<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/"
     xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
<channel>
<title>Yazarlar &amp;amp; Paylaşım Platformu &amp; Berat Gözükızıl</title>
<link>https://fikirizleri.com/rss/author/berat-gzkizil</link>
<description>Yazarlar &amp;amp; Paylaşım Platformu &amp; Berat Gözükızıl</description>
<dc:language>tr</dc:language>
<dc:rights>Bu web sitesinin telif hakları © Fikir İzleri &amp;apos;ne (veya belirtilen kişiler hak sahibi olanlara) aittir ve ilgili mülkiyet, telif hakkı, ticari marka, kültür sanat, patent veya diğer kanunlar kapsamında korunmaktadır. © 2025 Fikir İzleri — Tüm hakları saklıdır. | Her Kalem Bir Söz, Her Fikir Bir İz Bırakır</dc:rights>

<item>
<title>KAPAN&amp;4</title>
<link>https://fikirizleri.com/kapan-4</link>
<guid>https://fikirizleri.com/kapan-4</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202606/image_870x580_6a2eb2e0c5fe7.webp" length="50368" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 15 Jun 2026 12:46:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>Berat Gözükızıl</dc:creator>
<media:keywords>Hikaye, Roman, Tefrika, Kapan, Asker, Metafizik, Lanet</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><strong>KAPAN - 4</strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Gecenin pervasız ayazı, ölüm korkusu ve diğer endişeler… Bunların hiçbiri uykuya mâni değildi. İnsanın vücudu, olur olmadık yerde ihtiyaçlarını istiyor ve bunu karşılamak için de tüm baskıyı kurabiliyordu. İnsanoğlu, sırtında görünmez bir pille yaşarmış gibiydi adeta. Allah’tan öngörülü bir adamdı da iç karışıklık başlamadan kısa süre önce sorumlusu olduğu kurumun binasının, basit bir bodrum olarak düşünülen sığınağını alttan alta ihtiyacına göre dizayn edebilmişti. Gıda, jeneratör, kurumun devasa su deposuna ek kendi büyük su deposu ve birçok imkân. Hiç yerinden kımıldamadan belki burada uzun bir yılı ve belki daha fazlasını geçirebilirdi. Fakat esaret altında değilken kendini esarete mahkûm etmek, sanıldığı kadar basit olmuyordu. Belki burada kendini güvence altında tutmak için başka insanlar birçok şeyini feda edebilirdi. Tabii ne kaldıysa. Buna karşılık uzun zamandır kaldığı bu sığınak ailesine belli etmese de kendine cehennemi yaşatıyordu.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;">            </span>Bodrumdan hallice ama camı, penceresi hatta normal bir yere açılan kapısı olmayan sığınağında gece ve gündüzü dijital bir saatten takip edebiliyordu. Birkaç ay önce kurumun binasının üzerine ikinci kez bombalar yağmış sadece zeminin altında yapılan sığınak sağlam kalmıştı. Zaten binanın inşa sürecinde özellikle betonun biçimini ve yapılma şeklini kendi seçmişti. Çünkü bir terslik çıkacağını sezmiş ve tedbir almaya çalışmıştı ki öyle de oldu. İç karışıklık patlak verdiğinde binayı kullanıma açalı daha birkaç ay olmuştu. Kurumun personelleri ve aileleri için tasarladığı sığınağa kimse gelememişti. Birçok çalışma arkadaşı ilk bombalamalarda ölmüştü zaten. Kurum binası da yıkılınca bu sığınağı kendisinden başka bilen kalmamıştı. Şehrin yer altından giden su kanallarına çıkan sağlam bir kapıyla sığınağa yer altından gelip gidebiliyordu. Fakat en güvenli yerde bile korku yeterince korkuydu.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;">            </span>Gece vakti sebepsizce sığınağın yakınlarına düşmeye başlayan bombalar, onu yine uykusundan etmişti. Çoğu zaman kan ter içerisinde bölünen uykusunu küçük oğlu korkmasın diye yatağında tekrar uyumaya çalışarak geri almaya çalışıyordu. Fakat bu kez kalbini sıkan acı bir huzursuzluk vardı. Tek başına yattığı yatağının içinde sessizce doğruldu, başını çevirip yan yatakta uyuyan karısı ve çocuğuna baktı. Karısı Meryem, aylardır devam eden katliamın etkisinde çoktan kalmıştı bile. Bomba seslerine kadıncağız da uyanmış, oğulları Yusuf’un başını bağrına basmış her patlamada oğluna bakıp hıçkırıklara boğuluyordu.<span style="mso-spacerun: yes;">  </span><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;">            </span>Nadir Hâlid, eşinin halini görünce dayanamadı ve yatağından usulca çıktı. Karanlık olursa Yusuf korkabilir diye ışıklarla donattığı sığınağın lambalarını loş halinden aydınlık haline getirdi. Ağlamaklı hanımının yanına gidip saçlarını okşadı. <i>“Korkamayasın Meryem. Korku bize istemediğimiz şeyler yaptırır.” </i>Kadın, kocasının bu sözü üzerine ağlamayı kesti. Başını derin derin baktığı Yusuf’tan kaldırıp bu kez de sığınağın kanallara açılan kapısına gözünü dikti. Nadir, bu kez de Meryem’in kapıdan gelecek bir tehlikeye odaklandığını fark etti. <i>“Meryem. Yerin kaç kat altındayız. Bırak gökyüzünde uçan uçağı yerdeki askerlerin bile haberi olmaz bizden.” </i>Gözlerini kapıya dikmiş olan kadın bakışlarını hızlı ve keskin bir ifade ile kocasına çevirdi. Kocasına sert bir şekilde baktı. <i>“Ölümden korkuma ağlamıyorum ben! Yusuf. O daha küçük. Bize bir şey olursa o ne yapar? Ona bir şey olursa biz ne yaparız?” </i>Karısının bu sözü bıçak gibi batmıştı içine. Belki her şeyi anlardı da hiçbir sebep yokken öldürülen onca çocuğu anlayamazdı. Başını önüne eğdi ve karısı gibi karanlık bir sessizliğe büründü.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;">            </span>Bombaların sesleri kesilmişti. Gelgelelim şehre yağan bombalar dursa bile Nadir’in içine yağmaya başlayacak bombaların düğmesine karısının sözleri basmıştı bile. Yetiştiği topraklarda birçoğunun aksine küçüklüğünden beri topluma duyarlı olarak yetiştirilmişti. Fakat şimdi biraz cehaletin biraz kışkırtılmış olmanın ve büyük oranda insanı merkezine almayan anlayışın bedelini ödüyordu.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;">            </span>Babası Halep Su İdaresi’nde çalışan bir işçiydi. Çok küçük yaşlardan itibaren yaşadıkları şehrin sokaklarını öğrendiği kadar altından geçerek onu besleyen temiz ve kirli su yollarını da öğrenmişti. Üniversiteyi ülkesinin okullarında İnşaat Mühendisliği alanında başarı ile bitirirken hemen ardından başarısı sayesinde Avrupa’da eğitimine devam etti.<span style="mso-tab-count: 1;">      </span>Almanya’da Hidrolik ve Su kaynakları alanında yüksek lisans ve doktora yapan bir akademisyen haline geldi. Ardından çeşitli ülkelerde asistanlık ve uzmanlık yaparak kendini geliştirdi. Kariyerinin ilerleyen dönemlerinde Dünya Bankası’nın finanse ettiği Esad Gölü’nden Halep şehrine su taşınması projelerinin yöneticisi olarak ülkesine geri döndü.<span style="mso-tab-count: 1;">           </span><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;">            </span>Nadir için yıllar yılları büyük bir hızla kovalamıştı. Yaşadığı toplumun anlayışına göre geç yaşta da olsa, kendisi gibi zincirlerini kırmış Meryem ile evlendi. Meryem ise bir çocuk hastalıkları doktoru idi.<span style="mso-tab-count: 1;">         </span><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;">            </span>Suriye’de iç savaş patlak verdiğinde, çiftin oğulları Yusuf henüz çok küçüktü. Fakat buna rağmen kendi statülerini paylaşıp Avrupa’nın yollarını kurtuluş belleyenler gibi topraklarını terk etmek istememişlerdi. Kariyerleri onlara rahatlıkla birçok gelişmiş ülkenin kapısını açabilirdi, gelgelelim bu teklifleri reddettiler. Meryem muhalif kanadın askerleri için sıhhiyeci olurken, Nadir ise su kaynaklarının temiz tutulması ve taşınması ile ilgilendi.