<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/"
     xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
<channel>
<title>Yazarlar &amp;amp; Paylaşım Platformu &amp; Ümit Ozan Korkmaz</title>
<link>https://fikirizleri.com/rss/author/ozan-korkmaz</link>
<description>Yazarlar &amp;amp; Paylaşım Platformu &amp; Ümit Ozan Korkmaz</description>
<dc:language>tr</dc:language>
<dc:rights>Bu web sitesinin telif hakları © Fikir İzleri &amp;apos;ne (veya belirtilen kişiler hak sahibi olanlara) aittir ve ilgili mülkiyet, telif hakkı, ticari marka, kültür sanat, patent veya diğer kanunlar kapsamında korunmaktadır. © 2025 Fikir İzleri — Tüm hakları saklıdır. | Her Kalem Bir Söz, Her Fikir Bir İz Bırakır</dc:rights>

<item>
<title>Bize Ne Oldu?</title>
<link>https://fikirizleri.com/bize-ne-oldu</link>
<guid>https://fikirizleri.com/bize-ne-oldu</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202604/image_870x580_69e349c64f97e.webp" length="28200" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 19 Apr 2026 12:07:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ümit Ozan Korkmaz</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Toplumumuz maalesef ki kötülük konusunda kendini çok geliştirdi.</p>
<p>Ben 22 yaşında bir Türk genciyim. Liseyi bitireli henüz birkaç sene oldu. Bu yüzden "Bizim zamanımızda" ifadesini kullanmam kulaklara komik gelse de ülkemizde son dönemlerde gelişen olaylardan sonra bu ifadeyi kullanmam çok yerinde olacak çünkü bizim zamanımızda böyle değildi.</p>
<p>Ben liseye giderken sakallarımın çok sık çıkmasından ötürü haftada iki gün tıraş olmak zorunda kalıyordum yoksa okula almıyorlardı. Okula en fazla gizlice sigara ve çakmak sokuluyordu. Şimdi ise silahlarla okullarımız basılıyor. Bu sadece yakın zamandan bir örnek. Bunun yanı sıra ülkemizde suç oranı yaş fark etmeksizin artış göstermektedir. Özellikle gençler arasında bu artış daha fazla söz konusu. Peki bunun sebebi ne?</p>
<p>-Benim nezdimce bunun başlıca sebeplerinden biri ekonomik şartlar. Ekonomik olarak geri kalmış devletlerde suç oranı aynı şekilde artış gösterir. Okuyarak veya çalışarak bir şeyleri elde edemeyeceğini anlayan gençler kolay para kazanmak için şiddete ve illegal işlere başvuruyor.</p>
<p>-Televizyon dizileri, filmler ve çevre özellikle gençlik döneminde insanları çok fazla etkiliyor. Tabii bir de çarpık ilişkilerin ve şiddetin reklamlarının yapıldığı gündüz programları da buna dahil. Çevre faktörünü ele alacak olursak da çevrenin yanında aile de çok önemli. Güngören'de doğmuş büyümüş bir insan olarak ailem, özellikle abilerim "Mürekkep değen ele kan değmez. Kalemi elinden bırakma" derlerdi hep. Kötü bir çevrede büyümeme rağmen abilerime kulak kabartarak kalemi hiç elimden bırakmadım. Kendimden yola çıkarak sadece çevrenin tek başına ele alınamayacağını düşündüğümden böyle bir örnek verdim. Kalem tutmak illaki okul okumak değil, yazmak ve kitap okumaktır. </p>
<p>-Kitap okumak demişken okuma oranının düşüşünü de değerlendirmezsek olmaz. Dünyanın neredeyse en az okuyan ülkelerinden biriyiz. İnsan okumadıkça kendini geliştiremez, cahil kalır. Cahil kalmış insan da her zaman kullanılmaya veya suç işlemeye meyillidir. Bu yüzden de çocuklarımıza bol bol kitap okutmalıyız ama kitap okuturken de kendimiz de okumalıyız ki güzel birer örnek olalım.</p>
<p>Son olarak da maalesef her şey ailede değil insanın kendi içinde başlıyor. Bu yüzden de iyi bir insan olmaya gayret göstermeli, çocuklarımızı ve sevdiklerimizi de buna teşvik etmeliyiz. <em>Orhan Veli'nin de dediği gibi:</em></p>
<p><em>"Bu dünya iyiyle kötünün arasında bir yerde</em></p>
<p><em>Ama günü geldiğinde iyilerden taraf olacak..."</em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İslami Sandığımız Şamanizm Gelenekleri</title>
<link>https://fikirizleri.com/islami-sandigimiz-samanizm-gelenekleri</link>
