<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/"
     xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
<channel>
<title>Yazarlar &amp;amp; Paylaşım Platformu &amp; erhantigli</title>
<link>https://fikirizleri.com/rss/author/erhantigli</link>
<description>Yazarlar &amp;amp; Paylaşım Platformu &amp; erhantigli</description>
<dc:language>tr</dc:language>
<dc:rights>Bu web sitesinin telif hakları © Fikir İzleri &amp;apos;ne (veya belirtilen kişiler hak sahibi olanlara) aittir ve ilgili mülkiyet, telif hakkı, ticari marka, kültür sanat, patent veya diğer kanunlar kapsamında korunmaktadır. © 2025 Fikir İzleri — Tüm hakları saklıdır. | Her Kalem Bir Söz, Her Fikir Bir İz Bırakır</dc:rights>

<item>
<title>Aşkımı söyledim</title>
<link>https://fikirizleri.com/askimi-soeyledim</link>
<guid>https://fikirizleri.com/askimi-soeyledim</guid>
<description><![CDATA[ AŞKIMI SÖYLEDİM
Aşkımı kuşlara söyledim
Cıvıltıları yeri göğü kapladı
Arpacı kumrusu bile onlara katıldı.
Aşkımı ırmaklara söyledim
Daha bir canlandı akışları
Dereler bile çağladı.
Aşkımı ağaçlara söyledim
Yeşerdi solgun yaprakları
Çiçekler açtı dallarında
Aşkımı dağlara söyledim
Eridi karı, apak oldu taşı toprağı
Sıyrıldı kara bulutlardan başı
Aşkımı insanlara söyledim
Yere göğe sığmadı coşkuları
Kuş olup uçtular, ırmak olup aktılar
Tepeden tırnağa çiçek açtılar. ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202605/image_870x580_6a0cc0135efbc.webp" length="28910" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 11 May 2025 08:41:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>erhantigli</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><img src="https://fikirizleri.com/uploads/images/202502/image_870x_67a8a7ce3c393.jpg" alt=""></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Muska</title>
<link>https://fikirizleri.com/muska-434</link>
<guid>https://fikirizleri.com/muska-434</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202502/image_870x580_67bdc73725bc4.webp" length="17770" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 20 Feb 2025 16:58:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>erhantigli</dc:creator>
<media:keywords>öykü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>MUSKA<br>              Bir yazar arkadaşımın köyüne gittim. Beni çok iyi karşıladılar. Arkadaşım benim Öğretmen olduğumu söylediği için köyde adım "Hoca"ya çıktı. "Hoca" aşağı, "Hoca" yukarı... derken herkes adımı, soyadımı unuttu,"Hoca" diye tanıdı, benimsedi. Biliyorsunuz hocalık çeşit çeşit. Cami hocası var, asıl hoca onlar. Bizim gibi öğretmenlere de hoca diyorlar. Sadece öğretmenler mi? Teknik direktörler, hakemler de hoca. Ortalık hocadan geçilmiyor. Maçta hakem bir oyuncuya sarı kart gösteriyor. Oyuncu itiraz ediyor:<br>- Hocam, valla kasti bir şey yapmadım.<br>Seyirciler takımın çalıştırıcısına bağırıyorlar:<br>-Hocaaa!Şu iki numarayı değiştir. Birazdan kırmızı kart görüp takımı on kişi bırakacak!<br>**<br>Arkadaşım beni övdüğü. "Çok kültürlüdür. Gece gündüz kitap okur, bir şeyler yazar durur" dediği için köyde itibarım çok iyiydi. Ne zaman kahveye gitsem hemen çay,kahve ısmarlıyorlar, yolda saygıyla selam veriyorlardı. İçimden, "Keşke böyle bir yerde öğretmenlik yapsaydım" diyor, "buradaki öğretmenler köyde çalışmaktan ne kadar memnundurlar" diye fikir yürütüyordum.