<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/"
     xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
<channel>
<title>Yazarlar &amp;amp; Paylaşım Platformu &amp; iklim Dem</title>
<link>https://fikirizleri.com/rss/author/mavi</link>
<description>Yazarlar &amp;amp; Paylaşım Platformu &amp; iklim Dem</description>
<dc:language>tr</dc:language>
<dc:rights>Bu web sitesinin telif hakları © Fikir İzleri &amp;apos;ne (veya belirtilen kişiler hak sahibi olanlara) aittir ve ilgili mülkiyet, telif hakkı, ticari marka, kültür sanat, patent veya diğer kanunlar kapsamında korunmaktadır. © 2025 Fikir İzleri — Tüm hakları saklıdır. | Her Kalem Bir Söz, Her Fikir Bir İz Bırakır</dc:rights>

<item>
<title>Bilinçaltı hastalıkları</title>
<link>https://fikirizleri.com/bilincalti-hastaliklari</link>
<guid>https://fikirizleri.com/bilincalti-hastaliklari</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202603/image_870x580_69c41a875024e.webp" length="15094" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 25 Mar 2026 20:26:31 +0300</pubDate>
<dc:creator>iklim Dem</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Beden Ne Anlatıyor?</p>
<p></p>
<p>İnsan bedeni, yalnızca etten ve kemikten oluşan bir yapı değildir. Aynı zamanda yaşanmışlıkların, bastırılmış duyguların ve bilinçaltı kayıtların sessiz bir taşıyıcısıdır. Hayatta karşılaştığımız her olay, hissettiğimiz her duygu ve dile getiremediğimiz her düşünce, zamanla bedenimizde iz bırakır. Özellikle kas ve kemik sistemi, kişinin yaşam karşısındaki duruşunu, yüklerini ve kendine verdiği değeri doğrudan yansıtır.</p>
<p></p>
<p>Günümüzde psikosomatik yaklaşımlar, fiziksel ağrıların sadece biyolojik nedenlerle açıklanamayacağını; duygusal ve zihinsel süreçlerin de bu ağrılarda büyük rol oynadığını ortaya koymaktadır. Beden, ifade edilemeyeni ağrı ile anlatır.</p>
<p></p>
<p>Kafa bölgesi, kişinin düşünce dünyasıyla bağlantılıdır. Kendini yetersiz hissetmek, sürekli eleştirilmek ya da zihinsel baskı altında olmak baş ağrılarına zemin hazırlayabilir. Yüz kemikleri ise kişinin dış dünyaya sunduğu kimliği temsil eder; görünür olma, kabul edilme ve değer görme ihtiyacıyla ilgilidir.</p>
<p></p>
<p>Gırtlak ve boyun bölgesi, ifade edilemeyen duyguların merkezidir. Söylenemeyen sözler, bastırılan öfke ve adaletsizlik hissi bu bölgede sıkışma yaratır. Omuzlar ise hayatın yükünü taşır; fazla sorumluluk almak, “her şeyi ben yapmalıyım” inancı ve aileye yetememe duygusu omuzlarda ağrı olarak kendini gösterebilir.</p>
<p></p>
<p>Kollar, dirsekler ve eller; hayata uzanma, tutma ve üretme kapasitemizi simgeler. Sarılamamak, destek verememek, kendini savunamamak ya da bir işi başaramama korkusu bu bölgelerde zayıflık ve gerilim yaratır.</p>
<p></p>
<p>Omurga, insanın içsel gücünün ve hayattaki temel duruşunun merkezidir. Üst omurga derin değersizlik ve aşağılanma duygularını taşırken, bel bölgesi daha çok maddi güven, destek görme ve kimlik algısıyla ilişkilidir. Bu nedenle bel ağrıları çoğu zaman “hayatta yalnızım” hissinin bir yansımasıdır.</p>