<span style="mso-spacerun: yes;">  </span>Bu sırada da şehrin altında yer alan çok iyi bildiği tünellerden sivil tarafsızların nakledilmesini sağlayarak, birçok soydaşının bombalar altında can vermesini engellemeye çalıştı. Fakat işi bununla bitmemişti. İç savaş ilerledikçe başka ülkelerin etkinlikleri topraklarında daha fazla arttı. Savaşın körüklenmesini isteyen sözde barış güçlerinin temiz su kaynaklarını sabote ettiğini fark etti ve bunları belgelemeye başladı. Artık hem aktivist hem de hedefti.<span style="mso-tab-count: 1;">     </span><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" align="center" style="text-align: center;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">***<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><i><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;">            </span></span></i><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Gecenin bir vakti tek başına oturduğu çalışma odasında, masasının başındaydı. Masasının arkasında başlayıp, sağ tarafında kalan uzun duvarı boydan boya kaplayan kütüphanesine baktı. Sade ve düzenli kütüphanesi kim bilir kaç uykusuz geceye şahitlik etmişti. Yıllarca evlenmemiş, yalnızlığını görevi ve kitapları arasında paylaştırmış bir adamdı. İçinde bulunduğu bu hale de son dönemde şükürler ediyordu. Görevinin önüne koyacağı, aklını bulandıracak başka bir sevgiyi kalbinde taşımamak en iyisiydi.<span style="mso-tab-count: 1;">  </span><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;">            </span>Oturduğu masasından, ayağa kalktı. Masanın üzerindeki çalışma lambası haricinde diğer bütün lambalar sönüktü. Yarı karanlık odasında belli belirsiz adımlarla kütüphanesinin önünde ellerini arkasına bağlayıp adımlamaya başladı. Kitaplarına göz gezdirdi ve ardından durdu düşünceli bir şekilde elini çenesine götürdü. Belli bir okuma tarzının olmadığını düşündü. Gerçekten neyi seviyordu? Hayatın anlamsızlığı içinde kalbini göklere çıkaracak bir tutkusu hiç olmamıştı. Kalbi merhamet dolu, sevmeyi sevilmeyi arzu eden bir insandı. Gelgelelim, bu doludizgin duyguları aktarabileceği birisini hiç bulmamıştı. Bırak bulmayı, aramamıştı. Parmak uçlarıyla raflarda duran kitaplarına dokundu. Ardından bir iç çekip masasının başına geri döndü. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Siyasi romanına göz atarken kendi kendine söylendi; <b><i>“Her kahraman kendi zalimini yaratır. Her zalim ise kendi distopyasını ama bunu ütopya sanır.”</i></b><i> </i>Ütopya? Belki zalim ile ütopya kelimelerinin yan yana gelmesi saçmaydı ama öyle değil miydi? Zalimin talep ettiği dünya başkası için distopya olabilirdi ama kendisi için ütopya idi. Tıpkı her kahramanın düşmanı için zalim olması gibi. Birkaç yüz kilometre güneyinde, son dönemde sıkça ziyaret ettiği toprakların, sahibi olduklarını iddia edenlerin haberlerini görmüştü sabahleyin bir gazetede. Kötü bildikleri bir yöneticinin karısını <b>“Çölün Prensesi” </b>adıyla vermişti gazete. Sanki el birliği ile masum sivilleri hiç katletmemişler ya da el kadar çocukların kanına girmemişler gibi. Evet, kendi dünyaları zalimler için bir ütopya idi ve yaşam tarzlarına bu kelime hiç de öyle sırıtmıyordu.<span style="mso-tab-count: 1;">            </span><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Masasının, yeşil sümeninin üzerinde duran sigara paketini eline aldı ve bir sigara yaktı. Dumanı ciğerlerine çektikten hemen sonra masanın üzerindeki lambaya doğru üfledi. Işığın içindeki dumanın hareketlerini izlemek hoşuna gidiyordu. Bu kısa süre, düşünceler olmadan sadece görünmeyen hava akışının etkisi ile dumana yön vermesini izleyerek zihnini arındırıyordu. Altı üstü bir duman, havanın alanında onun zorbalığına maruz kalıyor; eğiliyor bükülüyor ve dayanamayıp sonunda varlığını kaybediyordu. Havaya karışıyor yok oluyordu. İkisinin arasındaki bu çekişmeyi kayıtsız çaresiz izlemek gücün üzerinde bir güç olduğu gerçeğini aklına kazıyordu. Öyle ya, dumanı havanın elinden kurtarmak için ne yapabilirsin ki?<span style="mso-tab-count: 1;">          </span><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Üst çekmecesinde duran telefonun titreşim sesi ile kendine kurduğu bu kayıtsız atmosfer bozuldu. Telefonu eline aldı ve cevap verdi. Sessiz bir anlaşma yapmışçasına hiç konuşmadan telefonu kulağından indirdi, derin bir nefes çektiği sigarasını kül tablasına basıp ayağa kalktı.<span style="mso-spacerun: yes;">  </span>Bulunduğu çalışma odasından çıkıp, diğer odaya geçti. Koridordaki odalardan birinin önünde durup kapısını tıklattı. <b><i>“Murat. Murat. Uyan oğlum!”</i></b><i><span style="mso-tab-count: 1;">         </span></i> <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Aylar önce eşini ve çocuğunu, şaibeli olduğunu düşündüğü bir trafik kazasında kaybetmişti Murat. Hastaneden, morg kapısına, morgun kapısından mezarlığa kadar aklını oynatmıştı. Eşi ve çocuğunun uğradığı kazayı, Azez operasyonu esnasında darp ettiği başka bir ülkenin ajanının intikamına bağlıyordu. Öyle ya, Suriye’de Saqr isimli Türk görevliyi şehit edenler, pekâlâ onun eşi ve çocuğunun peşine düşebilir hatta ölümlerine sebep olabilirlerdi. Bu duygularla baş edemeyince komutanı Kemal; onu önce sinir hastalıkları hastanesine yatırmış ardından birkaç ay sonra da hastaneden çıkartıp yanına almıştı. Kemal, bahtsız askerinin sakin duruşuna karşılık, bir çılgınlık yapabilme ihtimalini hep aklında tutmuş ve yanından ayrılmasına izin vermemişti.<span style="mso-tab-count: 1;">            </span><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Murat, kapısındaki komutanının sesi ile kendine geldi. Alışkanlık üzere hızla yatağından fırlayıp üstünü başını düzeltti. <b><i>“Komutanım geliyorum.” </i></b>Kapıyı açtı, koridorda bekleyen Kemal’in yüzüne baktı. Kemal komutanın bezgin duruşu her halinden belliydi. <b><i>“Hazırlan Murat. Görev çağırıyor.”<span style="mso-tab-count: 1;">      </span></i></b><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" align="center" style="text-align: center; text-indent: 35.4pt;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">***<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Yola çıktıklarında, direksiyonda Kemal ve yan koltukta Murat vardı. Günün ilk ışıkları şehrin üzerine düşmeye başlamıştı. Murat sessizce başını cama dayamış ve uzun zamandır sahip olduğu sükûnetine sahip çıkmaya devam ediyordu. Öyle ki, artık konuşmayı bile zayıf düşmüş yüreğine bir zül addediyordu. Kemal ise direksiyonda birkaç yüz kilometrelik sakin yolun tadını çıkartıyordu. Yıllarca tek başına gidip gelmişti bu yolu. Şimdi yanında belli etmese de kardeşi saydığı bir nefes vardı ama sadece nefesten ibaretti. Hayatında hiç kimseyi özel bir yere koymadığı için Murat ile kuramadığı empatinin huzursuzluğu içerisindeydi. Gayri ihtiyari eli arabanın radyosuna gitti. Radyodaki ses, şarkıyı anons etmeden önce birkaç dize söyledi. <i>“Geleceğim, bekle dedi. Gitti. Ben beklemedim, o da gelmedi. Ölüm gibi bir şey oldu ama kimse ölmedi.” </i>‘Ölüm’ kelimesini duyduğunda Murat’ın oturuş şekli değişmişti. Kemal ise radyodaki sesin söylediği bu dizelere daha önceden tanıyordu.<span style="mso-tab-count: 1;">           </span><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><b><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">KEMAL; </span></b><i><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">“‘Özdemir Asaf’” </span></i><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">dedi Murat’a duyururcasına. Murat Oturuşunu biraz daha düzeltip Kemal’e baktı. