PARAMPARÇA 3.BÖLÜM

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...
21 Nisan 2025 - 14:50
21 Nisan 2025 - 14:50 ⏱ 3 dk Okuma Süresi
 0  773
PARAMPARÇA 3.BÖLÜM

     Nergis, kendini camdan aşağı atmış, üstündeki gelinlik kana bulanmıştı. Meğerki o içeride hazırlık yaparken odasından içeri babanın eski sevdalısı girmiş ve karnındaki bebeğin babasının oğlum Turgut olduğunu ve buradan ancak ölüsünün çıkabileceğini söyleyip onu camdan aşağı itmişti. Herkes Nergis'in etrafına toplandı tabii düğün falan dağıldı. Bir yandan ambulans geliyor bir yandan etraftakiler söyleniyor, ahlıyor vahlıyor anlayacağın zaman dertop olmuş kendini açmıyordu. Baban Nergis'in başından ayrılmıyor, kana bulanan gelinliğine kafasını koymuş yas ediyordu. Neden sonra ambulans geldi ve kızcağızı alıp götürdüler. Ardından hep birlikte hastanenin yolunu tuttuk. İçeriye girdiğimizde yoğun bakıma alınan Nergis birkaç gün sonra odasına alınmıştı. Bir an bile o koridorlardan babanı alıp da eve getirmek kabil olmadı

-Peki babaanneciğim, o eski sevdalısı dediğin kimdi? diye sorunca ben yüzü biraz kızardı ama onun annem olduğunu ve yıllarca babamın söz verip yüzüne bakmadığı bir kadın olduğunu anlattı. Meğer annem sevgisi uğruna beni aldırmamış belki bir gün kendisine döner diye sabırla beklemişti. Babamın ondan yüz çevirip başkasıyla evlendiğini görünce deliye dönmüş, bu yüzden ortalığı birbirine katarak gelini camdan aşağı itmişti. Annemin beni bebekken bırakıp gittiğini bilmesem, ona karşı olan bu kızgınlığım olmasa belki bir parça sevgi duyardım ama ne mümkün. Annem, beni terkedip gitmişti. 

     Elimde olmadan sordum:

-Eee, babaannecim anlat hadi! Sonra ne oldu? Nergis kurtuldu mu?

     Selver Hanım biraz yorulmuşa benziyor gibiydi ama anlatmaya devam etti. O günden sonra hastane odasında birbirine kavuşamayan bu aşıklar bir gün bu mektupla ayrılmış oldular. Turgut hastaneye ellerinde beyaz papatyalarla gittiğinde Nergis'in orada kaldığı üçüncü gündü. İyi hatırlıyorum, Turgut çok neşeliydi. Kendine her zamankine göre daha fazla özen göstermiş ve traşını düzgünce olmuş, kokular sürünmüştü. Hazırlattığı beyaz papatyaları da kucağına alıp yanağıma bir öpücük başıma da bir papatya kondurmuştu. Onu böyle görmek bana da iyi gelmişti. 

    Hastaneye vardığında odada bir şeylerin yanlış gittiğini anlamış, gelen doktorlara ne olup bittiğini sorduğunda Nergis'in iç kanama yaşadığını söylemişler ve acilen ameliyata alınması gerektiğini öğrenip kahrolmuş. Orada şifonyerin üstünde bulduğu bu mektup Nergis tarafından yazılmış. Anlaşılan o da ölümünü hissetmiş ki başucuna böyle bir mektup koymuş. Üstünde gördüğün ikisinin başharfleridir. İşte kızım, böyle olduktan sonra baban hayata küstü. Bir daha buralara gelmek istemedi, gelir ama senin hatrına benim hatrıma gelir, dedikten sonra Selver Hanım gözyaşlarını tutamadı. Hayatta yalnızlığı paylaşan bu iki canyoldaşı bir kez daha birbirlerine sıkı sıkıya sarılarak teselli buldular.

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Tuğba Karagöz 2009 Uludağ Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden mezun oldum. Şu anda Meb bünyesinde Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği görevinde bulunuyorum. 2009 yılı Kutlu Doğum Haftası için düzenlenen Kompozisyon ikinciliği, 2012 Ahmet Hamdi Tanpınar Makale yarışması üçüncülüğü ve 2018 yılı MEB tarafından düzenlenen Dilimiz Kimliğimizdir konulu makale yarışması Bursa ikinciliğim var. 2024 Mayıs ayında “Aynı Göğün Altında” isimli şiir kitabım ve 2024 Kasım ayında “Bilgeliğe Giden Yolculuk- Kam Ana” isimli romanımı çıkartmış bulunuyorum. Hâlen üzerinde araştırmada bulunduğum bir roman dosyası üzerinde çalışıyorum. Evli ve iki çocuk annesiyim.