DOĞU DENİZ -4

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

Mevsimlik İşçiden Ömürlük Aşk

23 Nisan 2025 - 14:08
23 Nisan 2025 - 14:08 ⏱ 1 dk Okuma Süresi
 0  783

1. KARADENİZE YOLCULUK - 4. BÖLÜM

Fındık mevsimi nihayet gelmişti. Karadeniz’de bahçelerin sahipleri hazırlıklara başlamış, Sebahat abla da her yıl olduğu gibi işçi ayarlamak için günler öncesinden bağlantılarını kurmuştu. Her şey planlandığı gibi ilerliyordu. İşçiler için kalacak yerler ayarlanmış, köyden gideceklerin isimleri belirlenmişti.

Doğu, yola çıkacağı gün sabah erkenden kalktı. Annesi bavuluna son kez göz gezdirirken içi burkuluyordu. “Kendine dikkat et oğlum,” dedi. “Yorulursun ama sabret. Emeğinin karşılığını alırsın inşallah.”

Babası ise sessizdi ama gözlerindeki gururu gizlemiyordu. “Çalış, kazan, eve hayırlısıyla dön,” dedi sadece.

Sebahat abla ve diğer işçilerle buluşma vakti geldiğinde, Doğu köyden ayrılıp Şırnak merkeze doğru yola koyuldu. Yol boyunca, kendisi gibi genç erkekler ve kadınlarla birlikte yürüyor, kimisi heyecanlı kimisi tedirgin bir şekilde yolculuğu konuşuyordu.

Şırnak merkeze vardıklarında otobüs terminalinde bekleyen büyük bir yolcu otobüsü onları bekliyordu. Şoför, valizleri yerleştirirken Sebahat abla herkesi kontrol etti. “Hadi bakalım gençler, yerlerinize geçin. Uzun bir yolculuk olacak.”

Doğu, pencere kenarında bir koltuk bulup oturdu. Motor çalıştı, otobüs hareket etmeye başladı. Geride bıraktıkları memleketlerine son bir kez baktılar. Şimdi onları bambaşka bir yer, bambaşka bir hayat bekliyordu…

Otobüs terminalden uzaklaşırken içeride yavaş yavaş bir hareketlilik başladı. Kimileri yerleşmeye çalışıyor, kimileri de yolculuğun uzun süreceğini bildiği için şimdiden rahat bir pozisyon bulmaya çalışıyordu. Doğu, başını cama yasladı ve dışarıdaki manzaraya baktı. Köyü, evleri, bildiği sokakları geride bırakıyordu. Bu, ilk defa bu kadar uzağa gideceği bir yolculuktu.

Ön koltukta oturan Sebahat abla, yanındaki genç kızla konuşuyordu. “Geçen yıl da fındığa gittik, çok şükür elimiz boş dönmedik. Bu sene de hayırlı olur inşallah,” dedi.

Genç kız başını salladı. “Ben ilk defa gidiyorum, biraz tedirginim abla. Nasıl olacak, zor mu?”

Sebahat  abla gülümsedi. “Kolay iş yok kızım ama fındık toplamak da öyle çok zor değil. Sabah erken kalkacağız, akşama kadar çalışacağız. İlk günler yorulursunuz ama sonra alışırsınız.”

Otobüsün orta sıralarında oturan iki genç erkek de kendi aralarında konuşuyordu.

“Sen nereden geldin?” diye sordu biri.

“Cizre’den,” dedi diğeri. “Burada iş yok, mecbur geldik. Bakalım, Karadeniz nasıl bir yermiş.”

Doğu, bu konuşmaları dinlerken düşündü. Karadeniz hakkında pek bir şey bilmiyordu. Sadece televizyonda gördüğü yemyeşil tepeler, sisli dağlar vardı aklında. Fındık bahçelerinin nasıl olduğunu bile bilmiyordu ama öğrenecekti.

Yan koltukta oturan gençlerden biri ona dönüp sordu: “Sen daha önce gittin mi?”

Doğu başını iki yana salladı. “Yok, ilk defa gidiyorum.”

Çocuk gülümsedi. “Ben de. Bakalım neler bekliyor bizi.”

Otobüs ilerledikçe hava kararmaya başladı. Yolculuk uzun sürecekti. Bazıları uyumaya çalıştı, bazıları ise daha yeni başlıyormuş gibi sohbet etmeye devam etti. Doğu, içindeki heyecan ve belirsizlikle birlikte gözlerini kapattı. Sabah olduğunda Karadeniz’e daha yakın olacaklardı.

 

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Muhsin Işık Şiirlerimi şarkı formatında spotify’da dinlemek için; Muhsin Işık - Aı project sanatçı profiline bakabilirsiniz.