ÇOCUKLARINIZ SİZİN YATIRIM ARACINIZ DEĞİLDİR

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...
26 Ekim 2025 - 03:16
26 Ekim 2025 - 03:16 ⏱ 3 dk Okuma Süresi
 0  43
ÇOCUKLARINIZ SİZİN YATIRIM ARACINIZ DEĞİLDİR

Toplumun en büyük sorunlarından biri; duygusal olgunluğa erişememiş, sosyal veya psikolojik olarak olgunlaşamamış, yeterince farkındalığı olmayan, duygularını yönetemeyen veya ebeveynlik duygusu gelişmemiş kişilerin çocuk sahibi olmasıdır. Bu tür kişiler bazen sosyal baskılarla, bazen ise gelecek çıkarlarıyla çocuk yapar; duygusal olarak hiçbir yatırım yapamadıkları çocuğu bir yatırım aracı olarak görürler. Çoğu kez alacaklı gibi davranır, yaşlılıklarında ilgi ve bakım beklerler.

Oysa ebeveyn olmak, bir çocuğu yalnızca fiziksel olarak büyütebilmek değil, ruhsal olarak da doyurabilmektir. Sevgi, saygı, ilgi ve güven verilmeyen her çocuk, sürekli bir duygusal açlık içerisinde; ya hep ezen ya da hep ezilen olarak hayatını sürdürmektedir. Bu nedenle bu tür çocuklar, ya ebeveyn ve toplum düşmanı birine ya da kurban psikolojisinde, hep sevgi ve ilgi arayan, son derece hassas ve duygusal bireylere dönüşmektedir.

Anne babalar, bu şekilde yetiştirdikleri çocuklardan yaşlandıklarında ebeveynlik beklerler; fakat ne yazık ki çoğu kez çocuğun içinde anne babaya karşı ya farkında olduğu ya da anlamlandıramadığı bir negatif duygu vardır. Bu duygunun adı bazen kırgınlık, bazen ise öfkedir.

İnsanın fıtratı gereğidir ki, almadığı hiçbir şeyi veremez. Bunu bazen bilinçli, bazen ise bilinçsiz yapar. Toplumda birçok ebeveyn bu farkındalığa sahip değildir ve ne yazık ki çoğu zaman sayısızca çocuk dünyaya getirirler.

Çocuklar; yatırım aracı ya da yalnız kalma korkusuyla değil, farkındalık ve ebeveynlik duygusuyla dünyaya getirilmelidir. Dünyaya gelen her çocuk, gerekli ilgi ve şefkati görmeli, güvenli bir ortamda büyümelidir. Aksi halde “destek olur” niyetiyle dünyaya getirilen her çocuk, hem topluma hem de ebeveynlerine köstek olabilir; derman değil, aksine dert haline gelebilir.

Bu şekilde büyütülmüş çocukların bilinçaltında ebeveynlerine karşı sevgi ya da minnet değil, aksine kırgınlık veya nefret vardır. En acısı ise yalnızca ebeveynlerine değil, topluma karşı da kin ve düşmanlık beslemeleridir. Eksik kaldıkları her duyguyu yaşayabilen herkesten nefret ederler.

Bazen sosyal baskılarla, bazen de çıkar ve kaygılarla çocuk dünyaya getiren ebeveynler; hem dünyaya getirdikleri çocuğa, hem kendilerine, hem de topluma zulmetmemeli, ruhunu doyuramayacağı çocuğu asla dünyaya getirmemelidir.

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Merve İnan Meral Araştırmacı ve Egitimci Yazar