<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/"
     xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
<channel>
<title>Yazarlar &amp;amp; Paylaşım Platformu &amp; Derya BALLI</title>
<link>https://fikirizleri.com/rss/author/derya-balli</link>
<description>Yazarlar &amp;amp; Paylaşım Platformu &amp; Derya BALLI</description>
<dc:language>tr</dc:language>
<dc:rights>Bu web sitesinin telif hakları © Fikir İzleri &amp;apos;ne (veya belirtilen kişiler hak sahibi olanlara) aittir ve ilgili mülkiyet, telif hakkı, ticari marka, kültür sanat, patent veya diğer kanunlar kapsamında korunmaktadır. © 2025 Fikir İzleri — Tüm hakları saklıdır. | Her Kalem Bir Söz, Her Fikir Bir İz Bırakır</dc:rights>

<item>
<title>GİDİŞLER</title>
<link>https://fikirizleri.com/gidisler</link>
<guid>https://fikirizleri.com/gidisler</guid>
<description><![CDATA[ GİTMELERİN BİR TADI VARDIR ... ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202606/image_870x580_6a329793a95d3.webp" length="49766" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 17 Jun 2026 16:08:56 +0300</pubDate>
<dc:creator>Derya BALLI</dc:creator>
<media:keywords>#gitmek #kalmak #ayrılık #yollar</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Gitmelerin bir tadı vardır. İnsanın damağında kalır acısı, ekşisi genzi yakar. Gidenin adımlarının kaybolduğu yerde başlar ayrılık. İzlerinin hayalete dönüştüğü alanda kocaman bir vazgeçiş saklanır. </p>
<p>Giden ve kalan, kim haklı kim yalnız?Sonsuzluğun kaldırım taşlarında ayrılık ne kadar yer tutar ki? Gitmek, yıldızların soğuk atmosferinde ne kadar uzun sürer? Her gidiş bir vedayla gelir diye düşünülse de bazen vedasız gitmeler çevreler her yanı.</p>
<p></p>
<p>Vefasız ayrılıklar yorar insanı. Ömür denen bu yolculukta birinin elini zor bela tutmuşken ve kendi elini bırakacak kadar ona güvenmişken vazgeçemez insanoğlu. Vazgeçemez çünkü vazgeçmek demek, ömrünü hibe etmek anlamına gelir. Yine de zorunda kalır. Kalmak zorunda, bitirmek zorunda, üzülmek zorunda... Dİğeri çoktan elini bırakmıştır yaşamın, yaşadıkları o ortak hayatın. </p>
<p></p>
<p>Kalan olmak, giden olmanın ağırlığını da taşır içinde. Bir kuyuya atılmış ruh, bedeni taşıyamaz. Kanar adım adım mutsuzluğa giden kaldırım taşları. </p>
<p></p>
<p>Giden olmak ise umudu taşırken aynı zamanda suçluluk sırtlanır. Ayrılan yolların çatlağını kapatmaya çalışırken içine düşüp karanlıkta kalmamak için fedakarlık yapması gerekir. </p>
<p></p>
<p>Giden olmak da zor, kalan olmak da. Mesele bir ayrılığın içinde taşıdığı geçmişi kırmadan, incitmeden o köşede bırakıp yolların farklılaştığını kabul ederek adımları atmak. Her ayrılığın tadı olduğu gibi her yeni günün de bir kokusu vardır. Parlak ve çiçeksi.</p>
<p></p>
<p>Derya Ballı</p>
<p></p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yaşarken Ölmek</title>
<link>https://fikirizleri.com/yasarken-olmek</link>
<guid>https://fikirizleri.com/yasarken-olmek</guid>
<description><![CDATA[ Bir ayrılık hikayesi. ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202605/image_870x580_6a1489e490800.webp" length="19804" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 27 May 2026 22:04:21 +0300</pubDate>
<dc:creator>Derya BALLI</dc:creator>
<media:keywords>#ayrılık #aşık #ilişki #tek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Vurulmadan da ölebilirmiş insan. Tek damla kanı akmadan, hiç bedensel acı hissetmeden yataklara düşebilir, iç ışığını kaybedebilirmiş...</p>
