<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/"
     xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
<channel>
<title>Yazarlar &amp;amp; Paylaşım Platformu &amp; Nesimi</title>
<link>https://fikirizleri.com/rss/author/nesimi</link>
<description>Yazarlar &amp;amp; Paylaşım Platformu &amp; Nesimi</description>
<dc:language>tr</dc:language>
<dc:rights>Bu web sitesinin telif hakları © Fikir İzleri &amp;apos;ne (veya belirtilen kişiler hak sahibi olanlara) aittir ve ilgili mülkiyet, telif hakkı, ticari marka, kültür sanat, patent veya diğer kanunlar kapsamında korunmaktadır. © 2025 Fikir İzleri — Tüm hakları saklıdır. | Her Kalem Bir Söz, Her Fikir Bir İz Bırakır</dc:rights>

<item>
<title>İntertextuality</title>
<link>https://fikirizleri.com/intertextuality</link>
<guid>https://fikirizleri.com/intertextuality</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202602/image_870x580_6998af73deefd.webp" length="29610" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 20 Feb 2026 22:02:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>Nesimi</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p>İntertextuality </p>
<p>Part / I</p>
<p>*</p>
<p>— Saat kaç?</p>
<p>— 18.47.</p>
<p>Balkon kapısına hizalanmış yağmur damlalarını sayarken,</p>
<p>ve bu kadar muazzamken kâinat;</p>
<p>“Won’t you help to sing</p>
<p>these songs of freedom”</p>
<p>diye son ses bağırıyor ekrandaki zenci.</p>
<p>Yağmur, şiddetini artırarak devam ediyor;</p>
<p>bu hileli tavrıyla doğanın, sesi yükselttiler.</p>
<p>Tarihe tanıklık etmek, ona maruz kalmaktan, bizatihi onun içinde olmaktan daha zordur.</p>
<p>Hele sandalyeye bağlanmış, ayakları ve elleri kelepçeli iken; üstelik bunları düşünmek daha da zordur.</p>
<p>Sayıkladığım son şeylerdi bunlar, devamını getiremeden uykuya daldım.</p>
<p>Devrik cümlelere duyduğum yakınlığı, devrilmiş liderlere ve di, dı’lı zaman kipiyle biten kelimelere duyamıyorum.</p>
<p>Ancak bu kipin bende yarattığı direnci Paris, Nazi subaylarına gösteremedi.</p>
<p>Siz olsanız, Paris’i nasıl bombalardınız?</p>
<p>“Redemp…”</p>
<p>Kanalı değiştirdiler.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Eşik / I</title>
<link>https://fikirizleri.com/esik-i</link>
<guid>https://fikirizleri.com/esik-i</guid>
<description><![CDATA[ Bilinç deneme müzik ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202602/image_870x580_698e243a9cc34.webp" length="43652" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 12 Feb 2026 22:04:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>Nesimi</dc:creator>
<media:keywords>Deneme bilinç</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>*</p>
<p>/Eşik - I </p>
<p></p>
<p>Ve tekrar kör karanlıktan, güneşin gözlerimi yaktığı o âna kayıyorum.</p>
<p>Yağmur yağıyor; bazı damlalar balkon kapısına çarpıp kaçıyor.</p>
<p>Kulağımda Natural Mystic, Marley.</p>
<p>Öncesini hatırlamıyorum ama şuna inanıyorum: Şu anki bilincime sahip olsaydım, huzuru orada bulabilirdim.</p>
<p>Mistik olaylara karşı ciddi bir inanca sahip değilim; fakat Adem’in cennetten kovulmuş olması fikrine inanıyorum sanırım.</p>
<p>Hepimiz onun akrabasıyız nihayetinde.</p>
<p>Bilinç, belki de ilk sürgün.</p>
<p>Homeros’un dediği gibi, “Dili oynaktır insanoğlunun; söz tarlasında otlar durur.”</p>
<p>Benim yaptığım da biraz bu: Geviş getirmek.</p>
<p>Kelimelerle, yıpranmış ve belki de zamanında ıskalanmış duygularla.</p>
<p>Hiç’ten hiçe akan bir şeyin içinde durmaya çalışmak…</p>
<p>ya da akmaya mı çalışsak? </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bir İlişkinin Anatomisi</title>
<link>https://fikirizleri.com/bir-iliskinin-anatomisi</link>
<guid>https://fikirizleri.com/bir-iliskinin-anatomisi</guid>
<description><![CDATA[ Aile Mutluluğu, Tolstoy, Bilinç ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202601/image_870x580_696fd5b699ae2.webp" length="30102" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 20 Jan 2026 22:22:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>Nesimi</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>/Bir İlişkinin Anatomisi </p>
<p>*</p>
<p>Bilinç, Kayıp ve Tolstoy Üzerine Bir Deneme</p>
<p>****</p>
<p>Bazı şeyler geçmiyor.</p>
<p>Sadece şekil değiştiriyor.</p>
<p>Serge ile Maşa, yaş ve yaşanmışlık farklarına aldırmadan birbirlerine âşık olurlar…</p>
<p>İnceleme böyle başlamaz, değil mi?</p>
