<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/"
     xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
<channel>
<title>Yazarlar &amp;amp; Paylaşım Platformu &amp; Sonnur Su Atçeken</title>
<link>https://fikirizleri.com/rss/author/sonnurumsu</link>
<description>Yazarlar &amp;amp; Paylaşım Platformu &amp; Sonnur Su Atçeken</description>
<dc:language>tr</dc:language>
<dc:rights>Bu web sitesinin telif hakları © Fikir İzleri &amp;apos;ne (veya belirtilen kişiler hak sahibi olanlara) aittir ve ilgili mülkiyet, telif hakkı, ticari marka, kültür sanat, patent veya diğer kanunlar kapsamında korunmaktadır. © 2025 Fikir İzleri — Tüm hakları saklıdır. | Her Kalem Bir Söz, Her Fikir Bir İz Bırakır</dc:rights>

<item>
<title>KALEMİMDEN SÜZÜLEN LER …</title>
<link>https://fikirizleri.com/kalemimden-suzulenler</link>
<guid>https://fikirizleri.com/kalemimden-suzulenler</guid>
<description><![CDATA[ Sanki göz pınarlarımda bekleyen ama bir türlü yanağımdan süzülmeyen o son damla gibi, bir eşikteyim. ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202609/image_870x580_6ab2e9706a177.webp" length="33474" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 09 Oct 2026 06:33:27 +0300</pubDate>
<dc:creator>Sonnur Su Atçeken</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Sabah sabah, daha yeni uyanmışken kapımı çalan ilham perileri yüzünden kalemimin ne zaman harekete geçeceği hiç belli olmuyor. O an geldiğinde, hiçbir şeyi ertelemeden hemen yazmaya başlıyorum.</p>
<p>​İçimden avaz avaz ağlamak gelse bile gözlerimin kurutulmuşluğuyla ve o gözyaşlarının yetersizliğiyle mücadele etmek zorunda kalıyorum. Ağlamak isterken göz pınarlarında donup kalan o bitmişlikle savaşmak, taşınması ne kadar ağır bir duygu... Bir güzelin gözyaşı gibi duru ama ancak zorlayınca, sıkılınca sızıyor bazı damlalar. Belki de yaşadığım bunca zorluğun, içimde biriken yüklerin adını bu şekilde koyuyorum. Uzun zamandır böyle değildim. Bedenimi saran bu yeni ruh hali, alıştığım her şeyin ötesinde, son derece sıra dışı... Sanki göz pınarlarımda bekleyen ama bir türlü yanağımdan süzülmeyen o son damla gibi bir eşikteyim. Bazen insanın içindeki fırtına, dışarı süzülen birkaç damla yaştan çok daha büyük olur. Ağlamak istedikçe kuruyan gözler, acının hafiflediğini değil; aksine ruhun kabuk bağladığını gösterir. İnsan kabuk bağlarken canı yanar ama en çok da o kabuğun altındaki yabancı hissiyata alışmaya çalışırken bocalar. İyileşmenin yeni halidir bu aslında. Zihnimin odalarında dolaşan ilham, tam da bu çelişkiden besleniyor belki de. Kelimeler kâğıda dökülürken ruhum kendi sessiz dökümünü yapıyor. Her cümle, akamayan bir gözyaşının kâğıttaki gölgesi gibi... Eskiden beni ben yapan hislerin yerini alan bu yeni hal; ne tamamen bir teslimiyet ne de tam anlamıyla bir direniş.</p>
<p>​Bedenim bu yabancı ritme ayak uydurmaya çalışırken ben kalemimle o sarsıntıyı sabitlemeye çalışıyorum. Şimdilerde gözlerimden akamayan ne varsa hepsi parmak uçlarımdan kâğıda sızıyor. Belki de bu yüzden sabahın ilk ışıklarıyla gelen o ilham dolu saatler bana gözyaşı değil; hiç susmayacak bir anlatı armağan ediyor. Değiştim, ağladım, kabuk bağladım, iyileştim; işte bu satırlar da o değişimin ilk tanığı.</p>
<p>​Bir güzelin gözyaşları kadar sulu…</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>GÖKYÜZÜNÜN ŞEFKATİ , İNSANIN PAYINA DÜŞEN</title>
<link>https://fikirizleri.com/goekyuzunun-sefkati-insanin-payina-dusen</link>
<guid>https://fikirizleri.com/goekyuzunun-sefkati-insanin-payina-dusen</guid>
<description><![CDATA[ Ağlamak bile bir haktır bu mevsimde; içimizde biriken koşturmacanın, &quot;yetemiyorum&quot; kaygısının en insani dökülüşüdür. ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202609/image_870x580_6abc009b01eeb.webp" length="94666" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 30 Sep 2026 07:17:29 +0300</pubDate>
<dc:creator>Sonnur Su Atçeken</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span>Eylül son yapraklarını da dökerken, gökyüzünün o gri ama şefkatli tonu bize tek bir şeyi fısıldıyor aslında: "Yavaşla." </span></p>
<p><span>Çalışmanın, çabalamanın ve ayakta kalma mücadelesinin ortasında, adaletli davranmamız gereken ilk kişi belki de kendimiziz. Ağlamak bile bir haktır bu mevsimde; içimizde biriken koşturmacanın, "yetemiyorum" kaygısının en insani dökülüşüdür. Hayat bazen zorluğuyla üzerimize yüklenir ve iç sesimiz bir feryat gibi yükselir.</span></p>
<p><span>Ama sonra, başımızı kaldırıp en yakındaki  bir ağaca, gökyüzünün sonsuzluğuna bakarız. Doğa, bağırmadan, zorlamadan teslim olur değişime. Şimdilik sadece derin bir nefes al. Çünkü o nefeste, içindeki fırtınayı dindirecek kocaman bir sessizlik ve şifa var.</span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>SEYİR VARDİYASI</title>
<link>https://fikirizleri.com/seyir-vardiyasi</link>
<guid>https://fikirizleri.com/seyir-vardiyasi</guid>
<description><![CDATA[ &quot;İnsanı en çok da kendini aradığı anlar ele verir; ne zaman soluk almak istesek, içimizde sessiz bir seyir vardiyası başlar.&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202609/image_870x580_6ab2ea7799add.webp" length="13488" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 23 Sep 2026 03:53:31 +0300</pubDate>
<dc:creator>Sonnur Su Atçeken</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span>Seyir vardiyası için tüm hazırlıklar tamam. İnsanı en çok da böyle anlar ele veriyor; ne zaman dönüşmek, değişmek ya da sadece soluk almak istesek, içimde muazzam bir yolculuk başlıyor. Fikirleri özgürce salıvermek, daha çok yazmak, iç dökmek ve belki de zamana modern bir gözyaşı bırakmak...</span></p>
<p><span>Kalemim bu aralar halka açık bir seyir vardiyasında. Kahverengi mevsimin tam ortasında, yorgunluğumun içinden süzülürken yaşamak, içsel bir direnişe bürünüyor. Bu sıralar beni yavaşlayan sabahların içine demli bir çayın kokusu uyandırıyor. İçimdeki o seyir vardiyası kendi yolunda sakince süzülürken zihnim kaygılardan arınıyor; tıpkı bir yağmur sonrası gibi demleniyorum.</span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Tahammülsüzlük</title>
<link>https://fikirizleri.com/tahammulsuzluk</link>
<guid>https://fikirizleri.com/tahammulsuzluk</guid>
<description><![CDATA[ Hatta vefasızlıkları bile ne nezaketimizden ne de saygımızdan ödün vermeden karşıladık. Ama çok basit bir şeyi unuttuk; insanca, arkadaşça, kardeşçe yaşamayı. ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202609/image_870x580_6ab0fdc2be8d5.webp" length="19184" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 21 Sep 2026 13:54:30 +0300</pubDate>
<dc:creator>Sonnur Su Atçeken</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Son zamanlarda insanlarda gözlemlediğim bir şey var: Herkes âdeta tetikte, herkes bir “hazır ol” duruşunda... Kimse kimseye bir şey sormuyor, kimseyle samimi bir bilgi alışverişi kurulamıyor. Bazen toplumsal bir çürümenin ortasındaymışız gibi hissetsek de her şeyin iyi olacağına inanarak umudumuza sımsıkı tutunmaya çalışıyoruz.</p>
<p>Peki, görüldüğümüzde, gerçekten anlaşıldığımızda ve sevildiğimizi hissettiğimizde, o buz tutan kalplerin en beklenmedik yerlerinden bile rengârenk çiçekler açıyorsa, bunca tahammülsüzlük, bunca sınırı aşan kırgınlık neden?</p>
<p>Her şeyi öğrendik, kurulan tüm düzenlere uyduk, gücümüzün yettiği, katlanabildiğimiz yere kadar yaşadık... Hatta vefasızlıkları bile nezaketimizden ve saygımızdan ödün vermeden karşıladık. Ama çok basit bir şeyi unuttuk; insanca, arkadaşça, kardeşçe yaşamayı.</p>
<p>Şükretmenin her gün ruhu iyileştiren, zihnin nöroplastik yapısını tazeleyen ve insanı dönüştüren bir gücü varken, insanlığımıza neden bunca tamahkârlık, açgözlülük ve tahammülsüzlük eklendi? Yeni neslin dijital bağımlılıklarının yanı sıra davranışsal bağımlılıklar da hayatımıza girdi. Tahammül sınırlarımızı zorlayan, gösterdiğimiz vefayı ve saygıyı suistimal eden bu çağda, kendi içindeki ebeveynliği hâlâ geliştirmeye çalışan yetişkinler olarak, ancak anlaşıldığımızda, görüldüğümüzde ve sevildiğimizi hissettiğimizde yeniden çiçek açmaya çalışıyoruz.</p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yağmur Molası</title>
<link>https://fikirizleri.com/yagmur-molasi</link>
<guid>https://fikirizleri.com/yagmur-molasi</guid>
<description><![CDATA[ Bazen içimizdeki bulutlarda birikir; kelimeler sessizce susar ve doğru anı bekler. Durdurulamayan bir iç sestir bu; taşmak isteyen, toprağına ulaşmaya can atan bir sağanak. ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202609/image_870x580_6aaacbd29aa61.webp" length="47412" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Sep 2026 20:52:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>Sonnur Su Atçeken</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Yağmur, kurak bir toprağa düşen ilk damladan fazlasıdır; zamansız bir kavuşma, toprağın nefes alma biçimidir. Aylardır beklenen o ilk damla toprağa değdiğinde yalnızca toprak değil, yazarı da uyanır. Çünkü yazmak, tam da o bulutların içimizde yavaş yavaş toplanıp nihayet sağanağa dönüşmesi gibidir. İlham, her an kapımızı çalmaz. Bazen içimizdeki bulutlarda birikir, kelimeler sessizce susar ve doğru anı bekler. Durdurulamayan bir iç sestir bu; taşmak isteyen, toprağına ulaşmaya can atan, kavuşmak isteyen bir sağanak. Bazen sadece gökyüzünün toparlanma sürecidir; içimizde tohumlanan düşünceleri, büyümeyi bekleyen çiçekleri sulamak için durup nefes aldığımız o dingin mola...</p>
<p>​İşte bu yüzden her yağmur yağdığında içimde bir şeyler yeniden filizlenir. O dingin mola uzun bir koridor gibidir... Damlaları toprağa düştükçe kuraklık, yerini yeşeren fikirlere ve iyileşen duygulara bırakır. Yağmur toprağı nasıl beslerse o dingin anlar da yazarı öyle besler. Sanat, tam da bu buluşmada başlar: içimizdeki kökleri beslemek, durmak, hissetmek ve zamanı geldiğinde o iç sesin kâğıda dökülmesine izin vermek.</p>
<p>​İşte biz yazarların bir yağmur damlasına gizlenmiş küçük bir ilham molası…</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Akış ve Liman</title>
<link>https://fikirizleri.com/akis-ve-liman</link>
<guid>https://fikirizleri.com/akis-ve-liman</guid>
<description><![CDATA[ Yelkeni tek başına açabilecek kadar güçlüysen ama yine de rüzgârı birinin varlığıyla paylaşmayı seçtiysen anlam kazanıyor her şey. ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202609/image_870x580_6a9e94f6610ab.webp" length="11688" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Sep 2026 14:20:32 +0300</pubDate>
<dc:creator>Sonnur Su Atçeken</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Her şey bir yerlere yetişmeye çalışırken insanın hayatın tam ortasında kendini bulduğu anlar...</p>
<p>​İnsanın kendi kabuğunu sessizce kırışı, hayatı yeniden ve kendi kurallarıyla sevmeye başlaması; insanın kendi yolunu bulma çabasının o sakin ama güçlü tarafı.</p>
<p>​Belki de birilerinin kalbinde koşulsuz bir şekilde beklediğini bilmek... Hayat bir yandan kendi akışında koştururken fırtınanın ortasından sakince sıyrılıp kendi denizine yelken açışın gibi. Ve en çok da o yelkeni tek başına açabilecek kadar güçlüysen ama yine de rüzgârı birinin varlığıyla paylaşmayı seçtiysen anlam kazanıyor her şey. Sorular, geleceğe dair o ufak tefek kaygılar... Hepsi birer dalga gibi gelip çarpıyor ama kıyıya vurup çekiliyor sonunda. Çünkü biliyorsun ki ne kadar koşturursan koştur, gün bittiğinde kendi kabuğunda yakaladığın o iç huzur sana ait.</p>
<p>​Hayat aktığı gibi, biz de olduğumuz gibi güzeliz...</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>SESSİZLİKTE ÇOĞALAN</title>
<link>https://fikirizleri.com/sessizlikte-cogalan</link>
<guid>https://fikirizleri.com/sessizlikte-cogalan</guid>
<description><![CDATA[ Sevmek gürültülü cümleler kurmak değil,
Bir sayfanın kenarına düşülmüş özel bir not gibi.. ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202609/image_870x580_6a9a9fd3b2232.webp" length="31800" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Sep 2026 13:35:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>Sonnur Su Atçeken</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Bir kitabın ayracında duran o sessiz kabulleniş,bir fincan çayın buğusunda,</p>
<p><span>Sevmek, özlemek, görüşemediğin anlara rağmen tamamlanmakmış.</span></p>
<p>O derinlikte çoğalmakmış.</p>
<p>Her sokak lambası, uzaklığın ritmine ayak uyduran bir çizgi.</p>
<p>Gözlerini kapatınca o beliren imgeyi öğrenmekmiş.</p>
<p>Sevmek; gürültülü cümleler kurmak değil,</p>
<p>Bir sayfanın kenarına düşülmüş özel bir not gibi..</p>
<p>Zihnimin koridorlarında adımlarını duymak gibi..</p>
<p>Aynı incelikle karşıma çıkan o bölünmez bütünlüğün tamamlanışı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kırmızı Şemsiye</title>
