<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/"
     xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
<channel>
<title>Yazarlar &amp;amp; Paylaşım Platformu &amp; Müge Gülşen</title>
<link>https://fikirizleri.com/rss/author/muge-gulsen</link>
<description>Yazarlar &amp;amp; Paylaşım Platformu &amp; Müge Gülşen</description>
<dc:language>tr</dc:language>
<dc:rights>Bu web sitesinin telif hakları © Fikir İzleri &amp;apos;ne (veya belirtilen kişiler hak sahibi olanlara) aittir ve ilgili mülkiyet, telif hakkı, ticari marka, kültür sanat, patent veya diğer kanunlar kapsamında korunmaktadır. © 2025 Fikir İzleri — Tüm hakları saklıdır. | Her Kalem Bir Söz, Her Fikir Bir İz Bırakır</dc:rights>

<item>
<title>Bİ&amp;apos; KAHVE İÇELİM DEMEK</title>
<link>https://fikirizleri.com/bi-kahve-icelim-demek</link>
<guid>https://fikirizleri.com/bi-kahve-icelim-demek</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202512/image_870x580_6932caa9f0e89.webp" length="74700" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 05 Dec 2025 15:08:05 +0300</pubDate>
<dc:creator>Müge Gülşen</dc:creator>
<media:keywords>Kahve</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Bi’ kahve içelim demek</p>
<p>Çok yorgunum, sende dinlendirmek istiyorum ruhumu demek.</p>
<p></p>
<p>Bi’ kahve içelim demek</p>
<p>Günümün en güzel molasını seninle geçirmek istiyorum demek.</p>
<p></p>
<p>Bi’ kahve içelim demek</p>
<p>Sözlere ihtiyaç duymadan anlaşalım, sessizliğimiz bile birbirine iyi gelsin demek.</p>
<p></p>
<p>Bi’ kahve içelim demek</p>
<p>Günün telaşını kapının dışında bırakıp, sadece sen ve ben olalım demek. </p>
<p></p>
<p>Bi’ kahve içelim demek</p>
<p>Hayatın hızını bir anlığına durdurup, kalbimizin ritmini hatırlayalım demek.</p>
<p></p>
<p>Bi’ kahve içelim demek</p>
<p>Kahvenin telvesinde değil, birbirimizin gözlerinde geleceği okuyalım demek.</p>
<p></p>
<p>Bi’ kahve içelim demek</p>
<p>Bugünün yükünü beraber hafifletelim, gün bize biraz daha güzel dokunsun demek.</p>
<p></p>
<p>Bi’ kahve içelim demek</p>
<p>Bir fincanın buharında, zihnimizin gürültüsünü usulca çözüp hakikatin çıplak haline yaklaşalım demek.</p>
<p></p>
<p>Bi’ kahve içelim demek</p>
<p>Kaderin kırılgan çizgilerine kısa bir soluklanma verip, varoluşun ağırlığını iki yudumda hafifletelim demek.</p>
<p></p>
<p>Bi’ kahve içelim demek</p>
<p>Ruhumuzun karanlık odalarına birlikte bir ışık taşıyalım; belki de aradığımız cevaplar o sessizlikte saklıdır demek.</p>
<p></p>
<p>Bi’ kahve içelim demek</p>
<p>Kahvenin acısında hayatın hakikatini, sıcaklığında ise insan olmanın zarif tesellisini bulalım demek.</p>
<p></p>
<p>Bi’ kahve içelim mi? </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ölümsüzlüğün Asıl Yüzü: Ruh Belleği</title>
<link>https://fikirizleri.com/olumsuzlugun-asil-yuzu-ruh-bellegi</link>
<guid>https://fikirizleri.com/olumsuzlugun-asil-yuzu-ruh-bellegi</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202511/image_870x580_691f862e90286.webp" length="23414" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Nov 2025 00:21:44 +0300</pubDate>
<dc:creator>Müge Gülşen</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>İnsandaki üreme arzusunun içgüdüsel ve psikolojik boyutunun bir bölümü, neslini sürdürme dürtüsünden ileri gelir. Bu da aslında insanoğlunun ölümsüzlük tutkusunun bir dışavurumudur.</p>
<p></p>
<p>Bir ressam bir tablo yaparak, bir sanatçı bir şarkı besteleyerek, bir yazar bir kitap yazarak ölümsüz olmak ister.</p>
<p></p>
<p>Bilim insanları ölümsüzlüğün çaresini arar durur.</p>
<p></p>
<p>Bir atom bombası ya da bir göktaşı mesela... Nesilleri, eserleri, buluşları yok etmeye kafi!</p>
<p></p>
<p>Peki ya aslında ölmeyen bir şey varsa? Ona yatırım yapar mıydık? Ruh mesela. Beden ölünce ayrıldığını düşündüğümüz ruh ya yeniden var oluyorsa bir yerlerde? Ve bu dünyada deneyimlediği olayları, bilinç yok olduğu için, hatırlamıyor ama ruh seviyesindeki deneyimleri, içinde bir yerde saklıyorsa?</p>
<p></p>
<p>Ruh belleği diye bir şey varsa? Bu dünyada hissettiklerimizin en derin hali ölümsüzse?</p>
<p></p>
