BİR ÖMRÜN İFLAS MUHTIRASI

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

Unutulmuş atlaslar, kaybolan hırslar ve insanın kendi karanlığıyla yüzleşmesi...

4 Eylül 2026 - 12:26
4 Eylül 2026 - 12:26 ⏱ 2 dk Okuma Süresi
 1  23
BİR ÖMRÜN İFLAS MUHTIRASI

Gözlerim kapanıyor,
İçimde binbir ufkun kabul olmamış duaları…

Kuşun kemiğinde unutulmuş atlası açıyorum, 
Hangi haritaya baksam kendi cehennemi. 
Çekiliyor suları tenimin, 
Paslı saat sarkaçlarında öğütülüyor bir ben daha. 
Suratıma çarpıyor rüzgârın kırık kanadıyla 
Geride bıraktığım ne varsa. 

Yorgun bir merdiven iniyor göğsümün boşluğuna, 
Her basamağında biraz daha eksiliyor insanlar. 
Zaman daralıyor, sarnıçlarda sönüyor ay ışığı, 
Vagon dolusu unutuluşlar geçiyor camdan. 
Uzak limanların yalan mavisi süzülüyor saçlarımdan, 
Adımı sormuyor kimse sokak lambalarına. 
Herkesin kendi karanlığının bekçisi olduğu bu şehirde, 
Kimsesiz kediler büyümüyor artık kaldırımlarda.

Kimseye borçlu kalmadım şu yalan dünyada, 
Birkaç parça hırs ve birkaç kırık cümle dışında. 
Bak aynalara. Ne kalmış o iddialı günlerden?
Yüzümü yırtan rüzgâr bile tanımıyor eşgâlimi, 
Kendi ateşiyle kavrulan garip bir deliyim ve 
göğsümün kafesinde çırpınan o hırçın kuş,
Biliyorum ki;
En çok kendine yabancı artık. 

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Hüseyin Aslan 12 Eylül 1994’te Göztepe’de, babamın dadaş vakarı ile annemden miras kalan Karadeniz’in hırçın dalgaları arasında, çok sesli bir kültürün içine doğdum. Çocukluk düşlerimde ağaca dokunmak, ona şekil veren bir marangoz olmak vardı ancak rasyonel yaşam beni 2018 yılında bir Endüstri Mühendisi olarak hayatın devasa pazarına bıraktı. O günden beri Proje Yöneticisi unvanıyla sistemlerin ve karmaşanın ortasında yol alıyorum. Kelimelerle olan hakiki münasebetim ise 2016 yılında başladı. 2022’de şahsi blogumda inşa etmeye çalıştığım yazın dünyası, iş ve hayat dengesinin o bitmek bilmeyen savaşına bazen yenik düşse de, yazmaktan vazgeçmedim. İş hayatının gri dünyasından her fırsatta kaçıp, hiçbir zaman tam olarak bırakmadığım o kadim limana, şimdi tekrardan, edebiyata sığınıyorum.