<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/"
     xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
<channel>
<title>Yazarlar &amp;amp; Paylaşım Platformu &amp; sairlafi</title>
<link>https://fikirizleri.com/rss/author/sairlafi</link>
<description>Yazarlar &amp;amp; Paylaşım Platformu &amp; sairlafi</description>
<dc:language>tr</dc:language>
<dc:rights>Bu web sitesinin telif hakları © Fikir İzleri &amp;apos;ne (veya belirtilen kişiler hak sahibi olanlara) aittir ve ilgili mülkiyet, telif hakkı, ticari marka, kültür sanat, patent veya diğer kanunlar kapsamında korunmaktadır. © 2025 Fikir İzleri — Tüm hakları saklıdır. | Her Kalem Bir Söz, Her Fikir Bir İz Bırakır</dc:rights>

<item>
<title>Eleştiriyorum&amp;3 Yalnızlar Bahçesi</title>
<link>https://fikirizleri.com/elestiriyorum-3-yalnizlar-bahcesi</link>
<guid>https://fikirizleri.com/elestiriyorum-3-yalnizlar-bahcesi</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202511/image_870x580_692993402637b.webp" length="31988" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 12 Dec 2025 17:57:10 +0300</pubDate>
<dc:creator>sairlafi</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Bu hafta fikirizleri.com yazarı sayın Agit Özdek’in Yalnızlar Bahçesi adlı yazını inceledim ve bu yazının bana hissettirdikleri hakkında bir yazı yazdım. Yazarımızı bu güzel yazı için yürekten kutluyorum. Saygılarımla...</p>
<p>Hikayenin girişi didaktik bir havada başlıyor ve oldukça net olarak bize vermek istediği mesajı iletiyor. Bakmak ve görmek arasındaki farkın izahı gayet başarılı olarak aktarılmış. Burada anlatıcının kullandığı ’bıkmak, usanmak’ gibi olumsuzluk içeren kelimeler yazının puslu bir havada ilerleyeceğinin ipuçlarını veriyor.</p>
<p>Anlatıcının eve gitme isteksizliğinin altında yatan neden hakkında ufakta olsa bir vurgu yapılsa; bu sayede okur karakterle daha kolay bağ kurabilir. Bir sarhoşun anlık verdiği bir karar mı yoksa mutsuz bir kocanın evden uzaklaşma isteksizliğimi. Bu tarz bir vurgunun sonrasında sarhoş karakterimizin alkol aldığı mekandan çıktıktan sonra karanlık blr sokağın köşesinee yaşadığı mide bulantısı ve sonrasını anlatan bir kısım eklenmesi girişi daha da güçlendirebilirdi.</p>
<p>‘Odanın penceresinden sızan ışıkların’ diye başlayan cümlenin bende yarattığı his bahçenin küçük olduğudur. Ya da görülebilen kısmının küçük olduğu. Burada açıklık olmaması bahçede duran ve oldukça büyük olarak tarif edilen ağacın bu bahçedeki varlığını sorgulamamıza neden oluyor.</p>
<p>Işığın gösterebildiği kadar olan mesafe çokta uzak olmasa gerek. Otele bu yakınlıkta bir ağacın anlatılmakta olan yıldızlarla bezeli gökyüzünün görülmesine engel olacağından yola çıkarak; anlatıcının blr hayal dünyasının içinde olduğunun ipuçlarını bu noktada anlamaya başlıyoruz. Bu oldukça buhran dolu ruh halinin sebebini merak ediyoruz. Ama buna dair beklentilerimiz maalesef karşılanmıyor.</p>
<p> İçinde bulunulan geçmişle hesaplaşma durumu bu bölümde akıcılık sağlıyor. Karakterimiz bir kaybeden olarak karşımıza çıkıyor. Kaybedişlerinin sonucu olarak içine düştüğü yalnızlık etkileyici. Ama yine yazarım soyut kavramlara ve betimlemelere olan düşkünlüğü nedeniyle aradığımız cevaplara ulaşmakta güçlük çekiyoruz. İçinde bulunduğu ruh hali son duraktan bir önceki gibi görünüyor. Bunu havada hafiften gezinen intihar kokusundan anlayabiliyoruz.</p>