<br>Ünüm komşu köye de gitmiş olmalı ki, günlerden bir gün bir yabancı geldi yanıma. Arkadaşımın dediğine göre komşu köyün zenginlerinden biriymiş. Adam ellerime sarıldı. "Senden bir ricam var. Yerine getirirsen aha şu kınalı kuzu senin" diye şirin mi şirin bir kuzuyu gösterdi. "Bu yörenin insanları ne kadar da cömertmiş yahu!" diyerek arkadaşıma baktım. O, başım he de anlamında sallıyordu.<br>- Elimden gelirse yaparım tabii, dedim. Kuzuya falan gerek yok. Çocuğunuz bütünlemeye mi kaldı, ona ders mi verdireceksiniz?<br>- Yok canım, dedi adam. Benim ricam başka. Benim karaoğlan hasta...<br>- iyi ama ben doktor değilim ki.<br>Beni cami hocası sandığım anladım. Gülerek:<br>- Siz beni başka hocalarla karıştırdınız galiba, dedim. Karaoğlana okutup üfletmek istiyorsunuz anlaşılan. Bu iş öyle okuyup üflemekle olmaz. Doktor gerek. Hem öyle olsa bile köyünüzdeki caminin hocasına gitmeliydiniz.<br>- Sizin gibi İstanbul’larda okumuş derin bir hoca varken ne yapalım onu, dedi adam. Duyulacak diye korkuyorsunuz galiba. İşte yemin ediyorum. Valla billa kimselere söylemem. Bir şeyler yazıver de asalım karaoğlanımın boynuna. Pisi pisine ölüp gidecek zavallı. Şu kınalı kuzu sizin kısmetiniz, kaçırmayın bunu.<br>- Yoo! Ben öyle muskacılık falan yapamam.<br>- Canım eski yazıyla bir şeyler yazıverin işte. Dua gibi bir şeyler. <br>- Size eski yazıyla dua yazdığımı kim söyledi?<br>- Peki bu ne?<br>Adam, önümdeki, edebiyat fakültesinde öğrendiğim eski yazıyı unutmayayım diye okuduğum dedemin eski yazıyla yazılmış bir kitabım gösteriyordu. Kitap eski yazıyla yazılmıştı ama dua kitabı değildi. Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın bir romanıydı. Bunu boş vakitlerimde okurum diye getirmiştim. Nasıl anlatmalı acaba diye düşünerek arkadaşıma baktım. Ondan yardım umdum. Kulağıma eğildi, "Yazıver işte bir şeyler be! Elin mi aşınacak? Adam kararlı. Yazdırmadan gitmeyecek. Şu kınalı kuzunun güzelliğine bak. Kaçırma şu fırsatı" diyerek beni baştan çıkardı,  şeytana  uydurdu.  Adamın  yalvarmalarına ve kınalı kuzusuna dayanamadım,bir kağıda eski yazıyla bir şeyler yazarak eline verdim. O kadar sevindi ki neredeyse ayaklarımı öpecekti. "Hele bir iyileşsin karaoğlanım. Bak sana neler getireceğim daha "diyerek çekip gitti.<br>Adam kimseye söylemeyeceğini belirttiği, yemin ettiği halde söylemiş olmalı ki köyün imamı, hacı hoca takımı yüzüme öfkeyle bakmaya başladılar. İlerici gençler de selamı sabahı kestiler. Derken bir süre sonra iki jandarma kapıya dayandı ve beni apar topar karakola götürdüler. Karakol komutanı:<br>- Gel bakalım üfürükçü hoca, köpeğe muska yazmaya utanmadın mı? diye bağırdı.<br>- Ne köpeği? diye hayretle yüzüne baktım.<br>Meğerse adamın "Karaoğlan" dediği köpeğiymiş. Ben oğlu falan sanmıştım.<br>- Konuşsana! Dilini mi yuttun? diye bir daha gürledi komutan. Mübarek dualar köpeğin boynunda ne arıyor? Hacı hoca takımı bu yaptığına öyle kızdı ki ben olmasam linç edeceklerdi seni.<br>- Bu işte bir yanlış anlama var, diyerek komutana olup biteni anlattım. Komutan anlayışlı biriymiş:<br>- Demek hoca deyince seni din hocası sandılar ha? diye gevrek gevrek güldü. İnsan bu karaoğlan kim diye bir sorar be!<br>- Ne bileyim komutanım, dedim. Akıl bırakmadı ki adam bende. O kadar yalvarıp yakardı ki... Baktım gitmeyecek. Başımdan savmak için bir kağıda bir şeyler yazıp gönderdim kendisini.<br>- Peki ne yazdın kağıda?<br>- Şimdi ne desem inanmayacaksınız, dedim. Muska denilen şeyi getirsinler, bir de eski yazı bilen biri gelsin okuyuversin.<br>Komutan jandarmaları çağırdı. Bir süre sonra yazdığım muska, muska yazdıran adam ve eski yazı bilen bir yaşlı geldi. .Adam beni görünce ellerime sarıldı, "Yazdığınız muska iyi geldi. Karaoğla’nım iyileşti" dedi. Komutan:<br>- Bir daha ata, ite muska yazdırdığını görürsem mahvederim seni! diyerek adamı haşladı ve dışarı çıkardı.<br>Eski yazı bilen yaşlı, yazdığım "muska"yı okumaya başladı:<br>"Bir dalda iki elma<br>  İster al, ister alma.<br>  Zorla yazdım bunu,<br> Allah’ım günah yazma!"<br>Komutan bir kahkaha a</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Şiirleştirelim Dünyayı</title>
