<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/"
     xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
<channel>
<title>Yazarlar &amp;amp; Paylaşım Platformu &amp; Umut Karaman</title>
<link>https://fikirizleri.com/rss/author/umut-karaman</link>
<description>Yazarlar &amp;amp; Paylaşım Platformu &amp; Umut Karaman</description>
<dc:language>tr</dc:language>
<dc:rights>Bu web sitesinin telif hakları © Fikir İzleri &amp;apos;ne (veya belirtilen kişiler hak sahibi olanlara) aittir ve ilgili mülkiyet, telif hakkı, ticari marka, kültür sanat, patent veya diğer kanunlar kapsamında korunmaktadır. © 2025 Fikir İzleri — Tüm hakları saklıdır. | Her Kalem Bir Söz, Her Fikir Bir İz Bırakır</dc:rights>

<item>
<title>MAZİLER ARASINDA</title>
<link>https://fikirizleri.com/maziler-arasinda</link>
<guid>https://fikirizleri.com/maziler-arasinda</guid>
<description><![CDATA[ Müsvedde Dergisi 4. Sayısında ki Yazım Sizlerle! ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202608/image_870x580_6a72e5a36c64c.webp" length="27516" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 05 Aug 2026 10:26:48 +0300</pubDate>
<dc:creator>Umut Karaman</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Geçmişimin kaçıncı satırında kaldı, anılarım? Özlemle dolu küçüklüğümü, bu kadar cümle arasına nasıl sığdırabilirim, bilmiyorum. Şu büyüklük sorumlulukları arasında kala kaldım, koskocaman bir şehirde. O küçücük misketler, saklambaçlar, yakan toplar hepsi birer nasıl da mazi oldu? Hele ki o duygularımın saflığı bir anda nasılda acımasız günahkar bir hål aldı bilmiyorum.</p>
<p></p>
<p>Suçlulukla dolu bir yaşantı içerisinde nasıl da mazinin bir köşesi oldum. Zamanın arasında git gelli bir şekilde nasıl da ezildim. Çocukluğumun değeri, büyüklüğümün çağlarında keşkeler dolu dönüşler istiyor. Annemin küçük küçük verdiği sorumlulukları, babamın karnemin iyi gelmesini beklediği heyecanı, öğretmenlerimin ise bir fidanı büyütme telaşelerini ve heyecanlarını özlüyorum.</p>
<p></p>
<p>Yaşanılmış anıları anlatmak yerine yeniden yaşama özlemi ile doluyum. Çıkarlar arasında, hiç masum olmayan düşünceler arasında savrulup zamanın kölesi olmak istemiyorum. Yeniden düşüp o dizimin kanamasını ve acısını özlüyorum. Ufak ufak gözüken her anım büyüyünce ne kadar büyük bir mazi oldu acımasızca.</p>
<p></p>
<p>Her yaşadığım duyguyu, büyüyünce insan yaşamadığı her an için yutkunurmuş bilemedim. Bilmek istediklerim, bilmediklerim arasında kaldı. Sessizce ve usulca yüklenilmiş anılar, birikir birikir ve hepsi birer göz yaşında kalırmış insanın.</p>
<p></p>
<p>Büyüklerime sorsam ufacık mazisini, buruk kalır içleri... Anlatılacak anlatılıyor da şu geçmiş, şu çocukluk geri gelir mi? Sevgili okuyucu belki gelmez istediklerimiz ama içimizde ki anılar, çocukluk her daim senin ellerinde. Bilesin ki her daim benliğin sensindir...</p>
<p>Bir yaprak gibi döküldü teker teker anılarımda çocukluğum. Hepsi mazi oldu kurumuş bir ahlat ağacı gibi tek başına Yağmuru bekledim, tek bir bulut konmadı üzerine... Hepsi bu kadar çaresizdi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>RUHUM BEDENİME AĞIR</title>
<link>https://fikirizleri.com/ruhum-bedenime-agir</link>
<guid>https://fikirizleri.com/ruhum-bedenime-agir</guid>