<p>Dünyayı küresel güçlerle yok etmeye çalışıp sözde zenginliğine zenginlik katan biri, kendi yok ettiği dünyanın en sefil yaratığı olarak yeniden bedenlenecek ise mesela? Para ya da güç ile olan sınavını çözemeden ölmüşse? </p>
<p></p>
<p>Şuan veremediğimiz hangi sınav varsa o konuyu ruh belleği ile idrak edeceğimiz bir bedende yeniden var olacaksak? Almaya geldiğimiz dersleri alabildiğimiz bir yaşam sona erdiği zaman, daha iyi versiyonlarımızla yeniden kaldığımız yerden devam edeceksek?</p>
<p></p>
<p>O zaman nasıl yaşardık hayatı?</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Pusula Kalp Atışı</title>
<link>https://fikirizleri.com/pusula-kalp-atisi</link>
<guid>https://fikirizleri.com/pusula-kalp-atisi</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202511/image_870x580_6916df3a6c15b.webp" length="16316" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 14 Nov 2025 10:51:06 +0300</pubDate>
<dc:creator>Müge Gülşen</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Hayatımın dönüm noktası dediğim bir dönemdi. Yazdığım kitabı basıma vermiş, çıkışını bekliyordum. Bankacılık mesleğimin on üçüncü yılıydı. Müdür yardımcısıydım ve müdürlük sınavına çağırıldım. Sınavda başarılı olmuştum ve bir sonraki aşamaya geçmiştim.</p>
<p></p>
<p>Benim için çok büyük iki olay eş zamanlı gerçekleşiyordu. Stresli, heyecanlı, kaygılı, mutlu... Karmakarışıktım.</p>
<p></p>
<p>Peki ya sadece bir tanesi olacak olsaydı, gerçekten hangisini istiyordum? </p>
<p></p>
<p>"Ben kimim, ben ne istiyorum, ben gerçekten kimim, ben gerçekten ne istiyorum?" sorularımın beynimde yankılandığı günler...</p>
<p></p>
<p>Yine böyle bir gecede uzandım yatağıma. Kitabımı düşündükçe, ilk aşk gibi, o kadar tatlı bir heyecan yaşadım ki... Kalbim nasıl atıyor! Yaşadığımı hissettirircesine bir atış! Aynı zamanda derin bir huzur. "Yaşıyorum ya, yaşıyorum!" dedirten bir his. Rahatlatan bir nefes alış verişi... </p>
<p></p>
<p>O an dedim ki kendime, "Kalbin senin pusulan, o ne zaman hem huzuru hissedip hem heyecanla atıyorsa, 'yaşıyorum' diyorsan doğru yerdesin."</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>HOŞÇA KAL</title>
<link>https://fikirizleri.com/hosca-kal</link>
<guid>https://fikirizleri.com/hosca-kal</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202510/image_870x580_68f8ed15e7724.webp" length="25726" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Oct 2025 17:42:11 +0300</pubDate>
<dc:creator>Müge Gülşen</dc:creator>
<media:keywords>Hoşça kal</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>      Bir evin anahtarını son kez olduğunu bilerek kullandınız mı hiç? Taşınma yoluyla bir ayrılış değil. Bir koparılışın hikayesi bu.</p>
<p>      Anahtarı deliğe geçirip nazikçe çevirdikten sonra içeri girdim. Kırık duvarların arasında yürüyüp boş çuvallara 'alın terim' olan yükte hafif, pahada ve anılarda ağır eşyalarımı tabiri caizse 'batan geminin malları' gibi doldurdum hızlıca.</p>
<p>       Bir gün ölürsem temiz kalsın evim, ayıplamasınlar diyerek tertipli yaşadığım evimin altının üstüne gelmiş halinde taşımacı adamlar en mahremlerimi çuvallara doldurdu gözümün önünde.</p>
<p>       Bir artçı daha başlamadan, bize verilen otuz dakika içinde her şeyimizi arabaya tıkıştırıp o şehirden ayrılacağımız gündü. Güneşli; ama bol kumlu, tozlu bir hava. Şehir ölü kokuyor dedikleri yerler. Ve tabi depremde kapağı açılıp da dökülen buzdolabının içindekilerden yayılan çürümüş etlerin ve üzerine üşüşen çürükçüllerin kokusu hakim. Depremden tam bir ay sonra.</p>
<p>        Arabayı çalıştırdık. 'Ben ölürsem gömülecek bir yerim bile kalmadı.' duygularıyla ait olduğum yerden kopmak zorunda kalışıma, arabanın radyosundan gelen o ani şarkı eşlik etti:</p>
<p>      "Bu garip bir veda olacak çünkü aslında hep içimdesin. Ne kadar uzağa gitsem de gittiğim her yerde benimlesin. Söylenecek söz yok. Gidiyorum ben. Hoşça kal..."</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ONUN DA RIZASI VARDI</title>
<link>https://fikirizleri.com/onun-da-rizasi-vardi</link>
<guid>https://fikirizleri.com/onun-da-rizasi-vardi</guid>