<link>https://fikirizleri.com/kirmizi-semsiye</link>
<guid>https://fikirizleri.com/kirmizi-semsiye</guid>
<description><![CDATA[ Ama o, tüm o renksizliğe kafa tutan, canlılığı ve direnişi simgeleyen bir fırça darbesi gibi. ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202608/image_870x580_6a9211bc4f2b7.webp" length="32844" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 31 Aug 2026 10:15:07 +0300</pubDate>
<dc:creator>Sonnur Su Atçeken</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-path-to-node="0">Şehir, sanki hayatın yükünü omuzlamış; ama o ortadaki kırmızı şemsiye, her şeyi değiştiren o cesur dokunuş...</p>
<p data-path-to-node="1">Öylece, o taş döşeli yolda duruyor. Belki ıslanmış belki de sahibi onu oracıkta bırakıp gitmiş... Ama o; tüm o renksizliğe kafa tutan, canlılığı ve direnişi simgeleyen bir fırça darbesi gibi.</p>
<p data-path-to-node="2">Bu fotoğrafı görünce hayatın bize sunduğu tüm tekdüzeliğe, tüm zorluklara bir parça cesaretle, bir parça umutla bakabileceğimizi; o kırmızı şemsiyeyi elimize alıp kendi rengimizi hayata yansıtabileceğimizi anlıyorum.</p>
<p data-path-to-node="3">Sanki bu şemsiye "Sen parlamaya devam et! Senin rengin, tüm zorlukları yok etmeye yetecek." diyor.</p>
<p data-path-to-node="4">Ve o Eyfel Kulesi, uzakta, tüm heybetiyle o sisli havanın içinde, tüm asaletiyle duruyor. O bir umut sembolü; ama o kırmızı şemsiye tam burada, tam anın içinde. Bize anı yaşamamızı, anı renklendirmemizi, o küçük ama etkili adımı atmamızı söylüyor.</p>
<p data-path-to-node="5">Şimdi şehirlere yağmur zamanı... Kırmızı şemsiyelerimizi elimize alıp kendi rengimizi hayata yansıtalım. Bir parça renk, tüm asaletiyle o şehre çok yakışacak…</p>
<p data-path-to-node="6">“Yazarınız kırmızı şemsiyeli kadınlar akımı başlatmak ister..!”</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Tapusu Kalbimizde Kalan Konak</title>
<link>https://fikirizleri.com/tapusu-kalbimizde-kalan-konak</link>
<guid>https://fikirizleri.com/tapusu-kalbimizde-kalan-konak</guid>
<description><![CDATA[ Bazı mekânlar tapuyla değil, kalple sahiplenilir. ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202608/image_870x580_6a8c3ba82a2e3.webp" length="78344" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 26 Aug 2026 06:38:33 +0300</pubDate>
<dc:creator>Sonnur Su Atçeken</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p class="isSelectedEnd"><span>Meram kelimesi, Konyalıcada; “Amaç, arzu, hedef, gaye, tema” anlamlarında. Herkesin görmek, kavuşmak, gezmek, yaşamak için can attığı bu cennet mesireliğin özel adı olmuş. Meram, şehir merkezinin batısında 8 km. mesâfededir1. Batıdaki Loras Dağı’nın dik meyilli çıplak yamaçları ile bu yamaçların doğu eteklerinde Konya yönüne doğru yelpaze gibi açılan bir yeşillikler armonisi.</span></p>
<p class="isSelectedEnd"><span>Meram Bağları deyince herkesin aklına serin gölgeler, Tavus Baba’nın huzur veren atmosferi ve asırlık çınarlar gelir. Benim içinse bunlardan çok daha fazlası; geçmişin, çocukluğumun ve en çok da ailemin izlerini taşıyan bir hafıza mekânıdır burası.</span></p>
<p class="isSelectedEnd"><span>Tavus Baba civarında mağrur bir duruşla zamana direnen o Taş Konak vardır... Her önünden geçtiğimde içimde hem tatlı bir tebessüm hem de bir burukluk belirir. Henüz annem için, babam hayattayken, en büyük hayallerinden biriydi o konağı almak, kiralamak; bizim yuvamız kılmaktı. Anneme verebileceği en güzel hediyeydi belki de. Kaderin akışı başka yollar çizdi, yıllar geçti ve o Taş Konak bugün belediyeye tahsis edilmiş tarihî bir değer olarak varlığını sürdürüyor.</span></p>
<p><span>Yine de duvarlarına her baktığımda, orada yaşanabilecek mutlu günlerin fısıltısını duyar gibiyim. Mülkiyeti kimde olursa olsun, o konak zihnimi ve ruhumu her zaman annemle babamın o güzel sevdasına, çocukluğumun Meram Bağları'ndaki huzuruna götürmeye devam edecek. Çünkü bazı mekânlar tapuyla değil, kalple sahiplenilir.</span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İletişim &amp;amp; Modern İlişkiler</title>
<link>https://fikirizleri.com/iletisim-modern-iliskiler</link>
<guid>https://fikirizleri.com/iletisim-modern-iliskiler</guid>
<description><![CDATA[ Dijital vitrinlerin bu kadar parlatıldığı bir çağda gerçekten &quot;derin ve sarsılmaz bir bağ&quot; kurabilmek mümkün mü? ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202608/image_870x580_6a7f0fe0a0254.webp" length="32362" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 14 Aug 2026 15:35:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>Sonnur Su Atçeken</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span>Bazen her şeyin fazlasıyla gürültülü, her görüntünün gereğinden fazla "mükemmel" olduğu bir yerde boğulduğumuzu hissederiz. Tam da kendimizi bile unuttuğumuz o derinlikte, bazen bir phone ekranının ardındaki içten bir ses, bir nefes, ansızın kuraklaşan dünyamıza yağmur olur. </span>Peki, dijital vitrinlerin bu kadar parlatıldığı bir çağda gerçekten "derin ve sarsılmaz bir bağ" kurabilmek mümkün mü?</p>
<p>Cevabım tereddütsüz evet.</p>
<p>İletişim dediğimiz kavram, sözlükteki kelimelerin bir araya gelmesinden çok daha fazlası. Bir ilişkinin derinliğini belirleyen şey, kelimelerin kendisi değil; o kelimelerin arasına gizlenen mimikler, doğru zamanlama, sesin tonlaması ve belki de en önemlisi "sessizliği paylaşabilme" becerimizdir.</p>
<p><span>Empati, iletişim penceresini açan en güçlü anahtardır. Ancak asıl mesele şurada başlar: </span><span>Siz o anahtarları kime teslim ediyorsunuz?</span>Son zamanlarda dilimize yerleşen ve sıkça duyduğumuz bir his var: "Bu an bana çok safe hissettiriyor." İşte dijitale yansımayan, filtrelerin arkasında kalan, kadrajın dışında tutulan o anlar... Üzerimizde hiçbir rolün, hiçbir beklentinin ya da mutlak değer kaygısının kalmadığı, tamamen dürüst ve şeffaf olduğumuz o saniyeler. Gerçek mükemmellik, kusursuzca kurgulanmış fotoğraflarda değil; kendimizi hiç zorlanmadan, zorbalanmadan, olduğumuz gibi açabildiğimiz o "güvenli" alanlardadır.</p>
<p><span>Peki sizin hayatınızda anahtarı gözünüz kapalı teslim ettiğiniz o 'safe' insan kim?"</span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Pelit Ağacının Gölgesinde</title>
<link>https://fikirizleri.com/pelit-agacinin-goelgesinde</link>
<guid>https://fikirizleri.com/pelit-agacinin-goelgesinde</guid>
<description><![CDATA[ masumiyete, zamansız gelen kayba ve o gölgede büyüyen derin özleme. ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202608/image_870x580_6a787e40edfaa.webp" length="150118" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 10 Aug 2026 10:12:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>Sonnur Su Atçeken</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>​Ve ölüm ansızın geliyor...</p>
<p>Sen biliyordun,</p>
<p>Ben ise bilmiyordum.</p>
<p>​Çünkü sen giderken</p>
<p>Ben pelit ağacındaki böceklerle oynamışım.</p>
<p>Kâğıttan uçaklar yapıp</p>
<p>O evin penceresinden uçurmayı da çok sevmişim.</p>
<p>​Canımın yarısı sızlarken</p>
<p>İçimi donduran sadece soğuk değilmiş;</p>
<p>Canımın ta kendisi yanıyormuş.</p>
<p>​Şimdi anlıyorum ki</p>
<p>Cennet de cehennem de bu dünyadaymış.</p>
<p>Ve o güzel insan,</p>
<p>O güzel atına binip gitmiş...</p>
<p>​Hoşça kal baba,</p>
<p>Biz de o evden taşındık.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İyilik Taşıyan Kalpler</title>
<link>https://fikirizleri.com/iyilik-tasiyan-kalpler</link>
<guid>https://fikirizleri.com/iyilik-tasiyan-kalpler</guid>
<description><![CDATA[ Aidiyet arayışı, duygu düzenleme ve içsel rehberlik ekseninde bir hikaye... ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202607/image_870x580_6a6cab38a01ad.webp" length="13668" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 31 Jul 2026 17:30:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>Sonnur Su Atçeken</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Bazen hikâyeler bize yalnızca neşeli sahneler sunmaz; geride ince, sessiz bir iz bırakır. Tıpkı Angelina'nın dünyasında olduğu gibi… Soğuk bir odaya doğmuş, hayatın ilk nefesini belki de biraz üşüyerek almış bir çocuğun, içindeki o eksik parçayı tamamlama çabasına tanıklık ederiz.</p>
<p>Bazı hikâyeler, daha en başında kulağımıza tatlı ama bir o kadar da gerçekçi bir cümle fısıldar.</p>
<p>Hayat da böyledir aslında; mükemmel planlar, pürüzsüz yollar yoktur. Angelina'nın yolculuğu da kusursuz bir masal değil, duygu dünyasındaki küçük kırıkları kendi elleriyle onarma çabasıdır. Çünkü <strong>İyiler ve Kötüler Okulu</strong> bize, her çocuğun ve her yetişkinin içsel gücünü keşfedebilmesi için önce kendi içindeki evi inşa etmesi gerektiğini hatırlatır.</p>
<p>Peki, bir çocuk babasının yokluğunu ya da köklerinde hissettiği o ilk soğukluğu nasıl ısıtır? Angelina bunu, bir nesneye yüklediği anlamla ve en çok da içindeki koşulsuz sevgiyle başarır. Dışarıdan bakan birinin ona söylediği gibi:</p>
<p><strong>"Kalbinin ne kadar iyilikle dolu olduğunu görüyorum."</strong></p>
<p>İşte hikâyenin can damarı tam da burasıdır. Angelina, aradığı sıcaklığı ve aidiyet duygusunu dış dünyada değil, kendi kalbinin derinliklerinde bulur. Kurduğu bağ, aslında kendisiyle kurduğu bağın bir yansımasıdır. İçindeki soğukta kalmış yanını şefkatle sarıp sarmalar.</p>
<p>Aidiyet arayışı, duygu düzenleme ve içsel rehberlik ekseninde ilerleyen bu hikâye, okura önemli bir gerçeği hatırlatır:</p>
<p>İçimizdeki iyilik, doğduğumuz odanın soğukluğunu unutturacak kadar güçlüdür.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Duyguların İzinde</title>
<link>https://fikirizleri.com/duygularin-izinde</link>
<guid>https://fikirizleri.com/duygularin-izinde</guid>
<description><![CDATA[ İnsanın en büyük keşfi dış dünyada değil kendi zihninde, kendi duygularında ve kendisiyle kurduğu bağda başlıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202607/image_870x580_6a5d255d8ea73.webp" length="13578" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 20 Jul 2026 13:45:34 +0300</pubDate>
<dc:creator>Sonnur Su Atçeken</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span>Bazen insanın en çok ihtiyaç duyduğu şey, yeni bir bilgi değil zihnini yeniden düzenleyecek bir farkındalıktır. </span></p>
<p><span><br>İnsan bedeni kusursuz bir dengeyle çalışıyor. Duygularımız ise bu dengenin en güçlü pusulası. Ne var ki çoğu zaman hissettiklerimizi gerçekten tanımıyor, duygu sandığımız birçok şeyin aslında yıllar içinde oluşmuş kök inançlarımızın bir yansıması olduğunu fark etmiyoruz. İşte tam da bu noktada, kendimize koyduğumuz görünmez engeller ortaya çıkıyor. </span>Öğrendiğim en etkileyici cümlelerden biri şuydu: “Dikkat bir büyüteçtir; odaklandığımız her şey zihnimizde büyür.” Bu nedenle zihinsel farkındalığımızı geliştirmek, dikkatimizi bizi besleyen düşüncelere yöneltebilmek büyük önem taşıyor. Çünkü beden, zaman zaman kendini sabote eden davranışlara eğilim gösterebilir ancak farkındalık bu döngüyü değiştirebilir. Oksitosin üzerine yapılan çalışmalar ise bana bir gerçeği yeniden hatırlattı. İnsan sosyal bir varlıktır. Birine değerli olduğunu hissettirmek, güvenle kurulan bir bağ oluşturmak ve samimi ilişkiler geliştirmek yalnızca ruhumuza değil, biyolojimize de iyi gelir. Güven, aidiyet ve sevgi yalnızca duygusal kavramlar değildir, bedenimizin de ihtiyaç duyduğu güçlü birer kaynaktır. Belki de çözüm, sihirli reçeteler aramak değil kendi iç sesimizi dinleyebilmekte saklıdır. Geçmiş deneyimlerimizin oluşturduğu kök inançları fark etmek, onları araştırmak hatta küçük “keşif günlükleri” tutarak kendimizi gözlemlemek… Çünkü her zor deneyim, doğru okunduğunda bizi kendimize biraz daha yaklaştırır.</p>
<p><span>Bu yolculuk bana bir kez daha gösterdi ki, insanın en büyük keşfi dış dünyada değil kendi zihninde, kendi duygularında ve kendisiyle kurduğu bağda başlıyor.</span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kalbe Kök Salan İnsanlar</title>
<link>https://fikirizleri.com/kalbe-koek-salan-insanlar</link>
<guid>https://fikirizleri.com/kalbe-koek-salan-insanlar</guid>
<description><![CDATA[ Bazen güvenin tamamen kırıldığı noktada, hayat sessizce bir mucize bırakır avuçlarımıza. ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202609/image_870x580_6a9e9c8aa82b7.webp" length="81314" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 13 Jul 2026 17:05:26 +0300</pubDate>
<dc:creator>Sonnur Su Atçeken</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span>Bazen güvenin tamamen kırıldığı noktada, hayat sessizce bir mucize bırakır avuçlarımıza.</span></p>