<description><![CDATA[ Bedenim toprak da, ruhum ise bu bedenin kabusun da uyansın... ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202607/image_870x580_6a5150182bd4e.webp" length="25834" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 10 Jul 2026 23:07:58 +0300</pubDate>
<dc:creator>Umut Karaman</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Ruhum bedenime ağır geliyor,</p>
<p>Her geçen gün daha da kaybediyorum,</p>
<p>İçimdeki çocuk daha da hırçın,</p>
<p>Düşüncelerimin arasında müebbet yemiş bir mahkum gibiyim,</p>
<p>Günler, saatler elimde su gibi süzülüyor,</p>
<p>Ben her geçen gün daha da kaybediyorum anlamları,</p>
<p>Gökyüzünün maviliği,</p>
<p>Gecenin karanlığı,</p>
<p>Gündüzün neşesi,</p>
<p>Hepsi soft bir şekilde kaldı anılarımda,</p>
<p>Unutuyorum, unuttukça da ölüyorum,</p>
<p>Bu kâbus bitsin, bitsin ki,</p>
<p>Bedenim toprak da, ruhum ise bu bedenin kabusun da uyansın...</p>
<p></p>
<p>-Umut Karaman</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>KAPALI KAPILAR</title>
<link>https://fikirizleri.com/kapali-kapilar</link>
<guid>https://fikirizleri.com/kapali-kapilar</guid>
<description><![CDATA[ &quot;Bir yolda yürüyorsun; yolun yarısı birilerinin seni dağıtmasıyla, diğer yarısı da kendini toparlamakla geçiyor. Bir yolda yürüyorsun; yolun yarısı düşmekle, diğer yarısı da açılan yaraları sarmakla geçiyor.&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202606/image_870x580_6a3c3af88cba2.webp" length="45104" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 24 Jun 2026 23:25:10 +0300</pubDate>
<dc:creator>Umut Karaman</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>  Buralarda kaç gün oldu? Kaç gündür içime gömülü duruyorum? Kaç kez yüzleştim kendimle? Sana soruyorum, ben nasıl görünüyorum? Kaç kez daha bu düşünceler içerisinde olacağım? Artık tadını çıkartabileceğim, nefes alabileceğim bir hayat ve yer istiyorum. Yazdıklarım ile düşüncelerim arasında isyan da olmak istemiyorum. Deli bir korkunun içinde hapsolmuş ve küçük bir pencerede özgürlüğü izlemek istemiyorum. İçimdeki ses nereyi isterse, ne yapmak isterse ya orada olmayı ya da onu yapmak istiyorum. Ömrümden ömür alanlar; insanlar, sigara, seçim yapamadığım kaderim... Çok şeyler desem kendime ne değişecek. Yazdığım sayfalar bile artık o kadar acı kokuyor ki, onlar bile hayatıma inanmıyorlar. Anın tadında kalmaya çalıştım, sahte duygular da yaşamaya çalıştım ama hep o karanlık gece kafama kafama vurdu. Şu zaman ilerledikçe şekillenen hayatımda bedenim değişti, etrafımda insanlar değişti hiçbirine üzülmedim ama samimiyetsizlik ve çıkar girince olduğum yolda kala kaldım. Seksen beş milyon arasında, onca hayatın arasında kendi hayatımı daha ağır zannettim. İnsanoğluyuz anca kendimizi düşünürüz... Bencillik değil dediler bu duruma ama asıl bencillik buydu kendimize. Kapılı kapılar ardında her geçen yaşımda bir yarım bıraktım kendimden. Çığlıklar geliyor oradan hissediyor musunuz? Ben artık duyamıyorum maalesef ki...</p>
<p>"Bir yolda yürüyorsun; yolun yarısı birilerinin seni dağıtmasıyla, diğer yarısı da kendini toparlamakla geçiyor. Bir yolda yürüyorsun; yolun yarısı düşmekle, diğer yarısı da açılan yaraları sarmakla geçiyor."</p>
<p>Söz,alıntı: izo.filankaa sayfasından alınmıştır.</p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>SIZI</title>