<guid>https://fikirizleri.com/islami-sandigimiz-samanizm-gelenekleri</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202603/image_870x580_69be545d170ce.webp" length="17168" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 21 Mar 2026 11:19:11 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ümit Ozan Korkmaz</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Türkler İslamiyet'e geçerken Şamanizm'in etkisinden tamamen çıkarak geçmemiştir. Bu yazımda İslamiyet sandığımız ama aslında Şamanizm etkisinde olan durumlardan bahsedeceğim. Türklerin nasıl İslamiyet'e geçtiğini de Fikir İzleri'nde yazdığım bir başka yazıdan okuyabilirsiniz. </p>
<p></p>
<p><strong>BEBEĞİ KIRKLAMAK</strong></p>
<p>Eski Türklerde 40 sayısı kutsaldır. 40 gün ruhsal arınma süresi olarak kabul edilir bu yüzden de doğan bebek 40 günlük olunca kırklanırdı.</p>
<p></p>
<p><strong>BEBEĞİ TUZLAMAK</strong></p>
<p>Bebeğin kokmaması için tuzlandığı söylense de tuzun Şamanizm'de bebeği arındırdığına ve kötü ruhları uzaklaştırdığına inanılırdı.</p>
<p></p>
<p><strong>TAHTAYA VURMAK</strong></p>
<p>Şaman inancında Türkler olumsuz konuşup kötü ruhları etkilememek için tahtaya vuruyorlardı.</p>
<p></p>
<p><strong>KAPI EŞİĞİNE BASMAMAK</strong></p>
<p>Şamanizm inancında ruhların kapı eşiklerinde bulunacağı düşünüldüğü için Türkler kapı eşiklerine basmayı uğursuzluk olarak görmüşlerdir.</p>
<p></p>
<p><strong>KAPIYA YAĞ-BAL SÜRMEK</strong></p>
<p>Gelinin kapıya yağ ve bal sürmesi evin bolluk ve bereketli olması için yapılır. Bu gelenek eski "Saçı" geleneğinin devamıdır.</p>
<p></p>
<p><strong>TÜRBE-YATIR ZİYARETİ </strong></p>
<p>İslamiyet'te kesinlikle türbe ve yatırdan bir şeyler istemek yoktur, sadece Allah'tan istenir. Eski Türkler'de ise önemli kişilerin mezarları sadece bir mezar değil aynı zamanda anıttır. </p>
<p></p>
<p><strong>ÇAPUT BAĞLAMA</strong></p>
<p>Türbe ziyaretlerinde de olduğu gibi bir ağaca veya bir mezara çaput bağlayarak dilek dilemek İslamiyetle örtüşmez. Şamanizm inancında ağaçlar ve doğa kutsal sayılır. Şaman davullarında bulunan hayat ağacı da bunun kanıtlarından biridir. Şaman inancı çaput bağlama ritüelinin adı "Çalama"dır.</p>
<p></p>
<p><strong>ÖLÜNÜN EŞYALARINI DAĞITMAK</strong></p>
<p>Eskiden Türkler ölümü evden uzaklaştırmak bir nevi ölümü evden arındırmak için ölülerin eşyalarını dağıtırlarmış. Toplumumuzda ise ölen kişinin ruhunun huzursuz olacağı için dağıtıldığı inancı vardır.</p>
<p></p>
<p><strong>ÖLÜNÜN 7'Sİ VE 40'I</strong></p>
<p>Ölünün 7'si ve 40'ı ölünün dönüm noktaları olarak kabul edilir. 7'sinde ruhun Tanrıya ulaşmak için gök katlarını aşması gerektiği düşünülür. Türkler 7'sinde ölen yakınlarını geleneksel merasimle öteki aleme uğurlarlar. 40'ında Şamanın düzenlediği ayin ise geçiş ritüeli olarak adlandırılabilir. </p>
<p></p>
<p><strong>"ALLAH YUKARIDA GÖRÜYOR"</strong></p>
<p>İslam inancında Allah her yerdedir. Şamanizm inancında ise Tanrı göktedir. El açıp göğe bakarak dua etmek de bu inançtan geliyor.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Doğu Türkistan&amp;apos;da Ramazan Nasıl Geçiyor?</title>
<link>https://fikirizleri.com/dogu-turkistanda-ramazan-nasil-geciyor</link>
<guid>https://fikirizleri.com/dogu-turkistanda-ramazan-nasil-geciyor</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202602/image_870x580_6997e2468630c.webp" length="24312" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 19 Feb 2026 23:13:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ümit Ozan Korkmaz</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Doğu Türkistan'da yapılan zulümlerden Fikir İzleri'ne yazdığım başka bir yazıda bahsetmiştim. Şimdi ise mübarek Ramazan Ayı'na girmiş bulunmaktayız. Bizler rahatlıkla istediğimiz zaman orucumuzu tutabilirken Uygur kardeşlerimiz bu haklarından da tamamiyle mahrum. Şimdi gelin bu detaylara Doğu Türkistan'da yaşıyormuşsunuz gibi değinelim.</p>
<p>Eğer sahur yapmak isterseniz ışıklarınız kapalı olmak zorunda. Evin içinden dışına hiçbir şekilde ışık çıkmamalı çünkü eğer Çinli askerler veya polisler bunu görürse oruç tuttuğunuzu anlayıp evinize baskın düzenler.</p>