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-left: 35.4pt; text-align: justify;"><b><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">MURAT; </span></b><i><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">“Efendim Komutanım?”<span style="mso-tab-count: 1;">   </span><br></span></i><b><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">KEMAL; </span></b><i><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">“Şiir. Şiir! Şairi Özdemir Asaf diyorum.”<span style="mso-tab-count: 1;">           </span></span></i><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Murat anlamsız bir ifade ile baktı.<span style="mso-tab-count: 1;"> </span><br><b>MURAT; </b><i>“Anladım komutanım.” </i>Kısa bir sessizlik oldu, Murat mırıltı ile devam etti. <i>“Gelecek kimsem yok artık. Bekleyeceğim bir şey kalmadı.”<span style="mso-tab-count: 1;">            </span></i>Kemal askerinin bu mırıltısından hallice sözlerine içini çekti.<br><b>KEMAL; </b><i>“Yıllarca ne birini bekledim ne de birine ‘Bekle geleceğim.’ dedim.”<span style="mso-tab-count: 1;">            </span><br></i><b>MURAT; </b><i>“Sahi komutanım. Nasıl başardın bunu?”<span style="mso-tab-count: 1;">           </span><br></i><b>KEMAL; </b><i>“Korkarak.”<span style="mso-tab-count: 1;">         </span><br></i><b>MURAT; </b><i>“Nasıl? Neden korktun?”<span style="mso-tab-count: 1;"> </span><br></i><b>KEMAL; </b><i>“Senin yaşadıklarından korktum.”<span style="mso-tab-count: 1;">          </span><br></i><b>MURAT; </b><i>“Haklısın komutanım. Gerçekten öyle. Bir kâbus olsa keşke diyorsun ama bir bakıyorsun ki, göbeğindesin.”<span style="mso-tab-count: 1;">         </span><br></i><b>KEMAL; </b><i>“Oğlum bak. Ben düz adamım. Acını bilirim, buna saygı duyarım ama kendimi senin yerine koyamam. Bunu benden bekleme. Fakat sana diyorum, acına saygım var. Benden daha fazlasını bekleme. Çünkü ne yapmam gerektiğini bilemem.”<span style="mso-tab-count: 1;"> </span><br></i><b>MURAT; </b><i>“Yok komutanım. Ne yapacaksın? Ne yapabileceğiz ki?”<span style="mso-tab-count: 1;">          </span><br></i><b>KEMAL; </b><i>“Benim yaşamaktan korktuğum, uzak durduğum şeyi gözlerimin önünde yaşadın.”<span style="mso-tab-count: 1;">       </span><o:p></o:p></i></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-left: 35.4pt; text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Bu sırada Kemal, yolun üzerinde gördüğü benzinliklerden birine girdi ve durdu.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-left: 35.4pt; text-align: justify;"><b><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">KEMAL; </span></b><i><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">“Aklında, kalbinde bu kaza ile ilgili bir şeylerin yerine oturmadığını biliyorum. Bir şaibe arıyorsun. Araştırdım Murat. Sen Hastanedeyken her taşın altına baktım. O şerefsiz herifin parmağı var mı diye? Halep, El-Bâb, Azez her yerde iz sürdüm. Fakat yok. O adi heriflerin ailenin kazası ile ilgili bir temasları yok.”<o:p></o:p></span></i></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-left: 35.4pt; text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Murat, Kemal’in yüzüne bakıyordu ama sanki onu görmüyor, bir boşluğa bakıyor gibiydi.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-left: 35.4pt; text-align: justify;"><b><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">KEMAL; </span></b><i><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">“Araçlarına çarpan kamyonun şoförünü sorguladım. Ne araçta ne şoförde bir şey bulamadım. Şoförün çalıştığı kamyonun sahibi firma, o da temiz. Uyuyan hücre olması ihtimaline karşı adamların soylarına varana kadar didik didik ettim. Yok Murat. Aileni olmaması gereken bir yerde olmaması gereken bir kazada kaybettik sadece.”<o:p></o:p></span></i></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-left: 35.4pt; text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Murat’ın gözlerinden yaşlar süzülmeye başlamıştı.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-left: 35.4pt; text-align: justify;"><b><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">KEMAL; </span></b><i><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">“Senden tek bir şey istiyorum. Göreve geri dönebilesin diye üst kurumlara dilekçe verdim kefilin oldum. Operasyon bölgesinde ne beni ne kendini ne de ekipteki diğer arkadaşlarını riske atacak şeyler yapma.<span style="mso-spacerun: yes;">  </span>Ekipte tek tabanca olmayan ailesi çoluğu çocuğu olan adamlar var. Aman ha diyeyim Murat.”<o:p></o:p></span></i></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;">            </span>Murat, komutanının söylediklerini anladığını işaret eden şekilde başı ile onayladı. Kemal ise sesini daha fazla çıkartmadan yola devam etti.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" align="center" style="text-align: center;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">***<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;">            </span>Kilis civarında kurulan üs bölgesine ulaştıklarında, Yüzbaşı Serkan operasyon talimatlarının görüşüldüğü oda da onları bekliyordu. Toplantı odasında yine Alpagu Timi içerisinde görevli arkadaşları vardı. Herkes birbiriyle usulünce selamlaştı, ardından Yüzbaşı Serkan, Kemal komutandan müsaade alarak ayağa dikilip geniş masanın arkasındaki duvarda asılı duran beyaz tahtanın önüne geçti. <span style="mso-spacerun: yes;"> </span>Tahtanın üzerinde bazı isimler ve adresler yer alıyordu.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;">            </span><b>SERKAN; </b><i>“Uzun süredir Halep merkezde, bizim birimlerimiz ile sıkça temas kuran bir akademisyen var. <span style="mso-tab-count: 1;">   </span>Nadir Hâlid, eşi Meryem Hâlid ve çocukları Yusuf Hâlid. Nadir, iç savaşın başında beri sivillerin güvenli <span style="mso-tab-count: 1;">      </span>şekilde yer değişimleri veya saklanmalarını sağlıyordu. Aynı zamanda elinde bulundurduğu imkanlar <span style="mso-tab-count: 1;"> </span>sayesinde temiz su kaynaklarının korunması ve sivillere ulaştırılmasını sağlıyordu. Bu işleyişi güzel idare <span style="mso-tab-count: 1;"> </span>etti ve bölgede birçok kişi için güvenli bir liman oldu. Aynı zamanda eşi Meryem’de doktor olduğu için<span style="mso-tab-count: 1;">  </span>ulaştırabildiğimiz tıbbi malzemelerle sıhhîye hizmeti de verdiler. Fakat son birkaç aydır özellikle üzerinde<span style="mso-tab-count: 1;">  </span>durduğu bir konu vardı. Temiz su kaynaklarının kasıtlı olarak sabote edildiğine dair belgeler ve raporlar <span style="mso-tab-count: 1;"> </span>göndermeye başladı.”<span style="mso-tab-count: 1;">           </span><span style="mso-tab-count: 6;">                                                                       </span><span style="mso-tab-count: 5;">                                                              </span></i><b>KEMAL; </b><i>“Hangi tarafın bunu yaptığını biliyor mu?”<span style="mso-tab-count: 1;">   </span><span style="mso-tab-count: 7;">                                                                                                            </span></i><b>SERKAN; </b><i>“Son birkaç raporunda bunu kimin yaptığını ispat etmiş. Raporlar sayesinde biz de resmî girişimlerde bulununca aile tamamen hedef haline geldi.”<span style="mso-tab-count: 3;">                         </span><span style="mso-tab-count: 5;">                                                                                                                      </span></i><b>KEMAL; </b><i>“Ne resmî girişimi?”