<link>https://fikirizleri.com/sizi-3654</link>
<guid>https://fikirizleri.com/sizi-3654</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202605/image_870x580_6a0b907b4d06a.webp" length="18426" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 19 May 2026 12:07:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>Umut Karaman</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Yaralarıma dokunamıyorum. Hep bir tekrar içerisindeyim. Yazdığım ya da yazmış olduklarım aynı yola mı çıkıyor? Bilip, bilmemek ne kadar dengeleyici? Benim sorduğum ya da sorguladığım sorular nereye götürecek? Etrafımda bir kalabalık içerisinde dönüp dolanıyorlar. Herkes, herkesten mi sıkıldı yoksa ben mi artık kabul edemiyorum. Bu döngü artık midemi bulandırıyor. Bir çözüm ya da çıkış yolu görmeyi bıraktım. Bir kenara dinlenmek bile canımı acıtıyor. Her şey bir kenar da, herkes olduğu yerde. Ben peki, olduğum ya da olmak istediğim yerin içerisinde miyim? Sessiz bir bitiş, sessiz bir huzur. Bu kadarı yeter mi? Cümleler silsilesinin içerisinde bulunur mu, bazı durumlar? Kafamın içiyle, dışında ki insan artık bir dengeyi bulamıyor. Bulamadıkça kayboluyorum. Farkındayım da bir nevi ama o aranın içinde eziliyorum. Kendim yetemeyecek gibi hissediyorum çıkışı bulmaya çalışıyorum ama etrafımda kol, kanat olacak da istiyorum. Galiba çok fazla şeyler istiyorum. İyi olduğum zaman herkes iyi ama tersi olunca, kimse eskisi gibi değil. Çıkarlar bir yere kadar. Benimde çıkarım bu kadar. Zihnimin içinde ki özgürlüğü sağlamam gerek. Sağlamam gerek ki yaşamım devam etsin. Yoksa bu çıkmazlar, benim katilim olacak. Bazen insan fiziken intihar etmez, kendi ruhu, kendini çoktan asmıştır. Bulmaya çalışır ama duygular bir yere kadardır. Anlaşılmak ve anlatmak da bir uçurum insan için. Çok kolay gözüken bu iki kavram ne zormuş. Ne kadar çabalamak lazım. Ne kadar konuşmak lazım? Ne kadar empati kurmak lazım? Yeter insanlar!..</p>
<p>  Kaç yara daha açılacak? Bu sızılar arasında ağrı kesiciler artık daha çok acıtıyor. Yaralardan daha çok kullandığım ilaçlar zehirlemeye başladı. Sahi ilaçlar da acıyı mı dindirir yoksa tüm vücudu mu?</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ARAFTA</title>
<link>https://fikirizleri.com/arafta</link>
<guid>https://fikirizleri.com/arafta</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202605/image_870x580_6a072fe5ce9bc.webp" length="15238" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 15 May 2026 17:47:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>Umut Karaman</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>    Bulutlara dokunamıyorum! Baharın sıcaklığını hissedemiyorum. Kendimi hissedemiyorum ya da hissedebiliyor muyum? Arkadaşlar sizler biliyor musunuz? Beni anlıyor musunuz? Dört duvarım da sesler yankılanıyor. Hepsi birer birer yaralarıma işliyor. Çaresi yok mudur? Sizlerle konuştukça bulabilir miyim? Her şeye yetişebilir miyim? Bedenimin soğukluğu önemli değildi, ruhum bir kenarda kangren oldu. Kaderime mi boyun eğdim, yoksa insanlara mı? Mantığım bir ölü toprağı. Duygularım birer hançer vurdukça canım acıyor. Sessizlik istiyorum. Belki de derin bir ölüm sessizliği. Belki de iyi şeyler... Bilmiyorum! Artık bir yerler de kalamıyorum. Bir şeyler istesem de olmuyor ya da artık ona çabalamıyorumdur. Bilmeyin, bilmeyin, çünkü artık bende bilmiyorum!</p>