<p>Sorunsuz bir şekilde sahur yapmış olsanız bile gün içerisinde bu durumu devam ettirmeniz mümkün değil. Okula gidiyorsanız okulda, işe gidiyorsanız ise iş yerinizde verilen yemekleri yemek zorundasınız. Yemezseniz oruçlu olduğunuzu anlarlar ve işkence görürsünüz. Bir de gün içerisinde yapılan içki festivallerine katılmak zorundasınız ve burada dağıtılan ücretsiz içkilerden içmek zorundasınız.</p>
<p>Evinizde oturup oruç tutmayı düşünebilirsiniz ama maalesef bu da mümkün değil çünkü Uygur Türklerinin bulunduğu bölgelerde polisler evlere gün içerisinde baskın düzenleyip kontrol altında tutarak su içiriyorlar.</p>
<p>Doğu Türkistan'daki kardeşlerimiz, kandaşlarımız, özgürce ibadet edebilecekleri günlerin hasretiyle gökyüzüne bakıyor. Gizlice kopuzlarını çalıp ağıt yakıyorlar. Yüreği onlarla atanlar gökyüzüne bakınca Çin işkenceleriyle şehit olan Abdurrehim Heyit'in "Qeni kök-böre(Hani Gökbörü?)" ağıdıyla yüreklerini dağlıyor. Bir gün aynı sofrada iftar yapabilme umuduyla AL BAYRAKTAN GÖK BAYRAĞA SELAM OLSUN!</p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yapay Zeka ve Edebiyat</title>
<link>https://fikirizleri.com/yapay-zeka-ve-edebiyat</link>
<guid>https://fikirizleri.com/yapay-zeka-ve-edebiyat</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202602/image_870x580_6991925a9c7a7.webp" length="49456" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 15 Feb 2026 12:31:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ümit Ozan Korkmaz</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>   Geçmişten günümüze bakıldığında teknoloji altın çağını yaşıyor.</p>
<p>   Teknolojinin gelişimiyle beraber toplumumuzdaki "Robotlar mesleğimizi elimizden alacak" korkusu da gittikçe büyüdü. Peki bu robotlar veya yapay zeka edebiyat dünyasına da el atabilir mi?</p>
<p>   Yazmak bir sanattır fakat yazarlığın özellikle de şairliğin temelini hiçbir zaman kelimeler, fikirler veya düşünceler oluşturmamıştır. Yazma sanatının en büyük temelleri duygular ve yaşanmışlıktır. Bugün yapay zekaya şiir veya kitap yazdıranlar yazmak kabiliyetine erişememiş insanlardır. İnsanlar günlük hayatın koşuşturmacasından kaçmak, dış dünyadaki sahte dostluklardan uzaklaşıp bir an olsun nefes alabilmek için okurlar. Canı acımamış, gülmemiş, ağlamamış ve hatta hiç varolmamış bir şeyin insanlara bunu sağlaması imkansızdır. Bu durumun hayatımızdaki sahte dostlardan hiçbir farkı yoktur. Bugün, yarın bu eserler okunabilir fakat ya sonra? İnsanlar istedikleri duyguları alamadıkları ve içlerinde oluşan boşluklar doldurulmadığı için bu eserler kitap satış depolarının tozlu raflarında tarihe karışacak. </p>
<p>   Velhasıl kelam sevgili yazarlar ve şairler hiç korkmanıza gerek yok bir gün robotlar dünyayı ele geçirse de edebiyatın mürekkebine bile dokunamazlar.</p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>SENSİZ VERMEM CANIMI</title>
<link>https://fikirizleri.com/sensiz-vermem-canimi</link>
<guid>https://fikirizleri.com/sensiz-vermem-canimi</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202512/image_870x580_693bc56688af7.webp" length="23908" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 12 Dec 2025 10:34:18 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ümit Ozan Korkmaz</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Çıkarken 22'nin merdivenlerini</p>
<p>Tanıdım 'korku' denen hissi</p>
<p>Azrail baş ucuma geldi</p>
<p>Yine de teslim etmedim ruhumu</p>
<p></p>
<p>Yıkık dökük bir arabanın içinde</p>
<p>Elimden tutan hayalinle</p>
<p>'Yaşa' dedi bana gözlerin</p>
<p>Vermedim canımı can alan meleğe</p>
<p></p>
<p>Acımdan ağladıysam namerdim</p>
<p>Seni bırakmaktan korktum sevdiğim</p>
<p>Neylerim sensiz cennette</p>
<p>Yanımda sen ol kıldan ince köprüde</p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kimim Ben?</title>
<link>https://fikirizleri.com/kimim-ben-2325</link>
