ODA 4

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...
8 Nisan 2025 - 13:10
8 Nisan 2025 - 13:10 ⏱ 7 dk Okuma Süresi
 2  792
ODA 4

ODA 4

Gözkapaklarım çok ağırdı. Kaldırabilmek için mücadele ediyordum. Aslında gözlerimi yeniden açmak ve dün geceki sahneyi hatırlamak istemiyordum. Birinin hızla beni dürttüğünü farkettim.

-Mary Ann hadi kalk bütün gezi boyunca burada, odanda uyuyacak mısın? Kalk da şu güzel havayı içine çek. Gözlerimi hafifçe araladım. Bu ses, bu ses? Bu ses sendin. Etrafıma bakındım. Tipik bir gemi kamarasındaydım. Hafif bir sallantı vardı. Şaşkın şaşkın etrafıma bakınınca bana döndü ve Mary Ann aşkım hadi kalk ve benimle kahvaltıya in. Ayağa kalkınca hemen ayna aradım. Karşı duvarda asılı çerçevesi ahşap oymalı büyükçe bir ayna vardı. Hemen ona bakmak istedim. Ben dün gece yetimhanedeydim ve 13 yaşındaydım. En önemlisi Suzi’nin bacağını kesmişlerdi. Çok acı çekiyordu.

Aynaya baktığımda 40 lı yaşlarıma geri döndüğümü fark ettim. Bütün bu gördüklerim demek ki rüya idi. Harry yaka paçasını düzeltirken bir ara bana döndü. Mary aşkım dün gece neredeydin? Bir ara tuvalete gittiğini düşündüm. Ama epey bir süre gelmedin. Çok merak ettim. Kalkıp peşinden seni aramaya çıktım. Gemide her tarafı kolaçan ettim. En son kamaraya geri dönmeye karar verdim. Geldiğim de sen çoktan yatmış uyumuştun. Allah’ını seversen söyle 20 dakika kadar ortadan kayboldun. Neredeydin?

Ben en son gemi için Harry’nin bavul hazırladığını hatırlıyordum. Sonra dışarı çıktım ve yaşadığım şatonun karanlık oda diye isim verdiğim odasına girdim. O andan itibaren yetimhanedeki yaşadığım olayları hatırladım. Benim için günler geçmiş, ardı sıra bir sürü olay yaşamıştım. Ama Harry sadece 20 dakika ortadan kaybolduğumu söyleyince ben de şaşkın bir şekilde sustum ve anlam veremedim. Hoş dün gece Harry ile birlikte bu gemiye bindiğimi bile hatırlamıyorum. Aynaya baktım. Elimle yüzümü gözümü ovuşturmaya başladım. Çıldırmaya mı başladım ben. Neler oluyor? Suzi evet Suzi, nolacaktı ona? Ağlamaya başladım. Gözlerimden yaşlar istemsizce akıyordu. Demek ki tüm yaşadıklarım bir rüya değildi. Ellerimle çabucak gözyaşlarımı sildim ve Harry’ye döndüm. Harry derin mavi gözlerini hiç kırpmadan bana bakıyordu. Sorduğu sorunun cevabını beklediği belliydi. Harry:

-Mary evet seni dinliyorum?

-Bişey yok sadece hava almaya çıktım. Biraz dolaştım gemide. Sonra da yatağıma döndüm. Sen de o sırada dışarda beni arıyordun herhalde, o yüzden denk gelmedik.

-Başka bir şey yok değil mi? Yoksa? Yine eskiden olduğu gibi bir şeyler mi görüyorsun. Bana doğruyu söyle canım.

Kaçamak bir bakış attım. Zoraki sahte bir gülümseme yüzüme yerleştirdim.

-Yok canım. Bir şey olduğu yok. Telaş edilecek bişey yok. Hiçbir şey gördüğüm de yok. Harry’yi endişelendirmiştim. Cevabımdan pek tatmin olmadığı, aslında yüzünden belli oluyordu. Sonra yanıma gelerek şefkatle bana sarıldı. Bak ben yanındayım. Eğer bir şeylerden rahatsız oluyorsan, benimle paylaş lütfen. Hadi, şu çıktığımız güzel gezinin tadını çıkaralım ne dersin?