<span style="mso-tab-count: 2;">                   </span><span style="mso-tab-count: 9;">                                                                                                                                     </span></i><b>SERKAN; </b><i>“Komutanım bildiğiniz üzere Cenevre Sözleşmesi gereğince sivillerin vazgeçilmez şeylerinin<span style="mso-tab-count: 1;"> </span>hedef alınması yasaktır. İçme suyu tesisleri ile sulama tesislerinin yanı sıra su deposu, arıtma tesisleri su<span style="mso-tab-count: 1;">  </span>taşıma hatları vurulamaz. Raporda tüm bu ihlaller var. Bununla beraber eski Lahey hukukuna göre sivillerin kullanımındaki su kaynaklarını zehirlenemez. Raporda bu ihlal ve sonuçları da var. Yani su <span style="mso-tab-count: 1;"> </span>kaynağı askeri değil sivillere yönelikse kimse su kaynaklarına zarar veremez. Bu raporlar gerektiği gibi <span style="mso-tab-count: 1;"> </span>değerlendirmeye alınırsa faillere Lahey yolu görünür.”<o:p></o:p></i></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;">            </span>Murat, Kemal ve Serkan komutanlarının konuşmalarını dikkatle dinledi. Bu sırada masada duran dosyadan fotoğraflar ve raporlara göz attı. Onun için, Nadir Hâlid ya da eşinin yaptıklarından çok evin çocuğu Yusuf bir anlam ifade ediyordu. Böyle bir görevde olması gereken son şey duygusal olmaktı ve Murat o tehlikeli alana çoktan girmişti bile…<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;">            </span><b>MURAT; </b><i>“Komutanım. Oğulları Yusuf, küçük mü?”<span style="mso-tab-count: 1;">          </span><o:p></o:p></i></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><i><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;">            </span></span></i><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Murat’ın bu sorusu Kemal’in dikkatini çekmişti ama Serkan sorunun altında yatan gerçeği anlayamamıştı. Hemen yanıt verdi.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;">            </span><b>SERKAN; </b><i>“Küçük bir çocuk. Belki 5 ya da 6 yaşlarında.”<span style="mso-tab-count: 1;">           </span><o:p></o:p></i></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><i><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;">            </span></span></i><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Kemal, bozuntuya vermemek için lafı değiştirmek istedi.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;">            </span><b>KEMAL; </b><i>“Peki… Bu Nadir Hâlid’in raporlarında su kaynaklarını sabote eden kim?”<o:p></o:p></i></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><i><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;">            </span></span></i><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Aslında bu sorunun cevabı hem Kemal hem de Murat için daha sorunlu bir hissin kapını açıyordu. Murat’ın ruh haline hâkim olmayan Serkan’ın verdiği yanıt Murat’ın içerisinde büyüyen Yusuf Hâlid’e duyduğu merhametin yanına bir de öfke dolu bir intikam duygusu ekledi.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;">            </span><b>SERKAN; </b><i>“Peşine düştüğümüz ekip. Başlarında Murat’ın komaya soktuğu adam var.”<span style="mso-tab-count: 1;">      </span><o:p></o:p></i></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><i><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;">            </span></span></i><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Murat’ın sıktığı çenesinden gelen dişlerinin gıcırtısını Serkan’da Kemal’de duymuştu. Sessiz fakat öfke dolu olduğu her halinden belli bir tavırla yanlarından ayrıldı. Bunun üzerinde Serkan, Kemal komutana baktı. Murat’ın duygusal zafiyeti odanın içerisindeki herkesin dikkatini çekmişti.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;">            </span><b>SERKAN; </b><i>“Kemal abi. Sen bu Murat’ın operasyonda aklı başında hareket edeceğine emin misin?”<span style="mso-tab-count: 2;">                    </span></i><b>KEMAL; </b><i>“Hiç bilmiyorum Serkan. Gelgelelim üstlere daha fazla dert anlatamıyorum. Dikkatli olmak zorundayız.” <o:p></o:p></i></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>(A)NORMAL AKTİVİTE “Küstüm Oynamıyorum”</title>
<link>https://fikirizleri.com/anormal-aktivite-kustum-oynamiyorum</link>
<guid>https://fikirizleri.com/anormal-aktivite-kustum-oynamiyorum</guid>
<description><![CDATA[ (A)NORMAL AKTİVİTE
“Küstüm Oynamıyorum” ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202605/image_870x580_6a00b793b3bb1.webp" length="34796" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 16 May 2026 18:13:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>Berat Gözükızıl</dc:creator>
<media:keywords>Gündelik hayat, düşünce</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" align="center" style="text-align: center;"><b><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">(A)NORMAL AKTİVİTE<o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal" align="center" style="text-align: center;"><b><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">“Küstüm Oynamıyorum”<o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Elleri cebinde, yolun kenarında etrafa bakınıp ne yapacağını düşünüyordu. Tatlı ilkbahar mevsiminin bir pazar günü, hafta sonu mesaisinden dönerken emektar arabası, <i>“Küstüm, oynamıyorum,”</i> diyerek çıkmıştı oyundan. Hâlbuki yeni yaptırmıştı eksiklerini sanayide. Fakat eskiydi ya hani; bir yerini yaptırdığı hafta, diğer yeri su koyuyordu.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Yeni çiseleyen yağmurun ıslattığı yola baktı. Yeryüzünü son kez selamlayan güneşin ışıklarının yerdeki yansımasına dikkat kesildi. Tüm kalabalığın ortasında sessiz bir an gibi… Vardı. Yeryüzünde bir kütle olarak yer işgal ediyordu. Fakat ruhu, manevi varlığı kimsenin umurunda değildi. Bu yol kenarında günlerce kalsa, emektar arabasının kapladığı yer kadar dikkat çekebilirdi anca.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Arabasının önüne geçti. <i>“Hiç olmazsa bu işe yarasın,”</i> diyerek kaputuna yaslandı. Bir sigara yaktı ve bulunduğu yolun sonundaki kavşak noktasını izlemeye koyuldu.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Tepkisizdi. İçinde kopan fırtınayı dışarıya yansıtmıyordu artık. Yansıtsa bile ne değişecekti ki?<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><i><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">“Anca rezillik,” </span></i><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">dedi kendi kendine.<i><o:p></o:p></i></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Bozulan arabasını çektirmek için çekici çağırmadı ya da motor kaputunu açıp arabayı çalıştırmaya çabalamadı bile. Sürekli bir şeyleri düzeltmeye emek çekiyordu ya, bu sefer de böyle olsundu. Maaşının yarısını arızalarına gömdüğü aracı lazım olduğu yerde bozulur, yıllarca kol kola yürüdüğü insanlar destek istediğinde imkânsızı oynardı. Ne olacaktı? Bu kez de dağınık kalsındı. Çabalayıp çabalayıp aynı yere geri dönmektense, hiç çabalamadan yerinden kıpırdamamak daha evlaydı belki.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Düşündü. Düşündükçe kayboldu. Kıytırık bir araba bile maddi karşılığı olmadan iş görmüyorsa, insanlar neden sadece duygusal karşılıklar için emek harcayacaktı? Ciğerlerine çektiği sigara dumanı bile bedava değildi. Hatta gizli vergilerle oksijene bile para veriyorlardı. Bu topraklarda yaşamak istiyorsanız, nihayetinde bir katma değer sağlamalıydınız. Bu sadece burası için değil, dünyanın her yeri için böyleydi. Fakat düşünmeden kendini alıkoyamadı: Başka bir ülkeye, başka bir coğrafyaya gitse sonuç değişecek miydi?