Toprağın Kalbi

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...
6 Ağustos 2025 - 19:11
6 Ağustos 2025 - 19:11 ⏱ 1 dk Okuma Süresi
 0  387
Toprağın Kalbi

Bir gün,

kırılırsa omzundaki gökyüzü

ve ellerin boşluğa çarpa çarpa yorulursa,

unutma—

toprak,

en ağır taşları bile sabırla taşır.

Ben gördüm;

dizlerinin kanıyla konuşan çocukları,

gözlerinden taşan karanlığı saklayan anneleri.

Gördüm;

bir lokmayı üçe bölen sofraları,

ateşin içinde bile birbirine sarılan insanları.

İnsan dediğin…

kökleri yanmış bir ağacın,

yine de filiz verme inadında saklıdır.

Gecenin bütün bıçaklarını

göğsünde taşıyıp

sabah olunca başını göğe kaldırır.

Ve bil ki;

hiçbir yara,

umut kadar derin değildir.

Hiçbir mezar,

bir çocuğun gülüşü kadar ağır değil.

Toprak öğrenmiştir:

Ölenin ardından yağmur yağar,

yağmurun ardından çiçek açar.

İnsan da böyledir;

yeniden doğmak için

önce biraz ölür.

Ve sen—

henüz ölmediysen,

hala kazanma şansın var.

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Emre Coşar Ben Emre. 1998 yılında Esenler’de doğdum; kalabalığın, gürültünün ve hayallerin iç içe geçtiği bir yerde büyüdüm. Üç yaşında bir kız babasıyım—hayatımın en saf, en güçlü ilhamı o. Edebiyat benim için sadece kelimelerden ibaret değil; bir duruş, bir nefes, bazen bir sığınak. Tarih ise geçmişin sesiyle bugünü anlamaya çalıştığım bir pusula. İkisini harmanlayıp yazdıkça, kendi iç yolculuğumda daha derine iniyorum. Kalemim zaman zaman öfkeli, zaman zaman umutlu; ama her zaman gerçeği arıyor. Adaleti, sevgiyi, mücadeleyi ve insanı anlatmak için yazıyorum. Sessizlerin sesi, görünmeyenlerin gölgesi olmak için. Buradaysan, demek ki sen de bu yolculuğun bir yerinden geçmişsin. O zaman hoş geldin.