<p> </p>
<p>   Her bir yandan düşünceler akıyor. Herkes her bir yandan geliyor. Ben ne yaptım ya da ne yapmalıyım? Bilen ya da bilmemek midir? Yarım ya da tam cümleler... Bir araf, ne siyah ne de beyaz. Öyle işte...</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>UZAKLAŞMAK</title>
<link>https://fikirizleri.com/uzaklasmak</link>
<guid>https://fikirizleri.com/uzaklasmak</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202605/image_870x580_69fe634147a1d.webp" length="13006" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 09 May 2026 01:30:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>Umut Karaman</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>     Konu azalan samimiyetim midir yoksa eskisi gibi idare edememek midir insanları? Herkesi memnun etmek bir şeyleri kazandırır mı yoksa bizlerden bir şeyler mi kaybettirir? Her yazımda da diyorum, şu büyüklük sorumluluklarını sevemedim. Dar bir çevrede bir çıkmazın etrafında kayboluyorum. Kendimden ne kadar emin de olsam, hep bir yarım hissedilmek, hep bir lazım oldukça kal hissi. İnsancıkların hep ah ettikleri hayata, zor dedikleri hayatın aslında pek de suçu yok. İnsanların tercihleri ve koşulları zor ya da kolay kılmasına bağlıymış. İnsan kendini bilmedikçe kapı kapı dolaşıp şikayeti başkasına verir. Her sese bir cevap, her cevaptan ise bir ses geliyor. Kimse, kimseyi neden dinlemiyor? Dinlersek neler kazanacağız ya da neler kaybedeceğiz. Ben ya da sen bir farkımız var mıdır? Her yere yetişmeye çalışıyorum ama insanlar hep o ince bir nokta lekesinde kalıyorlar. Hem bedenim, hemde zihnim çok soğuyor. Duygularımı kullanmamam gerektiğini vura vura öğretiyorlar. Şu vicdanıma bir ameliyat lazım... İnsan gaddar olması gerekiyor birazda yoksa içine ata ata mezarlıklar da yer kalmayacak...</p>
<p></p>
<p>   Uzaklaşmak gerek. Her yerden, herkesten ve kendimizden de. İnsan bir süre sonra bu hayattan yarına olmayan şeyleri bırakmalı. Bırakmalı ki vicdanı susabilsin. Bir ninni gibi gelsin olanlar ve olacaklar...</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>DARALIŞ</title>
<link>https://fikirizleri.com/daralis</link>
<guid>https://fikirizleri.com/daralis</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202605/image_870x580_69f99dae2064b.webp" length="72862" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 05 May 2026 10:35:30 +0300</pubDate>
<dc:creator>Umut Karaman</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p>    Korktuğum kalemi elimden kaç kez bırakıp, yerine koydum bilmiyorum. Ufak tefek hatalarımın bile derdi tasası oldu insancıklar. Suçladığım ya da suçlandığım her an artık içimi kanatmıyor. Etrafımdaki ezikleyen her insan, beynimin içinde bir ölü toprağı gibi... Bazen anlamlar yetmez. Bazen konuşmalar da yetmez. Bıçak yarası gibi keser. Yazmaya çalıştığım her satır değişir ama duygular silsilesinde onlar da kaybolur. Kazanan ve kaybeden yokmuş. Ben bile yokmuşum. Katlandığımız her insan aslında yalnızlığı kabul edememizdir. Hepimiz yoksa birer yalnızlığın içinde kalmış varlıklarız. Geçici olan herşeyi kalıcı zannediyoruz. Zannetmeler bile ömrü çürüttü. Amacımıza ulaştığımızda ne bir anlamı kalır ne de heyecanı. Bir kere biz kalmamışız. Bu kadar hırs neyin kazancı peki? Herşeye değer mi peki? "-Benliğim dahil hiçbir şeye değmezmiş." </p>