<p>Anlatıcının heyecan duygusuna kapılma hissi ise hikayenin karamsar yapısı nedeniyle okuyucuya geçmiyor. Bundan sonra hikayenin uyku ile uyanıklık arasında ilerleyişi gayet başarılı. Sabah uyandıktan sonrası ise bu ana kadar yaşananların hepsinin yarı uykuyla geçen bir gece nöbetinin etkisiyle görülmüş sanrılar olduğu anlaşılıyor. Bu arada yapılan betimlemeler ve doğa tasvirlerinde ki başarılı yazım tekniği bizi sürükleyerek sona götürüyor. Hikaye olması gerektiği kadar sürüyor ve sona eriyor.</p>
<p> </p>
<p></p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ELEŞTİRİYORUM</title>
<link>https://fikirizleri.com/elestiriyorum</link>
<guid>https://fikirizleri.com/elestiriyorum</guid>
<description><![CDATA[ Siteye yazılmış ve yayınlanmış yazılar arasından seçtiğim bir yazıyı dilim döndüğünce; akıcılık, anlatım tarzı yönünden incleyeceğim. bu yazılar hakkında yazacağım eleştiriler bir uzmanlığın sonucu olmaktan ziyade &#039;Ben olsaydım böyle yazardım&#039; minvalinde olacaktır. ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202511/image_870x580_6929933ee96e9.webp" length="31988" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 28 Nov 2025 15:21:31 +0300</pubDate>
<dc:creator>sairlafi</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded></content:encoded>
</item>

<item>
<title>Baristanın Okuduğu Kitaptaki Cümle</title>
<link>https://fikirizleri.com/baristanin-okudugu-kitaptaki-cumle</link>
<guid>https://fikirizleri.com/baristanin-okudugu-kitaptaki-cumle</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202511/image_870x580_690869e185617.webp" length="53632" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 03 Nov 2025 11:38:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>sairlafi</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p style="line-height: 1.5;"><span style="font-family: 'times new roman', times, serif;">    — Evet, dostum, seni dinliyorum. </span></p>
<p style="line-height: 1.5;"><span style="font-family: 'times new roman', times, serif;">       ‘Beni dinlemek için saatte beş yüz dolar alan biri için dostum kelimesi fazla iddialı bence doktor. Öğlen saat on ikisinde bir barda oturup viski içiyor olmamızdan cesaret aldığını düşünüyorum. Neyse, bu kelimeye takılmadan asıl konuya geçiyorum. Doktor, bilirsin; hayatta birçok konuda eksik olsam da maddi anlamda çoğu kişiye göre fazlam var. Bunu sana yaptığım dolgun ödemeden dolayı en iyi sen biliyorsun. Tamam, takılıyorum; hemen kaşlarını çatıp savunma pozisyonuna geçme. </span></p>
<p style="line-height: 1.5;"><span style="font-family: 'times new roman', times, serif;">       Yoğun bir iş hayatım var ve bu tempo nedeniyle mutsuz değilim. Babamdan miras aldığım şirketi, onun bile hayal edemeyeceği bir noktaya taşıdım. Belki babamda eksik olan şey, yeni alanlara girme konusundaki cesaretti. Gerçi benim cesaretimin sebebi malum. Çocukluğumdan beri hayalperest bir adamdım. Hep ulaşılmazın peşinde koştum. </span></p>