<description><![CDATA[ Yazı yazmanın hayali ve inançla geçen zamanlar ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202510/image_870x580_68e932ba9ef2e.webp" length="75788" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 10 Oct 2025 19:23:28 +0300</pubDate>
<dc:creator>Müge Gülşen</dc:creator>
<media:keywords>günlük yazı rıza</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><b>ONUN DA RIZASI VARDI<o:p></o:p></b></p>
<p class="MsoNormal">“Sen yeter ki yaz, hep yaz.” dedi ama bilmiyordu serüvenimi. Aldım elime kalemi, bu kez neden yazamadığımı ve sonra nasıl yeniden yazabildiğimi yazdım:<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">“Allah’ın izniyle hep yazacağım. Ben zaten hep yazardım. Henüz dört yaşında okuma yazma öğrendim. Okuma yazma bilmiyorken bile kağıtları karalayıp anneme götürmüştüm, ‘bak gazete yazdım’ diye!<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">Ortaokuldaydım. Bir gün tüm günlüklerimi çöpe attım. Evimiz beşinci kattaydı, caddeye bakıyordu. Dışarıyı izlerken bir kadının çöpleri karıştırdığını ve günlüklerimi çöpten çıkardığına şahit oldum. Oturdu çöpün yanına. Tek tek okudu. O okudukça ben ağladım. On iki yaşlarında falanım. Evde tekim. Aklıma da hiçbir şey gelmiyor. Özel alan ihlali gibi hissediyorum. Kalbime ve duygularıma edilmiş bir tecavüz adeta. <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">Güven sorunu hissettim yıllarca. Bir taraftan da ben izin vermiştim bu tecavüze, rızam vardı tabiri caizse. Günlüklerimi çöpe atarak değil tabi. Başka düşüncelerin olacak olması inancına kapılıp o inancı takip ederek. Kendimi yargılayarak. Bu tecavüzü yıllarca ben sürdürmüştüm. Oysa o satırların okunması sadece beş dakika idi, benim duygu tecavüzüm ise yıllarca sürdü zihnimde. Ama buldum çözümümü. <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">İki inanç geliştirdim kendimce. Benim kontrolüm dışında tüm yazdıklarım başkasının eline dahi geçecek olsa iki duygu vardı söylenmesi gereken.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">Birincisi; yanlış anlaşılmaktan, yazdıklarımın başkaları tarafından yorumlanırken çarpıtılmasından kaygılanıyordum. Şöyle inandım, bu okuyanın kişisel yorumu. Benim hissettiğim değil. Ve ben sadece kendi söyleyip hissettiklerimden sorumluyum, onların anlamak istediklerinden değil.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">İkincisi; Her duygu, her yaşanmışlık insana özgüdür. Onu yargılamak Yaradan’dan başkasının haddine değildir.”<o:p></o:p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>HEDİYEME TEŞEKKÜR</title>
<link>https://fikirizleri.com/hediyeme-tesekkur</link>
<guid>https://fikirizleri.com/hediyeme-tesekkur</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202510/image_870x580_68e5448382ace.webp" length="24626" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 07 Oct 2025 19:53:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>Müge Gülşen</dc:creator>
<media:keywords>Teşekkür Hediye Mutluluk</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>HEDİYEME TEŞEKKÜR</p>
<p>Öyle bir hediye aldım ki bugün. En güzelinden. En kıymetlisinden. Çok uzun zamandır beklediğimden.<br>Bu hediye nelere vesile oldu bir bilsen…<br>Acılarıma sabredişlerimin, emeklerimin ve dualarımın karşılığını almak üzere olduğum bir anda.<br>Biliyordum belki de bu anın geleceğini. Ama hep bir korku, ya olmazsa?<br>İnandım, tevekkül edip bekledim. Sabırla. Yok yok, sabırsızca.<br>Sonra geldi o hediye bir anda. Ama hiç beklemediğim bir güzellikte. Hayal ettiğimden de öte.<br>Bindim arabaya, tekrar baktım hediyeme. Hıçkıra hıçkıra ağladım mutluluktan. Kalbimi tuta tuta.<br>Bağıra bağıra. Çünkü ben de kendime teşekkür ediyordum. Bu bekleyişe değdiği için, inanmaktan<br>vazgeçmediğim için. Cesaret edip de kendim olduğum için. O’na teşekkür ediyordum. Bana bu güzel<br>anı yaşattığı için. . En siyah çukurda bile yolumu aydınlatacağına, bana yazdığına inandığım için. Bu<br>raddeye gelene kadar acıdan bağıra bağıra ağladığım her saniyemin karşılığını mutluluktan bağıra<br>bağıra ağlatarak verdiği için. Teşekkür ederim.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kitabımın Doğum Sancıları</title>