<guid>https://fikirizleri.com/kimim-ben-2325</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202511/image_870x580_691630109a8d7.webp" length="72200" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 13 Nov 2025 22:23:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ümit Ozan Korkmaz</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Ozan derler bana</p>
<p>Hassas bir kalbime var</p>
<p>Kalbime hep yağmur yağar</p>
<p>Hüzünden akar hep yaşlar</p>
<p></p>
<p>Ozan derler bana</p>
<p>Koca bir adamdım çocuk yaşımda</p>
<p>Ölüm girince hanemize</p>
<p>Büyüdüm sabahsız bir gecede</p>
<p></p>
<p>Ozan derler bana</p>
<p>Kimliğim 20 hislerim 100 yaşında</p>
<p>Aklar düştü kara sakalıma</p>
<p>Gençlik rüzgarım esmeden geçti</p>
<p></p>
<p>Ozan derler bana</p>
<p>Göğsüm daralır, sığmam odama</p>
<p>Canım sıkılınca çakarım çakmağı</p>
<p>Ömrümü kısaltır içtiğim sigara</p>
<p></p>
<p>Ozan derler bana</p>
<p>Takıntılarım, bitmeyen düşüncelerim var</p>
<p>Kimi zaman sıkılır benden dört duvar </p>
<p>O bile şikayetçi olur dili olsa </p>
<p></p>
<p>Ozan derler bana</p>
<p>Derdimi anlatamam insanoğluna</p>
<p>Şiir yazarım sessiz usulca</p>
<p>Derdimi dinler karaladığım kağıtlar</p>
<p></p>
<p>Ozan derler bana</p>
<p>Öfke büyürdü bağrımda</p>
<p>Kavga eder, küfür eder, gönül kırardım</p>
<p>Şimdiyse yalnız kendime zararım...</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Doğu Türkistan</title>
<link>https://fikirizleri.com/dogu-turkistan</link>
<guid>https://fikirizleri.com/dogu-turkistan</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202510/image_870x580_68e4984f0aac3.webp" length="19658" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 07 Oct 2025 07:35:42 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ümit Ozan Korkmaz</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Doğu Türkistan son olarak 1949'un Eylül'ünde işgal altına girmiştir ve hâlâ işgal altındadır.</p>
<p>Doğu Türkistan, Türklerin ve Müslümanların kanayan yarası olması gerekirken Türkler arasından yalnızca küçük bir kesim haberdarken Müslümanlar tarafından tamamiyle yalnızlığa terk edilmiştir. Filistindeki insanların sesi bir şekilde dünyaya duyurulmuştur fakat Doğu Türkistan'daki kardeşlerimiz gerek gördükleri işkencelerden ötürü gerek toplanma kamplarına kapatılmalarından ötürü seslerini yeteri kadar duyuramamıştır. Üzücü olan da şudur ki Türklerin büyük bir çoğunluğu Filistin için haykırırken Doğu Türkistan'a gelince 3 maymunu oynamaktadır.</p>
<p></p>
<p><strong>ÇİNLİLER İLE TÜRKLERİN DÜŞMANLIĞI</strong></p>
<p>Doğu Türkistan'ın şu anda içerisinde bulunduğu durumu daha iyi kavrayabilmek için tarihe bakmak gerekir. Türkler ve Çinliler Asya Hun İmparatorluğundan beri sürekli savaş halindedir. Tabii günümüzde Çin ile kardeşlik köprüleri kurulmaya çalışılsa da Nihal Atsız'ın da dediği gibi "Tarihî düşmanlar ancak dışişleri bakanlarının dostudur. Milletin, asla!" Çin de bu düşmanlığı unutmamış olacak ki kendi ülkelerinin Batısında bulunan Uygur Türkleri'ni kendileri için bir tehlike olarak görmüş.</p>
<p></p>
<p><strong>ÇİN ZULMÜ</strong></p>
<p>Çinliler, Uygur Türklerini eğitim kampları adı altında kamplarda toplayıp işkence ediyor. </p>
<p>Çinlileştirme politikası adı altında Türk çocuklarını ailelerinden alarak okullarda zorla "Sen nerelisin?" sorusuna "Çinliyim" cevabı verdirtiliyor.</p>
<p>Hamile kadınlara çocukları Türk doğacak diye işkence ederek düşük yaptırtılıyor.</p>
<p>Uygur Türk'ü kadınların evine Çinli erkekler gönderilip zorla tecavüz ediliyor.</p>
<p>Uygur Türk'ü kızlar zorla Çinli erkeklerle evlendiriliyor.</p>
<p></p>
<p><strong>DOĞU TÜRKİSTAN'DAKİ YASAKLAR</strong> </p>
<p>Sakal bırakmak yasak (İslami bir sembol sayılıyor)</p>
<p>Oruç tutmak yasak (Ramazan ayında sahur vaktinde ışığı açık olan evler tespit ediliyor. Gün içerisinde zorla yemek yedirip su içirtiyorlar.)</p>
<p>Namaz kılmak yasak</p>
<p>Türklüğü sembolize eden her şey yasak</p>
<p></p>
<p><strong>DOĞU TÜRKİSTAN ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ VE OSMAN BATUR</strong></p>