<p>   Sesler, insanlar, duygular bir silsile içerisinde. Kalabalık zannettiğim her an yanımda. Her şey ve herkes sustuğun da kalacak yalnızlık. Doğrular ve yanlışların da bir önemi yok son nefesimiz verilince anlayacağız. Her şeyin ve herkesin geçip gittiği gibi.</p>
<p>..</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>YAZGI</title>
<link>https://fikirizleri.com/yazgi</link>
<guid>https://fikirizleri.com/yazgi</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202604/image_870x580_69f0799b3930f.webp" length="18592" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 28 Apr 2026 12:11:07 +0300</pubDate>
<dc:creator>Umut Karaman</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p>   İnsanın büyüdüm dediği anda başlar, çaresiz bir acı. Hatalar başlar, doğrular kovalar peşini. Sıkışıp kalmış duygular, anlamsız kalmış bir yaşam. İlk tekme geldi hayattan devamı ise insanlardan değil, senden yani kendimizden gelir. Sonrası zaten cehenneminin ateşini körükleyen insanoğludur. Düşünmek ya da yaşama çabalarının arasında kaybolduğunda ise kimse kalmayacak. Zaman başını alıp gidecek. Hayat döngüsü devam edecek bir rüzgâr gibi. Hissedilenler veya hissettiklerin ince bir çizgi üzerinde olduğu için sen bile unutacaksın. Beklentiler azaldıkça, anlamlar bittikçe aslında ne bir geçmiş ne de bir gelecek kalacak. Kalacak tek şey ise yalnızlık olacak. Vicdan susacak, akıl düşünmeyecek, hisler ise bir kör kuyusu kalacak...</p>
<p></p>
<p>    Zamanın eşiğinde yazgım. Anlamlar arasında kaldı benliğim. Saatlerce, günler, aylarca veya yıllarca kalacağın tek yer soğuk bir ölüm. Dinlemek, görmek ve işitmek lazımmış olanları. Bir dakika nefesin bile kırk yıl geçen zamana eşitmiş meğersem. Geç ya da erken bu da benim yazgımda...</p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ZİHİN</title>
<link>https://fikirizleri.com/zihin</link>
<guid>https://fikirizleri.com/zihin</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202604/image_870x580_69e917d508b65.webp" length="14862" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Apr 2026 21:48:07 +0300</pubDate>
<dc:creator>Umut Karaman</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p>   İnsanın hızlı geçen zamanında onca anı, duygu, hayaller... Büyüyünce hayal edilen her durum veya hayal birer acı. İkilemler arasında kaldıkça alınan bir tercih veya bir açık zihin kalmıyor. Karanlığım ile aydınlığım arasında ki savaşta yaralı bir ruh ve beden ile kala kaldım. Anlattım, anlatmaya devam ettim ama hepsi herkeste, sözlerimde yarım kaldı veya da uçup gitti. İnsan o saf duygularını hissettiği çocukluğunda kalabalık hisseder. Büyüdüğünde ise o kalabalık yerini yalnız olduğunu hissedermiş. Bu zamana kadar bize öğretilmeyen hayatın yirmili yaşlara gelince acısı ile cebelleşmeye mahkum kalıyoruz. Sözde adalet istediğimiz her şey de en büyük adaletsizliği ya kendimize ya da etrafımıza yaptık. Zihnimin içindeki ise her geçen gün dinlediğim de daha gamsız bir yöne çekiyor. Her şey için teşekkürler samimiyetsizler...</p>
<p></p>
