HER TECRÜBE AYNI GÜCÜ VERMİYOR

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...
23 Aralık 2025 - 01:04
23 Aralık 2025 - 01:04 ⏱ 3 dk Okuma Süresi
 1  52
HER TECRÜBE AYNI GÜCÜ VERMİYOR

Bir süre sonra baktım ki, inandıklarım ya da umutlandıklarım hayal ettiğim gibi gitmiyordu. Bazı şanssızlıklarla, bazı olumsuzluklarla karşılaşıyordum. Hayat bana dersini verse de her tecrübe aynı gücü vermiyordu. Bazı tecrübeler, umutsuzluğu getirir. İnanmazlığı getirir. Uzak kalmayı getirir. Artık çok umutlanacak bir şey yaşadığımda, dersimi aldım, buraya kadarmış, demek ki nasibim bu kadarmış diyerek kendimi geri çekiyorum. Bu durumda ben olumsuzluklar üzerinde düşünen ve buna inanan birine dönüşüyorum. Artık tedbirli umutlanıp, tedbirli inanmaya başlıyorum. Bu davranışımın doğru olmadığının farkındayım. Hayat bana bir şey yaşatıyorsa bir şeyi sonuna kadar savunuyorsam, o duyguyu sonuna kadar yaşıyorsam, aslında sonraki zamanda da sonuna kadar gitmem gerekir. Yani o duyguyu, o hevesi, yine aynı şekilde sonuna kadar götürmem gerekir. Ama yaşanmışlıklarımdan bunlar kırıldığı için yarım yamalak yapmaya başlıyorum. Bu yarım yamalak duygularım ve düşüncelerim beni daha çok yorup, umutsuzluğa itiyor. Çünkü hiçbir şeyi tam yapamıyorum. Tam yapmaya da korkuyorum. Bu yüzden de ikilemde kalmış oluyorum. Duygularımla tedbirli davranarak sonuna kadar güvenemez, sonuna kadar kapıyı açamaz oluyorum. Yaşadıklarımdan çoğu şeyi öğrenmişim, ama aynı güç bende kalmamış. Evet! yaşamışım, görmüşüm, öğrenmişim, belki tam öğrenememişim,  belki oralarda bile yarım kalmışım, ama o heves artık yok.

Hevesi yaşarken bile yarım yaşıyorum. Kapıyı açarken bile yarım açıyorum. Severken bile yarım seviyorum. Çünkü hep şüphe var. Şüphe, belirsizlik olduğu için tahammülsüzlüğü de içinde barındırıyor. Şöyle söylerse giderim, böyle olursa yapamam gibi... Bu durum bazen kişiye ya da kendine zarar veriyorsa bir yerden sonra bırakmak doğru karardır. Burada da öngöremediğimiz için yine yanılma payımız olabiliyor. Benim gibi sonuna kadar giden insanlar bir zamandan sonra yarım düşünmeye, yarım hissetmeye başlıyor. Bir yere kadar inanıp, bir yerden sonra inanmayı bırakıp yarım yani tedbirli inanmaya başlıyor. Her şeyde böyle oluyor ve bunu sınırlı yaşıyor. 

Kendimizi duygularla, yaşanmışlıklarla sınırlandırınca adı tecrübeler oluyor. Bu tecrübelerden bir kapıyı sonuna kadar da açsak, yarım da açsak aynı güç kendimizde bulunmuyor. Çünkü hem gücümüz değişti, hem de kendimiz. Bir şeyi yarım bitirmek, sonuna kadar bitirmekten kötü olduğu için bedeli budur. Böyle bedeller tecrübenin güçsüzlüğünü doğurur.

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

SERÇİN ÇELİK 13 Aralık 1987 yılında Kayseri'de doğup, İstanbul'da yaşayan bir Artvinliyim. Anadolu Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı, İstanbul Aydın Üniversitesi pedagojik formasyon eğitimi aldıktan sonra öğretmenlik yaptım. İkinci üniversitemi felsefe üzerine okumaktayım. İstanbul Havalimanı'nda farklı birimlerde çalıştım. Alfabesiz, Çağsızım, Deniz Kabuğu Yüzemez edebiyatta yer alan şiir kitaplarımdır. Yazarlar ve Şairler Dayanışma Derneği tarafından yapılan 2026 Edebiyat Ödülleri'nde "Edebiyata Yükselen Kalem Ödülü"nü aldım. Hem çocuklara hem yetişkinlere yazdığım eserlerimle antolojilerde yer aldım. Çocukluğumdan itibaren yazmaya başlayıp şiir, deneme, aforizma, öykü gibi farklı türlerde eserlerim vardır.