<link>https://fikirizleri.com/siirlestirelim-dunyayi</link>
<guid>https://fikirizleri.com/siirlestirelim-dunyayi</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://i.pinimg.com/736x/6e/f1/e0/6ef1e0a32cb424fec506f4e824fcf337.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 10 Feb 2025 11:21:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>erhantigli</dc:creator>
<media:keywords>mutluluk</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>ŞİİRLEŞTİRİN DÜNYAYI</p>
<p>Aydınlığı vurdular bu gece</p>
<p>Bulutlar kana boyandı</p>
<p>Karardı doğanın yüzü</p>
<p>Karanlık kapıya dayandı</p>
<p>Ama sönmedi umut</p>
<p>Gökteki ayla yıldız</p>
<p>Evlerde elektrikler u-yandı</p>
<p>Hadi sen de uyan gönlüm</p>
<p>Doğruluk iyilik güzellik</p>
<p>Ateşiyle yan</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Çiçekli Dileklerim</title>
<link>https://fikirizleri.com/cicekli-dileklerim</link>
<guid>https://fikirizleri.com/cicekli-dileklerim</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://i.pinimg.com/736x/8c/52/1a/8c521af9cff9b447229b7080c6a8324f.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 09 Feb 2025 11:21:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>erhantigli</dc:creator>
<media:keywords>çiçek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>ÇİÇEKLİ DİLEKLERİM</p>
<p><br>Mutluluğun sıcacık ekmeğini<br>Doya doya ye<br>Açlık çekme hiç<br>Sevginin tatlı şerbetini<br>Kana kana iç...<br>Her zaman her yerde<br>Konsun can dostların<br>Dalına yaprağına<br>Ballı çiçeklerine<br>Kuşların arıların<br>Özlem renkli<br>Umut kelebeğin<br>Neşeyle sevinç...<br>Gönlün şen olsun<br>Başın dinç</p>
<p>ERHAN TIĞLI</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Türküleşsin Dünya</title>
<link>https://fikirizleri.com/turkulessin-dunya</link>
<guid>https://fikirizleri.com/turkulessin-dunya</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://i.pinimg.com/736x/ec/72/7e/ec727e5716a156802e2f963afbda9019.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 08 Feb 2025 11:19:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>erhantigli</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>TÜRKÜLEŞSİN DÜNYA<br> Atın sigarayı ağzınızdan, çıkarın derdi tasayı kafanızdan. Dudağınızda sigara yerine türkü taşıyın. Her gün bir türkü tutturun, alışın türkü söylemeye. Bir türkünüz olsun söylenecek. Kızdığınız olaylardan türkü söyleyerek alın hıncınızı. Bir türkü tutturun, bir türkü tüttürün doğan güne karşı. Türküler silsin içinizdeki isi, dumanı. Şöyle deyin örneğin:<br> Sigaranın dumanı/ Yoktur IMF’nin imanı/Gelmeyecek mi daha/ Kredisiz yaşama zamanı?/ Dışa bağımlı olursan/ Dinlemez kimse “aman”ı.<br> Hep paramız dalgalanacak değil ya. Biz de dalgalanırız arada sırada. Hemen başlayın ı zaman türkünüze: “Coştum yine dalgalanıyorum ben/Üç kadeh içtim sevdalanıyorum ben.”<br> Kendinizi pek yalnız, dostsuz, arkadaşsız mı hissediyorsunuz, başlayın türküye:<br> “Hey dingala dingala/ Kömür koydum mangala<br> Amerika, Avrupa dostum çok/ Çalkala yavrum çalkala!”