<p>Toprağa düşen ama toprağı hâlâ diri olan bir tohum. İnsan bazen kırıklarını saklamaya çalışıyor. Bazen de onları tek tek topluyor. Eskiden bunu çıplak ellerimle yapardım; cam parçaları avuçlarımı keser, ben yine de hepsini bir araya getirmeye çalışırdım. Şimdi ise öğrendim. Kırıkları toplamanın da bir inceliği varmış. Kendini yeniden yaralamadan da onarmak mümkünmüş. Belki de bu yüzden yalnızca yaralı bir kalp, başka bir yaralı kalbin dilini anlıyor.</p>
<p>Can kırıklıklarımız, güven kırıklıklarımız, hayal kırıklıklarımız…</p>
<p>Hepsi aynı gökyüzünün altında farklı isimler taşısa da, onları iyileştiren şey çoğu zaman kusursuz insanlar değil; kendi yaralarından geçerek içindeki şefkati öğrenmiş insanlar oluyor. Yaralı şifacılar… Kendilerinden eksilerek değil, yaşadıklarından güç alarak başkasına umut olabilen insanlar. Çünkü artık öğrendiğim en kıymetli şey; ilişkiler, tek kişinin omuzlarında taşınacak yükler değil.</p>
<p>Farkındalık; <span>umudunun bittiğini sandığın yerde değil; vazgeçtiğin yerin hemen yanı başında filizlenirmiş.</span></p>
<p><span>“Hayatın en şaşırtıcı tarafı da bu sanırım.”</span></p>
<p><span>“Hayat bambaşka bir pusula bırakıyor eline.”</span></p>
<p><span>Yolunu değiştirmiyor belki a</span><span>ma yönünü hatırlatıyor. </span><span>İşte asıl mucize de burada başlıyor. </span>Her yeni başlangıca, tertemiz bir sayfa açmanın cesaretiyle bakmayı öğrenmelisin. Çünkü teslim olmanın ne demek olduğunu bilirsin; yeniden başlamak için cesarete zaten sahipsin.</p>
<p><span>Tevekkülün, insanın omuzlarından görünmez yükleri nasıl usulca aldığını hissetmelisin.</span></p>
<p><span>Sanki uzun zamandır fırtınalarla boğuşan bir tekne gibi sonunda sakin bir koy bulduğunu...</span></p>
<p><span>Evet, dalgalar hâlâ olabilir. </span>Deniz yine deniz ama içindeki rüzgarlar artık sert değil…</p>
<p>Ve sanırım, huzur tam da böyle bir şey.</p>
<p><span>Sessiz…</span>Yumuşak…Gösterişsiz…</p>
<p>Kalbini saracak kadar güçlü. Bazen en güzel onarımlar en beklenmedik karşılaşmaların içinde saklı. Gizli bir koy gibi..</p>
<p><span>Bir bakış…</span><span>Bir cümle…</span></p>
<p><span>Bir kahkaha…Bir tebessüm…</span></p>
<p>Başkasının yarasına da şefkatle dokunabilmeyi, öğrenmeyi, hissetmeyi ve ömrümüze özümüze kök salan insanlar olmasını dilerim…</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İç ses</title>
<link>https://fikirizleri.com/ic-ses</link>
<guid>https://fikirizleri.com/ic-ses</guid>
<description><![CDATA[ Hayatta bazı dönemler vardır; dışarıdan bakıldığında sadece bir değişim gibi görünür ama insanın içinde büyük bir dönüşüm başlatır. ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202609/image_870x580_6a9e9dd216209.webp" length="23496" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 26 Jun 2026 14:18:30 +0300</pubDate>
<dc:creator>Sonnur Su Atçeken</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span>Hayatta bazı dönemler vardır; dışarıdan bakıldığında sadece bir değişim gibi görünür ama insanın içinde büyük bir dönüşüm başlatır.</span></p>
<p><span>Bir süredir yazmıyordum. Çünkü bazı zamanlarda insan anlatmak yerine yaşar, cevap vermek yerine gözlemler. Hayatın içinde bazı taşların yer değiştirdiği dönemlerde kelimeler biraz bekler. S</span>on zamanlarda bir şeyi daha iyi anladım. <span>Bir iş sadece maaştan, unvandan ya da  bulunduğun yerden ibaret değildir. İnsan kendini değerli hissettiği, emeğinin görüldüğü, iletişimin ve saygının olduğu ortamlarda daha güçlü üretir. Çünkü iyi bir insan ilişkilisi anlayışla ve liderlikle oluşur.</span></p>
<p><span>Bazen bir yerde kalmak değil, kendini kaybetmeden yoluna devam etmektir.</span><span>Hayat her deneyim bir sonuç değil, bir öğretici nitelik taşır. Bize uymayan yerler bile bize ne istediğimizi, neye değer verdiğimizi ve hangi yolda yürümek istediğimizi gösterir ki, bu değer senin için çok kıymetlidir. </span></p>
<p><span>Ve bazen aniden hayatı başka bir yön  değiştirir. Ama bazı bağlar doğru zamanda yeniden anlam kazanır yeniden bağlanır…</span></p>
<p><span>Önemli olan geçmişe takılı kalmak değil; yaşananlardan güç alarak bugünün kararlarını daha bilinçli verebilmektir. Yeni </span>bir sayfanın eşiğindeyim. Yeni bir yol, yeni bir başlangıç… Biliyorum ki hayat her zaman bizim çizdiğimiz plana göre ilerlemez. Ama bazen en doğru kararlar, hiç hesaplamadığımız hiç düşünmediğiniz dönemeçlerden geçer…</p>
<p><span>Çünkü insanın kendine, hayallerine ve gerçek ihtiyaçlarına yeniden yaklaşması gerekiyor…</span></p>
<p><span>Belki de en güzel başlangıçlar, içindeki sesi duyduğun yerde yeniden başlar… </span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İçimde Çözülen Karlar</title>
<link>https://fikirizleri.com/icimde-coezulen-karlar</link>
<guid>https://fikirizleri.com/icimde-coezulen-karlar</guid>
<description><![CDATA[ Zirvesine baktığım dağlar ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202609/image_870x580_6a9e9ce813400.webp" length="70096" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 17 May 2026 23:18:35 +0300</pubDate>
<dc:creator>Sonnur Su Atçeken</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span>Zirvesine baktığım dağlar, yeşilin binbir tonuyla bana yeniden “Mayıs güzeldir” dedi. Oysa ben mayısı hep bir geçiş ayı sanırdım; ilkbaharın eşiği, yazın habercisi… İçten içe biraz hüzünlü, biraz arada kalmış bir mevsim gibi. Meğer insanın hayatında bazı aylar, takvimde durduğu yerden çok daha başka anlamlar taşıyormuş. </span>Bu mayıs bana, mücadeleden sonra insanın kendisiyle gurur duymasının ne kadar kıymetli olduğunu öğretti. Zirvesine ulaştığım dağların eteklerinde uzanan kayın ormanları ile göğe yükselen çamlar, dümdüz vadilerin içinden geçen rüzgarlar… Bir an geldi, o sessizliğin içinde kayboldum. Dünya sanki bir saatliğine sustu. Beynim kaleme dönüştü; kuş sesleri en sevdiğim klasik müzik oluverdi. Su sesleri büyük bir orkestraya karıştı, yürürken ayaklarımın altında çıkan çıtırtılar doğanın kendi sesi gibi yankılandı.</p>
<p><span></span></p>
<p>O an, bir şair, bir yazar başka ne ister ki?</p>
<p>İnsan bazen terapiyi dört duvar arasında zanneder, değil; sisin içinde kaybolmuş bir patika rüzgârın saçlarına dokunduğu bir yamaç. “Dağ lalesine rastlamak nasip olur mu?” diye düşünürken, adını bilmediğim onlarca çiçek çıktı karşıma. Kimsenin tanımadığı ama orada, kendi sessiz hayatını yaşayan çiçekler… Hâlâ oradalar. Yağmurla, bulutla, rüzgârla arkadaş onlar. Gelen misafirlerini de bütün güzellikleriyle kucaklıyorlar…</p>
<p><span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>Artık zirvesine göz diktiğimiz bir dağımız yok belki. Ama yamaçlarında hâlâ karlar var. Başları dumanlı, biraz yorgun, biraz suskun… Ve daha sakin…Dertli değiller. Çünkü biliyorum; biraz mücadele, biraz sabır ve güneşle birlikte o karlar da, o kararsızlıklar da çözülecek. Sular olup akacak…</span>Dışarıdan bakınca her şey kolay görünüyordur mutlaka. Aşılabilir, katlanırım, unutulabilirim sanılıyor. Ama insan bazen içinden geçtiği yolları ne kadar zor keskin olduğunu yalnızca kendisi bilir.</p>
<p><span></span></p>
<p>Allah hiçbirinizin emeğini zayi etmesin.<br><span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>“Umarım bir gün anlaşılmak için göğsünüzü yarıp içinizi göstermek zorunda kalmazsınız. Umarım hakkınız bahar bahçesiyken kapınıza fırtınalar dikilmez. Ve umarım herkes, kendi mayısına bir gün mutlaka kavuşur.”</span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kaç Kişiyiz?</title>
<link>https://fikirizleri.com/kac-kisiyiz</link>
<guid>https://fikirizleri.com/kac-kisiyiz</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202609/image_870x580_6a9e9dd216209.webp" length="23496" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 03 May 2026 02:39:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>Sonnur Su Atçeken</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span>Bir şey paylaşmadan önce iki kere düşün, bir cümleyi yazıp silmek… Sonra yazıp yazıp yine geri silmek... Bunların hepsi “Daha az görünmek.” değil, “Daha az zarar görmek.” için mi?</span></p>
<p><span>Çünkü bu çağda görünmek kolay anlaşılmak zor oldu. </span><span>Herkes seni izler ama çok azı gerçekten görür, çok azı seni bilir, çok azı bir avuç mutluluğun olur...</span></p>
<p><span>Ve bir noktadan sonra şunu seçeriz; k</span><span>endim gibi olayım, </span><span>biraz eksik görünüp huzurlu kalayım. Hangisi daha çok rahatına geliyor? </span><span>Bence en zor ikisinin ortasını bulmak...</span></p>
<p><span>Ama işin acı tarafı şu: i</span><span>nsan kendini koruyayım derken, yavaş yavaş kendinden uzaklaşır. Kendin gibi ol, kendi özünü bil, kendi ruhunu kaybettiğin yeri bul. Kendinle derinleşki başkasının derinliklerinde kayboldugunda anlam bulacak hayat.<br></span><br>Kaç Kişiyiz Kendini Savunmadan Yaşayan?</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Dağ Gibi</title>
<link>https://fikirizleri.com/dag-gibi</link>
<guid>https://fikirizleri.com/dag-gibi</guid>
<description><![CDATA[ Bazen insan en çok belirsizlikte yoruluyor ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202609/image_870x580_6a9e9dd216209.webp" length="23496" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 26 Apr 2026 21:03:45 +0300</pubDate>
<dc:creator>Sonnur Su Atçeken</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-pm-slice="1 1 []"><span>Bazen insan en çok belirsizlikte yoruluyor. Ne tam vazgeçebiliyor ne de tam tutunabiliyor bir şeye. En küçük ihtimaller bile kocaman anlamlar taşımaya başlıyor... Belki de içimizde hâlâ bir şeylere inanmak istememizden. </span>Gelecek kaygısı kapıyı sık sık çalıyor, ama ben artık ona tamamen kapıyı kapatmak yerine,  yanında yaşamayı öğrenmeye çalışıyorum. Kolay değil. Çünkü insan sadece var olmak değil, ait olmak istiyor, kendi iç huzuruna <span>bugünlerde anlıyorum ki her şey olmadan da insan kendine yaslanabilmeli. Tıpkı bir dağ gibi… Gürültüsüz, gösterişsiz ama dimdik. Ne kadar rüzgâr eserse essin, yerinden kıpırdamayan.</span></p>
<p><span>Belki şu an bomboş gibi hisseder için. Ama belki de bu boşluk, yeniden dolabilmem için gerekli, eğer böyle düşünürsen hissetmezsin acıyı beklemeyi belirsizliği, kaygıyı. Şimdilik sadece dur, Kendine  yaslan. Dağ gibi. Ve geçeceğini bil! </span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Dostluğa..</title>
<link>https://fikirizleri.com/dostluga</link>
<guid>https://fikirizleri.com/dostluga</guid>
<description><![CDATA[ Saçlarım yenilenirken, hayatım da değişiyordu ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202609/image_870x580_6a9e9dd216209.webp" length="23496" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Apr 2026 11:34:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>Sonnur Su Atçeken</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Saçlarım yenilenirken, hayatım da değişiyordu. Zamanın izlerini fark etmemek mümkün değildi; birkaç tel gözümden kaçmadı. Düşen aklar… Şans mı, yaşlılık mı? Gizem hâlâ etkisini sürdürüyor olsa da, hikâyelerin derinlerde saklı bir reçete olduğu kesin. Eğer şanslıysanız, hüzünlü pozlara fazla yer vermek zorunda kalmazsınız.</p>
<p>Zaman her şeyi göstermiş olsa bile, hayat bazen susarak anlaman gereken bir derstir. “Olgunlaştım” deseniz bile, aslında hayat sizi döngülerin içinde yenilmeyi ve öğrenmeyi sürdüren bir yolculuğa çıkarır. Şanslıysanız, bir avuç insan kalır yanınızda,onlarla paylaşacak anılarınız, sessiz ve derinden süren akademik çabanız, dengede tutmaya çalıştığınız yaşamınız olur. Ama unutmayın, mental sağlığınızı korumaya çalışmak bile saçlarınıza aklar düşürebilir…</p>
<p>Ve belki de en büyük ders budur: Hayat, kazanılan zaferlerle değil, aşkla ve sabırla taşınan yüklerle anlam bulur.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bahar Geldi Ama İçimiz Neden Hâlâ Kış?”</title>
<link>https://fikirizleri.com/bahar-geldi-ama-icimiz-neden-hala-kis</link>
<guid>https://fikirizleri.com/bahar-geldi-ama-icimiz-neden-hala-kis</guid>
<description><![CDATA[ Mevsimle insan ruhunun uyumsuzluğu. Dışarısı çiçek, içimiz biraz yorgun. Okuyan herkes “beni anlatmış” diyecek mi bu yazının sonunda ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202609/image_870x580_6a9e9dd216209.webp" length="23496" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 04 Apr 2026 17:32:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>Sonnur Su Atçeken</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Mevsimle insan ruhunun uyumsuzluğu. Dışarısı çiçek, içimiz biraz yorgun. Okuyan herkes “beni anlatmış” diyecek mi bu yazının sonunda, baharın sonu yaz oysaki, davet edilen bir bahar var içimizde...<span>Mevsimle insan ruhu her zaman aynı takvimde buluşmaz. Dışarısı çiçek açarken,aynı anda  insanın içi hâlâ kışta kalabilir. Oysa bahar sonu, yazın eşiğidir; bize uzatılmış zarif bir davet gibi… İçimizde de açacak çiçekler varken, neden hâlâ o soğuk, ağır ruh hâlinden çıkamıyoruz?</span></p>
