DEĞERİN BAŞARIYLA ÖLÇÜLMEZ

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...
7 Şubat 2025 - 15:04
7 Şubat 2025 - 15:04 ⏱ 4 dk Okuma Süresi
 0  765
DEĞERİN BAŞARIYLA ÖLÇÜLMEZ
DEĞERİN BAŞARIYLA ÖLÇÜLMEZ

Gözde, küçüklüğünden beri ailesinin biricik akıllı kızı ve göz bebeğiydi. Annesi ve babası, onun mükemmel bir öğrenci olması gerektiğini vurguluyordu. “En iyisini yapmalısın, sen çok yetenekli bir kızsın ve yeteneklerini boşa harcayamazsın Gözde!” cümleleri, adeta zihnine bir mıh gibi çakılmıştı. Ailesinin de sözleriyle Gözde, ilkokuldan başlayarak sınıfta, hatta sonrasında okulda hep en yüksek notları almaya, en başarılı olmaya çabaladı. Sınıfta birinci olsa ailesi ‘’Okulda neden olmayasın?’’ diyerek Gözde’yi başarılı olmaya yönelik motive ettiklerini düşünüyorlardı. Gözde, okulda başarılı olunca çita, şehirdeki okullarla rekabete geliyordu. Başarı çitasının bir sonu yoktu sanırım. Tüm bu çalkantılar arasında Gözde, üniversite sınavında derece yaptı ve başarılı bir bölüm kazandı. Mezun olur olmaz ise herkesin girmek isteyebileceği büyük ve kaliteli bir şirkette işe girdi. Çocukluğundan beri içinde yankılanan ‘’Yeteneklerini boşa harcayamazsın.’’ sesi ile öyle çok çalışıyordu ki, kısa sürede iş yerinde yükselmeye başladı. Arkadaşlarıyla akşam kahve içmeye çıksa, gece eve dönünce pişman oluyordu. O süreyi kayıptan zannediyor ve eğlence hep işler bitince olmalı gibi geliyordu. Maalesef işler bitmeyen bir kara delik gibiydi ve sonu asla gelmiyordu. Gene de Gözde, başarılıydı ve işinde kısa zamanda bir sürü başarı kazanıyordu ancak bu başarıların ona mutluluk getirdiği söylenemezdi. Zaten başarı varken mutluluk ve huzur hiçbir zaman önceliği olmamıştı ki.

Gözde, mükemmel sunumlar hazırlamaya devam ediyor, daha iyisi olabilmek için sürekli sorumluluk alıyor, sorumlulukları tamamlamak içinse iş yerinde sürekli gece geç saatlere kadar çalışmaya mecbur hissediyordu. Sorumluluğu fazla oldukça hata yapma korkusu da artıyordu, sürekli ‘’Ya bir şeyleri yanlış yaparsam?’’ diye kaygı duyuyor, hata yapmak onu çok başarısız bir insan dolayısıyla değersiz biri yaparmış gibi hissediyordu. Gene bir proje sabahı, bedeni ve zihni bu yoğun tempo ve kaygıya dayanamadı, panik atak yaşadı. Sürekli kalbi sıkışıyordu, geceleri uyuyamıyor, sabahları karnı ağrıyordu, sürekli yorgun hissedip, baş ağrıları çekiyordu. Üstelik başarıları onu tatmin ve mutlu etmiyordu. Gözde, artık daha fazla dayanamadı ve bir psikolojik danışmanla görüşmeye karar verdi. Şiddetli stres kaynaklı tükenmişlik yaşıyordu. Hayatını bir hırs yönetiyordu ama bu hiç sağlıklı bir hırs değildi. Psikolojik danışmanla seanslarında öğrendi ki onu bu denli çalışmaya iten içindeki talepkâr ebeveyn moduydu. O en iyisi olmalıydı, yeteneklerini harcamamalıydı, en iyisi olmazsa başarısız olurdu, başarısızlık ise değersizlik ve sevilmeyen biri olmasına neden olurdu. Ailesi Gözde’yi bu yolla motive ettiklerini düşünüyorlardı ve aslında kızlarının iyi olmasını istedikleri için söyledikleri bu sözleri ile Gözde’nin zihninde çocukluğundan beri ‘’talepkâr ebeveyn modu’’ şeması oluşturduklarının ne kadar farkındaydılar? Ailesi farkında olmasa da artık Gözde farkındaydı. Tüm iyileşmeler önce farkındalıkla başlardı. Gözde, artık hayatta onu motive eden sağlıklı hırs ile talepkâr ebeveyn modu arasındaki farkı biliyordu. Artık çalıştığı kadar eğlenmeye ve dinlenmeye de vakit ayırmalı, hepsini dengede tutmayı öğrenmeliydi. Gözde, sağlıklı hırsı keşfetmeye başlayınca kendi değerinin sadece başarıya bağlı olmadığını öğrendi. Fazla sorumluluk almadı, iş yerinde sınır koyabildi. Hobiler edindi, kendine zaman ayırınca suçlu hissetmeyi bıraktı. Kendi iç sesiyle konuşurken “Daha iyisini yapmalısın!” yerine “Elimden geleni yapıyorum ve bu yeterli.” demeye başladı. Hırs yapmak artık bir zorunluluk olmaktan çıktı, başarı için bir motivasyon kaynağına dönüştü. Gözde için artık başarılar da hayat kadar keyifliydi.

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Gökçem Elif Yolcu 1997 yılında Ankara'da doğdum. Psikolojik danışmanım. Şuan aktif olarak seans yapmanın yanı sıra bir çocuk kitabına sahibim. Adı "Hayal Kırıklıkları Tamir Dükkânı", daha öncesinde de psikolojiye dair yazılarım, şiirlerim, öykülerim farklı dergilerde yayınlandı. Psikolojiyi, yazmayı ve seyahat etmeyi çok seviyorum.