<p>   Her şeyin, herkese koştum, koşturdular ama kendime gelince ne bir yol gösterdiler ne de o yolu görebildim. Zihnimin içindeki bir delinin çığlıkları ve ölüm çabası ile baş başa kaldım. Yalanlar yalanı, doğrular ise bu hayatın anlamsızlığı ile öldürdü...</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ISSIZ</title>
<link>https://fikirizleri.com/issiz</link>
<guid>https://fikirizleri.com/issiz</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202604/image_870x580_69e23e7c22188.webp" length="41430" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 17 Apr 2026 17:07:26 +0300</pubDate>
<dc:creator>Umut Karaman</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>    Her bir iç çekişim, şu bedenime daha ağır gelmekte. Kalabalık çok kalabalık yanım. Çok sesler duyuyorum. Dinledikçe unutuyorum yaşamımı. Dinledikçe susuyor her bir yanım. Kaybolduğum yerde oluşmuş bu enkaz. Bir çocuk misali yönümü arıyorum. Korkuyorum hem de çok... Sessiz kalmaya çalışıyorum, daha çok dinlenirim diye. Ağız susuyor ama beyinde iki kişi kavga ediyor ve daha çok yoruluyorum. Dediğim gibi etrafım kalabalık daha çok ses var ama ben orada tek başıma dinliyorum. Kendimle kaldıkça duygulardan doğrular yankılanıyor, mantık ise susmaya başlıyor. İçimdeki çocuk bir yanı merhamet bir yanı kendine gel diye kızıyor. Hangisini dinleyecem beni mi yoksa içimdekini mi? Hiçbirini dinlememeye çalışıyorum. Yoksa ikilemler içinde daha çok kayboluyorum enkazım da. Her sabah kalktığımda ki güneş bile yabancı geliyor. Herşey bu kadar güzelken nasıl bu kadar da acımasız olabiliyor...</p>
<p></p>
<p>   Yanım çok kalabalık, herşeyi ve herkesi bilmeye çalıştığım kalabalık. Konuşan çok ama dinleyen bir tek benim...</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Hapishane</title>
<link>https://fikirizleri.com/hapishane</link>
<guid>https://fikirizleri.com/hapishane</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202604/image_870x580_69db97b6d8c1f.webp" length="23576" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 12 Apr 2026 15:49:44 +0300</pubDate>
<dc:creator>Umut Karaman</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p>İyi olduğum zannettiğim kendimden. Daha çok bencil, kendime kapanık birisi olarak gözlerimi açtım. Şu yetişkinliği bir türlü sevemedim. Elime aldığım şu gençlik sorumlulukları ne garipmiş. Korkarak yaşadığım hayatta her şeyi elimden kaçırdım. Ne kazandım bilmiyorum. Yolumu bulmaya çalışıyorum. Sessiz çığlıkların arasında eski beni aramaya çalıştıkça. Yeni kişiliğimi de bulamıyorum. Sitemkar baktığım hayat daha çok kazanıyor. Kaçtığım zannettiğim her şey yüzüme yüzüme daha çok vuruyor. Beklentilere girmemek için kendimi her avuttuğum da. Kendimi o dipsiz kuyuda buluyorum. Yalnızlık yaz ayında ki bir sıcak rüzgar gibi esiyor tenime. Yüksek de olduğunu düşünenlerle dolu olan kalabalık. Yanımda her daim yanında olacaklarını zannettiğim kalabalık. Aslında hiçbir zaman olmamış. İletişim kuramadığım zannettiği etrafım aslında kendimle kuramadığım benmişim meğersem. Dört duvarlar arasında düşünceler. Bana inanmayanlar yankılanıyor duvarlarımın arasında. Ne kadar çok kalabalık o sesler....</p>
<p></p>
<p>Bir ben yine bir ben. Olay bu kadar basitmiş. Katili benmişim cezasının hükmünü veren de çektirende ben....</p>]]> </content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>