<p>Birini sevmek, ömrünü onun eline verdikten sonra bir kağıt parçası misali buruşturup hatta yırtıp bir kenara atmasını izlemekmiş. Buruşturulan senin kalbin olsa da sesin çıkmazmış. Bağırmak çare olmazmış, konuşmak derman değilmiş. İnsan duygularını şeffaf bir kutuya doldurup karşındakine sunsa bile o anlamak istemezse kıymeti olmazmış.</p>
<p>Aşk, körlükmüş de gözünü açınca bir yardan düşmekte olduğunu anlarmış insan. Aşk topallıkmış ama aşık insan bunu fark edememiş. Yolun sonunda yanındaki çekip giderse o zaman aksarmış hayat. Yıllar yılı biriktirdiğin onca emek, onca çaba bir anda kumdan bir kale gibi dalgalarla yıkılıp gidermiş. O dalgalar da sevdiğinin sözleri olurmuş. Sevdiğin, uğruna dağlar aştığın biri sana yerdeki çöp gibi davranınca bir solucan gibi güçsüz hissedersin insan.</p>
<p>Ayrılığın da cesuru, merti makbulmüş meğer. Verdiğin çabaları hiçe sayan biri senin aşk dediğin o kişi, hiç seninle olmamış diye anlarsın sonunda. Tek başladığın ilişkiyi tek bitirirmişsin. Teklik kader diye gülüp geçermişsin.</p>
<p>Derya BALLI </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>UNUT BENİ</title>
<link>https://fikirizleri.com/unut-beni</link>
<guid>https://fikirizleri.com/unut-beni</guid>
<description><![CDATA[ Unutulmak ağır gelir insana. Bazen de unutmak. ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202605/image_870x580_69f4863a1caee.webp" length="36050" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 10 May 2026 10:49:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>Derya BALLI</dc:creator>
<media:keywords>#unutmak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Unut beni. Hiç elimin sıcaklığıyla kavrulmamış gibi bir anda soğu benden. Yanıma gelmek isteme, ayaklarına yeni bir yön seç. </p>
<p>Omuzların unutsun başımın yumuşaklığını. Sana gelemem bundan böyle. Geriye dönüp bakma sakın. </p>
<p>Bir ilkbahar güneşinde çimenlerin üstünde köpüren denizi seyrederken ne kadar mutlu olduğumuz gelmesin aklına. Dünyayı taşımayı bırakıp dünya bizi taşıyor hafifliğini hissettiğimizi sil hafızandan.</p>
<p>İntikam istiyorsan yorma kendini. Nefret insanı İçten çürütür. Sadece bırak. Yürürken geleceğine. Karşına biri çıkar böylece. </p>
<p></p>
<p>Geçmiş yaralar seni. Kesik kesik akıp giden bu zaman boğar. Unutmak hediyedir insana. Devam etmek zorundaysan sırtındaki hatıraları bırak. Kimse dokunmaz onlara, öylece kalırlar orada. Yine senin o anlar. Sadece kilitli bir sandıkta çürümeye bırakılacaklar. Geçmişin sonu nasılsa budur eninde sonunda.</p>
<p>Sevgilim, kan damlıyor mürekkep yerine kağıda. Gözlerim yazdıklarımı inkar ediyor. Ben yine de yazıyorum. Sana öyle aşığım ki, ben tarafından incitilmen yerine bir ömür boyu hançer gibi taşırım açılan yaramı. </p>
<p>Affet beni. Affet ki unutulup gitsin aramızdaki ateş. Ben hatırlayacağım ikimizin yerine. Bir broş gibi taşıyacağım aşka yaptığım ihaneti. Senin gözlerini kalbime saklayacağım. Her gece yatağa iğrenerek yatarken senin kokunu düşleyeceğim. </p>
<p>Ben bundan sonra yaşayan bir anıyım. Yaşayan bir hayalet gibi sürüneceğim bu hapis olduğum evde. Sadece seni düşünecek, seni yazacak, seni hissedeceğim ölene dek. Bedenim bu evde, ruhum seninle kalacak.</p>
<p>Canımın miniği, unut beni. Bu mektup gibi gönderilmemiş yüzlerce mektup biriktireceğim sevdamıza. Olur da bir gün okursan sakın kahretme. Pişman olma. Ben senin için heba oldum, sen olma. İstemeden yaptığım bu işkence evlilik aşkımıza bir leke sürmedi, bunu bil. </p>
