HER MEVSİM KENDİ HİKÂYESİNİ TAŞIR

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

Hayat, doğanın sessiz nefesiyle şekillenen bir yolculuktur. Dünya bir kervansaray, bizler ise bu büyük döngünün emanetçileriyiz. Yaşamak, etrafımızdaki her canlıyla aynı melodide buluşma sanatıdır. Toprağa sevgiyle dokunmak, içimizdeki umudu yeniden yeşertmektir. Kendi hikâyeni, doğanın bilge ritmiyle keşfetmeye hazır mısın?

15 Temmuz 2026 - 06:25
15 Temmuz 2026 - 06:25 ⏱ 3 dk Okuma Süresi
 1  29
HER MEVSİM KENDİ HİKÂYESİNİ TAŞIR
Doğa içinde huzurlu, güneşli ve sakin bir orman manzarası; çiçekler, nazik bir ağaç ve yumuşak ışıklar altında bir bahar atmosferi.

Her Mevsim Kendi Hikâyesini Taşır

Hayat, bir ağacın köklerinden göğe uzanan sessiz bir nefes gibidir. Bizler, o köklerin toprağa tutunma çabasıyla ve mevsimlerin akışına gösterdiğimiz sabırla var oluruz.

Çiçekten böceğe, akan sudan yükselen dağa kadar her şey, kendi zamanında farklı bir hikâye anlatır. Dünya, hepimizin ortak bahçesidir; biz ise bu bahçede hem birer misafir hem de birer emanetçiyiz.

Gökyüzü yere bir mektup yazar, toprak ise bu mektubu her mevsim gelen filizlerle okur. İnsanın bu büyük döngüdeki yeri, bir ağacın gölgesinde dinlenen bir yolcunun, ayrılırken o gölgeye teşekkür etmesi kadar zariftir.

Bir çiçeğin baharda uyanışına, yazın sıcağına, sonbaharın dökülen yapraklarına veya kışın kar altındaki sessizliğine tanıklık etmek, insanın kendi içindeki kapıları aralamasıdır. Susuz kalmış bir toprağa verilen her damla su, gönlümüzdeki bir umudu yeniden yeşertir.

Hayatın anlamı büyük zaferlerde değil, varoluşun ince ritmini duyabilmektedir. Bir kuşun kanat çırpışında veya bir derenin kıvrılışında gizli olan uyum, bize aslında kim olduğumuzu fısıldar.

Yeryüzündekilere gösterilen merhametin, gökyüzünden bir karşılık bulacağına inanmak, evrenle aramızdaki görünmez bağdır. Her şey; bir karınca yuvasının düzeninden yıldızların uzaklığına kadar birbirine bağlı ve uyumludur.

Zaman akıp giderken elimizde kalan en kıymetli şey, toprağa düşürdüğümüz bir tohumun sevinci ve bir ağacın altında paylaştığımız sessizliktir. İnsan, kendi içindeki dinginliği doğanın sessiz dilinde bulduğunda, hayatı daha sade ve huzurlu yaşar.

Gökyüzüne baktığında kendi derinliğini, toprağa bastığında ise özünü hatırlar. Dünya bir kervansaray gibidir; her şey geçicidir. Önemli olan, bu misafirlikte ne kadar yük taşıdığımız değil, ne kadar güzelliğe dokunduğumuzdur.

Yarın, bugün ektiğimiz bir fidanın gölgesinde dinlenmek istiyorsak, o fidanı sevgiyle sulamalıyız. Sevgi; toprağın güneşe duyduğu hasret kadar gerçek, suyun ateşi söndürdüğü an kadar huzur vericidir.

Yaşamak, nefes alıp vermekten öte, etrafımızdaki her canlıyla aynı melodide buluşabilmektir. Bu büyük düzenin içinde bir bozucu değil, bir onarıcı; bir gürültü değil, bir huzur kaynağı olmak gerekir.

Sen bugün kendi hikâyende hangi mevsimi yaşıyorsun ve hangi tohumu yeşertmek için yola çıktın?

 

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Umran Tezcan Ümran Tezcan:Yazar ve öğretmen .2015 yılında Uşak Üniversitesi-Fen Edebiyat Fakültesi-Matematik bölümünü bitirdi.Şuan öğretmenlik yapıyor. Çocukluğundan beri yazmayı seviyor.Cocuk kitapları öyküler romanlar her yaş grubundan yazmaya çalışıyor.Çocuk romani ,roman ,öykü ,hikaye yazmaya devam ediyor.