<p></p>
<p>Leğen kemiği ve kasık bölgesi, cinsellik, yaratıcılık ve yaşam enerjisiyle bağlantılıdır. Bu alanda yaşanan problemler genellikle suçluluk, utanç ya da bastırılmış arzularla ilişkilidir. Kalça ve bacaklar ise ilerleme gücünü temsil eder; hayatta ilerleyememe, yüklerin altında ezilme ya da korkular nedeniyle geri çekilme bu bölgelerde ağrıya neden olabilir.</p>
<p></p>
<p>Dizler esnekliği ve kabullenmeyi temsil eder. Hayata karşı katı olmak, değişime direnmek ya da egosal çatışmalar diz problemlerine zemin hazırlayabilir. Ayaklar ve ayak bilekleri ise yön alma ve ilerleme ile ilgilidir; kararsızlık, korku ve güvensizlik bu bölgede kendini gösterir. Topuklar ise yaşamın temposuna uyum sağlayamama hissini yansıtır.</p>
<p></p>
<p>Beyin, tehdit anında hayatta kalma moduna geçer ve bedende enerji dağılımını değiştirir. Bu süreçte bazı kaslar sürekli kasılı kalır ve zamanla bu durum kronik ağrılara dönüşür. Aslında beden burada bir sinyal verir: “Dikkat et, burada çözülmemiş bir şey var.”</p>
<p></p>
<p>Bastırılan duygular yok olmaz; sadece şekil değiştirir. İfade edilmeyen öfke kaslarda sıkışır, söylenmeyen sözler boğazda düğümlenir, taşınan yükler omuzlara yerleşir. Bu durum zamanla yorgunluk, hareket kısıtlılığı ve kronik ağrılar olarak ortaya çıkar.</p>
<p></p>
<p>Gerçek iyileşme ise farkındalıkla başlar. Bedeni susturmaya çalışmak yerine onu dinlemek gerekir. “Bu ağrı bana ne anlatıyor?” sorusu, şifanın ilk kapısını aralar. Çünkü beden, ruhun en dürüst anlatıcısıdır.</p>
<p></p>
<p>Mavi...</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Felsefe Nedir?</title>
<link>https://fikirizleri.com/felsefe-nedir</link>
<guid>https://fikirizleri.com/felsefe-nedir</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202510/image_870x580_68fcfdc511f5d.webp" length="22458" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 20 Feb 2026 19:22:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>iklim Dem</dc:creator>
<media:keywords>Kişisel gelişim, farkındalık, bilgi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Felsefe Nedir? İnsan Aklının Hakikat Yolculuğu</p>
<p>Felsefe, insanın varoluşunu, bilgiyi, ahlakı ve evreni anlama çabasının adıdır. Kelime kökeni Antik Yunan’a dayanır. İlk kez Pisagor tarafından kullanıldığı kabul edilir. “Philo” (sevgi) ve “sophia” (bilgelik) kelimelerinden türemiştir. Yani felsefe, “bilgelik sevgisi” demektir.</p>
<p>Ancak felsefe yalnızca bilgi toplamak değildir. O, soru sorma cesaretidir.</p>
<p>Felsefe Neyi Sorar?</p>
<p>Felsefe kesin cevaplardan çok, doğru sorularla ilgilenir:</p>
<p>Gerçek nedir?</p>
<p>Doğru bilgiye nasıl ulaşırız?</p>
<p>İyi ve kötü neye göre belirlenir?</p>
<p>İnsan özgür müdür?</p>
<p>Hayatın anlamı var mıdır?</p>
<p>Bu soruların peşinden giden insan, düşünmeyi bir disiplin hâline getirir.</p>
<p>Antik Çağdan Günümüze</p>