<p>Uygur Türklerinin elindeki silahları toplamak isteyen Çinliler, Uygurlara silahlarını teslim etmek için süre tanımıştır. Bir kesim silahlarını teslim etse de Osman Batur silahını teslim etmeyerek "Bugün silahını veren yarın canını verir. Benim Çinlilere verecek silahım yok. İstiyorlarsa gelip kendileri alsın. Korkanlar silahlarını teslim edebilir.’’ sözlerini sarfederek bir başkaldırı göstermiş ve Uygurların içindeki isyan ateşini körüklemiştir. Osman Batur zaten Böke Batur'un "Bir gün biz kafirleri yine çöllerin öbür tarafına atacağız. Sayıları Taklamakan Çölü’ndeki kum taneleri kadar olsa bile’’ sözlerini kendine vazife bilmiş ve bu sözlerden çok etkinlenmiş bir kişiliktir. Başlattığı silahlı mücadele başarı göstermeye başladıkça bu özgürlük mücadelesine Uygur Türkleri tarafından katılım artmaya başlamıştı. Çin'in iç karışıklıklarından ve Çin - Japon savaşı'ndan da faydalanan Osman Batur Doğu Türkistan'ın büyük bir bölümünü özgürlüğe kavuşturmayı başarmıştı. Bu hareketin başarıya ulaşmasıyla Kulca Doğu Türkistan Cumhuriyeti kuruldu ve Ali Han cumhurbaşkanlığına getirildi. Ali Han da Osman Batur'a Altay valiliğini verdi. 18 Şubat 1951 tarihinde Çin ordusuna esir düşen Osman Batur'a, günlerce işkence edildi. Türkistan'ın kahramanı, 29 Nisan 1951'de kurşuna dizilerek şehit edildi.</p>
<p></p>
<p><strong>DOĞU TÜRKİSTAN'IN ÖZGÜRLÜĞÜ</strong></p>
<p>Yazımın başında da belirttiğim üzere Uygur Türkleri sessizce yok oluyor ve insanlık buna göz yumuyor. Bugün Filistin için ortalığı yıkanlar, boykot düzenleyenler, yürüyüş yapanlar söz konusu Doğu Türkistan olunca ortalıktan kayboluyor. Bu ülkede siyasetçiler "Çin'in Doğu Türkistan politakasını destekliyoruz. Çin'in sınır güvenliği bizim için önemli bir meseledir." diyebildi ve bu halk yine sustu. Aynı konuşma Filistin için yapılsa yer yerinden oynardı. Türklerin en önemli meselesi Doğu Türkistan olmalıdır. Eğer Türk arıyorsanız Uygurlar Türk, eğer Müslüman arıyorsanız Uygurlar Müslüman.</p>
<p></p>
<p>EY MÜSLÜMAN! DOĞU TÜRKİSTAN TÜRK DİYE ÜMMETTEN SAYILMIYOR MU? EY TÜRK! EY İDİLİN OĞULLARI! EY KÜR-ŞAD'IN TORUNLARI SİZİ KİM ESİR ETTİ?</p>
<p></p>
<p>Son söz: Filistin ve Doğu Türkistan'ı karşılaştırmam tepki alacak belki ama kendi evimiz yanarken komşunun evini söndürmeye koşmak hiç akıl kârı bir hareket değil.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Hastane</title>
<link>https://fikirizleri.com/hastane</link>
<guid>https://fikirizleri.com/hastane</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202508/image_870x580_68b2da19017b8.webp" length="133256" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 30 Aug 2025 14:02:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ümit Ozan Korkmaz</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>İzliyorum hastane koridorunu,</p>
<p>Her geçen insanın başı bunlu.</p>
<p>Nedir bu havadaki ağır koku?</p>
<p>Dertlerin dumanı bastı burayı...</p>
<p></p>
<p>Bir yanda ameliyat ekranını izleyenler,</p>
<p>Bir yanda bebesini bekleyen erler.</p>
<p>Duygular karışmış havaya,</p>
<p>Biri morgun önünde oturmuş ağlar...</p>
<p></p>
<p>Hastane bahçesinde bir amca,</p>
<p>Tek nefeste yarılanır ağzındaki sigara.</p>
<p>Dayanamadım yaktım sigarımı,</p>
<p>Sevdiğini yitirdiğinden dalmış uzaklara...</p>
<p></p>
<p>Bir doktor var içeride gözleri yaşlı,</p>
<p>Ağlamaktan bitap düşmüş gözleri kanlı.</p>
<p>Kimse anlamaz halinden,</p>
<p>Gözlerinden belli kurtaramamış hastasını...</p>
<p></p>
<p>Nice dertli gördüm yatağında.</p>
<p>Kimi Azrail'i anar en genç çağında,</p>
<p>Kahrolsun bu ölümün yaş bilmezliği!</p>
<p>İnsan çocukken ölümü bilmemeliydi...</p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>VASİYET</title>
<link>https://fikirizleri.com/vasiyet</link>
<guid>https://fikirizleri.com/vasiyet</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202508/image_870x580_68914bb01f2b6.webp" length="32974" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 05 Aug 2025 03:10:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ümit Ozan Korkmaz</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Toprak olup gideceğim bir gün</p>