<p>Hayatta hiçbir anlamda ortak yanları olmayan, hatta tesadüfi diyebileceğimiz bir ilişkilenme yumağına doğan Maşa; babasının dostu ve en yakın destekçisi, bir bakıma iş görürü olan Serge ile soğuk bir gecede, yıllar sonra, annesini kaybettiği bir sırada karşılaşır.</p>
<p>Aslında onları şöyle de tanımlayabiliriz:</p>
<p>Ne istediğini bilen, salt bu düzlemde var olduğu için tutarlı olan Serge ile; duygularını en yoğun formda yaşayan ama onları yönlendirme kabiliyetinden yoksun olan Maşa. Onlar hakkındaki bu ilk bölüm, bize aşkları hakkında da fikir verecektir.</p>
<p>İkinci bölüm, binlerce sayfa aracılığıyla da anlatılabilirdi. Sıkılmadan, ısrarla okumaya devam ederdim. Maşa’nın ne istediğini öğrendiği süreç; anne olmasıyla birlikte kendisine mutluluk veren her şeyden kopması, zamanla ait hissetmediği ama ahlaken sürdürmekle kendini yükümlü hissettiği bir aşk… Serge’nin kibir seviyesine varan tutarlı tavrı; açık sözlü olmayı bir gurur vesilesi sayması ve kendine bir üst akıl rolü biçerek yabancılaşması… En sonunda ikisinin de karşılaşmalarını yeniden temellendirme girişimleri ve sevginin her zaman aynı biçimde kalmayacağı fikri…</p>
<p>Bütün bunlar ancak bu kadar hoş ve zarif bir şekilde anlatılabilirdi.</p>
<p>Bu yönüyle ikinci bölüm, Tolstoy’un neden Dostoyevski ile yan yana getirildiğinin de bir izahı gibidir.</p>
<p>Ama bu da başka bir okumanın konusu olsun.</p>
<p>Bir kitap okuması ve bir miktar hayat...</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Denge</title>
<link>https://fikirizleri.com/denge-2375</link>
<guid>https://fikirizleri.com/denge-2375</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202511/image_870x580_6920bb819cc2b.webp" length="8350" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Nov 2025 22:20:58 +0300</pubDate>
<dc:creator>Nesimi</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Söylenmesi gereken her şeyi söylediğimizde hayat biraz daha sıkıcı bir hal alır. Bazen kar tanesiymişim de anlamsız bir rüzgara kapılıp yuvarlanmışım gibi gelir yükseklerden. Tepeden bakar olmuştum benzerlerime. Dibe yaklaştıkça korkum katlanarak azalırmış, ne olduğunu bilmediğim (ve belki de hiçbir zaman bilemeyeceğim) düşlerden birini yaşıyormuşum rüyamda ve uyandım.</p>
<p></p>
<p></p>
<p>Soğuktu ama kimin umurunda</p>
<p>Yuvarlanıyorum, kim dizginleyebilir beni!</p>
<p>Üşüyorum ama bu ne ki</p>
<p>Parçalara böldüm kendimi</p>
<p>Düşmek üzereyken tutundum ardıllarıma..</p>
<p></p>
<p></p>
<p>Hiçbir şey duyamamanın eşiğine geldiğinizde her şeyi dinliyorsunuz, sözler anlamı aşıyor ve hep olduğu gibi tek başınıza kalıyorsunuz. Müzik dinlemekten ibaret bir hayatımın olmasını isterdim ya da varsa ikincil hayat, melodilerle şenlensin ve dans etmeliyim durmadan. Biçim almanın estetik tek yanı, absürt bir motivasyon sağlaması; dışındaki her çabayla kendimizden biraz daha uzaklaşırız. Hayatı boyunca tek şeye inanıp onun üzerinden kendini var eden insanlara imreniyorum. Ve martılara, trafik ışıklarına, balkonlara, nereye açılacağı belirsiz pencerelere…</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Enfeksiyon</title>
<link>https://fikirizleri.com/enfeksiyon</link>
<guid>https://fikirizleri.com/enfeksiyon</guid>
<description><![CDATA[ Deneme ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202511/image_870x580_6916362f92f51.webp" length="7796" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 13 Nov 2025 22:50:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>Nesimi</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p>/Enfeksiyon </p>
<p>Kafasını yastığa koyar koymaz uyuyan insanları hep kıskandım, başta annemi…</p>
<p></p>
<p>Yağmur ara vermeden yağıyor, kullanmaktan pek de haz almadığım kelimeler tarafından kovalanıyorum. </p>
<p></p>
<p>Yıpranmış bir bez parçası, tavandaki çatlak, kediler, kokular ve kahve. Bağlamından koparıldıkça birey, daha da uygarlaşıyor. İlişkilenimleri nesneye bağlayan ilk insan gibi ben de tabular yaratıp – yıkıyorum içimde kimseye hissettirmeden. Ve yine kelimeler…</p>
<p></p>
<p>Kendileriyle bağlantılı olsun veya olmasın bir şekilde daha fazla kelime doğuruyorlar. Birini tutunca diğeri ya elinden kayıyor yada anlamından çok şey kaybediyor. Sonrası hiç, KELİMLER! Sanırım beraber büyüyoruz ve hep aynı kalıyoruz..</p>]]> </content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>