<p>Felsefenin sistemli temelleri Antik Yunan’da atılmıştır. Sokrates, sorgulamayı bir yaşam biçimi hâline getirmiştir. Ona göre sorgulanmamış bir hayat yaşamaya değmezdi. Öğrencisi Platon idealar dünyasını ortaya koymuş, hakikatin duyuların ötesinde olduğunu savunmuştur. Aristoteles ise mantığı sistemleştirerek düşünceyi kurallara bağlamıştır.</p>
<p>Orta Çağ’da felsefe dinle iç içe geçmiş, Yeni Çağ’da akıl yeniden merkeze alınmıştır. Descartes “Düşünüyorum, öyleyse varım.” diyerek modern felsefenin kapısını aralamıştır. Immanuel Kant ise aklın sınırlarını sorgulamıştır.</p>
<p>Felsefenin Alanları</p>
<p>Felsefe birçok alt dala ayrılır:</p>
<p>Ontoloji: Varlık nedir?</p>
<p>Epistemoloji: Bilgi nedir?</p>
<p>Etik: Doğru davranış nedir?</p>
<p>Estetik: Güzellik nedir?</p>
<p>Mantık: Doğru düşünmenin kuralları nelerdir?</p>
<p>Bu alanlar insanın hem dış dünyayı hem de iç dünyasını anlamasına yardımcı olur.</p>
<p>Felsefe Neden Önemlidir?</p>
<p>Felsefe, ezberleri bozar. Hazır cevapları sorgular. İnsan zihnini özgürleştirir. Eleştirel düşünmeyi öğretir. Toplumların gelişiminde büyük rol oynar çünkü bilim, sanat ve hukuk gibi alanların temeli felsefi düşünceye dayanır.</p>
<p>Felsefe aynı zamanda bireysel bir yolculuktur. İnsan, kendini tanımadan dünyayı anlayamaz. Bu yüzden felsefe sadece akademik bir alan değil, yaşam biçimidir.</p>
<p>Sonuç</p>
<p>Felsefe, hakikatin peşinde sabırla yürüyen bir arayıştır. Kesin sonuçlara ulaşmak zorunda değildir; önemli olan aramaktır. Çünkü insanı insan yapan şey, düşünebilmesidir.</p>
<p>Felsefe;</p>
<p>bir soruyla başlar,</p>
<p>bir merakla büyür,</p>
<p>bir bilinçle derinleşir.</p>
<p>Ve belki de en büyük bilgelik, her şeyi bildiğini sanmamaktır.</p>
<p>Felsefe deyip geçmeyin..</p>
<p>Sevgiler..</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İlaç olarak kullanılan bitkiler..</title>
<link>https://fikirizleri.com/ilac-olarak-kullanilan-bitkiler</link>
<guid>https://fikirizleri.com/ilac-olarak-kullanilan-bitkiler</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202601/image_870x580_695e7dd711915.webp" length="49426" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 07 Jan 2026 18:39:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>iklim Dem</dc:creator>
<media:keywords>Kişisel gelişim, farkındalık, bilgi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Tarihte İlaç Olarak Kullanılan Bitkiler</p>
<p>İnsanlık tarihi boyunca hastalıkları iyileştirmek, ağrıları dindirmek ve bedeni güçlendirmek için doğanın sunduğu bitkilerden yararlanılmıştır. Modern tıp gelişmeden çok önce, şifacılar, hekimler ve bilge kişiler bitkilerin iyileştirici gücünü gözlemleyerek tedavi yöntemleri geliştirmiştir. Antik çağlardan günümüze kadar birçok bitki, ilaç olarak kullanılmış ve bazıları günümüz ilaçlarının hammaddesini oluşturmuştur.</p>
<p>Antik Mısır’da bitkiler hem tıbbi hem de ruhsal amaçlarla kullanılmıştır. Sarımsak, enfeksiyonlara karşı koruyucu olarak görülmüş; bal, yaraların temizlenmesi ve iyileştirilmesinde tercih edilmiştir. Aloe vera ise cilt hastalıkları ve yanıkların tedavisinde önemli bir yer tutmuştur. Mısır papirüslerinde bu bitkilerin reçetelerine ayrıntılı şekilde yer verilmiştir.</p>