<p>Sokaklar pembeye bürünmüş, dallar ince ince çiçeklenirken… Bahar kendini bütün naifliğiyle göstermişken, biz neden hâlâ içimizde bir kış uykusunu sürdürür gibi hissediyoruz ? Belki de bu uyumsuzluk, insanın kendi iç dengeleriyle ilgilidir. Hayatın o görünmez terazisinde; alma ve verme, kalma ve gitme, yapma ve erteleme arasında kuramadığımız denge, ruhumuzun mevsimlerin gerisinde bırakıyor olabilir. Bazen insan, yaptıklarından çok yapamadıklarının ağırlığını taşıyor. Kararsız kaldığı, ertelediği, elinin ucundan kayıp giden zamanın ardından bakarken; aslında kaçırdığı şeyin sadece anlar değil, kendisi olduğunu fark eder. İşte o yüzden, dışarıda bahar varken içeride kış kalır. Çünkü ruh, hâlâ geçmişin ayazında bekler. Ve geçmişin ayazında, tutuncak dallar arayan elleri bahar ayında hep üşüyecek...</p>
<p><span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>Ama bu bir umutsuzluk mutsuzluk değil. Tam aksine, içinde ince bir umut taşır geleceğe dair. Çünkü kış, ne kadar sert olursa olsun, içinde mutlaka baharın ihtimalini saklanır. Belki de biz, bize uzatılan o zarif daveti görmezden geliriz. Oysa hayat, her baharda yeniden “başla” der. Yeter ki o çağrıyı reddetmeyelim.</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>Baharın gelişi sadece doğanın değil, insanın da kararlarıyla ilgilidir biraz. Mantıklı, sağlam, kendine dürüst kararlar… Çünkü her mevsim bir hazırlıktır aslında. Bahar kısa bir geçiştir; ama en önemli geçiştir. Her tohum bu mevsimde ekilir. Yazın açacak çiçeklerin, kışın dayanıklı köklerin temeli burada atılır.</span></p>
<p>Unutmamak gerekir: Dışarıdaki bahar, içimizdeki baharı hatırlatmak için var. Ve hiçbir kış, sonsuza kadar sürmez.<br><span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>“İçimde Taşan Kelimeler”</title>
<link>https://fikirizleri.com/icimde-tasan-kelimeler</link>
<guid>https://fikirizleri.com/icimde-tasan-kelimeler</guid>
<description><![CDATA[ Bazen bir şarkıda, bazen söylenen ufak bir sözde, ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202609/image_870x580_6a9e9dd216209.webp" length="23496" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 30 Mar 2026 01:32:21 +0300</pubDate>
<dc:creator>Sonnur Su Atçeken</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span>Bazen bir şarkıda, bazen söylenen ufak bir sözde, belki de son kalan bir ezgide… </span></p>
<p><span>Yazmak iyileştirir insanı. Nerede olursan ol, o seni asla bırakmaz. Yeter ki bir kere o etki alanına gir; sonra kelimeler, sihirli sözler gibi içinde taşar, dökülmek ister.</span>Ansızın yazarım mesela… Bir söz, bir kelime, o an bana iyi gelen bir şey… Bir şarkı, bir sanatçı… Bazen çok eskiden, bazen yepyeni… Hiç belli olmaz. Ama bir anda ilham olur bana.Ve o kelimeler ansızın sıkıştırır beni içimde. Bazen kalbim bile ruhumun içinde sıkışıp kalmış gibi hisseder. Taşmak istercesine bir duygu yoklar beni. Ben bile anlayamam o anı. Zamanla kafamda bir şeyler sakinleşir. Bazen kızarım, öfkem sığmaz kendime. Bazen üzüntüm, akan iki damla yaş gibi yoklar beni geceleri. Yıkık düşünceler arasında, halledilmesi gerekenler takılır aklıma. Ama hep bir orta yol bulmaya çalışırım onunla.</p>
<p><span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>“İçim dışım bir” derken, karakterlerin değişmediği bir dünyada sen kalabilmek, ben kalabilmek… Aslında en büyük savaşımdı. Ama bunu da hallettim. Artık sihirli değnekli laflara inanmam. İnsan, yeni şeyler gördükçe gözü açılırmış derler ya… Keşke açılmasaymış. Duyduklarım, gördüklerim, öğrendiklerim beni sadece yorgun bir bilge yaptı. Ama hayat devam ediyor… Hep arkasına sığınılan o basit cümle.</span>Şimdi ne halletmem gereken bir şey var içimde, ne de uğruna koşarken ayağıma batacak dikenler. Ne üzerime giyecek bir zırhım var, ne de beni soğuktan koruyacak bir dostun postuna ihtiyaç duyuyorum. Hani demişler ya, “postumu giyerim, dostumu bulurum” diye… Artık o dosta da gerek kalmadı.</p>
<p><span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>Bir şekilde, sıkışan o cümleleri de kendi içimde çözdüm ve susturdum.</span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Özlemek</title>
<link>https://fikirizleri.com/ozlemek</link>
<guid>https://fikirizleri.com/ozlemek</guid>
<description><![CDATA[ Bir şey kırılır içinde,

sesini kimse duymaz ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202609/image_870x580_6a9e9dd216209.webp" length="23496" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 21 Mar 2026 02:44:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>Sonnur Su Atçeken</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span>Bir şey kırılır içinde,</span><span></span></p>
<p><span>sesini kimse duymaz</span></p>
<p><span>bazen parça parça </span></p>
<p><span>bazen tümüyle.</span><span></span></p>
<p><span>Zaten bu şehir</span></p>
<p><span>sessiz acıları sever.</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span><br>Güneş doğar yine içinde </span></p>
<p><span>her yağmurdan sonra olduğu gibi </span></p>
<p><span>bazen damla damla </span></p>
<p><span>bazen sağanak.</span></p>
<p><span>İnsan en çok zihnini dinlerken yoruluyor aslında</span></p>
<p><span>zaten sen en çok sessizliği seversin. <br><br><br></span></p>
<p><span>Gökyüzü sakinken</span></p>
<p><span>birazda vaktim varken</span></p>
<p><span>ben gidiyorum </span></p>
<p><span>sen kalıyorsun.</span></p>
<p><span>zaten bu şehir </span></p>
<p><span>yavaş yavaş eksilenleri sever. <br><br></span></p>
<p><span>21 Mart Dünya Şiir Günü Kutlu Olsun </span></p>
<p><span>Tüm şair ve yazarlara sonsuz saygılarımla. </span></p>
<p><span></span></p>
<p></p>
<p><span></span></p>
<p><span></span></p>
<p></p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Zen Sessizliği (Ben ve Biz)</title>
<link>https://fikirizleri.com/zen-sessizligi-ben-ve-biz</link>
<guid>https://fikirizleri.com/zen-sessizligi-ben-ve-biz</guid>
<description><![CDATA[ Pencere kenarı Bir fincan sesizlikle ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202609/image_870x580_6a9e9d518b160.webp" length="73540" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 15 Mar 2026 03:19:29 +0300</pubDate>
<dc:creator>Sonnur Su Atçeken</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Pencere kenarı <br>Bir fincan sesizlikle <br>Duman gibi yükselir ilerleyen saatler..</p>
<p>Dışardaki ıssızlıkda <br>Caddeler konuşur <br>Sokak lambaları konuşur <br>Ben sadece dinlerim…</p>
<p>Zaman hızlıca akar bu saatlerde, <br>Sessizliğimde saklı <br>Bir huzur.</p>
<p>Herşey unutuluyor <br>Herşey geçiyor <br>Hayatın getirdikleri ve götürdükleri…<br>Ben ve Biz <br>Sadece var olduk.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Hayatın Ritmi</title>
<link>https://fikirizleri.com/hayatin-ritmi</link>
<guid>https://fikirizleri.com/hayatin-ritmi</guid>
<description><![CDATA[ Hadi hepimiz bir düşünelim inkar etmeyelim,evet Hayat zordur ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202609/image_870x580_6a9e9dd216209.webp" length="23496" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 26 Feb 2026 01:22:54 +0300</pubDate>
<dc:creator>Sonnur Su Atçeken</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span>Hadi hepimiz bir düşünelim inkar etmeyelim, evet hayat zordur ve hayat bazen belirsizliklerle ve beklenmedik zorluklarla doludur. İnsan bu dönemde, geçmişte aldığı kararları sorgulayabilir. İlişkilerini, emek verdiği noktaları veya daha iyi sonuçlar olabileceğine ihtimal verdiği tüm bekleyişleride yeniden gözden geçirir. Bu süreç, hüzün ve kaygı yaratsa bile; aynı zamanda içsel bir farkındalık oluşturma ve başka bir seviyeye geçme ve olgunlaşma fırsatıdır. </span></p>
<p><span>İşte tam böyle anlarda zorlukların tam ortasında, küçük de olsa ilham verici anlar çıkartır hayat karşınıza. Bu bazen yağan bir karın sessizliği, doğanın mükemmel işleyişi ve döngüsü veya günlük yaşamdaki basit nimet dediğimiz ritüellerimiz. Bunlar, insanın ümidini korumasına, dayanmasına ve yeniden güç bulmasına yardımcı olurken,içimizdeki ümit kıvılcımını canlı tutmak ve hayatı akışına bırakmayı ve ritminde  birlikte ısınmayı sürdürmek, yeniden güç bulmamıza yardımcı olur. </span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Umudun Yorulduğu Çağ</title>
<link>https://fikirizleri.com/umudun-yoruldugu-cag</link>
<guid>https://fikirizleri.com/umudun-yoruldugu-cag</guid>
<description><![CDATA[ Bir ömrün içinde yaptıklarım, yapamadıklarım, yapmak isteyip de sonucunun güzel olacağına inandığım onca şey… ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202609/image_870x580_6a9e9dd216209.webp" length="23496" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 12 Feb 2026 14:46:57 +0300</pubDate>
<dc:creator>Sonnur Su Atçeken</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span>Bir ömrün içinde yaptıklarım, yapamadıklarım, yapmak isteyip de sonucunun güzel olacağına inandığım onca şey… Hepsi bir muhasebe masasında önümde duruyor sanki. En çok da şuna üzülüyorum: Umutlu olmanın bile insanı yorduğu bir zamandan geçiyoruz.</span><span>İnsan tanıdıkça büyür derlerdi; oysa ben tanıdıkça yoruldum. Duygusu körelmiş, çıkarları karakterinin önüne geçmiş insanlarla karşılaşmanın, insanı insandan soğutan bir tarafı var. İnsanca yaşamanın bile fazla görüldüğü bir düzende, sade kalabilmek neredeyse bir direniş. Kendi koltuğunu, kendi çıkarını, kendi güvenli alanını korumaya çalışanların dünyasında; vicdanı, emeği ve iyi niyeti savunmak bazen saflık sanılıyor.</span><span>Oysa mesele saf olmak değil; insan kalabilmek.Son yıllarda </span><span>karşılaştığım karakterler ve şahit olduğum ilişkiler bana şunu gösterdi: Toplumsal çürüme bir anda olmuyor. Küçük vazgeçişlerle başlıyor. Bir haksızlığa sessiz kalmakla, bir doğruyu söylememekle, birinin hakkını görmezden gelmekle büyüyor. Sonra bir bakıyorsun, kötülük sıradanlaşmış,iyilik ise cesaret isteyen bir eyleme dönüşmüş.</span>En acısı da,Bazen sizi yarı yolda bırakan, hatta satan insanların aslında ne kadar küçük hesapların içinde kaybolduğunu görüyorsunuz. Onlara fazla gelmiş olmanızın sebebi, sizin hatanız değil,onların dar dünyası. Derinliği olmayan insanlar, derin duyguları taşıyamaz.<span>Toplumsal bilincin zayıfladığı çağlarda büyük hatalar, güneş tutulması gibidir. Kısa sürer belki ama o karanlık an, insanın içini ürpertmeye yeter. Yine de unutmamak gerekir! "Güneş tutulur ama yok olmaz. Işık, sabrını koruyanların tarafındadır."</span></p>
<p><span>Belki de bu dönem bana şunu öğretiyor. Her kayıp, insanın kendine biraz daha yaklaşmasıdır. Her hayal kırıklığı, kiminle yürünmeyeceğini öğretir.Ve umudum,Yorulsa bile tamamen terk etmedi beni,</span></p>
<p><span>Çünkü umut, dışarıdan değil,insanın kendi içindeki temiz yerden doğar...</span></p>
<p><span>"Ben hâlâ o yeri korumaya çalışıyorum"</span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>“Adını Koyamadığım Bir Hüzün”</title>
<link>https://fikirizleri.com/adini-koyamadigim-bir-huzun</link>
<guid>https://fikirizleri.com/adini-koyamadigim-bir-huzun</guid>
<description><![CDATA[ İnsan bazen iyileşmeyi bir yere bağlar. Bir şehre. Bir eve. Bir sabaha. ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202609/image_870x580_6a9e9dd216209.webp" length="23496" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 09 Feb 2026 01:54:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>Sonnur Su Atçeken</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span>İnsan bazen neden üzgün olduğunu bilmeden ağlayabiliyormuş.”</span></p>
<p><span>İçimdeki renkler yerini bulsada,duygularım hala dağınık.Belkide güçlü görünmenin arkasındaki sessiz kırgınlık.Özlemek mi bilmiyorum; duygusal olarak iyileşmenin ve ayakta kalmanın tek yolu sanat. <br></span>Sor uykusuz gecelere, uyku düzenin bile gelgit olduğu zamanlara… Yazmanın, sanatın o sessiz ama derinden çalıştıran iyileştirici gücüne. Bazen insan konuşarak değil, boyayarak toparlar kendini. Kelimelerle değil, renklerle nefes alır. Çünkü bazı duyguların dili yoktur, sadece izi vardır.Bazen diyorum, her şeyden uzak bir sahil kasabasında uyandığımda iyileşeceğim tam olarak. Pencereyi açınca yüzüme tuzlu rüzgârlar  vuracak, kimse bir şey beklemeyecek benden, kimse güçlü olmamı istemeyecek. Sadece deniz olacak. Ve içimdeki gürültü, dışımdaki dalgaların sesine karışıp susacak herşey...</p>
<p><span>“Son kasımpatılardan sonra iyileştim” derken, daha çok yaralayıcı izleri kalan bir yas sürecine girdim.<span class="Apple-converted-space"> Sebepsiz işte.</span></span><span>Sebepsiz duygu,sebepsizlik muğlak olur derler ya.. </span>Yas demek'de sadece birini kaybetmek değil!</p>
<p><span>Bir hayali kaybetmek.</span>Bir ihtimali.Bir “belki”yi.</p>