<p style="line-height: 1.5;"><span style="font-family: 'times new roman', times, serif;">       Sıradan olan bana hiçbir zaman zevk vermedi. Hatta bu uğurda yaşadığım kayıplar bile çoğu kazançtan daha fazla haz verdi. Başarımı, yılmadan tekrar denemeye borçluyum ve bundan vazgeçeceğimi sanmıyorum. Bir barda oturup sana içimden geçenleri anlatmak benim tercihimdi. Sen muhtemelen kliniğinde koltuğa uzanmamı isterdin. Sanma ki farkında değilim; o koltuğa uzandığımda hissettiğim çaresizlik seni mutlu ediyor. İşte o hazzı sana yaşatmamak için buradayız. Ayrıca söylemeden geçemeyeceğim: Viski eşliğinde yapılan terapilerin bir süre sonra gerçekten var olup olmadığın konusunda tereddüt ettiriyor. Bu da beni rahatlatıyor. Belki de gerçekten yoksun doktor. Belki sadece kendi iç sesimle konuşuyorum.</span></p>
<p style="line-height: 1.5;"><span style="font-family: 'times new roman', times, serif;">      Hatırlıyor musun, sana son yurtdışı seyahatimde tanıştığım bir kadından bahsetmiştim?’</span></p>
<p style="line-height: 1.5;"><span style="font-family: 'times new roman', times, serif;">    -Hani, şu ‘çılgın’ diye tarif ettiğin mi?</span></p>
<p style="line-height: 1.5;"><span style="font-family: 'times new roman', times, serif;">     'Hayır, doktor; o gerçekten her anlamda çılgın bir kadındı, orası doğru. Ama bahsettiğim kişi o değil. Almanya’da tanıştığım baristadan bahsediyorum.</span></p>
<p style="line-height: 1.5;"><span style="font-family: 'times new roman', times, serif;">    -Barista… İçki hazırlayan kişiye mi deniyordu? ‘Doktor, ben de o mesleğin detaylarını senin kadar biliyordum. Ama tanıştığım kadın bana uzun uzun anlattı. Asıl işi kahveymiş. Başka meziyetleri olsa da en çok kahve konusunda uzman olduğunu birkaç kez hatırlattı. Neyse, mesleği değil anlatmak istediğim. </span></p>
<p style="line-height: 1.5;"><span style="font-family: 'times new roman', times, serif;">     Onunla tanıştıktan sonra birbirimize çok çabuk ısındık. Uzun sohbetimiz sırasında bana bir cümle söyledi:</span></p>
<p style="line-height: 1.5;"><span style="font-family: 'times new roman', times, serif;">    ‘Bir kitapta okumuştum, bununla ilgili bir söz vardı, dedi.</span></p>
<p style="line-height: 1.5;"><span style="font-family: 'times new roman', times, serif;">     O sözü hatırlamıyorum ama bu cümlenin kendisi aklımdan hiç çıkmıyor. Çünkü doktor… Ben hayatım boyunca, bir baristanın ya da herhangi bir başka insanın, sohbet sırasında ‘Bir kitapta bununla ilgili bir söz vardı’ dediği o kitabın yazarı olmak istedim. O anda bunu ona söylemedim, ama bu benim çocukluk hayalimdi. Yazar olmak değil, yanlış anlama. Ben okunmak istiyordum. Şimdi hayalimi sorsan, yine aynısını söylerim. </span></p>
<p style="text-align: justify; line-height: 1.5;"><span style="font-family: 'times new roman', times, serif;">    Bir kitap yazmak, bastırmak ve dağıtmak için yeterli imkânım var. Sen de bunu biliyorsun. Ama böyle olmasını istemiyorum. Paramla ya da bulunduğum konumun yardımıyla bunu yapmak beni asla mutlu etmez Bu hayalin gerçekleşmesini tamamen doğal yollardan olsun istiyorum. Hatta isim bile farklı olabilir; sonuçta sahip olduğumuz isimler ailemizin bize layık gördükleri değil mi? </span></p>
<p style="line-height: 1.5;"><span style="font-family: 'times new roman', times, serif;">     Doktor… Bir gün bu hayalim gerçekleşir mi bilmiyorum. Ama diğer her konuda olduğu gibi bunda da denemeye devam edeceğim. Ne kadar sıkı korunan bir alan gibi görünse de o aşılmaz sanılan surları aşacağım, hatta yıkıp geçeceğim. Körler sağırlar birbirini ağırlar modunda yıllardır devam eden bu edebiyat ve yayın dünyasının tüm kurallarını baştan yazacağım.’</span></p>]]> </content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>