<p>Ardımdan şiirlerimi okuyun</p>
<p>Adımı unutun ama acılarımı hep hatırlayın</p>
<p>İnsanlığı bilenlere şiirlerimi miras bıraktım</p>
<p></p>
<p>Ardımdan çok söz etmeyin </p>
<p>Ortadan okeyi benim için çekin</p>
<p>Pişti yaparken hırsla vurun masaya </p>
<p>Kola için bir bardak daha alın, belki gelirim...</p>
<p></p>
<p>"Nasıldı?" diye soranlar olacak,</p>
<p>"Adı gibi şairdi" deyin onlara...</p>
<p>O gün kitaplarım elden ele dolaşacak,</p>
<p>Gözyaşları düşecek bu ölümlü sayfaya...</p>
<p></p>
<p>Mezar taşıma onu sevdiğimi yazın,</p>
<p>Onun adını dostlarıma sorun.</p>
<p>Ben verdiğim sözü tuttum,</p>
<p>Toprak altında da onu sevdiğimi unutmayın...</p>
<p></p>
<p>Gönlümü, kıranlara verin,</p>
<p>Mezartaşımdan özür diletin.</p>
<p>Affettiğimi duyan olursa eğer,</p>
<p>Gönüllerinin rahat olmasını söyleyin. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Türklerin İslamiyete Geçişi</title>
<link>https://fikirizleri.com/turklerin-gercek-islamiyete-gecisi</link>
<guid>https://fikirizleri.com/turklerin-gercek-islamiyete-gecisi</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202506/image_870x580_686001ba75f22.webp" length="42706" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 28 Jun 2025 17:53:16 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ümit Ozan Korkmaz</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Toplumumuzda ve okullarda okutulan tarih derslerinde(!) Türklerin İslamiyet'e hoşgörüyle ve Müslümanlığın Gök Tanrı inancıyla ortak noktaları olduğu için kabul ettiği düşüncesi yaygındır fakat bu büyük bir yanılgıdır.</p>
<p>Türklerin ilk İslamiyet'e geçişi Emevilerin halifeliği döneminde olmuştur. Bilindiği üzere Emeviler halifeliği sert politikalarla sürdürmüştür. Anadolu'da yaşayan Türkmenler de maalesef ki bu politikalardan nasibine düşeni almıştır. Arap komutanı Kuteybe; "Ey Müslümanlar, nereye giderseniz, her kim Türkler'den baş getirirse 100 dirhem vereceğim" diyerek diğer komutanları Türklere karşı kışkırtır ve Buhara'da kenti yağmalanır. Türkler kılıçtan geçirilir. Kafaları kılıçlara geçirilenler dışında 50 bin Türk köle olarak götürülür. Yezid ise Dağıstan'da 14 bin kişinin boynunu uçurur. Bunun yanı sıra İslam aleminin ünlü hadisçisi Buhara "Yüzleri kırmızı, gözleri çekiktir. Güçlü bir ulus olan Türklerle çarpışmadıkça kıyamet kopmayacaktır." ifadeleriyle Türklere karşı bakış açısını açıkca ortaya koymaktadır. 9. yüzyılda karşılaştıkları bu baskılara ve zulümlere dayanamayan Türkmen aşiretleri de İslamiyet dinini kılıç zoruyla benimser fakat burda da ufak bir çizgi çekerek doğruca Arap Müslümanlığını kabul etmezler. Şamanizm ile Müslümanlığı birbirine karıştırarak Arap coğrafyasında Emevi Müslümanlığına tepki olarak doğan Ali yandaşlığını seçerler.</p>
<p>Bahsettiğimiz Türkmenler şu an ağırlıklı olarak Kerkük'te yaşamaktadırlar fakat Anadolu'daki bütün Alevi köylerinin kökeni de Türkmenlere dayanır.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>SEVENİN TEK KORKUSU</title>
<link>https://fikirizleri.com/sevenin-tek-korkusu</link>
<guid>https://fikirizleri.com/sevenin-tek-korkusu</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202505/image_870x580_681687ec0a60c.webp" length="27724" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 04 May 2025 00:18:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ümit Ozan Korkmaz</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>İnsan sevdiği zaman kendi canından ziyade sevdiğinin canını düşünmeye başlıyor.</p>