<p><span>Ben bu aralar zamanı içimde yavaş yaşayanlardanım.Sindirmek zaman alsada zamanı yavaş yaşamak tanıdık bir tablo zaten.Yabancılık çekmeden yaşayabilecek kadar yumuşadım. <br><br></span></p>
<p><span>İçimde kurmam gereken sessiz bir kıyı var şimdilerde,Pullarımı gömdüğüm bir deniz gibiyim...Gerekli gücü hep içimde buluyorum.</span></p>
<p>"Kim günün birinde kendi cennetini kurmuşsa gerekli gücü kendi cennetinde bulmuştur"</p>
<p><span></span></p>
<p><span> </span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Vefasızlık üzerine…</title>
<link>https://fikirizleri.com/vefasizlik-uzerine</link>
<guid>https://fikirizleri.com/vefasizlik-uzerine</guid>
<description><![CDATA[ Vefasızlık artık istisna değil, alışkanlık. ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202609/image_870x580_6a9e9dd216209.webp" length="23496" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 31 Jan 2026 17:07:26 +0300</pubDate>
<dc:creator>Sonnur Su Atçeken</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span>Vefasızlık artık hayatımızda nadir görülen bir kusur değil, neredeyse yeni düzenin parçası. İnsanlar emek verilmiş bağları bile, kendi konfor alanları sarsılmasın diye kolayca geride bırakıyor.. Bazen bunu bilinçli yapıyorlar, bazen de ne yaptıklarının farkında bile olmadan.</span>Arkadaşlıklar yüzeysel, iş ilişkileri geçici, gönül bağları ise sabırsız şekilde.Herkes bir yerden bir yere savruluyor; kimse kalmanın, emek vermenin, zor zamanda durmanın değerini taşımak istemezken,Çünkü kalmak sorumluluk, gitmek ise kolaylıklığı taşıyor dengesiz hayatta. Daha az insan, daha az hayal kırıklığı gibi görüyorum. Ama tamamen susarak da var olmanın ızdırabı. Sınır koymakla yalnızlaşmak arasındaki o ince çizgide yürümeyi öğretiyor.M<span>esele “kısmetin kapalı” olması değil.Mesele, bakış açısı dar olanlarla aynı yolda yürümeye çalışmak. Evet bu çok zor çok sığ bir sınav.Vizyonu, hayata bakışı, derinliği farklı olan insanlar çoğu zaman yanlış çevrede, kendini eksik eksilmiş hissediyor,sanıyor...</span></p>
<p><span>Oysa eksik olan kişi değil, ortam.</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>Vefasızlık en çok bunu yapıyor,İnsanı kendi değerinden şüphe ediyor.. Halbuki bazı gidişler kayıp değil, elemedir. Hayat bazen bizi yalnızlaştırarak değil, yanlış kalabalıklardan ayıklayarak koruyor. <br><br></span></p>
<p><span>Farkındalıklarımızla ve Vefasızlıklarla var oluşumuzun içinde.. </span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yorulmuş Bir Zihin Sessiz Sorular</title>
<link>https://fikirizleri.com/yorulmus-bir-zihin-sessiz-sorular</link>
<guid>https://fikirizleri.com/yorulmus-bir-zihin-sessiz-sorular</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202609/image_870x580_6a9e9dd216209.webp" length="23496" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 22 Jan 2026 19:34:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>Sonnur Su Atçeken</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span>Bu hafta ağır geldi. Sadece bedene değil, zihne ve kalbe de.</span></p>
<p>Herkes bir yere aitmiş gibi duruyor ama kimse tam olarak orada değil. Bir yanda yeni tanışılan insanların hayatlarına taşan yükleri… İnsanın kendine sormaktan kaçamadığı o tanıdık tereddüt.Bu bir arkadaşlık mı, yoksa adı konmamış bir beklenti mi? <span></span><span>Öte yanda,Bitmiş olması gereken bir hikâyenin hâlâ arada kapıyı bi'tıklatması.Artık bir bağ yokken, bu konuşmaların ne anlama geldiğini sorguluyorum. Belki de asıl zor olan, bitmiş bir enerjinin kopuşunu kabullenmek. Sonunu bilmek istemediğim kararsızlıklar var içimde. Çünkü bilmek, bazen vedayı da zorunlu kılıyor.Çünkü bilmek yeni tanışacağın keşif noktalarını durduruyor,bildim demeyeceğin herşeyde  yeni bir arayüz açılıyor bu sanırım hayatın bir güncellemesi gibi birşey,Buzdağından başka hayatları ve görünmeyen hayatları bilmeye yolculuk.</span></p>
<p>Aynı anda başka bir kapı daha aralanıyor zihnimde.Eski bir yer, tanıdık mekânlar ama bambaşka ihtimaller uyanıyor içimde.</p>
<p>Ve yıllar… Emek verilmiş bir güven ilişkisi. Bir anda çizilen keskin sınırlar ile,İnsan unutacağını sanıyor ama bazı tavırlar, bazı son tepkiler hafızaya cam kırıkları gibi saplanıyor; temizledikçe daha çok kanatan, iz bırakan türden.<span>Maskeler düşüyor, huylu huyundan vazgeçmiyor. Görmezden gelinemeyecek ciddiyette işaretler bırakıyor geride. Aslında bunu ilk yıllarda hissetmiştim. Ama burası, iyi olanların değil; iyi oynayanların dünyası. O ilk hissedişim, hiçbir zaman geçmedi demekki doğru olan o ilk an o ilk his. </span>Belki de cevaplarda değil mesele. Belki de bu sorular, yorgun bir zihnin dinlenme ihtiyacıdır. Her şeyin netleşmesini beklemek yerine, belirsizlikle bir süre oturmayı öğrenmekde gerekiyormuş.Çünkü bazı dönemler çözüm değil, sadece durup nefes almak ister.</p>
<p>Hayatı anlamdırmanın amacı da burada saklı!</p>
<p>Hikayem daha bitmedi. Hadi hepimiz deniz havası alalım iyi gelecek...</p>
<p><span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bir Kadının Kendine Geç Kalması</title>
<link>https://fikirizleri.com/bir-kadinin-kendine-gec-kalmasi</link>
<guid>https://fikirizleri.com/bir-kadinin-kendine-gec-kalmasi</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202609/image_870x580_6a9e9dd216209.webp" length="23496" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 10 Jan 2026 17:18:43 +0300</pubDate>
<dc:creator>Sonnur Su Atçeken</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span>Ertelenen hayaller…</span></p>
<p>Bir ömrün içinde yaptıklarımız, belki de yapamadıklarımız…Zamanın içinde akıp giderken, zamana biraz zaman tanıyanların yarasında saklı kadınların iç sesiyim.Biraz da kendine geç kalanların.Mağdur edilenlerin gölgesinde, boyun eğmeye mecbur bırakılan kadınların sesi bu.</p>
<p><span></span></p>
<p><span>Sarı bezli kadınların da iç sesiyim.</span></p>
<p><span>Bu bir feminizm manifestosu değil; her şeyin dengede olduğuna inanan bir yerden konuşuyorum.</span><span>İnancımın ilham verdiği yerde yıkılmadım; “ayaktayım” klişelerine sığınmadan, sessiz bir direniş olarak duruyorum burada.</span><span>Akademik bir hayatı olsun ya da olmasın,</span><span>akşam eve gelip yorgunluktan yemek yapacak hâli kalmamış kadınların iç sesiyim.</span><span>Yorgunlukların üzerimize sindiği, bulaşıcı duyguların birbirimize geçtiği,</span><span>gün sonlarının kronik yorgunluklara dönüştüğü bu çağdan yazıyorum.</span></p>
<p><span>Hedonist çağın parlak perdesinin ardındakiler gibi olamayacağıma söz verdiğim yerdeyim.</span><span>Görünür olmanın değil, gerçek kalmanın bedelini bilenlerin tarafındayım.</span><span>Hayatı hep başkalarına yetişerek geçirmiş, kendini en sona bırakmış kadınların.</span></p>
<p><span>"Belki kendime geç kaldım, ama kendimden vazgeçmedim."</span></p>
<p><span>Bu yazı bir hesaplaşma değil,bir fark ediş.</span><span>Yaşadıklarımızı inkâr etmeden, yaralarımızı yarıştırmadan,</span>aynı yorgunlukta birbirini anlayabilen kadınların yan yana durabilme hâli.</p>
<p>"Kimseye örnek olmak zorunda değilim,ama kendime dürüst kalabilirim."</p>
<p><span>Ve biliyorum:<br></span>Bir kadın kendine geç kalsa bile,kendine iç sesine döndüğü an,her şey yeniden mümkün olur.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bir yılın Ardından</title>
<link>https://fikirizleri.com/bir-yilin-ardindan</link>
<guid>https://fikirizleri.com/bir-yilin-ardindan</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202609/image_870x580_6a9e9dd216209.webp" length="23496" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 04 Jan 2026 23:03:49 +0300</pubDate>
<dc:creator>Sonnur Su Atçeken</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Bir Yılın Ardından</p>
<p>2025 bana şunu öğretti,<br>Bazı yollar sevilerek değil,dayanılarak yürünüyor.Sevdiğimi sandığım yerlerde kendimden eksildim,susmam gereken yerde sustum,konuşmam gereken yerde sesim titredi.İşin yükü ağırdı, mücadele yorucuydu,ama her şeye rağmen ayakta kaldım.</p>
<p>Kırıldım, evet.<br>Ama kırıldığım yerlerden güç sızdı.Yoruldum, ama vazgeçmedim.Bazen yalnızdım,ama yalnızlık bana herseferinde kim olduğumu hatırlattı.Bu yıl bana şunu bıraktı,Kimsenin yükünü taşımak zorunda olmadığımı,<br>kendimi seçmenin bencillik değil iyileşme olduğunu<br>ve kalbimin hala atıyorsa,henüz hiçbir şeyin bitmediğini.</p>
<p>2025…<br>Kolay değildin.<br>Ama beni ben yapan her şey sende kaldı.2026’ya aceleyle girmiyorum.Bu kez sessiz, derin ve kendimden emin geliyorum.Kalbimi herkese açmak gibi bir borcum yok.Geldiği gibi gitmeyi bilmeyene,kapımı açmıyorum.<br>Bu yıl huzuru seçiyorum.Netliği, sadeliği ve içime sineni.Beni yoranı değil,beni büyüteni hayatıma alıyorum.</p>
<p>2026…<br> <br>Benden hızlı olmanı istemiyorum.<br>Sadece gerçek ol ,net ol ,sağlam ol.<br>Ve bana,<br>hak ettiğim kadar nazik davran.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Güvenin Bedeli</title>
<link>https://fikirizleri.com/guvenin-bedeli</link>
<guid>https://fikirizleri.com/guvenin-bedeli</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202609/image_870x580_6a9e9dd216209.webp" length="23496" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 18 Dec 2025 20:00:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>Sonnur Su Atçeken</dc:creator>
<media:keywords>#güveninbedeli #etikduruş</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span>Özel sektör, çoğu zaman başarı, performans ve profesyonellik kavramlarıyla tanımlanır. Oysa bu yapının görünmeyen yüzünde; güç ilişkileri, kırılgan dengeler ve sessiz adaletsizlikler vardır. İnsan, bu sistemin içine iyi niyetle girdiğinde, en çok da güven duygusunu yanında taşır. Çoğu zaman yaşanan kırılma, güvenin karşılıksız kaldığını fark ettiğiniz o ilk sessizlikte başlar.</span>Bu süreçte aldığınız kararların temelinde, sağlıklı bir sorgulama karşılıklı güven ve kurumsal sorumluluk inancı vardır Ancak zamanla anlarsını'ki özel sektörde güven bireysel bir erdemdir; kurumsal bir garanti değildir. En sağlam görünen yapılarda bile tek bir kişinin yön değiştirmesi, tüm dengeleri altüst etmeye yetebilmektedir. Bir insanın sırtını dönmesi, bazen bir sistemin tamamının sessiz onayına dönüşür.</p>
<p><span>Yönetsel gücün net çizgilerle tanımlanmadığı, belirsizliğin hâkim olduğu kaotik ortamlarda, olan çoğu zaman en fazla sorumluluk alanlara olur. Çünkü bu tür yapılarda haklı olmak değil, görünmez kalabilmek korunur. İyi niyet, güçle desteklenmediğinde; yük, hatta tehdit olarak algılanır. Ve sistem, kendisini rahatsız eden sesi dışarıda bırakmayı tercih eder.</span></p>
<p><span>Bu tür bir dışlanmada,İnsan, kendini kullanılmış, yüzüstü bırakılmış ve değersizleştirilmiş hisseder. Asıl acı olan ise, yaşananın açık bir haksızlık olarak adlandırılmaması; bunun yerine sürecin olağan bir sonuç gibi sunulmasıdır. Böylece birey, yalnızca işini değil; inandığı değerleri de sorgulamaya başlar.</span></p>
<p><span>Bu noktada ister istemez şu soru belirir:</span></p>
<p><span>Neden iyi insanlar, hâlâ güç ve ego savaşlarının ortasında kalmaya devam ediyor?</span></p>
<p><span>Neden bedel, çoğu zaman etik duruşu olanlara ödettiriliyor?</span></p>
<p>Bunun cevabı basittir ama acıdır: Çünkü özel sektörde güç, çoğu zaman değerle değil; kontrol edilebilirlikle ölçülür. Vicdan, kısa vadede sistem için risk olarak görülür.</p>
<p><span>Yaşanan bu acı; Bir kayıptan çok bir eşik değişimini işaret eder.Bu, karanlıkta kalmış bir son değil; bilinçli bir uyanışın başlangıcıdır. İnsan bazen tam da güvendiği yerden yara alarak, güveni nereye ve kime vermesi gerektiğini çok iyi öğrenir. Bu, masumiyetin değil; farkındalığın bedelidir.</span></p>
<p><span>Bugün geriye dönüp baktığımda şunu söyleyebiliyorum:</span></p>
<p><span>Bazı kapılar vardır size hiç kapanmaz, Ve bazen bu dışarıda kalışınız, içeride kaybolmaktan çok daha hayırlıdır. Yaşanan adaletsizlik, insanı küçültmez; aksine onu, kendi değerini yeniden tanımlamaya açılan kapılar içinde yeniden farkeder. </span></p>
<p>Belki de bu yüzden, karanlıktan sonra gelen güneş her zaman daha yakıcıdır. Çünkü artık insan, ışığı başkalarının onayında değil; kendi sınırlarının ardında bulur,Ve ona görünmez bir tevekkül inancının güneşini sunar.<br><span></span></p>
<p>Selam olsun Erdemli ve Tevekkül inancında,kalabilenlere...</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>✨ “Yoruldum Ama Yürüdüm” &amp; Tekamül Hikâyesi</title>
<link>https://fikirizleri.com/yoruldum-ama-yurudum-tekamul-hikayesi</link>
<guid>https://fikirizleri.com/yoruldum-ama-yurudum-tekamul-hikayesi</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202609/image_870x580_6a9e9dd216209.webp" length="23496" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 04 Dec 2025 20:19:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>Sonnur Su Atçeken</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span>Geçmiş bazen canımı çok acıtıyor…</span></p>