Kollarının arasında kendimi çok emniyette hissediyordum. Sımsıkı ve sıcacık kolları ve çok güzel bir yüreği vardı Harry’nin. Derin bir huzur buluyordum kollarının arasında. Hiç bitmesin istiyordum bu sıcaklık, bu güven duygusunun. Onun kucağı bana güvenli bir limandı. Hep öyle oldu. Sabırla ve itinayla aradan geçen yıllara rağmen, hem benimle hem de yıllar içinde yaşadığım sanrılarımla, birlikte mücadele etti. Hemencecik üzerime rahat elbiseler çektim. Bir gömlek ve kot pantolon omuzlarıma da rüzgârdan korunmak için bir şal almıştım. Harry benden önce kamaradan çıktı. Ben ise dün gece gördüklerimden sıyrılamayıp hala içinde yaşıyordum. Suzi Suzi Suzi… Aklım fikrim hep ondaydı.

Saçımı başımı düzeltmek için aynaya baktım. Dehşet içinde geri çekildim. Ayna yine kan rengine bulanıyor ve içinden Suzi’nin çığlığı geliyordu. Suzi’nin eli aynadan bana doğru yönelmiş ve yardım et çığlıklarıyla kamaranın kapısını gösteriyordu. Bütün vücudum buz kesti. Titreme ile beraber korkunç bir üşüme geldi. Sırtıma attığım şalıma sımsıkı sarıldım. Gözlerimi aynadan çekip elimle yüzümü kapatmıştım. Ancak Suzi’nin bağırması ile çıkan çığlık sesine engel olamıyordum. Bütün gücümü topladım. Hızla dönüp kapıyı açtım. Koridora çıkınca kendi evimin üst katında Ayı Poe’nun odası önünde kendimi buldum. Tekrar evime dönmüştüm. Bu lanet evden bir türlü kurtulamıyordum. Kaderime yine teslim olup, hızla odanın kapısını açtım ve kendimi içeri attım. Yetimhanenin yemek salonunda kendimi buldum. Diğer çocuklarla sıraya girmiş yemek almak için bekliyordum. Birden önümde Suzi’nin durduğunu fark ettim. Aksayarak önümde adım atıyordu. Hemen bacağına baktım yerindeydi. Derin bir nefes aldım. Arkadan Suzi’ye sarıldım. Suzi şaşkınlıkla dönüp bana baktı. Aptal bir gülümsemeyle onu seyrediyordum. Mary noldu? Dün geceden beni çok özlemişsin galiba deyip sırıttı. Evet dedim kötü bir rüya görmüştüm. Ama şimdi seni görünce çok mutlu oldum. O sırada yemek kuyruğuna kızıl sakal yaklaştı. Suzi’nin omzuna vurarak

-Suzi Angel ! Yemekten sonra Müdire Bayan Annabel seni çağırıyor. Ona göre çabuk ol.

Birden bacaklarımdan bir güç boşaldı. Eyvah korktuğum başıma mı gelecekti. ?

Neden seni çağırıyorlar? Dedim. Bilmem dedi Suzi. Yemek sırası bize gelmişti. Dalgın bir şekilde verdikleri bir parça somun ekmeğini ve bir kap bulamaç yemeği aldık ve orada bir masaya oturduk. Yemek yiyemiyordum. O kadar kötü bir görüntüsü vardı ki, ne olduğunu anlamamıştım. Dalgın dalgın o bulamacın içine bakıyordum. Korkunç düşünceler beynimin etrafında dolaşıyordu. Ya önceki gördüklerim gerçek olursa? Ya Suzi’nin bacağını keserlerse?

-Hey Mary yemiyorsan yemeğini ben alabilir miyim diyen Suzi’nin sesiyle irkildim.

Yemek tabağını ona iterek,

-Hayır, iştahım yok yemicem. Hem zaten bu berbat şeyi yemesem daha iyi olur. Suzi iştahla tabaktakileri kaşıklamaya devam etti. Akşam karnın guruldayınca pişman olma, derken olacaklardan habersiz bir şekilde çabucak tabaktakileri sıyırdı ve hepsini yedi. Hadi ben kaçtım. Bayan ANNABEL bana belki güzel bir aile bulmuştur. Onun haberini verecektir kesin, diyerek aksaya aksaya müdirenin odasına doğru çıktı. İçimde büyük bir huzursuzlukla gözden kayboluncaya dek onu izledim. Eğer önceki şahit olduğum olaylar gerçekleşecekse bu sefer buna mani olmalıydım.

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Meral YILDIRIM "Ayna Ayna Söyle Bana Varmı Bu dünyada Güzel Hikayeler" ve "Gizemli Vadinin Çinicileri" adlı çocuk kitapları yazarı