<br> Bakkala gidip bir şeyler almak istediniz ama cebinizde para yok. Üzülmeyin, türküye sığının: “Yaz tahtaya bir daha/Tut defteri hesabı/Sarı çizmeli Mehmet ağa/Bir gün öder hesabı...” deyiverdiniz mi tamam. Ama dikkat edin ha! Bakkal da size, “Veresiye vere vere kalmadı/ Allah canımı almadı” türküsünü söylemesin...<br> Sabahleyin kalktınız. Terslikler üst üste geldi. Elektrik yanmadı, sular akmadı, buzdolabı tamtakır kuru bakır. Kahvaltı yapamadınız. Beklediğiniz otobüse kalabalıktan bir türlü binemediniz. İşinize geç kalmamak için yayan yapıldak yollara düşmek zorunda kaldınız ve karda kışta çamurların içine daldınız. Sakın kızıp köpürerek masmavi gününüzü karartmaya kalkmayın ha! Olur böyle vakalar...Beterin beteri var. İşsiz de kalabilirdiniz. Olmayacak şey mi yani? Çatlasanız patlasanız da neyi değiştirebileceksiniz ki tek başınıza. Öfkeyle kalkanın zararla oturacağını unutmayın da uslu uslu türkünüzü okuyun bakayım.<br> Tek tek basaraktan, bade süzerekten, inci dizerekten gel canım gel aman...<br> Kim mi gelecek? Güzel günler gelecek. Zaten onun geleceği umudu değil mi bizleri yaşama bağlayan, sabretmemizi sağlayan. Umut eski bir türküdür, hiç bıkmadan söylenen gündüz gece, tümce tümce, hece hece. Eskidir ama yeniye açıktır kapısı, sağlamdır yapısı. Umut türküsüdür yeşerten mutluluğumuzu. Öyle bir türküdür ki o, filizlenir, dallanıp budaklanırız onunla, çiçek açarız, meyve veririz, karamsarlığın, kötümserliğin canına okuruz.<br>Doğruluğu, iyiliği, güzelliği kilim gibi dokuruz.<br> Sımsıcak bir sevda soluğuyla türküleşti mi dünya, gel de türkü söyleme doğayla birlikte. Gel de doğmasın içine burcu burcu bir tutku, yaşama sevinci. Anadolu da bir türküdür bilene, görene, anlayana. Gelin soldurmayalım onu, sulayalım özsuyumuzla, canlandıralım emeğimizle, çabamızla. Başarılarımız kılıç olsun keskin, geriliği, tutuculuğu yensin. Kalksın ortadan kavga, kin. Ekinimiz yeşersin. Sıcacık ekmek olsun yaşamak, paylaşalım kardeşçe, yaşayalım özgürce. Erdem, özveri yolunda yürüyelim gündüz gece.<br> “Görecek günler var daha<br> Aldırma gönül aldırma!”<br> Erhan Tığlı<br>Not: Türküleşsin Dünya kitabımdan alınmıştır.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Hoşgörü</title>
<link>https://fikirizleri.com/hosgoeru</link>
<guid>https://fikirizleri.com/hosgoeru</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://i.pinimg.com/736x/cb/00/70/cb007094b294b80b7c37c39fb3e8f5e4.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 07 Feb 2025 18:13:56 +0300</pubDate>
<dc:creator>erhantigli</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Hoşgörü...</p>
<p>KEDİ SU SEVER Mİ ? </p>
<p>Göl kenarında yaşayan ve sudan nefret eden bir kedi doğum yapar. Bu kedinin yavruları ise annelerinden farklı olarak gölde oynamayı ve suya girmeyi çok sevmektedir. Anne kedi de yavruları ile birlikte göle girer ve onlarla suda oynar. Bunu gören bir başka kedi hayretler içinde kalır ve ona sorar: "Sen hep sudan nefret ederdin, ama görüyorum ki artık sudan hiç çıkmıyorsun. Bunun sebebi nedir?"</p>
<p>Anne kedi şöyle cevap verir: "Hala suyu sevmiyorum ama yavrularımı çok seviyorum." </p>
<p>Hepimizin hoşlandığı veya hoşlanmadığı birçok şey vardır. Ancak birini çok seviyor ve onunla bir şeyler paylaşmak istiyorsak, onun hoşlandığı şeylere karşı olan bakış açımızda esnek olmalıyız. Özellikle ailemize karşı bize düşen daha özverili ve daha hoşgörülü olmaktır. Zararlı bir yönü yoksa sevdiğimiz kişinin hoşlandığı şeyleri sevmeye çalışmalı veya en azından <strong>hoşgörülü</strong> ve anlayışlı olmalıyız.</p>]]> </content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>