<p><span>Ama insan, hayatın başka yerlerinden daha derin acılar tadınca, bazı yaraların aslında ruhun yönünü göstermek için açıldığını anlıyor.</span></p>
<p><span>Ben de öyle anladım.</span></p>
<p><span>Bir insanı sevdiğinde, bütün duygularını, bütün güzelliğini, bütün inanmışlığını ortaya koyarsın.</span></p>
<p><span>Ama bazen karşındaki insan hazır değildir.</span></p>
<p><span>Bazen aklı yorgundur, bazen kalbi yaralıdır, bazen senin taşıdığın kadar taşıyamaz seni…</span></p>
<p><span>Ve bazen, sevgi sandığın şey yalnızca onun eksikliğinin sesi olur.</span></p>
<p><span>Benim hikâyemde de öyleydi. </span>Pişmanlıklar, gecikmiş cümleler, söylenmemiş sözler…Ama bugün fark ediyorum ki, bunların hiçbiri benim eksikliğim değildi.Bunlar karşımdaki insanın tamamlanmamışlığıydı.İnsan büyüdükçe şunu öğreniyor:Herkes kalbinin derinliği kadar sever…Ve herkes aklının olgunluğu kadar kalır.Ben kalbimi derin yaşadım, o yüzeyde kaldı.Ben emek verdim, o kaçtı.Ben konuştum, o sustu.Ben dürüst oldum, o sakladı.Ama şunu da öğrendim:İyilerin kalbi yorulur ama asla eksilmez.Ve Allah, iyilerin yolunu en doğru yerden açar.Bugün geriye dönüp baktığımda, içimde hem bir yorgunluk var, hem bir ferahlık…</p>
<p><span>Sanki kalbimin içinde bir yol ayrımı duruyor.</span>Bir taraf geçmişin gölgesi, diğer taraf geleceğin ışığı.</p>
<p>Gölge artık beni korkutmuyor.Işık henüz tam görünmüyor ama varlığını biliyorum.Bazen yalnızlık gelip omuzuma dokunuyor.Gökteki yıldızlar gibi, içimdeki boşluk benimle alay ediyor sandığım anlar oluyor. <br>Ama sonra fark ediyorum:</p>
<p>Yalnızlık alay etmez.<br><span></span></p>
<p><span>Yalnızlık çağırır.</span></p>
<p><span>Kendine dön, der.</span></p>
<p><span>Kendini bul, der.</span></p>
<p><span>Olduğun kişiyi sev, der.</span></p>
<p><span>Ve ben kendime dönmeyi öğrendim.</span></p>
<p><span>Bu hikâyede çok yoruldum, evet…</span></p>
<p><span>Ama bütün bu yorgunluk beni daha güçlü bir gerçekliğe taşıdı.</span>Artık biliyorum:Ben ardımda bıraktığım sevgi izlerinin peşinden koşmayacağım.Ben, kendime doğru yürümeye devam edeceğim.Çünkü kader, bazen bir insanla kapanmaz.Bazen kader, insanın kendisiyle barışmasında başlar.Ve ben…</p>
<p>Kırıldım, yoruldum ama hâlâ ayaktayım.</p>
<p><span>Hâlâ seviyorum,kendimi, hayatı, geleceği.</span></p>
<p><span>Hâlâ inanıyorum,doğru olanı olanla bana gelene.</span></p>
<p><span>Yoruldum ama yürüdüm.</span></p>
<p><span>Yaralandım ama büyüdüm.</span></p>
<p><span>Kaybettim ama kendimi buldum.</span></p>
<p><span>Geriye dönüp ağıt yakmıyorum artık.</span></p>
<p><span>Çünkü biliyorum</span></p>
<p><span>Benim hakkımda yazılan hikâyenin en güzel sayfaları daha hiç açılmadı...! </span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>“Duygusal Yorgunlukların Ardındaki Işık”</title>
<link>https://fikirizleri.com/duygusal-yorgunluklarin-ardindaki-isik</link>
<guid>https://fikirizleri.com/duygusal-yorgunluklarin-ardindaki-isik</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202609/image_870x580_6a9e9dd216209.webp" length="23496" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 27 Nov 2025 19:46:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>Sonnur Su Atçeken</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span>Bazen insan, kendi içindeki fırtınaları susturabilmek için dünyaya karşı güçlü görünmek zorunda hissediyor. Oysa en büyük savaş, dışarıya karşı değil; kendi içimizde kopan o sessiz çığlıklara karşı verdiğimiz savaş. İnsanı en çok da bu görünmeyenle  mücadele yoruyor aslında. Birileri bizi anlamadığında değil, biz artık kendi iç sesimizi bile duyamadığımızda tükeniyoruz.</span></p>
<p><span>Ve tuhaf Ve garip  olan şu ki… En çok yıprandığımız dönemlerde bile bir tebessümün iyileştirici gücüne, bir bakışın şifasına, bir kelimenin insanın omzuna konan bir el gibi destek oluşuna muhtacız. Çünkü insan, ne yaşarsa yaşasın, kalbine iyi geleni fark ettiği anda tanıyor. </span></p>
<p><span>"Kalp kalbin yansımasıdır".</span></p>
<p><span> Bir huzur halinde, bir cümlede, bir bakışta… O iyi gelen şey bazen bir kişi, bazen bir mekândır, bazen de bir hatıradır. Bazen beraber dinlediğiniz bir şarkıdır.Ve onu kaybetmemek için içimizden bir şey fısıldar: </span></p>
<p><span>“Tut onu, hayat nadiren böyle iyileştirir.”</span></p>
<p><span>Çünkü. Hayat Açık Bir Pencere.! </span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>Ben hep şuna inandım;</span></p>
<p><span>Bir insanın kalbine değmek, bir merhemin de bir yara bulması gibidir. İkisi de birbirini tamamlar, birbirini onarır. Ama bazen insanlar kendi yaralarından korkar, kendi boşluklarına çekilir, kendini iyileştirmeye çalışır. Oysa bilmezler ki birlikte iyileşmek, ayrı ayrı iyileşmeye çalışmaktan çok daha güç bir yolculuktur.</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>Hayat bize bunu defalarca, farklı şekillerde anlatır.</span></p>
<p><span>Bazen bir sessizlikte …</span></p>
<p><span>Bazen bir dokunuşta…</span></p>
<p><span>Bazen de yanımızdan geçip giden bir tesadüfte…</span></p>
<p><span>Ve biz her gün, işe giderken attığımız adımlarda bile aslında görünmez bir güç mücadele veriyoruz. Ama ne olursa olsun, bir fincan çay buharında bile bir nefeslik  huzur bulabiliyorsak,Belki de hayatın gerçek mucizesi, tam da bu küçük anların içine saklı kalmıştır: </span></p>
<p><span>Bir kahkahanın ucuna, bir selamın samimiyetine, bir sohbetin sıcaklığına…Sakladım kendimi. </span></p>
<p>Çünkü insanı hayatta tutan şey büyük olaylar değil, küçük iyiliklerin biriktiği o anlar mücizesi olur.<br><span></span></p>
<p><span>Bazen sadece beş dakikalık bir nefes…</span>Bazen beş dakikalık bir göz göze geliş…Bazen de “Buradayım.” diyen küçücük bir ses…</p>
<p><span>Belki de biz, tüm yorgunluğumuza rağmen hâlâ iyileşmeye çalışıyoruz , içimizdeki o güçlü yan hiç ölmediği içindir. Ve ben inanıyorum ki, kalbimize iyi gelen şey her nerdeyse, o zaten bir şekilde bizi bulmanın yolunu bilir yolunu bulur gelir,</span></p>
<p><span>Yeter ki biz, kapımızı aralık bırakmayı unutmayalım.</span></p>
<p><span>Bir nefes tüm mucizelerin anahtarıdır,</span></p>
<p><span>Kapınız Hep Aralık'lı  kalsın ..</span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>“Evin Adı Bazen Ankara’dır”</title>
<link>https://fikirizleri.com/evin-adi-bazen-ankaradir</link>
<guid>https://fikirizleri.com/evin-adi-bazen-ankaradir</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202609/image_870x580_6a9e9dd216209.webp" length="23496" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 20 Nov 2025 23:07:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>Sonnur Su Atçeken</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span>Meselemin derin inancı içindeyken, yitik bir zaman dilimine tutuldum kaldım.</span></p>
<p><span>Bu söz bana çok tanıdık… Belki de bizzat bana ait olduğu için. İçimde derin ve etkili izler bırakan bir cümle bu. Çünkü bazen, bu çağın hızına kapılıp ekosistemin içinde takılı kaldığımı hissediyorum. Bazen hayatın yok oluşlarında, bazen döngülerinin karmaşasında bir yerlerde var olmaya çalışıyorum. Hep bir yerlerde kendi kendime yetmeye, kendimi tamamlamaya gayret ediyorum.</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>Mesele sadece yazmak değil; mesele yalnızca anlatmak ya da içimdeki sesi dışarı dökmek de değil. Bazen birilerine uzaktan bir şey duyurabilmek, bir dokunuşu kelimelerle sağlayabilmek, fiziki ya da dijital temas olmadan kalplere ulaşabilmek… Asıl mesele belki de budur. Çünkü bazen, gerçekten sınandığımız noktadan tekrar tekrar dönüp geliyoruz. Bildiğimiz şeyler, bildiğimiz şekilde defalarca karşımıza çıkıyor. Fakat inanıyorum ki her döngünün mutlaka bir kırılma noktası vardır. Nasıl ki evrende her yedi senede bir döngü kırılıyorsa, bizlerin hayatında da her yedi senede bir güzelliklerin filizleneceğine inanmak istiyorum.</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>Bu yazıda biraz umut besledim, biraz da motivasyon aradım. İnsanların bize dışarıdan yüklediği algıları bir kenara bırakmak zorundayız. Çünkü kimi zaman olasılıklar bile bizi yanıltabilir. Ama hayatın içinde var olmaya devam ettikçe, hayallerimize kavuşmanın umudu da var olmaya devam eder. O kırılma noktalarının bir gün mutlaka yaşanacağına inanıyorum.</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>Atilla İlhan’ın çok sevdiğim bir sözü var:</span></p>
<p><span>“Her nerede olursak olalım, insan eninde sonunda evine dönmek istiyor.”</span></p>
<p><span>Ama “ev” neresidir, işte orası tartışılır… Bu söz bana hep iyi gelmiştir.</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>Bugün de bu sözden ilham alarak, köşe yazımda sizlere bunları aktarmak istedim. Uzanamadıklarıma, dokunamadıklarıma; dijital ya da fiziksel bir temas olmadan yalnızca kelimelerimle ulaşabilmek, bir şeyleri yumuşatabilmek, törpüleyebilmek benim için çok kıymetli.</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>Kalbinizin bir yerine dokunabildiysem ne mutlu bana.</span></p>
<p><span>Hepiniz sevgiyle, mutlulukla kalın.</span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sessizliğin Ardında Kalanlar…</title>
<link>https://fikirizleri.com/sessizligin-ardinda-kalanlar-2243</link>
<guid>https://fikirizleri.com/sessizligin-ardinda-kalanlar-2243</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202609/image_870x580_6a9e9dd216209.webp" length="23496" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 02 Nov 2025 23:13:34 +0300</pubDate>
<dc:creator>Sonnur Su Atçeken</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Tadı olmuyor bazı şeylerin,neden diye sorguluyorum çoğu şeyi... Bu tat bu boşluk hissi neden olabilir? <br><br>Rüya demekten yoruldum rüya deyip geçmektende.. Biliyorum diyordun bana,konuşmadıklarımız yaşayamadıklarımız,söylenmemiş her sözcük bir his bir sihir gibi duruyordu kilitli boşluklarında.Ben senden bir haber mevzu meselem olmuş sen hala beklemeler durağında med cezir boşluklarında direniyordun. <br><br>Sevmeyi bilen kalplerin bu denli beklemesi de yeni moda olmuş günümüz ilişkilerinde maalesef ki sesizliğin arkasına sığınan duvarlar örülmüş anıların zihninde kalması kutsanıyor ne yazık!..</p>
<p>Oysa hayatın hızına su gibi akıp geçip giden zamana bir gün hepimiz yenik düşeceğiz bir ömrün içinde yaptıklarımız yapamadıklarımız ardını perdeleyecek yapamadıklarımızın pişmanlığı sisler ardında kaybolacak,kaybolan bağları da yerine yenisi getiremeyeceğimizi anladığımız gün bizler çok yaşlanmış olacağız bir naçizane el tutacak son nefesimizde elimizi yanlız olmak yanlız kalmak çok güç kaliteli yanlızlık klişeleri de bize teselli olmayacak. <br><span></span></p>
<p><span>Belki de bazı sessizlikler, en yüksek haykırışlarımızdır…</span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bir Gün Yağmur Yağmayacak</title>
<link>https://fikirizleri.com/bir-gun-yagmur-yagmayacak</link>
<guid>https://fikirizleri.com/bir-gun-yagmur-yagmayacak</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202609/image_870x580_6a9e9dd216209.webp" length="23496" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 28 Oct 2025 22:08:24 +0300</pubDate>
<dc:creator>Sonnur Su Atçeken</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Selam dostlarım konumuzda soğuk havalar ve yağmur var,Bir kente bir yağmur girerse eğer yağmurlar çisil çisil yağacak demektir…Hatta yağmur başladımı gelsede ıslansak dediğiniz tüm dostlarım bazıları ıslanmaktan korkar,bazıları dans etmeyi sever,öyleki her yağmur damlası bize tanrının melekleri ile gönderdiği emanet ama arabanın içinden bile çıkmayan insanlar görüyorum…Bir gün yağmurun kıymetini anlayacağız o zamanda yağmur yağmacak..Nasıl anlatsam mesela her yağmur tanesinin dili olsaydı etraf sel olurdu..Bazan diyorum ki insanlar yağmurları ezberinde tutmalı hem terapi gibi birşey bu yani tüm hasetlikleri kibirin kör kuyusunu nispeti temizler ,kalbin yıkanır,</p>
<p> iyilikte iyileştirir.İyilik iyidir...</p>
<p>Yağmur yağarken yıldızlar yere düşer sende onlara basa basa gidersin farkında olursan eğer yağmurların size vereceği ödüller olabilir,Hey pardon,Yıldızlarınız yere düşmüş Bir tanesini de size verebilirim,Benim var bir kaç tane,Lakin gece görünürüm  gökyüzünde,Ama ben sizler gibi onları satın almadım Zıpladım uzandım ama görüyorum’ki Gözlerinizden yansıyan Işık sizin değil o yıldızların,Aşklar bile tasarruflu cılız bir ışık gibi… Lodos yağmurlarının dilinden anlamazsan eğer,o zaman ne rüzgârın sesini duyarsın, ne de yağmurun kalbine dokunabilirsin. Çünkü yağmur sadece gökten düşen su değildir; bazen özlemek  bazen bir hatıranın yankısıdır özlediğimin sevdiğimin yansımasıdır.Yağmurun altında ıslanırken bazen kendi geçmişimle konuşurum, içimdeki sessizliği dinler. Belki de bu yüzden bazı insanlar yağmurda ıslanmayı sever; o an, dünya herkes için aynı renge bürünür.Şeffaf renksiz belkide bu renksiz dünyayı sevebilmenin cesaretini taşımak Islanan saçlarımı  akan makyajları ıslanan trençkotumu sererim yağmurlara...Hepsi birer özgürlük simgesi benim için..Ve sonra yağmur diner ohh derim nefes. Gök kubbe altında hepimiz kibir gururu egosu temizlenir, hava tazelenir, kalpler hafifler, buharlaşan sevgilerde geri gelir.Geriye yalnızca doğanın tazelenmiş kokusu kalır bilirim hiç gitmez burnumdan, o eşsiz, o derin, o çocukluğumdan kalma koku.İşte o an anlarım yine,dünya, bir yağmurla yeniden doğabiliyorsa, ve sen yeniden tazelebiliyorsan...</p>