<p>Antik Yunan ve Roma dönemlerinde bitkisel tıp sistemli hâle gelmiştir. Hipokrat ve Galen gibi hekimler, doğadan elde edilen bitkileri tedavinin temeli olarak kabul etmiştir. Söğüt ağacı kabuğu, ağrı kesici ve ateş düşürücü olarak kullanılmış; günümüzde aspirin bu bitkiden elde edilen etken maddeyle geliştirilmiştir. Nane sindirim sorunlarına, rezene ve anason ise mide rahatlatıcı olarak tercih edilmiştir.</p>
<p>Çin ve Hint uygarlıklarında bitkisel tıp, bütüncül bir sağlık anlayışıyla ele alınmıştır. Geleneksel Çin Tıbbı’nda ginseng, bağışıklığı güçlendiren ve yaşam enerjisini artıran kutsal bir bitki olarak kabul edilmiştir. Zerdeçal, antiiltihap özelliğiyle Hindistan’da yüzyıllardır kullanılmakta; günümüzde de bilimsel araştırmalarla değeri kanıtlanmaktadır.</p>
<p>İslam medeniyetinde de bitkisel tedavi büyük önem taşımıştır. İbn Sina’nın El-Kanun fi’t-Tıb adlı eserinde yüzlerce bitkinin şifalı özellikleri ayrıntılı biçimde anlatılmıştır. Çörek otu, “ölümden başka her derde deva” olarak tanımlanmış; kekik, adaçayı ve ıhlamur gibi bitkiler enfeksiyonlar ve solunum yolu hastalıklarında kullanılmıştır.</p>
<p>Orta Çağ Avrupa’sında manastırlar, bitkisel tedavinin merkezleri hâline gelmiştir. Lavanta sakinleştirici olarak, papatya ise uyku ve sindirim problemlerinde yaygın şekilde kullanılmıştır. Aynı dönemde afyon bitkisi güçlü bir ağrı kesici olarak bilinmiş, ancak dikkatli kullanılması gerektiği de fark edilmiştir.</p>
<p>Sonuç olarak, tarihte ilaç olarak kullanılan bitkiler modern tıbbın temelini oluşturmuştur. Günümüzde pek çok ilaç, bu bitkilerden elde edilen etken maddelerle üretilmektedir. Bitkisel tedavi bilgisi, geçmişten günümüze aktarılan önemli bir miras olup, doğru ve bilinçli kullanıldığında insan sağlığına katkı sağlamaya devam etmektedir.</p>
<p></p>
<p>Sevgiler/ mavi </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Tarihin en ilginç savaşı</title>
<link>https://fikirizleri.com/tarihin-en-ilginc-savasi</link>
<guid>https://fikirizleri.com/tarihin-en-ilginc-savasi</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202511/image_870x580_692727cc1592f.webp" length="59802" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 26 Nov 2025 19:17:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>iklim Dem</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p> Bugün size tarihte gerçekten ilginç , farklı ve kısa bir konudan bahsetmek istiyorum.</p>
<p>Dünyanın En Kısa Savaşı ?</p>
<p> 38 Dakika</p>
<p>1896’da İngiltere ile Zanzibar arasında tarihin en kısa savaşı yaşandı.</p>
<p>Nasıl Oldu?</p>
<p>Zanzibar Sultanı ölünce yerine geçen yeni Sultan, İngiltere’nin desteklemediği biriydi.</p>
<p>İngiltere “tahttan çekil” diye ültimatom verdi.</p>
<p>Sultan reddedince sabah saat 09:02’de İngiliz gemileri sarayı bombalamaya başladı.</p>
<p>09:40’ta savaş bitti. Sultan saraydan kaçtı.</p>
<p>Toplam süre:</p>
<p>38 dakika.</p>
<p>Ve bu, insanlık tarihinin kayıtlara geçen en kısa savaşı olarak geçiyor.</p>
