldaşın olsun sevgili okur.

~Şiir Yürekli Roman Yazarı ✍?

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Abdulaziz ADAKAN Uzun Bir Hikâye, Hayalleri'nin Peşi'nden Koş ve Erenlerin Sofrasında Yeşeren Ümitler adlı eserlerin müellifi. Abdulaziz Adakan, 1985 yılında Van’ın Gevaş ilçesinde, sert bir Şubat soğuğunda dünyaya geldi. Eğitim hayatına Gevaş’ta başlayan Adakan, lise öğrenimini Van Mehmet Akif Ersoy Lisesi Yabancı Dil (İngilizce) bölümünden mezun olarak tamamladı. İlk ÖSS sınavında iki yıllık İlahiyat Fakültesini kazanmasına rağmen, maddi ve manevi imkânsızlıklar nedeniyle bu hayalini gerçekleştiremedi. Çocukluğundan beri yakasını bırakmayan sağlık sorunları nedeniyle eğitimine uzun bir ara vermek zorunda kalan Adakan, içinde ukde kalan üniversite hayalini yıllar sonra Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Turizm Rehberlik bölümünü okuyarak gerçekleştirdi. Birden fazla ajanstan farklı diziler için oyunculuk teklifi almasına rağmen manevî sebeplerden ve bu sektörün ahlâkî değerlerden gün be gün uzaklaşması nedeniyle bu teklifleri reddedip sektörden uzak durmayı tercih etti. Şu anda memleketinden uzakta, inşaat sektöründe çalışmakta olan Adakan, zorlu çocukluk, gençlik ve evlilik dönemlerine rağmen sevgi, umut ve mücadeleyle dolu yaşamından ilham alarak kalemini edebiyat dünyasına adadı. Hem yaşadığı feci bir kaza nedeniyle ulaşamadığı çocukluk ve gençlik hayallerini hem de gerçek yaşam öyküsünü eserlerine yansıtan Adakan, yazın dünyasına güçlü bir giriş yaptı. 2025 yılında yayımladığı ilk romanı Uzun Bir Hikâye ve ilk hikâye kitabı Hayallerinin Peşinden Koş ile edebiyat dünyasına adım atan yazar, kalemiyle ilham vermeye devam etmektedir. Ayrıca, yazmakta olduğu yeni eserleriyle de edebiyat yolculuğunu sürdürmektedir. Yazdığı eserler'le gönül'den gönüle köprüler kurmayı hedefleyen Adakan,Uzun Bir Hikâye, Hayalleri'nin Peşi'nden Koş ve Erenlerin Sofrası'nda Yeşeren Ümitler adlı kitaplarla Manevî Edebiyat'a Katkı ödülüne layık görülmüştür. Hâlâ yazmaya devam ettiği eserlerle edebiyat yolculuğuna kararlılıkla devam etmektedir. Abdulaziz Adakan, 2025 yılı itibarıyla Fikirizleri.com platformunda köşe yazarı olarak yer almakta ve yazılarıyla okurlarına dokunmaktadır. Son olarak Adakan, hayatını özetlerken şu sözleri dile getirmektedir: "Hâlâ nefes alıp verebiliyorsam, bunu sevgiye ve inanca borçluyum."