<p>İçinde bulunduğumuz gezegende sevdiği olan bir insan "Ben hiçbir şeyden korkmam" diye ahkam kesemez. Şahsen bir zamanlar bu büyük sözleri fazlasıyla sarfetmiş bir aciz fani olarak bunun böyle olmadığını 6.2'lik bir sallantının vesilesiyle anlamış bulundum. Yanlış anlaşılma olmasın lütfen, kendi canımdan korkacak kadar da aciz bir fani değilim ama canımdan daha çok canım olan birisinin varlığı korku denen duyguyu yüreğimin en ücra köşelerinden çıkarıp baş köşeye oturttu. İşte o zaman anladım ki insan kendi canından korkmaz da sevdiğinin zülüflerinden bir tek tel heba olacak diye ödü koparmış. Aslında baktığımız zaman çok iyi anlıyoruz ki sevdiklerini kaybettikten sonra aklını yitiren insanların bir bildiği varmış. Akıllarını yitirmişler çünkü bu acı normal bir kafayla kaldırılacak bir şey değil. Karacaoğlan'ın da dediği gibi "Ölüm ile ayrılığı tartmışlar / Elli dirhem fazla gelmiş ayrılık." </p>
<p>Velhasıl kelam bir insanın hayattaki en büyük korkusu sevdiğini kaybetmektir. Geri kalan her korku gelir geçer ama kaybetme korkusu hep kalbin bir köşesinde durur.</p>
<p></p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İnsan Ölür Sevda Ölmez</title>
<link>https://fikirizleri.com/insan-olur-sevda-olmez</link>
<guid>https://fikirizleri.com/insan-olur-sevda-olmez</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202503/image_870x580_67d1c80b7f100.webp" length="16528" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 12 Mar 2025 20:45:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ümit Ozan Korkmaz</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>   Günümüzün en büyük problemlerinden biri sevgiye, sevgiliye sadakattir. Bu yazımda da hayatını kaybetmiş bir sevgiliye sadık kalmaktan bahsedeceğim.</p>
<p>   Ölüm de sevda gibi her ömre yalnızca bir defa girer. Nasipte sevda duyulan sevgiliye kavuşmak varsa sevda mutluluktur fakat ayrılık varsa işte o sevda ölümden de beterdir. Peki ya sevdiğin insan öldüyse?</p>
<p>   Varlıkta, vuslatta, mutlulukta veya iyi günde herkes sever. Asıl marifet bunlar olmadığında da sevebilmek ve sadık kalabilmektir. Şahsımın bu hayatta en çok karşı olduğu şeylerden biri de ölen sevgilinin ardından başka bir sevgiye kalpte yer açmaktır. Eğer bir insanın sevdiği öldükten sonra hayatına başkasını alıyorsa ben kalbinde sevgiyle ölen taraf için kahrolurum çünkü ömrü boyunca sevildiğini düşünüp sevgisiyle toprağa girmiştir lakin karşısındaki kişi toprağa başkasının sevgisiyle girecektir. Ölmek insana zor gelmez de toprak altından sevdiğini başkasıyla görmek insanın zoruna gider. </p>
<p>   Sevenler eğer genç ise her cenazede sadakat düşmanı, uğursuz bir mahluk ortaya çıkar ardından "Daha çok gençsin, emin ol ki o da hayatına devam etmeni isterdi" der. Hiçbir insan sevdiğini başkasıyla görmek istemez. Böyle mahlukları sevda mahkemesinde yargılayıp ömür boyu sevgisizliğe mahkum etmek gerekir. Siz ne anlarsınız sevdadan, aşktan, sevgiden ey aşağılık mahluklar! </p>
<p>   Bazı kavuşmalar mahşere kalır. Herkes birbirinden kaçarken sevdalılar mahşerde de cennette de birbirlerini arayacaklar ve bir daha hiç ayrılmamak üzere kavuşacaklar. Ruh her zaman bakidir ve ruhlara sevdalı insanların sevdası da her zaman bakidir. Selam olsun yüreğini bir kişiye mühürleyen sevdalılara...</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Onurlu Bir Yaşam</title>
<link>https://fikirizleri.com/onurlu-bir-yasam</link>
<guid>https://fikirizleri.com/onurlu-bir-yasam</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202502/image_870x580_67a216f3e506c.jpg" length="87595" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 04 Feb 2025 16:34:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ümit Ozan Korkmaz</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>   Çağın gelişmesiyle beraber insanların haysiyeti ve onuru gerilemeye başlamıştır. İnsanlar, yaratılanların en şereflisi durumundayken şeytanın bile görünce Allah'a sığındığı varlıklara dönüştü.</p>
<p>   İnsanlığını unutmayarak şerefiyle yaşayan insanlar artık azınlık duruma düşmüş durumda. Bunun yanı sıra iyi insanlar dışlanmaya, aşağılanmaya ve salak yerine konulmaya başlandı. İnsanlar o kadar kötülüğü benimsediler ki kendilerinin iyi birisi olamayacağının farkına vardığı anda iyi insanları iyilikten yıldırarak kendi taraflarına çekme çabasına girdiler. "Mutlu sonlar yalnızca masallarda olur." gibi sözlerle bizleri hep kötü sonlara inandırmaya çalıştılar, mutlu sonlara inancını yitirenler de "Madem her türlü mutsuz olacağız niye iyi olalım ki?" gibi düşüncelere kapıldılar. Oysaki bir gün mutlaka iyiler kazanacak. </p>