<p>Benim ilgimi çekmesinin nedeni sayısının yaşam sayısı ile aynı olması ☺️</p>
<p>Bir sonraki yazıda görüşmek üzere ♥️ ♥️ </p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Doğum gününüz kutlu olsun.Sevgili akrepler</title>
<link>https://fikirizleri.com/dogum-gununuz-kutlu-olsunsevgili-akrepler</link>
<guid>https://fikirizleri.com/dogum-gununuz-kutlu-olsunsevgili-akrepler</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://www.bulutdanismanlik.com/upload/sayfa_resimleri/2_online-astroloji-astorolog.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 25 Oct 2025 19:45:17 +0300</pubDate>
<dc:creator>iklim Dem</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Sevgili akrepler doğum gününüz kutlu olsun..</p>
<p>Akrep burcu, astrolojide Plüton ve kısmen Mars tarafından yönetilir. Bu yüzden sürekli krizler yaşar gibi görünür ama aslında her çöküş, ruhsal olarak bir yeniden doğuştur.</p>
<p>Bu insanlar farkında olmadan çevresindekilerin dönüşümünü de tetiklerler , bir Akrep’le yakınlaşan kişi, hayatında bir “yeniden yapılanma” sürecine girer.</p>
<p>Akrep burçları sadece insanları değil, enerjileri de okurlar.</p>
<p>Onların sezgisi su elementinin “psişik” boyutuyla ilgilidir. Yani bir Akrep, bir şeyin yanlış olduğunu “hisseder” ve bunu açıklamakta zorlanır ama %90 haklı çıkar. Bu yüzden birçok Akrep farkında olmadan medyumik özellikler taşıyor </p>
<p></p>
<p>Görünürde güçlü ve soğukkanlı olsalar da, aslında en yoğun duygusal derinliğe sahip burçtur.</p>
<p>Ancak bu duygular bastırıldığında, içlerinde volkan gibi bir enerji birikir. Bu, zamanla fiziksel rahatsızlıklara ya da ani öfke patlamalarına dönüşebilir.</p>
<p>Gerçek dönüşüm, Akrep’in duygularını bastırmak yerine onlarla yüzleşmesiyle başlar.</p>
<p></p>
<p>Bu konuda sık sık yanlış anlaşılırlar. Akrep’in cinselliği aslında enerji alışverişi gibidir; ruhsal bir birleşme, bir “ölüm-doğum” anıdır.</p>
<p>Cinsellik onlar için ruhsal arınma ve “bir olma” deneyimidir. Bu yüzden yüzeysel ilişkilerde tatmin olamazlar.</p>
<p>Bir Akrep birine bağlandığında, o bağ onun için ölümüne sadakat anlamına gelir.</p>
<p>Ama ihanet gördüğünde aynı yoğunlukta bir kopuş ve yok ediş yaşar.</p>
<p>Onlar için her bağ, kutsal bir enerji sözleşmesidir.</p>
<p></p>
<p>Akrep burcu karanlık duygulardan, ölümden, yas ya da acıdan korkmaz.</p>
<p>Bu, onların “ölüm enerjisiyle çalışabilme” potansiyelini verir. Bu yüzden birçok Akrep şifacı, psikolog, enerji terapisti veya spiritüel danışman olarak başarılı olur.</p>
<p>Onlar “karanlıktan ışık çıkarma” ustalarıdır.</p>
<p></p>
<p>Kendi gölgesiyle yüzleşip, korkularını ışığa dönüştürmeyi öğrenir.</p>
<p>Bir Akrep bu döngüyü başardığında, çevresine de şifa enerjisi yayar..</p>
<p></p>
<p>İyiki hayatımızdasin</p>
<p>iz..</p>
<p></p>
<p>Sevgiler </p>
<p></p>
<p>Mavi..</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Engizisyon kadınları niçin öldürdü.</title>
<link>https://fikirizleri.com/engizisyon-kadinlari-nicin-oeldurdu</link>