<p><strong>Seni çok seviyorum. Seni çok seviyorum. </strong></p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İYİ Kİ DOĞDUN ANNE!</title>
<link>https://fikirizleri.com/iyi-ki-dogdun-anne</link>
<guid>https://fikirizleri.com/iyi-ki-dogdun-anne</guid>
<description><![CDATA[ #annem #annekızbağı ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202605/image_870x580_69f9b2f60362e.webp" length="64050" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 06 May 2026 11:24:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>Derya BALLI</dc:creator>
<media:keywords>#annem #kızçocuğu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>İyi ki doğdun anne! </p>
<p>Zamanla her şey değişti ve dönüştü. Buna en büyük örnek benim. Acıların üstünü bir duman kapladı, yaralarımın çoğu kabuk bağladı. Bir tek senin yokluğun geçmedi. İçimde hala sana ayrılmış koca bir yara var. Yaranın da güzeli olur muymuş? Sen yaranla da güzelsin anne.</p>
<p>Dört senedir soramıyorum sana ne istersin doğum gününde diye. Dört senedir yüzüne "İyi ki benim annemsin." diyemiyorum. Sadece yazıyorum. Yazmanın dışa vuramadığım çığlıklarım olduğunu çok küçükken öğrenmiş olsam da bir gün senin acınla debelenmek için yazacağım aklıma gelmezdi. Seninle yaşadıklarımızı, gezeceğimiz yerleri, ne kadar mutlu olduğumuzu yazmak isterdim buraya. Şimdi sadece o koca boşluğu yazıyorum. Sen gidince düştüğüm çukuru, çıkmaya çalışırken hala göremediğim o gün ışığını... Sesini özledim. Gülüşünü özledim. Senden sonra asla bulamayacağımı bildiğim o saf sevgiyi özledim. Sadece anneler ve çocukları arasında olan o koşulsuz bağı. Her şeyi sana sormayı, seninle dolaşmayı, bir tabak tatlıyı paylaşmayı... </p>
<p>Bazen çok çok mutlu olduğum zamanlarda "Anneme söyleyeyim bu haberi hemen." dediğim oluyor. Hala. Yok olmanı bu kadar kabul edemezken nasıl devam ediyorum ben de anlayamıyorum. Ancak sen de benim içten içe bildiğim en büyük nedeni anlıyorsun. </p>
<p>O kadar varsın ki yokluğun bir illüzyon gibi. Her adımda, her şarkıda, her gün kurduğum cümlelerin mutlaka bir yerinde, sana benzemeye başlayan davranışlarımda varsın. Kalbimizde tahtın büyük anne, bunu bil.</p>
<p>Dört senedir söylemekten vazgeçmediğim gibi yine söylüyorum. Hayatındaki savaşı bitirdiğin günden beri; Sen bensin, ben de senim. Senin adına da yaşıyor, gülüyorum. Senin adına da hayallerime yürüyorum. Kalbim attığı sürece seni yaşatacağım. Sana verdiğim sözleri tutacağım. </p>
<p>Seni çok seviyorum anne. İyi ki senin kızınım. Sen dünyanın en güzel annesisin.</p>
<p>Yeniden kavuşana dek. Bekle beni. </p>
<p></p>
<p>Derya BALLI</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>AY IŞIĞI ALTINDA</title>
<link>https://fikirizleri.com/ay-isigi-altinda</link>
<guid>https://fikirizleri.com/ay-isigi-altinda</guid>
<description><![CDATA[ Ay ışığı altında tüm acılar parlar. ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202605/image_870x580_69f8454d5f9f4.webp" length="38760" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 04 May 2026 10:06:11 +0300</pubDate>
<dc:creator>Derya BALLI</dc:creator>
<media:keywords>#ayışığı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>AY IŞIĞI ALTINDA</p>
<p></p>