<link>https://fikirizleri.com/kitabimin-dogum-sancilari</link>
<guid>https://fikirizleri.com/kitabimin-dogum-sancilari</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202510/image_870x580_68df923d98259.webp" length="26466" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 03 Oct 2025 12:07:53 +0300</pubDate>
<dc:creator>Müge Gülşen</dc:creator>
<media:keywords>kitap yazmak, travma, yeniden doğuş</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span>Yazma tutukusuyla yanıp tutuşuyor olmam, kolaylıkla yazabileceğim anlamına gelmiyordu.</span></p>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">Bilgisayar başına geçip bomboş ekranla bakıştığım, yanımda hep kağıt kalem taşıdığım, aklıma bir şey gelirse 'aman kaçırmayayım' demelerim doğrudur.</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">Kitabımın doğum sancısı gerçek bir doğum sancısı gibi başladı. Bir gece yarısı nefessiz kalarak uyandım. Hava almak için kış ayazında balkona çıktım. Derin derin nefes aldıkça göğsüme bir bıçak batıyordu sanki. Kalp krizi geçiriyorum zannettim. Oysa kendim olma cesaretini gösteremeyişimin ilk krizinin belirtileriydi. Panik atak geçiriyordum.</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">Korkuyordum. Ama farkında değildim duygularımın. Yazmaya başlayınca fark edecektim. Önce aklıma ne gelirse yazmaya başladım. Günlük tutmak gibi. Korkularımı yazdım. Yetiştirilişimden bu yana beni sevindiren ve acıtan her şeyi yazdım. Sadece kendim olma niyetimleydim. Başka bir amacım yoktu.</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">'Kendini bil' anlamı taşıyan Temet Nosce kitabımın oluşumu tam da böyle başladı. Yaşadığım afet travması sonrası kendiliğinden akmaya başladı satırlar. Öyle kolay da olmadı akması. Ekran başında yazarken aynı travmayı defalarca yaşadım. Vazgeçmeye kalkıştım çoğu zaman. </div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">Kendime acımaya bir son vermem gerekiyordu. 'Oturup ağlamayı mı, ayağa kalkmayı mı seçeceksin?' dedim kendime. Ve ayağa kalkma mücadelemi de yazmaya başladım.</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">Kitabımın doğum sancıları artarak gelmeye devam ediyordu. Sancıların sıklığının artışından anlamıştım. Doğum yakın. Kitap hazır, ancak 'bitti' demeye cesaretim yok. Bu kez korkularımla yüzleşme cesareti buldum.</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">Aldım elime kalemi, neden yayınlayamadığımı büyük bir dürüstlükle bir bir yazdım:</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">*Freud, ölmeden önce, bazı notlarının gizli kalmasını istemiş ancak bu vasiyete riayet edilmemiş. Özelimin rızam dışında paylaşılmasından korktum. </div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">*Anlaşılamamaktan ya da yanlış anlaşılmaktan korktum. Çünkü iletişim halinde olduğunuz biriyle bir iletişim kazası yaşadığınızda bunu telafi etme şansınız vardır ama okurunuza sadece 'iletim' yapmış olursunuz o geri bildirim vermediği sürece. </div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">*Bir imza günü, bir söyleşi günü olduğunda cevap veremeyeceğim bir soru yöneltilmesinden endişelendim. </div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">*Yayınevlerince reddedilme kaygısı yaşadım. </div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">*Denemekten korkuyordum. Başarısızlığa uğrama korkusu. Buna aynı zamanda başarma korkusu da eşlik ediyordu. Bir şeyde iyi olup parlamaya da korkuyordum sanki. </div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">*Ünlü olmanın getireceği sorumluluk duygusu korkusu. Sorumluluk duygusu üzerine çalıştım. Hissettiğim aşırı sorumluluk duygusunun sebeplerini buldum.</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">"Korktuğun yer neredeyse mucizen oradadır." mottomla doğuma girmeye karar verdim, Temet Nosce şuan basımda. Çok yakında sizlerle...</div>]]> </content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>