<guid>https://fikirizleri.com/engizisyon-kadinlari-nicin-oeldurdu</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202510/image_870x580_68e904cab6455.webp" length="23914" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 10 Oct 2025 16:06:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>iklim Dem</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Engizisyon kadınları: ENGİZİSYON dönemi ,12 yy başlayıp 18yy la kadar devam eder. Ortaçağ avrupa'sında başta Almanya Fransa İtalya'da olmak üzere engizisyon mahkemeleri kurulmuştur Bu mahkemelerin amacı aslında hristiyanlığı  meşrulaştırmak ve kalıcı hale getirmektir. Bunun için çok acımasız kararlar alınir. Engizisyon adı altında aslında kiliseye karşı çıkan , kişilere ya da Devletlere gözdağı vermek amacı yatmaktadır.. Bu dönem önce psikolojik sorunları olan kişileri cezalandırmak la başlar. Ozellikle manik ve şizofren vb... Ruhsal hastalıklar yaşayan İnsanlar cezalandırır. Bunların içine şeytan kaçmış olacağı iddia edilir.Bu arada Anadolu'dan Avrupa'ya göç etmiş bir takım kabileler vardır bunlar yaklaşık 500 yıllık dogmatik bilgilerle ve kendi içlerinde değişik inanç ve yaşam biçimleriyle yaşamaktadırlar. Bunların en belirgin özelliği katharlardir. Bu kabilelerin kadınları çok bilgilidir.Bazi kadınlari, Bilge kadınlar olarak tanımlanırlar . Hristiyanlikta devleti kilise ve kiliseyi de erkekler yönetmektedir Fakat bu kabilelerde daha çok kadınlar ,hatta kadın erkek eşitliği çok etkindir.. kadınlar değişik bitkilerden hastalıklar icin ilaçlar yaratabiliyor , doğum yapan kadınlara yardım edebilir doğum yapılıyordu bunlara da ebe deniliyordu.. kilise bunları cadı olarak tanımladı Bu insanların bir araya gelip mum önünde kendinden geçtiğini ve şeytanla işbirliği yaptığını iddia etti ve bütün kabileyi yok etti . Amaç hristiyan olmayanlari yok etmekti.Bunun gibi bir sürü insanı işkencelerle yok edildi..Avrupa'nın başka ülkelerine de sıçramıştır.. özelikle İspanya Yahudi ve Müslümanlara karşı büyük soykırımlar gerçekleştirmiştir.Buna en çok karşı çıkan felsefeciler olmuştur .Bir felsefeci aynı zamanda papaz olan Martin luther bunun başında.Matbaanın icadıyla başlayan yeni dönem insanların uyanışların da neden oldu ngizisyon dönemi bitti İslam dünyasında ise daha çok emeviler döneminde olduğu söyleniyor özellikle hallacı Mansur bunun en büyük örneği olarak belirtiliyor.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Karma nedir?</title>
<link>https://fikirizleri.com/karma-nedir</link>
<guid>https://fikirizleri.com/karma-nedir</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202510/image_870x580_68e3ba09820f9.webp" length="38018" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 06 Oct 2025 15:49:43 +0300</pubDate>
<dc:creator>iklim Dem</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Karma;</p>
<p>Bir şey başlamış ise sonu olmak zorundadır.</p>
<p>Yaşam bile öyledir.</p>
<p>Siz doğunca başlar, siz ölünce biter.</p>
<p>Bu hayatın içinde yaptığımız her davranış ,her hareket her niyet birer başlangıçtır.( Buna duygu ve düşüncelerimiz dahil olmak üzere;.)</p>