<p>   Gecenin aydınlığı vururken acımın üstüne ses etmez olmuştum. Donuk, sıkıntısız ama vefasız bir rüya gibiydi içinde bulunduğum durum. Bir damla güneş içsem de her şey aydınlansa diye düşünmeden duramıyordum. Fakat bu andan sonra benim için bir ışık var mıydı? Doğal ya da yapay farketmezdi. Kafamı kumun içinden ışığa doğru çıkarmaya gücüm yetecek miydi yoksa benim vücudumu baskılayan o duygular galip mi gelecekti? Kumun altında nefes almayı mı yoksa nefessiz kalmayı mı öğrenecektim? </p>
<p>     Gece bana çok şey düşündürüyordu. Karanlıkta gördüğüm bir yudum aydınlık ay ışığıydı ve bu beni daha fazla boğuyordu. Ay bizim şahidimizdi eskiden. İyi, kötü ve sıkıcı her anımızda oradaydı ve biz onunla daima yan yana ay ışığından kuvvet alarak duruyorduk. Gülüşü, saçlarının rüzgarda karışması beni bambaşka bir dünyanın kapısına gitmeye zorluyordu. O kapı beni çağırıyordu. Ve ben sonunda o kapıdan girdiğimde, o çoktan başka bir kapıdan geçmişti. Güzel gülüşlü o kadın var diye girdiğim dünya şimdi benim hapishanemdi. Hissettiğimiz bütün güzel ve kötü duygular oradaydı ve benim onlarla baş etmeye gücüm kalmamıştı. Her biri bambaşka zamanlarda zihnimi yokladığında, her defasında başka bir yerden parçalanıyor ve kan revan içinde bir çıkış yolu bulmak için sürükleniyordum. </p>
<p>    İnsanın bedeniyle değil de zihniyle ve yüreğiyle parçalanıp gitmesi ne tuhaf şeydi. Dışarıdan tek ve bütün iken, gel gör ki zihninde birçok düşünce dans ediyordu. Üstelik bu dans acemice ve beceriksizceydi. Ayağını veyahut kolunu nereye atacağını, hangi yöne döneceğini bilemeyen bir dansçı gibi her türden düşünce bu beyin selinde oradan oraya geçiyordu. Hepsi de acımı unutmama engel olmaktan başka işime yaramıyordu. Yüreğim ise yıllar sonra birine güvenmenin zararını ağır bir bedelle görüyordu. Boş kalmalıydı, söküp onu atmalıydı. Ama direniyor ve asla buna izin vermiyordu. İçeriden kapatmıştı kendini ve ne olursa olsun üzgün bir halde olacakları sessizce bekliyordu. Umudu var mıydı bilinmez. Saklanıyordu.</p>
<p>      Bu gece her şeyin kötüye gittiği ve darmadağın bir kalple kalakalmayı tattığım gecelerden sadece biriydi. Acı yine beni bir dalga gibi sağa sola savuruyor, kendimi kurtardığımı sandığım anda denizin sularıyla yıkanmış bir hale dönüşüyordum. Kanıyordu bu yara. Hem de durmadan. Merhemini bulamazdım. Çünkü o gülüş benim yanımı çoktan terketmişti. </p>
<p>    Derdim çoktu da derman neredeydi? Bir gün onun acısı da dinecek miydi yoksa her zaman beni yoklamaya devam mı edecekti? Hiçbir şey bilmiyor ve soğuktan uyuşmuş halde kumsalda uzanıyordum. Yıldızlarla konuşuyordum ve yüreğime yalanlar söylüyordum. Geçerdi elbet. Çabucak geçerdi. </p>
<p>   Acı beni sarıp sarmalıyor ve rüzgar beni alıp götürüyordu. Şaşkındım, ürkek ve yalnızdım. Aşk beni bulmuştu da o kadın beni kandırmıştı. Aşka değil de ona kızıyordum. Ve sonunda gece kendini güne bırakırken ben, zihnim ve yüreğim kumun altında karşılıyorduk onu. Güneşe tahammülüm şu an yoktu. Belki aylar sonra olurdu. Kim bilir? Şimdi ben kendi karanlık ve ucu görünmeyen tünelimde ayaklarım çıplak, ellerimde çiçeğimin dikenleri düşe kalka yürüyecektim. Ta ki düşmemeyi öğrenene dek. O zaman geldiğinde her şey berrak bir hal alacaktı. Zihnindeki düşünceler sıralarına geçecek, kalbim benim iyiliğimi seçecek ve gözlerim güneşe hazır olacaktı. </p>
<p>   Şimdilik dışım uyuyor, içim ise uzun ve zorlu bir savaşa giriyordu. Tünelin sonundaki aydınlığı bulursa kazanacaktı. Yeniden kendi yaktığı yangının küllerinden doğacaktı. Doğmalıydı. Çünkü hayat her zaman bir yerlerde bir çiçek açardı. Bir ışık bulurdu ektiğiniz tohum. Öyle umut ediyordum kendim bile kendimden bu sırrı saklayarak. Bilmeden aydınlığa göz kırpıyordum.</p>