<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Başka bir ülkeye gitmeyi düşündü bir süre. Son Almanya girişiminden dersini almış olsa da ütopya gibi gelen İsviçre, Yeni Zelanda belki de… Fakat düşüncesi sınır kapısına gelene kadardı. Bu ülkeler neden onun kendi topraklarında barınmasına izin verecekti ki? Bırak barınmayı, düşündüğü yerler turist vizesi bile vermezlerdi. Sonuç olarak oralarda da yeryüzünde kapladığı hacmi ya da ruhu değildi mesele. İnsanlar nerede olursa olsun banka hesabı kadar yer kaplıyordu günümüzde.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Bunun dinle diyanetle de ilgisi yoktu. Kimse, <i>“Sen Müslümansın, İslam’ın beş şartından biri hacca gitmek; hadi bedava hacca git ya da gücün yettiği kadar öde,”</i> dememişti. Kendisinden geçtim, bir başkasına teklif edildiğini de görmemişti. Manevi olarak da cebi kadar yer kaplıyordu. Bunu hissetti.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Öbür tarafta, yirmi kez umreye, bilmem kaç kez hacca gitmiş adamla cennet konusunda boy ölçüşecek hâli de yoktu. Falancaların sırasıyla onlarca adama yemek ikram ettiği sohbetlere de katılmıyordu ki birkaç süslü cümle ile vaaz edebilsin. Manevi âlemi için yer edinme çabasının da cebinden geçtiğini düşündü. İlla ki Allah’ın indirdiği din bu değildi ama kullar dini bu hâle getirmişti. Yıllarca öğrendiği <i>“bir şeyin ya yanındasındır ya karşısında”</i> anlayışı da bu gruplara dâhil olamadığı için kendini dinsiz gibi görmesine yol açıyordu. Hakikat bu değildi ama neyse idi… Neyse.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Başını, kaputunda oturduğu arabasına çevirdi.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><i><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">“Çalışma. Kontağına bir kez basarsam bugün adam değilim.”</span></i><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"> dedi.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Vergisini ödediği havanın, çilesini çektiği toprağın kokusunu ciğerlerine doldura doldura yürümeye başladı.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><i><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">“Öyle ya,”</span></i><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"> dedi. <i>“Biraz da dağınık kalsın.”<o:p></o:p></i></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>KAPAN</title>
<link>https://fikirizleri.com/kapan-3503</link>
<guid>https://fikirizleri.com/kapan-3503</guid>
<description><![CDATA[ Kapan Bölüm-3 ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202605/image_870x580_6a00897a48072.webp" length="33896" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 15 May 2026 18:35:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>Berat Gözükızıl</dc:creator>
<media:keywords>Kapan, Asker, Ortadoğu, Savaş, Şeytan, Metafizik, Azez, Suriye, Gizli Servis</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="text-align: center;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><strong>KAPAN<br>Erken Bedel</strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><strong>&nbsp;</strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; G&uuml;n doğmadan &ouml;nce Alpagu Timi, Azez b&ouml;lgesine girmişti. Tim, yerleşim b&ouml;lgelerinin ara sokaklarına geldiğinde, harabe haline gelmiş bir binanın i&ccedil;erisine gizlendi. Kemal Binbaşı, siyah kamuflajının cebinden bir A4 k&acirc;ğıdı &ccedil;ıkarttı ve biraz inceledi. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span><strong>KEMAL; </strong><em>&ldquo;G&uuml;neydoğu y&ouml;n&uuml;nde &lsquo;Habl&rsquo;ul H&uuml;k&uuml;m Mescidi&rsquo; adında bir mescit var. Birka&ccedil; blok &ouml;tede. Bizi pilotlara g&ouml;t&uuml;recek adamımız 15 dakikaya kadar orada olacak.&rdquo;</em><span style="mso-tab-count: 1;">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span>Takip edilmemek, dinlemeye takılmamak gibi nedenlerden dolayı uzun menzilli iletişim cihazları, navigasyon gibi teknolojik aletler kullanmıyorlardı. Sadece iletişimleri sağlıklı y&uuml;r&uuml;s&uuml;n diye kısa dalga telsizler ile temas kuruyorlardı. Bu nedenle planlamalarındaki zamanlamaya sadık kalmak zorundaydılar.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span><strong>KEMAL; </strong><em>&ldquo;Tilki, Radar; siz iki ayrı yol kullanarak &ouml;nden gidin. Bir aksilik olursa işaretinizin ne olduğunu biliyorsunuz.&rdquo;</em></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><em><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></em><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Tilki ve Radar, timin hem keşif hem de istihbarat subaylarıydı. Onlar &ouml;nden bir g&ouml;lge gibi alanı tahlil edecek ve yolun g&uuml;venliğini test edeceklerdi. Tehlike anında ses &ccedil;ıkarmamak i&ccedil;in kulaklıklarına bağlı kısa mesafe telsizlerini 3 kez mandallayacak ve telsiz ekranında kodu g&ouml;ren tim komutanı buna g&ouml;re komutunu değiştirecekti.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span><strong>KEMAL; </strong><em>&ldquo;G&ouml;lge sen Tilki&rsquo;yi, &Ccedil;akal sen de Radar&rsquo;ı takip et.&rdquo;<span style="mso-tab-count: 1;">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></em></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><em><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></em><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">G&ouml;lge ve &Ccedil;akal ise gizlenmenin ustaları, keskin nişancılardı. İstihbarat subaylarının peşinden g&ouml;nderilmelerinin nedeni ise ani saldırılarda uzaktan m&uuml;dahale ederek keşifteki subayları koruyabilecek olmalarıydı. Ardından tim komutanı; ekibi, Serkan Y&uuml;zbaşı ve kendisi ayrı olacak şekilde ikiye b&ouml;l&uuml;yordu. İki ayrı ekip, iki keşif subayının izinden aynı noktaya ulaşıyordu. B&ouml;ylece hem operasyonun başarı şansını y&uuml;kseltiyor hem de g&uuml;venli alanlarını genişletiyorlardı.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span>Harabe haline gelmiş Azez şehrine, g&uuml;n ışığı yeni yeni d&uuml;şmeye başlamıştı. Akşamları yıkık d&ouml;k&uuml;k evlerinde, yataklarına girebilenler şanslıydı fakat onların da sabahı g&ouml;r&uuml;p g&ouml;remeyecekleri belli değildi. Tim &ouml;n g&ouml;r&uuml;len s&uuml;rede Habl&rsquo;ul H&uuml;k&uuml;m Mescidi isimli yere geldi.<span style="mso-spacerun: yes;">&nbsp; </span>Bu noktada Binbaşı, timin tamamının gizlenmesini emretti. Sadece kendi belirleyeceği tek kişinin buluşmaya katılmasını istedi.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span>Murat, ağır silahlı takım arkadaşı Tank ile birlikte, buluşma yerinde uygun bir yere gizlenmişti. Ekibin tamamı alanın etrafını sarmış, buluşma yerini g&ouml;rebilecek şekilde gizlenmişti. Az sonra telsizden Binbaşı&rsquo;nın sesi duyuldu <em>&ldquo;Kıra&ccedil; gelen adamla g&ouml;r&uuml;şmeye sen gideceksin. Konumunu ona g&ouml;re belirle.&rdquo; </em>Kıra&ccedil; kod adı ise Murat&rsquo;a aitti. Bu sırada Kemal Binbaşı devam etti <em>&ldquo;Gelecek kişinin adı Saqr. O ortaya &ccedil;ıkmadan sen &ccedil;ıkma. Benim talimatımı bekle.&rdquo; </em>Kıra&ccedil;, yanındaki arkadaşından uzaklaştı ve buluşma noktasını g&ouml;rebilecek başka bir yere sindi. Saqr isimli adamın gelmesini bekledikleri mescidin avlusunu g&ouml;zetlemeye başladı. Biraz bekleyişin ardından avluya g&ouml;lge gibi bir adam s&uuml;z&uuml;ld&uuml;. &Uuml;zerinde bir h&uuml;cum yeleği ve başında şapkası olan sakallı bu adam, sağ eliyle başından şapkasını &ccedil;ıkarttı. Şapkasını avcunun i&ccedil;inde d&uuml;rd&uuml; ve elini bacağının yanına indirip &uuml;&ccedil; kez kesik kesik ıslık &ccedil;aldı. Binbaşı telsizden seslendi <em>&ldquo;Kıra&ccedil;, adamımız bu. Acele et.