<p> bu başlangıcın bir sonu olur. </p>
<p>Buna karma denir.</p>
<p>Biraz daha açıklamak gerekirse: birini kandırmak, yalan söylemek, iftira atmak, hırsızlık yapmak, adaletsizce davranmak,Alay etmek , aşağılamak, dolandırmak, kınamak, yargılamak, dedikodu, önyargı vb gibi durumlar karma içeriğidir. </p>
<p>Dolaylı yada doğrudan birinin kaderine , hayatına ve kendisine müdahale etmek demektir.</p>
<p>Farkındalık bu noktada onemli!</p>
<p>❤️ Yaşam ve her canlı ve tabiiki siz birer degersiniz.</p>
<p>♥️ Unutmayın olumsuz bir durum yaşıyorsanız, yaşadığınız ne olursa olsun.</p>
<p>Asla pes etmeyin.</p>
<p>Değiştirme gücünüz vardır.</p>
<p>♥️ Aldığınız kararlar ve yaptığınız seçimler bu karmanın ortağı olduğunuz göstergesidir.</p>
<p>♥️ Ve yaşadığınız her durum ve olaydan ders çıkarın.</p>
<p>Ve elinizden geliyorsa yardım eden biri olun.</p>
<p>Ve en önemlisi evrende varolan herşey denge halindedir.</p>
<p>Yaşamın içinde varolan herşey buna dahildir.</p>
<p> Kötülük _iyilik+ çıkan sonuç bu denge içindir.</p>
<p> Kısacası iyi bir niyet veya yapilan bir kötülük bir süre sonra karşınıza çıkabilir.</p>
<p></p>
<p>Kollektife hayırlı olsun.</p>
<p></p>
<p>Sevgiler</p>
<p></p>
<p>Mavi.</p>
<p></p>
<p>  </p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Koç dolunayı bize ne anlatmak istiyor?</title>
<link>https://fikirizleri.com/koc-dolunayi-bize-ne-anlatmak-istiyor</link>
<guid>https://fikirizleri.com/koc-dolunayi-bize-ne-anlatmak-istiyor</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202510/image_870x580_68e0f98614f81.webp" length="39752" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 04 Oct 2025 13:40:52 +0300</pubDate>
<dc:creator>iklim Dem</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>7 Ekim Koç Dolunayı: Cesaret ve Denge Arasında</p>
<p></p>
<p>7 Ekim sabahı gökyüzünde güçlü bir enerji açığa çıkıyor: Koç burcunun 14 derecesinde gerçekleşecek Dolunay bizlere hem bireysel hem de ilişkisel anlamda önemli farkındalıklar getiriyor.</p>
<p></p>
<p>Dolunaylar, tamamlanma ve görünür olma zamanlarıdır. Koç burcundaki bu dolunay ise özellikle “Ben” ile “Biz” arasındaki dengeyi gündeme taşıyor. Bir yanda kendi isteklerimiz, özgürlüğümüz ve bireyselliğimiz, diğer yanda ilişkilerdeki sorumluluklarımız ve bağlarımız… İşte bu dönemde bu iki uç arasında bir denge kurmamız gerekecek.</p>
<p></p>
<p>Dolunayın Temaları</p>
<p></p>
<p>: Uzun zamandır devam eden ilişkiler, ortaklıklar ya da içsel ikilemler bu dolunayda netleşebilir. Bazı kapılar kapanırken yeni yollar da açılabilir.</p>
<p> Koç enerjisi, harekete geçmeyi ve yeni başlangıçlar yapmayı destekler. İçimizdeki “artık bekleyemem” duygusu daha baskın hale gelebilir.</p>
<p>Acelecilik, öfke ve bencillik bu dönemin gölge yönleri. Fevri davranışlar yerine bilinçli adımlar atmak çok daha faydalı olacaktır. Ortaklıklar, evlilikler ve yakın bağlarda “denge” konusu önem kazanıyor. Karşımızdakine alan tanımak ile kendi özgürlüğümüzü korumak arasında bir denge bulmamız gerekecek.</p>
<p>Ne Yapmalı?</p>