<p></p>
<p>Derya BALLI </p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>YARA</title>
<link>https://fikirizleri.com/yara</link>
<guid>https://fikirizleri.com/yara</guid>
<description><![CDATA[ Yaralarımız... ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202605/image_870x580_69f61c855ecf4.webp" length="22446" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 03 May 2026 20:56:31 +0300</pubDate>
<dc:creator>Derya BALLI</dc:creator>
<media:keywords>#yaralar</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>YARA</p>
<p></p>
<p>Yaralar... Gün ışığı görmemiş ve güneşe çıkıp daha da belirginleşmiş olanlar. Hangisi daha çok acıtır insanın canını? </p>
<p>Derin bir kesik gibi içinden akan, onun parçası olan fakat farkında olmadıkları mı? Yoksa zerresine kadar hissederek tattıkları zehir yaralar mı? </p>
<p>Kesiğin tatlı bir kaşıntısı olur bazen, varlığını sezdirmeden gelir. Parçandır, onunla uyanır ve onunla uyursun. Ama anlaşılmazdır ki, neden sen bu tatlı huysuzluk içindesin ve neden her şey görünmezdir? Eksiklik vardır ama sezemezsin. Can acır mı böyleyken? Acır mı gülüşler ve kursakta kalan hevesler? Yoksa o tatlı huysuzluk da geçer ve gider mi? Hiç varolmamış misali.</p>
<p>Kendini dibine kadar hissettiren, sana cehennem geceler ve ruhsuz gündüzler yaşatan yaran nedir peki? Tam bir baş belası. Ağlatır, bağırtır... Ruhunun tek bir yeri kalmaksızın iğneler batırır. Yaşayarak yaranı, belki daha da yaralanırsın. Ama varolduğunu bildiğin bir şeyi kendinden kovmak da daha kolay değil midir? </p>
<p>İçten içe dersin ki, yara benim olsa da farketmeden geçip gitse ya da gitmese de kurusa kalsa orada. Öylece, sessizce. Kimse bilmeden,kendin bile. Bazen farketmemek daha iyidir onları. Daha huzurludur. Bir nefes arası almaya çıkar gibi balkona, arada sırada unutmak gerekir. Kendi haline bırakmak. Ve farkettiğin anda kanamaya başlar. Bir defa kanadı mı o yerden, o yaradan durmadan akar. Bütün yaralarını ayağa kaldırır, onlar da kanar. Artık o dönemeçten sonra dün açılan yara yoktur, bugün acıtan yara vardır. Geçmişte kalmaz, bugününü ve geleceğini de esir alır. </p>
<p>Bilerek ya da bilmeyerek. İki türlü de kanıyor işte. Kapattım sandıkların, eski bir anıya emanet ettiklerin, bugünü gördüklerin, dünyaya geldiğinde etiketlendiklerin... Hepsi zamanını bekliyor. Farkedilen olmak için, saklanmak için, kanamak için, onu iyileştireni bulmak için.</p>
<p>Her yara bir hikayedir. Her hikaye bir insan. Her insan bir mucize. Ve her mucize bir gülümseme taşır heybesinde.</p>
<p></p>
<p>Derya Ballı </p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>YÜKLER</title>
<link>https://fikirizleri.com/yukler-3291</link>
<guid>https://fikirizleri.com/yukler-3291</guid>
<description><![CDATA[ Bir kız ile annesinin hayatından kesit ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202604/image_870x580_69f1f3795299f.webp" length="24438" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 29 Apr 2026 15:04:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>Derya BALLI</dc:creator>
<media:keywords>#anne #hastalık #gülümseme #iyilik</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p>                    YÜKLER</p>