&rdquo;</em><span style="mso-spacerun: yes;">&nbsp; </span>Kıra&ccedil;, tıpkı adamın geldiği gibi sessizce avluya s&uuml;z&uuml;ld&uuml;. Bekleyen adamın arkasında belirdi. Bu sırada onu ge&ccedil; fark eden adam, biraz tedirginlikle Kıra&ccedil;&rsquo;a doğru y&uuml;z&uuml;n&uuml; d&ouml;nd&uuml;. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span><strong>KIRA&Ccedil;; </strong><em>&ldquo;&Ccedil;oklar diye korkmadık.&rdquo;<span style="mso-tab-count: 1;"> </span></em></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Saqr, tesad&uuml;fen gelişen bu c&uuml;mlenin karşılığını vermekte gecikmedi.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span><strong>SAQR; </strong><em>&ldquo;Azız diye &ccedil;ekinmedik.&rdquo;</em></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Kıra&ccedil; adamın cevabından sonra, başını &ouml;ne eğerek bir kafa selamı verdi.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-left: 35.4pt; text-align: justify;"><strong><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">SAQR; </span></strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">&ldquo;Bilge Tonyukuk Yazıtı&hellip;&rdquo;<span style="mso-tab-count: 1;">&nbsp;&nbsp; </span><br></span></em><strong><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">KIRA&Ccedil;; </span></strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">&ldquo;Vatan emanetlerini almaya geldik.&rdquo;<span style="mso-tab-count: 1;">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span><br></span></em><strong><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">SAQR; </span></strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">&ldquo;Kuzeybatı y&ouml;n&uuml;ne 20 dakikalık bir y&uuml;r&uuml;y&uuml;ş mesafesindeler. Karşınıza yerleşimlerin neredeyse tamamen yıkıldığı bir sokakta, 7 katlı bir bina &ccedil;ıkacak. Binanın 3. katında birbirine bakan iki &ccedil;anak anten var. Yapının i&ccedil;erisinden, zemin katına ineceksiniz. Demir kapılı odanın i&ccedil;erisinde sizi bekliyorlar.&rdquo;</span></em></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Bu sırada Saqr, Kıra&ccedil;&rsquo;ın eline bir anahtar uzattı. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span><strong>SAQR; </strong><em>&ldquo;Yanlarında biraz tıbbi malzeme var. Durumu iyi olan arkadaş ilkyardım biliyor zaten. Gideceğiniz yol şu anda temiz. Yerel devriyeler, 2 saatte bir ge&ccedil;er buralardan. Son devriye 40 dakika kadar <span style="mso-tab-count: 1;"> </span>&ouml;nceydi. Allah yardımcınız olsun.&rdquo;<span style="mso-tab-count: 1;">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span><br><span style="mso-tab-count: 1;">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></em><strong>KIRA&Ccedil;; </strong><em>&ldquo;Peşlerine d&uuml;şenler vardı?&rdquo;<span style="mso-tab-count: 1;">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span><br><span style="mso-tab-count: 1;">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></em><strong>SAQR; </strong><em>&ldquo;Helikopterin d&uuml;şt&uuml;ğ&uuml; b&ouml;lgeden birka&ccedil; kilometre uzaklaştırma imk&acirc;nı buldum. Bereket, arayanların hepsi enkaz b&ouml;lgesi &ccedil;evresinde arıyorlar. Bu civarda gezenlerin hepsi standart devriye.&rdquo;</em></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Kıra&ccedil;, Saqr&rsquo;dan bilgileri aldıktan sonra geldiği gibi alandan kayboldu. &Ccedil;ok s&uuml;rmeden komutan ekibi yine aynı şekilde ikiye b&ouml;lerek tarif edilen yere doğru yola &ccedil;ıkarttı. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">G&ouml;z&uuml;n&uuml;z&uuml; hangi şehrin sabahına a&ccedil;mış olursanız olun; seher, havanın en temiz, şehrin en sessiz olduğu vakitti. Yıllarca izlediği filmler, diziler ve insanın g&ouml;ğs&uuml;n&uuml; kabartan o kahramanlık destanları&hellip; Savaş bu kadar basit miydi? Evinden bir kez olsun dışarı adım atmamış insanlar bile bunları izleyerek savaşı bildiğini d&uuml;ş&uuml;n&uuml;r. &Uuml;zerine namlular &ccedil;evrildiğinde, mermilerden ka&ccedil;abileceğini. En &ccedil;aresiz anında kendisine manevi bir g&uuml;&ccedil; gelip k&ouml;t&uuml; olanı alt edebileceğine inanır. Halbuki ger&ccedil;ek savaş bu değildir. Terk edilmiş ama terk edilememiş bir şehirde; bir zamanlar varlığın merkezi şimdi ise hi&ccedil;liğin ortasında ne yaptığını bilirsin belki ama ne olduğunu bilemezsin. Uzun y&uuml;r&uuml;y&uuml;şlerden sonra canını yakmaya başlayan postalların, daha d&uuml;n burada yaşamını s&uuml;rd&uuml;ren hangi canlının hayallerinin tozuna bastığını, g&ouml;rmezden gelerek yoluna devam edersin. <span style="mso-spacerun: yes;">&nbsp;</span>Kutsal bir gayesi olmayan, &acirc;li menfaat g&uuml;tmeyen hangi aklı başında insan; başka bir insanı &ouml;ld&uuml;rebilir ki? Nedensizce bir canlıya doğrultulan namlu, tetiği &ccedil;ektiğiniz zaman karşınızdakinin hayatını alırken, b&uuml;y&uuml;k bir par&ccedil;ada sizden g&ouml;t&uuml;rmez miydi? Belki hi&ccedil; tanımadığın bir &ccedil;ift g&ouml;ren g&ouml;z&uuml;, elinde kan ile koca bir &ouml;mre ortak etmeye gerek var mıydı? Hayır &ouml;l&uuml;mle burun buruna olmak ya da &ouml;ld&uuml;rmek &ouml;yle beyaz perdede g&ouml;r&uuml;ld&uuml;ğ&uuml; gibi değildi.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Binbaşı Kemal&rsquo;in verdiği emir ile &ccedil;ıktıkları yolda, hep bunu d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;. Şehri bu hale getiren adamların motivasyonu ne olabilirdi? &Ccedil;ocuk, kadın, gen&ccedil; ya da yaşlı demeden herkesi g&ouml;z&uuml;n&uuml; kırpmadan &ouml;ld&uuml;rebilen bir zihniyeti ortadan kaldırmak, kahramanlık mıydı yoksa aptallık mı? Bunun cevabını bilmese de dostla d&uuml;şmanın birbirine karıştığı bu topraklarda, canını emanet edebileceğin birka&ccedil; asil adamla yan yana olmak b&uuml;y&uuml;k bir şanstı. Bu topraklar, bir insanı sebepsizce hayattan koparabilecek kişilerle doluydu.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Hedef konuma ulaştıklarında, telsizden komutanın sesi duyuldu.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-left: 35.4pt; text-align: justify;"><strong><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">KEMAL; </span></strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">&ldquo;Keskin nişancılar, sokağı kontrol altında tutsunlar. Ağır silah ekibi binanın girişini gizlenerek koruyun. Keşif ekibi, &ouml;nden binaya siz gireceksiniz, peşinizden sağlık ekibi. Ardından ben ve Kıra&ccedil;. Y&uuml;zbaşı sizde dışarıda ekiple kontrol sağlayın.&rdquo;</span></em></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Binbaşı daha talimatlarını sıralarken timin &uuml;yeleri yerlerini almıştı bile. Binanın girişinde Kemal ve Murat yan yana geldiler. Kemal askerine baktı ve g&uuml;l&uuml;msedi.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-left: 35.4pt; text-align: justify;"><strong><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">KEMAL; </span></strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">&ldquo;O nasıl bir testti lan &ouml;yle? Tonyukuk Yazıtı nereden geldi aklına?&rdquo;<span style="mso-tab-count: 1;">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></em></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-left: 35.4pt; text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Murat komutanın bu s&ouml;z&uuml;ne g&uuml;ld&uuml;.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-left: 35.4pt; text-align: justify;"><strong><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">MURAT; </span></strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">&ldquo;Komutanım savaşı d&uuml;ğ&uuml;n, &ouml;l&uuml;m&uuml; vuslat bilmeyen adamdan T&uuml;rk savaş&ccedil;ısı mı olur?&rdquo;<span style="mso-tab-count: 1;">&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span><br></span></em><strong><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">KEMAL; </span></strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">&ldquo;&Ouml;nden y&uuml;r&uuml; &ouml;nden. &Ccedil;ok gaza getirdik seni. İyice film setine &ccedil;evirdin&rdquo;</span></em></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-left: 35.4pt; text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">&nbsp;</span></p>