<p>Ani kararlar vermek yerine önce nefes almak ve sakinleşmek faydalı olur.</p>
<p></p>
<p>Yeni başlangıçlar için adım atılabilir; ancak bu adımlar aceleye getirilmeden planlanmalı.</p>
<p>İlişkilerde açık ve net iletişim kurmak, bu dönemin en büyük anahtarıdır.</p>
<p>Bu Koç Dolunayı, bizlere hem cesaret veriyor hem de dengeyi bulmaya çağırıyor. İçsel gücümüzü keşfederken aynı zamanda başkalarıyla olan bağlarımızı da gözden geçirme fırsatı sunuyor.</p>
<p></p>
<p>Şifa olsun..</p>
<p>Sevgiler.</p>
<p></p>
<p>Mavi..</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Mutluluk nedir?</title>
<link>https://fikirizleri.com/mutluluk-nedir</link>
<guid>https://fikirizleri.com/mutluluk-nedir</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202510/image_870x580_68dfcdf00328c.webp" length="27032" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 03 Oct 2025 16:24:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>iklim Dem</dc:creator>
<media:keywords>Kişisel gelişim, farkındalık, bilgi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>MUTLULUK</p>
<p>Edward deci: bir kisisel uzmanı ,ama  çalışmalarını daha çok bilimsel teorileri baz alarak yapıyor..Yani insanların  kelimelerle değilde kendi yarattıkları oluşumlarla ilerleyebilecegini söylüyor.Biliyorsunnuz bilim konusu diyebilmek icin deney denen olguyu gerçekleştirmek gerekiyor.Kendisi bunun için kuplerden oluşan bir  bulmaca yaratıyor.Ve bu küplerden sayisiz çeşitlilik ortaya çıkarılacağı ,bununda kişiye bağlı olduğunu söylüyor. Danışmanlarına gösterdiği şekillerde küplerden çeşitli şekiller çıkarmalarını ister.Bunu küçük ödüller ve ödulsuz oyunlar olarak çalışmalara dahil ediyor.</p>
<p>Yaptığı seanslar sonucunda kişilerin para verme yada alma karşılığında yaptığı işlerde yada çalışmalarda kısa süreliğine olsada belirli bir mutluluk hazzını gerçekleştirdiği ancak uzun vadede bunun gerçekleştirmedigi görüyor.</p>
<p>Yani yaptığınız iş yada yaşadığınız hayat içinize sinmiyorsa mutlu olamazsınız.</p>
<p>Gerçek mutluluk ve sanılan mutluluk farklıdır.Sanilan mutluluk şunlar;</p>
<p> Toplumun yani başkasının dayattığı mutluluklar var.Etiket, konum, güç ,ahlaksal değerleri uyum içinde taşıma gibi..</p>
<p> Başkasının kişiden istediği ve zorla yaptığı şeyler, örneğin kendini farklı göstermek şeklinde görülüp aslında oyle olmaması gibi..</p>
<p>Bir işi yada yaptığı birşeyi sevgiden ziyade sorumluluk bilinciyle yapmaktır.</p>
<p>Gerçek mutluluk ise içten gelen bir durumdur.Kisinin özü bunu keşfeder.Herkesin merakı, yetenekleri ve istekleri doğrultusunda hareket eder.</p>
<p>Her ne kadar temel ihtiyacımız ayakta kalmak ve devam etmek olsa bile bunu hobiler ve alternatif seçenekler yardımıyla bulmak ve yapmak gerekiyor. İç motivasyon ve öz mutluluğu bulmak adına.</p>
<p>Hayat sakin bir iç huzurla daha yalin akabilir..</p>
<p>Kısacası mutluluk sizin içinizdedir.Mutluluk sizin ruhunuzun motivasyonu ile ilgilidir..</p>
<p></p>
<p>Sevgiler </p>
<p></p>
<p>Mavi..</p>]]> </content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>