<p>Çığlık çığlığa susuyorum. Dile getirilemeyen, üstü örtülen, görülmeyen bir haykırış bu. Dıştan bir ağaç gibi heybetli, ayakta dimdik duruyorum. İçimde ise neler kırılıp dökülüyor, neler dağılmış, neler yok olmuş belli değil. Bir yük daha saplanırsa sırtıma un ufak olacağım. Yükün ağırlığı önemli değil, bir tüy daha taşımaya takatim yok. </p>
<p>Ancak her gün büyük bir gayret içinde uyanıyor, somurtkan yüzümü odama asıp gardrobumdan neşeli ve tatlı bir yüz seçip onun yanına gidiyorum. Daha uyanamadıysa belki de yakın zamanda hayatımdan yitip gidecek bu yüzü ezberlemeye çalışıyorum. Eğer bütün gece olduğu gibi uyanıksa da gidip ona sımsıkı sarılıyorum.</p>
<p>"Annem... Günaydın! Bugün ağrın var mı?"</p>
<p>Yok derse şanslı günümüz olduğunu içimde ilan ediyor, şenlik havasına giriyorum. Başlıyorum mahallenin tüm dedikodularını ona vermeye. Gülümsüyor, hiç olmadığı kadar iyi hissediyor ya da hissetmiş gibi yapıyor. </p>
<p>Eğer cılız bir "var" cevabı duyarsam içimde kendi kendime teselli arıyorum, çabucak buluyorum ve doğru ilacı hemen veriyorum artık hemşire beyni gibi çalışan zihnimle ona. Ağrısını ne kesiyor, hangisi midesini bulandırıyor, hangisi ağır geliyor, hangisi ne zaman ve ne sırayla verilmeli? Her biri ezberimde. </p>
<p>"Olsun anne." diyorum hemen "Bu ilacı iç, çabucak geçer." </p>
<p>Onun ağrısı geçer miydi tamamen asla bilemiyorum ama bende başlayan yürek ağrısının geçmeyeceğini adım gibi biliyorum.</p>
<p>Ona bakabilmenin hafifliğini taşımak ve ona yoldaş olabilmek için evden çalışıyorum. O kadar da kötü değil, evi çekip çevirecek ve annemi hastaneye götürüp getirecek parayı kazanıyorum. Hastalığın bizi yıkıp geçmediği iyi akşamlardan birinde yaraları olmasın ve rahat etsin diye aldığım hasta yatağında yan yana film izlediğimiz annem soruyor:</p>
<p>"Ölürsem ne yapacaksın?"</p>
<p>"Anne! Nereden çıktı şimdi bu? Ölüm kelimesi ağzına bile yakışmıyor. Yapma, hadi filme devam edelim."</p>
<p>Kumandayı alıyor ve televizyonu kapatıyor.</p>
<p>"Ben senden razıyım kızım, bana çok güzel bakıyorsun. Sakın benden sonra kendini herhangi bir konuda suçlama. İyi ol, kalbinin doğrultusunda gitmeyi bırakma. Canım kızım benim, seni çok seviyorum. Sana güveniyorum, kendi başının çaresine bensiz de bakacaksın. Ben huzurla gideceğim, bunu bil yeter."</p>
<p>Gözyaşım kirpiğime tutunmuş, kendini aşağı atmasına izin vermiyorum.</p>
<p>"Ben sensiz olmayı bilmiyorum anne. Bunu bana öğretmeni de istemiyorum. Doğduğum günden beri senin kokun, senin ellerin, senin omzun ayakta tuttu beni. Sen olmazsan yıkılırım."</p>
<p>"Hayır yıkılamazsın."</p>
<p>"Neden?"</p>
<p>"Çünkü benim için yaşayacaksın. Eğleneceksin, güleceksin, düşüp yeniden kalkacaksın. Bir çocuğun olacak belki, beni ona anlatacaksın. Yaşa güzel kızım, yaşamanın bir yolunu bul. "</p>
<p>"Ama... Hiç ayrılmadık seninle daha önce, ayrılık yabancı bana. Hele sonsuz ayrılık... Allah korusun."</p>
<p>"Ayrılmayacağız ki. Kalbim senin kalbinde atacak sadece. Sesimi kuşlardan duyacaksın, sarılmamı sevgi dolu kucaklaşmalarda bulacaksın. Sen benim kızımsın. Sen yaşadığın sürece ben de yaşayacağım. İçin daraldığı zamanlarda elini kalbine koy ve 'Gülüyorum anne.' de. Sonra da gülümse ve devam et. Karşına ne çıkarsa çıksın elini tutuyor olacağım, sen görmesen de."</p>
<p>Gözyaşlarım artık dayanılacak gibi değil. Bırakıyorum ve özgürce ağlıyorum. O gün bir tüy değil bir kaya saplanıyor sırtıma. Saatlerce annemin eli elimde hıçkırıyorum. Ve anlıyorum ki yükler biri için taşındığı zaman anlamlı. </p>
<p></p>
<p>Derya BALLI </p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>