<p class="MsoNormal" style="mso-add-space: auto; text-align: justify; line-height: normal; margin: 0cm 0cm 0cm 35.4pt;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Binanın i&ccedil;erisine girer girmez, zemin katta gizlenen pilotlara ulaştılar. Sağlık ekipleri yaralı pilota m&uuml;dahale etti. Ardından y&uuml;r&uuml;y&uuml;p y&uuml;r&uuml;yemeyeceğini test ettiler. Yaralı pilota gerekli tedaviyi kısa s&uuml;rede uyguladıktan sonra, hep beraber &ccedil;ıkış kapısına y&ouml;neldiler. Binbaşı telsizden talimatını verdi. <em>&ldquo;Dışarıdakiler, binadan &ccedil;ıkıyoruz.&rdquo; </em>Bu talimatın &uuml;zerine, telsiz dışarıdan &uuml;&ccedil; kez mandallandı. Binanın i&ccedil;erisindeki herkes sessizce yere &ccedil;&ouml;kt&uuml;. Binbaşı telsizin ekranına baktı. Telsizi mandallayan keskin nişancı G&ouml;lge idi. &Ccedil;ok uzun s&uuml;rmeden sokakta silah sesleri y&uuml;kseldi.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; line-height: normal;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">&nbsp;</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; line-height: normal;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span><strong>KEMAL; </strong><em>&ldquo;Ne oluyor oğlum dışarıda?&rdquo;<span style="mso-tab-count: 1;">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></em></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; line-height: normal;"><em><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">&nbsp;</span></em></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; text-indent: 35.4pt; line-height: normal;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">G&ouml;lge, yanıt verdi.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; line-height: normal;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">&nbsp;</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; line-height: normal;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span><strong>G&Ouml;LGE; </strong><em>&ldquo;Komutanım sokakta hareket var &ccedil;atışmanın bizim ile ilgisi yok gizli haldeyiz.&rdquo;<span style="mso-tab-count: 1;">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span><br><span style="mso-tab-count: 1;">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></em><strong>KEMAL; </strong><em>&ldquo;Oğlum ne oluyor?&rdquo;<span style="mso-tab-count: 1;">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span><br><span style="mso-tab-count: 1;">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></em><strong>G&Ouml;LGE; </strong><em>&ldquo;Silahlı bir grup sivilleri kovalıyor.&rdquo;<span style="mso-tab-count: 1;">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></em></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; line-height: normal;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">&nbsp;</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; line-height: normal;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Binbaşı elini silahına attı dişlerini sıktı. Telsizin mandalını tekrar sıktı.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; line-height: normal;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">&nbsp;</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; line-height: normal;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span><strong>KEMAL; </strong><em>&ldquo;Kadın, &ccedil;ocuk var mı aralarında?&rdquo;</em></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; line-height: normal;"><em><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></em><strong><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">G&Ouml;LGE; </span></strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">&ldquo;Komutanım siviller sadece kadın ve &ccedil;ocuklardan oluşuyor.&rdquo;</span></em></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; line-height: normal;"><em><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></em><strong><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">KEMAL; </span></strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">&ldquo;Saldıran grup ka&ccedil; kişi oğlum?<span style="mso-tab-count: 1;">&nbsp;&nbsp; </span><br><span style="mso-tab-count: 1;">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></em><strong><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">G&Ouml;LGE; </span></strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">&ldquo;İndiremeyeceğimiz kadar kalabalık değil komutanım.&rdquo;</span></em></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; line-height: normal;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">&nbsp;</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; text-indent: 35.4pt; line-height: normal;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">G&ouml;lge, telsizdeki komutanın niyetini anlamış ve tarafını belli etmişti. Herkes bilirdi; bir T&uuml;rk, masuma ve savunmasıza edilen eziyete g&ouml;z yummazdı. Hele ortada g&uuml;nahsız &ccedil;ocuklar varsa, d&uuml;nyanın &ccedil;ivisini s&ouml;kmekten bile geri durmazdı.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="mso-add-space: auto; text-align: justify; line-height: normal; margin: 0cm 0cm 0cm 35.4pt;"><strong><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">&nbsp;</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="mso-add-space: auto; text-align: justify; line-height: normal; margin: 0cm 0cm 0cm 35.4pt;"><strong><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">KEMAL; </span></strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">&ldquo;Radar, Tilki siz pilotları koruyun. </span></em><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">(Telsizi mandalladı) <em>G&ouml;lge, &Ccedil;akal indirin ulan haysiyetsizleri. Madem kimliğimiz yok hakkını verelim. Y&uuml;zlerinizi kapatın, &ccedil;atışma durumuna ge&ccedil;in.&rdquo;</em></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; line-height: normal;"><em><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">&nbsp;</span></em></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; line-height: normal;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span>Binbaşı Kemal&rsquo;in emriyle tim, sivillere saldıran gruba m&uuml;dahale etti. Karşılarındakiler, i&ccedil; savaşın kanlı boşluğunda silahlanmış maceraperest adamlardı. Kendi soylarından kadın ve &ccedil;ocukları katletmeye kalkışmaları, yalnızca acımasız değil, aynı zamanda ahmak olduklarını da a&ccedil;ık&ccedil;a g&ouml;steriyordu. Tim ilk ateş a&ccedil;tığında neredeyse hepsi ka&ccedil;ışmaya başlamıştı. İ&ccedil;inde bulundukları binanın, kapısından bir anda &ccedil;ıkan Murat kenarda bir yere siper aldı. Mermilerden ka&ccedil;ışan saldırganların &uuml;zerine ateş a&ccedil;tı. Bu sırada ağır silahlı ekipte Murat ile birlikte ateş a&ccedil;mıştı. Y&uuml;zbaşı ise siviller &ccedil;atışmadan uzaklaştırmaya &ccedil;alışıyordu. Murat bir an i&ccedil;in duruldu ve siper aldığı yerden saldırganların arasındaki bir adamın silahını kullanma şekline baktı. Adam grubun diğer &uuml;yeleri gibi ateş etmiyordu. Silahı tutma ve kullanma şekli bariz şekilde profesyoneldi. Murat kenarda adamı izledi ve telsizden; </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; line-height: normal;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">&nbsp;</span></p>
