10 Kasım: Sessiz Bir Teşekkür

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

Aramızdan ayrılışının 87. yılında, Büyük Atatürk’ü özlem, minnet ve saygıyla anıyoruz. Yaşadığı dönemde yalnızca ülkemizin değil, tüm dünyanın en önemli şahsiyetlerinden biri olan Gazi Mustafa Kemal Atatürk; asker, devlet adamı ve bir milletin yeniden doğuşunun simgesi olarak, sonsuza dek gönlümüzde yaşayacaktır.

6 Kasım 2025 - 11:49
6 Kasım 2025 - 11:49 ⏱ 2 dk Okuma Süresi
 1  80
10 Kasım: Sessiz Bir Teşekkür

10 Kasım: Sessiz Bir Teşekkür

Saat yine dokuzu beş geçiyor.
Her yıl olduğu gibi, Ankara yine sessiz.

Bak atam, gözlerimiz yine yaşlı.
Kimsenin bir başkasına bir şey söylemesine gerek yok; çünkü herkes aynı şeyi hissediyor:
Hepimizin üstünde bir boşluk, bir ağırlık ve bir minnet.
Zaman bile şu an önünde eğiliyor.

Atam, her kasım sabahında rüzgâr bile daha saygılı esiyor bu ülkede.

Sonbahar rüzgârı tüm haşmetiyle eserken bile, sana saygılı.
Anıtkabir’in taşları soğuk, ama sana koşarak gelen evlatların hasretteler.
Her adımımızda bir teşekkür gizli:
Bize bir vatan bıraktığın,
bize düşünmeyi öğrettiğin,
bize onurlu yaşamanın ne demek olduğunu gösterdiğin için.

Sen hem bir savaşın hem de bir insanlık dersinin komutanıydın.
Kılıcınla ve aklınla kazandın.
Yıktığın saltanatın yerine bir meclis kurdun,
bir kürsü, bir kalem, bir fikir diktin.
Her taşında terin, her harfinde sesin olan bu Cumhuriyet,
bugün hâlâ senin adımlarla yürür.

Şimdi bir millet olarak önünde duruyoruz;
kimimiz yaşlı, kimimiz genç, ama hepimiz aynı sükûnetle.
Çünkü biliyoruz:
Senin yolun, hâlâ bu ülkenin pusulası.
Senin nefesin, hâlâ bu toprağın sabah rüzgârında.
Ve biz, Atam,
sana yas tutmuyoruz artık,
sana söz veriyoruz.
Bu ülkeyi, senin düşlediğin gibi aydınlık tutacağız.

 

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Burak Şahin Ankara’da doğdum; şehrin sert rüzgârıyla, ağır bulutlarıyla ve sokaklarının gizli hikâyeleriyle büyüdüm. Kamu Yönetimi mezunuyum ve bugün uluslararası bir lojistik firmasında çalışıyorum. Fakat hayatımın gerçek rotası her zaman kelimelerden geçti. Yazmak ve okumak, yıllardır kendi içimde tuttuğum sessiz bir nöbet, kendimi yeniden bulduğum bir sığınak oldu. Bu yolculuk beni iki kitapla buluşturdu: “Ben Bir Sokak Lambasıyım” ve “Saklı Silüetler”. Şimdi köşe yazılarıma aynı arayışı, aynı sesi taşıyorum. Çünkü inanıyorum ki her cümle, insanın dünyayı yeniden görme biçimini değiştirebilir.