<p>Ve sen de, o yağmurun içinden ve ben de yağmurun içinden süzülüyorum... Sonra birlikte yağmak istiyoruz konumuz tüm şehire yağmur olmak isteyince...</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Deniz Yıldızı ile Deniz Atı Arasında</title>
<link>https://fikirizleri.com/deniz-yildizi-ile-deniz-ati-arasinda</link>
<guid>https://fikirizleri.com/deniz-yildizi-ile-deniz-ati-arasinda</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202609/image_870x580_6a9e9dd216209.webp" length="23496" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 14 Oct 2025 01:29:47 +0300</pubDate>
<dc:creator>Sonnur Su Atçeken</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Kale çıkıp çay içtik gizli bir bahçeye geldik yürüyorduk labirent bir yol tırmandıkça endişeleniyorum ama sana soruyordum doğru yoldayız di mi diye arkadan sesleniyordum evet devam et yolun sonu çok güzel bir yere çıkıyor,sevdin mi burayı diye sordun,Arasıra o pervazların oradan denizi seyrediyorum bir bahçe gibi bir yere varıyoruz ve cennetden bir köşe salaş bir cafe tadı damağımda kalan bir yer ...  Ne içelim diye soruyordun bana,sade kahve söyledik pencere pervasız gibi taş bir pencereden kale manzarası izliyorduk sohbetimiz esmerdi iki gemi duruyordu ufukta,birinin ismi deniz yıldızı öteki deniz atı,vakit akşam olmuştu oysa otele misafirler gelmeden giriş yapmam gerekiyordu,seyir defterindeki captan süre dolmak üzere dedi...</p>
<p><span>Bir an sessizlik oldu. Dalgaların sesi uzaktan kulağımıza kadar geldi, gökyüzüyle deniz birbirine karışmış gibiydi. Oan anladım bazı yolculuklar bazı yollar varılacak yer için değil, yolda hissedilenler içindir. Seni hissettiğim içindi,Belki de o gizli bahçe, o taş pencere, o kahve kokusu sadece bir zaman ve zamanın ötesine bir gelecek yolculuğunda saklı kalmıştı,iz bırakan bir an...sessizce gülümsedin sessizce gülümsedim,Güneş denize inerken, geride sadece rüzgârın hatırlayacağı bir anı bıraktık.Tekneleri ardımda captana emanet ettim,deniz yıldızı ve deniz atı sana emanetti... </span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sessizliğin içinde Kalan</title>
<link>https://fikirizleri.com/sessizligin-icinde-kalan</link>
<guid>https://fikirizleri.com/sessizligin-icinde-kalan</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202609/image_870x580_6a9e9dd216209.webp" length="23496" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 06 Oct 2025 00:54:07 +0300</pubDate>
<dc:creator>Sonnur Su Atçeken</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Biraz acı çekiyordum,</p>
<p>bazı zamanlar kalbimi yokluyorum,acaba eski acılar hala varmı? <br>yok olmuş meğer hepsi,nasıl silindi hepsi en geçmez zannettiğimiz acılarda yok olup gitmiş işte...</p>
<p>şimdilerde yine aynı şeyleri hissediyorum ne garip,güçlü bir şekilde içimi kemirmeye başladı,birkaç hafta baş ederim dedim uyusam sırt üstü geçer dedim. Bu güçlü his bazı gecelerin sabahında uyandığımda hayatı sorgulatmaya başladı. </p>
<p>Acının yön değiştirmiş halimi dedim başta,Bir rüzgara baksada o denizi 6 knotla geçemedim. yok değil,ne olduğunu tahmin edemedim...Hangi rüzgardı acaba?   ve yine sorguluyorum cevaplar içimde sesizce bekliyordum seyir halinde... </p>
<p>Bir balıkçı kasabasına ulaşıyordum soluklandığım yerde...</p>
<p><span>Bazen bir insan gelir hayatına ve gider ama sesi kalır.</span>Ne fotoğraflarda, ne hatıralarda… sadece içimizde yankılanan bir sessizlik olur aramızda sesizce beklediğim cevaplar içimde anlam buluyordu. Ne bir veda sözü ne bir açıklama Ama ardında sustuğum her kelimenin izini bırakıp...</p>
<p><span>Bende bıraktığın his, sıradan değildi..,</span></p>
<p><span>Ben suskun kaldım.</span>Oysa susmak bazen “kabullenmek” değildir, sadece içte büyüyen bir dua haline geçiş yaptı bende...Hem sana hemde <span>kendim için, her şeyin doğru zamanına kavuşması için dua ettim. <br></span></p>
<p><span>Ve nasıl ki bazı acılarda dönüp geliyorsa Ve Yine de biliyorum, bazı suskunluklarda dönüp gelir.</span></p>
<p><span>Sınandığın yerden... </span></p>
<p><span>Çünkü gerçek acılar gibi de Gerçek duygularda  unutulmaz, sadece zamanı bekler.Sadece vaktine esirdir. </span></p>
<p><span>Ben artık beklemeyi biliyorum.</span></p>
<p><span>Susmayıda biliyorum bunların hepsini bilecek tecrübe ve farkındalıktayım. </span></p>
<p><span>Ne bir özür, ne bir açıklama için…</span></p>
<p><span>Ben artık çok daha güçlü sabır etmeyi biliyorum. <br></span></p>
<p><span>Sadece kendi içimde onun kalbindeki eksik olanı tamamlayabilmek için.</span></p>
<p><span>Bak buradayım! Zeytin ağaçları arasında... </span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Hayatıma dokunan bir filmden çok daha fazlasın.</title>
<link>https://fikirizleri.com/hayatima-dokunan-bir-filmden-cok-daha-fazlasin</link>
<guid>https://fikirizleri.com/hayatima-dokunan-bir-filmden-cok-daha-fazlasin</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202609/image_870x580_6a9e9dd216209.webp" length="23496" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 04 Oct 2025 17:16:28 +0300</pubDate>
<dc:creator>Sonnur Su Atçeken</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>One Way Ticket<br>Ona tek yönlü bir bilet verdiler. Karşılığında, hayatı boyunca yetecek bir para teklif ettiler ve bir gemiye binip gitmesini söylediler. Sonuç olarak, ondan ülkeyi terk etmesini istediler.</p>
<p>By Willy Wonka<br>Sen, benim için bir şiir gibi…<br>Hayatıma dokunan bir filmden çok daha fazlasısın.<br>İnan ki her gittiğim köşede, yaptığım her yolculukta seni buluyorum karşımda.<br>Neden mi? Çünkü bu dünyada, acıdan geçmeyen bir durak yok.<br>En azından iyilerin dünyasında…</p>
<p>Eğer hâlâ birkaç iyi insan kaldıysa, bu dünyada otoritelere karşı savaşmak çok daha zor bir hal alıyor.<br>Ama zannetmesinler ki bu dünya kötülere kalacak!</p>
<p>Evet, bazen iyilerin şansı yaver gitmez. Çünkü onların yolunu kesen, arkalarından işler çeviren kötü otoriteler vardır.<br>Ama şunu unutmasınlar: İyilerin hayallerini ve yüce ideallerini gerçekleştirmesinde görünmez bir el, sihirli bir değnek ya da bir pelerin hep yanlarında olur.<br>O güç, yüce hayallerinizi gerçekleştirirken, gerçek ideallerinizi insanlara sunarken hep sizinle birlikte hareket eder.<br>Ve işte o an, yanınızda hissettiğiniz o kişi kimse…</p>
<p>Ben, o kişiye istisnasız Babam diyorum.<br>Willy Wonka ise ona Annesi diyor…</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bir Işık Kadar Kısa, Bir Ömür Kadar Uzun:Babam</title>
<link>https://fikirizleri.com/bir-isik-kadar-kisa-bir-omur-kadar-uzunbabam</link>
<guid>https://fikirizleri.com/bir-isik-kadar-kisa-bir-omur-kadar-uzunbabam</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202609/image_870x580_6a9e9dd216209.webp" length="23496" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 04 Oct 2025 17:07:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>Sonnur Su Atçeken</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Hayat 15 dk’lık bir pozlamaya ait gibi bazen..<br>Defalarca bantlanmış bir şarj aleti gibi…</p>
<p>Tasarruflu cılız bir ışık var küçük bir pencereden bakıyorum ona aradaki çam ağacının kamufle olmuş yerinden.Geri sayım yapmaya başlamadan önce,kendimi bekliyorum kendimi dinliyorum en kuytu karatma gecelerde…Varlığın olsa acaba nasıl bir etki olurdu aleme diye sormaktan alıkoyamıyorum kendimi,Acıının yıllar yılı bumerang etkisinde olabilceğini kabul etmezken öldürmeyen ama süründüren düşüncelerin tam karşısında senin odanın yanan ışıklarından gözlerimi alıkoyamıyorum,bir nefes tazeliyorum derken yarım kalıyor şansım varsa da eğer ciğerlerime çekiyorum senden sonra kalan duman tazeliğinde son yanlızlığı, sonrasında tutunmaya başlıyorum senden sonra bu dünyaya… Acıtıyor avutuyor gönlümün dipsiz derinliklerinde senin yanlızlığın,Teslimiyet derken akışa bıraktım derken klişe sözler kesmiyor canımın can kenarında soluksuz kalan auralı aurasız migren boşlukları.Hayat boşlukları affetmiyor Hayat boşlukları dolduruyor kimilerine nefesi yettiği kadar kimilerine vitrinlik bakışların keskin can kenarlarında…</p>
<p>Her yıl, 7ağustos'u beklerken…<br>Ölümün acı sesiziliği yakalıyor kalbimi her yıl yenisi eklensede içime gerçek değişmiyor bükülüyor içimde evrim değiştiriyor acının yeni hali,kırıklık var tam ortasında kalbimin kırık notalarında.Dolu kadehi ters tutarcasına bir isyan var içimde gitme kal diye bağırıyor ciğerlerimdeki kurulu orkestra… Bir ağıt dolanıyor dilime sonrasında: <br>Hayat garip hayat ıssız hayat özlemek hayat yollarda geçen nefes ,Hayat devran … </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Zeytin Ağacı’nın hikayesi</title>
<link>https://fikirizleri.com/zeytin-agacinin-hikayesi</link>
<guid>https://fikirizleri.com/zeytin-agacinin-hikayesi</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202609/image_870x580_6a9e9dd216209.webp" length="23496" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 04 Oct 2025 16:53:21 +0300</pubDate>
<dc:creator>Sonnur Su Atçeken</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Bugün iyi bi’yerindeyim hayatın belkide,öncesinde  üzülmüş ve kırılmış dökülmüşde olabilirim,mevsimlerin öncesi kışdı bir sonraki yazımda onardım kendimi olduğu kadar…Bu yazımda,Bir zeytin ağacı dalı uzattım kendime inandım sonuna kadar.. Zeytin ağacı ile duygusal bir bağ kurdum konuştum bakıştım koklaştım aldı beni kollarına sardı,sanki hep oradaydın ben yeni gördüm seni..Kutsallığın, ölümsüzlüğün, yeniden doğuşun,arınmanın, aşkın bilgeliğin, aklın, adaletin, refahın ve sağlığın kıymetini fısıldadı kulağıma.. <br>İnandım sonuna kadar..<br>Okumadığınız,yazmadığınız söylemediğiniz bir şey daha var mı? Bir çift kahverengi göz bence… hem öylesine yaşamak şakaya gelmez, “Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,yetmişinde bile zeytin dikeceksin,<br>hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,<br>ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için…”<br>İnandım sonuna kadar..<br>Sanki kalbimin eksik olan parçası,Güçlü bir el silkeledi beni sonra,Sanırım zihnimin sustuğu kalbimin hissettiğinin eliydi.Sayamadım kaç ah döküldü dallardan.Çok şey görmüşüm gibi,Ve çok şey geçmiş gibi başımdan,Ah .. dedim sonra Ah!<br>İnandım sonuna kadar..<br>Zeytin yaprakları döküldü saçlarıma…Bir çift kahverengi gözle, onun bana eşlik ettiği anlarda,<br>Oysa ne çok bekledim;<br>Bir damla yeşili,<br>Bir kıvılcım güneşi,<br>Bir serin maviyi…<br>Bir avuç beyazı.<br>Yol uzundu,… ama hâlâ sende bir şey var<br>Umuda benzeyen.”</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Mandalina kokan mutluluklar</title>
<link>https://fikirizleri.com/mandalina-kokan-mutluluklar</link>
<guid>https://fikirizleri.com/mandalina-kokan-mutluluklar</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202609/image_870x580_6a9e9dd216209.webp" length="23496" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 04 Oct 2025 16:49:58 +0300</pubDate>
<dc:creator>Sonnur Su Atçeken</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Mandalina kokan mutluluklar...<br>Küçük mutluluklar mandalina ve portakal kokan sığı-<br>nakları, yorulduğumda yaslandığım, kaybolduğumda<br>yolu sorduğum, mandalinalı hayaller kurmanın zamanı<br>olduğu hissettiğim, sevgilerin kalplerde oluştuğu sevgi-<br>nin en saf hali de kaç suskunluktan sonra geldiğini öğ-<br>renerek kokladığım mevsimin içindeki küçük mandali-<br>na kokan mutluluklarım. Bazen soğuk gelir gibi olsa da,<br>sıcacık doğan bir güneş de içimizi ısıtır ve tüm gidişatın<br>hükmedeni o olur… O mandalinaların kokusu tüm şe-<br>hirden duyulur…</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Eski bir evden kalan hatıralar</title>
<link>https://fikirizleri.com/eski-bir-evden-kalan-hatirala</link>
<guid>https://fikirizleri.com/eski-bir-evden-kalan-hatirala</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202609/image_870x580_6a9e9dd216209.webp" length="23496" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 02 Oct 2025 23:34:29 +0300</pubDate>