<p>   Dünyayı hiçbirimiz değiştiremeyiz ama kendimizi değiştirip onurlu, şerefli bir insan olursak hiç olmazsa kendi dünyamızı değiştirebiliriz. Zalime boyun eğmemek, paraya tamah etmemek, kendini ezdirmemek ve yanlışa yanlış diyebilmek onurlu bir yaşamın olmazsa olmazıdır. Para hırsı, parasızlık korkusu, kovulma korkusu ve makam hırsı gibi şeyler insanların içine sinmesinden ötürü yanlışa "Yanlış." demekten çekiniyorlar. Her şeye rağmen şunu unutmamalıyız ki hepimiz bir kere doğuyoruz ve bir kere yaşıyoruz bu hayatı. Bu hayat, sevda hariç kimseye boyun eğecek kadar uzun değil. Sonu ne olursa olsun insanoğlu doğrudan şaşmamalı.</p>
<p>   Velhasıl kelam bir kere geldiğimiz şu hayatı dik bir şekilde yaşayıp dik bir şekilde ölmeliyiz. İyilikten şaşmayarak kaderin bir gün iyilerden taraf olacağını hiçbir zaman aklımızdan çıkarmadan, hayatımızı buna göre sürdürmeliyiz. "Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar." derler. Onuncu köyden hepinizi iyilik ve saygıyla selamlıyorum sevgili okurlarım.</p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Erkekler de Ağlar</title>
<link>https://fikirizleri.com/erkekler-de-aglar</link>
<guid>https://fikirizleri.com/erkekler-de-aglar</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202502/image_870x580_679e64db92caf.jpg" length="52961" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 01 Feb 2025 21:16:18 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ümit Ozan Korkmaz</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>   Toplumumuzda ağlayan erkeklere karşı bir önyargı oluşmuş durumda olsa da bu önyargı ve toplumun örmüş olduğu duvarları yıkarak temiz duygularımızı gönlümüzce yaşamalıyız.</p>
<p>   Psikologların "Çocukluğuna inelim." demesi gibi önce çocukluğumuza inmeliyiz çünkü çocukken bir çoğumuz "Sen erkek adamsın, erkek adam ağlar mı hiç?" cümlesini duyup ağlamayı kesmişizdir. Oysaki asıl erkek adam ağlar. Bizler erkek olduğumuz için bizden hep güçlü durmamız beklenir. Herkes bizi ardında duran, sırtını yaslayabileceği koca bir dağ olarak görür. Bunda elbette bir problem yok ama unutulan bir şey var ki koskoca yanardağlar uzun sürede uykuda kaldıktan sonra patlar. Bizlerin de duyguları olduğu için bizler de ağlayabiliriz ve kalbimiz olduğu için kalbimiz kırılabilir. Her yiğide ağlamak nasip olmaz, ağlamak bir erkeğin bu dünyada düzene en delikanlı başkaldırısıdır. </p>
<p>   Kadınlar karşılarında güçlü erkek görmek istedikleri için erkekler ağlamayı bir acziyet olarak görür ve gizli gizli ağlarlar. Burda da bir nebze kadınlara seslenmek istiyorum; eğer hayatınızdaki erkek sizin yanınızda ağlayabiliyorsa o adamı sakın kaybetmeyin çünkü o adam ağlayabilecek kadar güçlüdür.</p>
<p>   Erkekler acı çektiği zaman yanına gidilir ve omzuna bir el uzanır, ardından o el omuzu bir iki kere sıkar. Bu davranış "Güçlü dur" demektir. Bu hareketi yapmayı bir kez olsun bırakalım da sarılmayı deneyelim, bizlerin de sarılmaya ve bir omuzda hıçkıra hıçkıra ağlamaya sonuna kadar hakkımız var. Biz, hep omuzumuza el atıldığı için susmak zorunda kaldık. Ah! Keşke bir sarılanımız olsaydı da biz de gözyaşlarımızı özgürlüğe kavuştursaydık...</p>
<p>   Gözyaşları bir erkeğin en mahremidir. Eğer bir kadın bir erkeğe sahip olmak istiyorsa ilk önce erkek üzerinde gözündeki yaşa şahit olabileceği güveni oluşturması gerekir. Gözünden düşen bir damla yaşı silmediğiniz erkeğe "Benim." demeyin. Bir insanla beraber ağlamadıysanız da hiç boşu boşuna "Sevdim." demeyin.</p>
<p>   Velhasıl kelam sevgili okurlarım, ağlamaktan korkmayın ve ağlayan erkekleri zayıf görmeyin. Acı çeken bir erkek gördüğünüzde sarılın ve gözyaşlarının omuzlarınıza dökülmesine müsaade edin. Sevgiyle kalın, Allah'a emanet olun.</p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>