<dc:creator>Sonnur Su Atçeken</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Yıllar sonra yüzleştim olmadığın çocukluğumun içinde  ve birkaç kare  hatırlatıldı tutuşturdular elime bir kaç poz gereken mecbur anılar. <br><br></p>
<p>Bana yalan söylediler kaderden bahsetmediler.</p>
<p>Hafızamda ne var sadece anılarımız mı….Bir büyük boşluk sadece…Hastalığına rağmen direnişin… Belki bir pazar kahvaltısında bir arada olamadık ama fakülteden kalma kitaplarını annem bağış yapmış büyünce öğrendim,şimdi olsa kocaman bir kütüphane kurardım o eve senin adına.</p>
<p>Mersin’deki yazlığı senden sonra annem gözden çıkarmış.Babannem hiç götürmedi beni oraya baba! Belki bu konuda beni orada hiç yanlız bırakmadın hissettim çünki,Resimler asla yalan söylemez di mi ? </p>
<p>Mahalleye gelirken ıslık çalarmışsın,Ben pelit ağacındaki böceklerle oynarmışım. Kâğıttan uçaklar yapıp o evin penceresinden uçurmayı da çok severmişim, annem öyle anlattı.Büyüdükçe daha bir anlam buluyor her hatıra.Ben hatırlamasam bile,öylesine daha bir anlamlı daha bir derinlerdeyim tahmin bile edemezler .Ama sen bil! Benim minicik ellerim varmış tutarmışsın severmişsin  gezdirirmişsin.Ben özledim evet ama o nasıl tarif edilebilen bir duygu bilmiyorum,öğretenim yok'ki bu duygu satılmıyor ki gidip alayım kime sorsam herkesin boynu bükülüyor...Öğret bana Baba hissettir!</p>
<p>Yıllar geçti , o eski evin temelleri hala duruyor ayakta ama hep birşey eksik , bende buruk bir tat ne zaman o binaya dışardan bakmaya gitsem aklıma eski bir evden kalan hatıralar geliyor . Ve gözyaşlarım teselli arıyor o anda...</p>
<p>Unutmam seni unutamam ben anlamam zaman falan arsızım uslu durmam konuşurum kokunla yürürüm yağmurla,her bahardan sonra kelebeklerle ölürüm... </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sarı Tramvaylar</title>
<link>https://fikirizleri.com/sari-tramvaylar</link>
<guid>https://fikirizleri.com/sari-tramvaylar</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202609/image_870x580_6a9e9dd216209.webp" length="23496" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 29 Sep 2025 20:03:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>Sonnur Su Atçeken</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Anı biriktirmeyi onlara aylar sonra tekrar bakıp yeniden duygulanmayı ama öyle bir duygulanma değil bu bazan acıtan sancıtan sızlatan ne varsa içimde… Hepsi içimde kapsül gibi bazan diyorum zamanın da bir doz ayarlama düğmesi olsa istediğim anlara pause tuşuyla ışınlanabilsem… Siyah ve beyazın uyumu neden bu kadar güzel, ve gün batımı neden bu gökyüzü ile sonsuz uyum içinde… <br>Tanrı biliyor işini...</p>
<p>Uyku dikiyor yırtık kalbini… Anılarda yırtılır tutulur zamanın izbeli sokaklarında… <br>Tanrı biliyor işini…</p>
<p>Yaşantımı Lizbon’daki sarı  tramvaylara benzetiyorum başı ve sonu aynı her saat başı aynı sokaktan insanları alan bırakan sızlatan sonuç değişmiyor,küçük mutluluklar durağı oluyor ara sıra fani dünyanın içinde yüzümde tebessüm,can kenarı bakışlarda biraz iyileşiyorum ama eksik kalıyorum o eksikliği çözemiyorum sarılıyorum zamanın ahtapot kollarına değirmen gibi öğütüyor beni zaman …</p>
<p>Afrodit Athena Demeter Apollon Asteria Yunan tanrıçaları ,Elbette yaşamın unsuru olduğu kadar gelecekteki tüm boyuta zamana güvenmek gerektiği söylüyorlar.</p>
<p>Tanrılar insanların yaptığı iyi işleri görür.. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bir masada tek başıma..</title>
<link>https://fikirizleri.com/bir-masada-tek-basima</link>
<guid>https://fikirizleri.com/bir-masada-tek-basima</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202609/image_870x580_6a9e9dd216209.webp" length="23496" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 29 Sep 2025 19:49:55 +0300</pubDate>
<dc:creator>Sonnur Su Atçeken</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Serin bağ havasın eşlik ettiği bir bardak soğuk içecek,<br>gözlerim bir noktada, aklım yollarda dolaştı.<br>Geçmişi tarttım geleceğimi düşündüm ,kelimelerle değil hislerle…<br>Bazı yüzleri, bazı sözleri, bazı tavırları…Yaşanmış olan tüm geçmişi <br>Kafamın içinde hepsini sıraladım,<br>sonra birer birer bıraktım.<br>Bugün beynime sessiz bir ‘reset’ attım.<br>Kendime döndüm.<br>Soluklandım.<br>Kendimi yeniden hatırladım,Ve yeniden başlamak için cesarete sahip olmam gerektiğini.Ve anladım ki;<br>bazen en güzel sohbet,kendi iç sesinle yaptığın o sessiz konuşmadır.”Kendini  dengede bulman için,yeniden kendinle baş başa kalmak oturduğum tek başına masa konuşur seninle yaşamayı bilenlere…</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Her nerdeysem.</title>
<link>https://fikirizleri.com/her-nerdeysem</link>
<guid>https://fikirizleri.com/her-nerdeysem</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202609/image_870x580_6a9e9dd216209.webp" length="23496" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 29 Sep 2025 15:54:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>Sonnur Su Atçeken</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Vaktimin hedef aldığı yollarda,side günlüklerim…<br>Tek başınalığın belkide alışmışlığın vermiş olduğu özgüven…Farkına varılan ve belkide farkına varılacak  an’lar birçok keşif noktaları… </p>
<p>Birkaç yudum sonrası bar taburesinde kimse kalmamıştı,etrafımı izliyordum…Side’nin usul usul esen rüzgârını arkama alıp,bir fincan kahveyle baş başa kalmaya gelmiştim.Etrafımda hayat akıyor, insanlar konuşuyor, deniz uzaktan kendi ritminde dalgalanıyor ama ben… ben kendi iç sesime doğru sessiz bir yolculuğa çıkmıştım…Tek başıma içtiğim bu kahvede yalnızlık yok, aksine kendime eşlik eden en kıymetli ben varım. Her yudumda geçmişin tortularını geride bırakıp, bugünün kıymetini hissediyordum.İçimde biriken sabırla, yaşanmışlıkla, yaralarla ve tüm bunların üstüne serpilmiş bir tutam dirençle doluydu her yudum.</p>
<p>O fincana baktıkça, bir kadının en çok kendiyle barışınca güzelleştiğini gördüm. Hayat ne getirirse getirsin, içimdeki dengeyi yeniden kurabileceğimi bilmek huzur veriyordu. Acelem yok. Her şey olması gerektiği gibiydi.</p>
<p>Side’de Ben… ve  Her Neredeysem <br>O gün kendime iyi gelmişliğimle ve şimdiki anın tadını çıkarıyor olacağım…  </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Soğuk hava ve yağmurlar …</title>
<link>https://fikirizleri.com/soguk-hava-ve-yagmurlar</link>
<guid>https://fikirizleri.com/soguk-hava-ve-yagmurlar</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202609/image_870x580_6a9e9dd216209.webp" length="23496" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 29 Sep 2025 15:22:16 +0300</pubDate>
<dc:creator>Sonnur Su Atçeken</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Selam dostlarım konumuzda soğuk havalar ve yağmur var,Bir kente bir yağmur girerse eğer bu bahar yağmuru veya sonbahar yağmurudur oysa mevsimlerin bir suçu yok hava soğuk lodos yağmurları çisil çisil yağıyor…Hatta yağmur başladımı gelsede ıslansak dediğiniz tüm dostlarım bazıları ıslanmaktan korkar,bazıları dans etmeyi sever,öyleki her yağmur damlası bize tanrının melekleri ile gönderdiği emanet ama arabanın içinden bile çıkmayan insanlar görüyorum…Bir gün yağmurun kıymetini anlayacağız o zamanda yağmur yağmacak..Nasıl anlatsam mesela her yağmur tanesinin dili olsaydı etraf sel olurdu..Bazan diyorum ki insanlar yağmurları ezberinde tutmalı hem terapi gibi birşey bu yani tüm hasetlikleri kibirin kör kuyusunu nispeti temizler ,kalbin yıkanır yani iyilikte iyileştirir.Yağmur yağarken yıldızlar yere düşer sende onlara basa basa gidersin farkında olursan eğer yağmurların size vereceği ödüller olabilir,Hey pardon,Yıldızlarınız yere düşmüş Bir tanesini de size verebilirim,Benim var bir kaç tane,Lakin gece görünürüm  gökyüzünde,Ama ben sizler gibi onları satın almadım Zıpladım uzandım ama görüyorum’ki Gözlerinizden yansıyan Işık sizin değil o yıldızların,Aşkınız bile tasarruflu cılız bir ışık… Lodos yağmurlarının dilinden anlamazsan eğer ,GÜNBATISI ve kuzeybatıdan KARAYEL. Yani Lodos tam güneyden değil güneybatıdan eser.<br>PRUVANIZ NETA RÜZGARINIZ KOLAYINIZA OLSUN</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bugünler’deki en güzel badire..</title>
<link>https://fikirizleri.com/bugunlerdeki-en-guzel-badire</link>
<guid>https://fikirizleri.com/bugunlerdeki-en-guzel-badire</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202609/image_870x580_6a9e9dd216209.webp" length="23496" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 29 Sep 2025 15:10:56 +0300</pubDate>
<dc:creator>Sonnur Su Atçeken</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Bir tuhaf yaz boşluğundan geçiş atmosfere takılı kalan duygularım içimi saran sarı sabrıma inat tutuklu kalıyor,içimdeki doğan güneşe ellerimi ısıtması arada tutuyorum bir tatlı sıcaklık ile bedenime az da olsa şifa oluyor.ruhumu her yıl tazelesemde sanıyorum ki zamanı tutamayacağım için birgün bedenimde bir sonbaharın serin sabahında ayrılıp kurtulcak diyorum çektiğim azapların yanı sıra sırra kadem basan kuşum aden’de yanımda olmayacak bir serin sonbaharında bırakacağım tüm hayallerimi ümitlerimi bırakacağım tüm yazlarımı üşüyen ellerimi bir atmosfer boşluğunda ısıtacağım…</p>
<p>öyle yüzsüz bir umudum var şairin dediği gibi,ölsem,de ölmüyor… kadere ağlamak üzüntüyü dahil bu mevsimde,saklamana gerek yok gözlerini bırak gitsin tak gözlüğünü çek trençkotunu bırak kendini yollara kimseye hesap vermeyişinin en sade hali ile en özgürlükçü ruhunun yansıtan kaliteli yanlızlığın tarafı..</p>
<p><span class="s5"><span class="bumpedFont17">Takılmış duygular eskimiş hisler zor geliyor y</span></span><span class="s5"><span class="bumpedFont17">aşamla-ölüm arasındaki mücadele </span></span><span class="s5"><span class="bumpedFont17">ama herşey daha önce çok temizdi kaç yağmur geçecek üzerimizden ıslanmaktan korkmayanların mevsimi başladıysa eğer yeniden başlamak isteyenlerin cesarete sahip olmak isteyenlerle birleşiverecek salıverecek gökyüzüne sağnak bir yağmura çiseleyecek üzerimize yüzümüze gözümüze…ve olasılılar silincek kibirimiz silinecek ve sen beni anlayacaksın ciğerime dolan oksijenle </span></span><span class="s5"><span class="bumpedFont17">,</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont17">Başka çare olmadığını, alışmak gerektiğini görüyor</span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont17">üm.</span></span></p>
<p class="s4"><span class="s3"><span class="bumpedFont17">Ve yıllar akıp giderken öğrendiklerim serin sabahlara yazılan bir çok kelime dökülüyor dudaklarımdan kalemime yapılanlarıda sineye çekmek söylenen sözlerin anlamsızlığı vuruyor yüzüme serin sabahlarda ve anlıyorum ki anlamsızlığın içinde hala kendimi aramaya devam ettiğimi mana alemin içinde hiç boşluğuna savrulan bir yaprak gibiyim şimdilerde..</span></span></p>
<p class="s6"><span class="s3"><span class="bumpedFont17">Sevmenin milyonda bir ihtimal olduğu aşkların satılığa çıktı dönemde kadın ve erkek ilişkilerinde monolog bir oyuna dönüştüğü bir sonbahara evrildik.bulutsuzluk çağından durmaksızın yağmur çağına geçiş yaptığımız bu dönemin artık hep nöbetçisiyiz kaç kişi kaldıysak kaliteli yanlızlıklar içinde </span></span><span class="s3"><span class="bumpedFont17">o kadarız işte…</span></span><span> </span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İyi ve güzel saatler</title>
<link>https://fikirizleri.com/iyi-ve-guzel-saatler-%EF%B8%8F</link>
<guid>https://fikirizleri.com/iyi-ve-guzel-saatler-%EF%B8%8F</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202609/image_870x580_6a9e9dd216209.webp" length="23496" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 29 Sep 2025 14:59:52 +0300</pubDate>
<dc:creator>Sonnur Su Atçeken</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Herkes bilir ya hani en çok şairler ölürmüş  sonbaharda,mevsimlerin en çok gelecek kışa hazırlık yapan hüznü dolaşır parmaklarıma <br>Ve böylece günler geçip gider,kiraz çiçeklerinin solduğu sonbaharda,tren istasyonunda bekledi gibi…Bir sonbaharda buluşacağız dedim içimden.Bu dünyada sensiz dökülen yapraklar, koluma girdiğinde omuzlarıma konacak. Yakalayacağım bu kez. Yaprakları da, seni de. Düşmeden yakalayacağım.Hayat insanların duygularını tıpkı dağlar, tepeler gibi şöyle veya böyle erozyona uğratıyor. Sonbaharda solan çiçekler gibi duygularımızın da giderek suyu çekiliyor, sararıyor, kurumuyor.Sonbaharda bir böğürtlen koruluğuna gelmekte geciktim , çok geç kaldım. Günün birinde artık neşelenemediğini, yaşamak sevinciyle, şöyle candan gülemediğini görürseniz bilinki kocamışımdır.. Kınamayın olurmu! Hem insanın boyuna, halinden ve başka şeylerden memnun olabilmesi için şüphesiz, biraz boş beyinli olması gerek. Evet, herkesin iyi, güzel saatleri olur. </p>]]> </content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>