<p class="MsoNormal" style="mso-add-space: auto; text-align: justify; line-height: normal; margin: 0cm 0cm 0cm 35.4pt;"><strong><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">MURAT;</span></strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"> &ldquo;G&ouml;lge, &Ccedil;akal. Turuncu araba enkazının arkasında sinmiş bir adam var. Başında siyah sarık &uuml;zerinde bej h&uuml;cum yeleği olan. Ben ateş edip herifi yerinden &ccedil;ıkaracağım. Biriniz beni korusun diğeri de adamı etkisiz hale getirecek &ouml;l&uuml;mc&uuml;l olmayan bir atış yapsın.&rdquo;</span></em><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"> <span style="mso-spacerun: yes;">&nbsp;</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; line-height: normal;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">&nbsp;</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; text-indent: 35.4pt; line-height: normal;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Kemal Binbaşı, araya girdi.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; line-height: normal;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">&nbsp;</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; line-height: normal;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span><strong>KEMAL; </strong><em>&ldquo;Ne yapacaksın oğlum adamı?&rdquo;</em></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; line-height: normal;"><em><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></em><strong><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">MURAT; </span></strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">&ldquo;Normal değil komutanım bu herif. Diğerleri &ccedil;apulcu bu ne yaptığını biliyor.&rdquo;</span></em></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; line-height: normal;"><em><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></em><strong><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">SERKAN; </span></strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">&ldquo;Kıra&ccedil; adamın bende farkındayım. P&uuml;sk&uuml;rt gitsin başımıza iş &ccedil;ıkartma. Adam başka bir &uuml;lkenin <span style="mso-tab-count: 1;">&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span>adamı belli.&rdquo;<span style="mso-tab-count: 1;">&nbsp; </span></span></em></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; line-height: normal;"><em><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></em><strong><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">KEMAL; </span></strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">&ldquo;Adamdan uzak dur Kıra&ccedil;.&rdquo;</span></em></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; line-height: normal;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">&nbsp;</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; text-indent: 35.4pt; line-height: normal;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Daha Kemal&rsquo;in s&ouml;z&uuml; bile bitmeden, Murat siperden &ccedil;ıktı ve s&ouml;z ettiği adamı siperinden &ccedil;ıkartmak i&ccedil;in ateş a&ccedil;tı. Adam siperden &ccedil;ıkmadan hemen &ouml;nce daha ileride &ccedil;atışmadan ka&ccedil;an ekibine işaret verdi. Uzak noktadaki adamlar da Murat&rsquo;a ateş etmeye başladı. Fakat Murat ısrarı ile karşısındaki adamı siperinden &ccedil;ıkartmayı başarmıştı. &Ccedil;akal, Murat&rsquo;ın iki ateş arasında kalacağını &ouml;n g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;nde, hedefteki adamı iki net atışla yere &ccedil;iviledi. Adam yere d&uuml;şt&uuml;, diğerleri ise kaldıkları yerden ka&ccedil;maya devam etti. Murat yerdeki adamın başına y&uuml;r&uuml;rken, timin diğer &uuml;yeleri sivilleri ve alanı g&uuml;venlik altına almaya &ccedil;alışıyordu. Binbaşı Kemal Murat&rsquo;ın ardından koşar adım y&uuml;r&uuml;rken, Murat adamın yanına ulaşmış ve silahını kafasına doğrultmuştu bile.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; text-indent: 35.4pt; line-height: normal;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">&nbsp;</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: center; text-indent: 35.4pt; line-height: normal;" align="center"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">***</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; text-indent: 35.4pt; line-height: normal;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">&nbsp;</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; text-indent: 35.4pt; line-height: normal;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Yerdeki adam; suratına silah doğrultulmuş, korku ve panik i&ccedil;erisinde Arap&ccedil;a bir şeyler s&ouml;ylemeye başladı. Murat adamın y&uuml;z&uuml;ne baktı. &Ouml;fkesi iyice artmıştı. Sokağın ucundan gelen ağlamaklı kadın sesleri ve korkmuş &ccedil;ocuk &ccedil;ığlıkları bu &ouml;fkeyi kam&ccedil;ılıyordu. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; text-indent: 35.4pt; line-height: normal;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">&nbsp;</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; text-indent: 35.4pt; line-height: normal;"><strong><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">MURAT; </span></strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">&ldquo;Kes ulan tatavayı. Ajan olarak arasına karıştığın adamların leh&ccedil;esini bile bilmiyorsun daha!&rdquo;</span></em></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; line-height: normal;"><em><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">&nbsp;</span></em></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; text-indent: 35.4pt; line-height: normal;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Kemal, adımlarını hızlandırdı. Murat&rsquo;ın hareketinin farkındaydı. Askerinin bu halini yıllar &ouml;nce başka bir yerde dağda g&ouml;rm&uuml;şt&uuml;. Murat t&uuml;feğini indirip belinden tabancasını &ccedil;ıkartmışsa, muhakkak bir şey &ouml;fkesini olması gerekenden daha fazla arttırmış işi şahsi hale getirmişti. Kemal askerine yetişti&hellip;</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; line-height: normal;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">&nbsp;</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; line-height: normal;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span><strong>KEMAL; </strong><em>&ldquo;Dur oğlum dur.&rdquo;</em></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; line-height: normal;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">&nbsp;</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; text-indent: 35.4pt; line-height: normal;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Murat, dişlerini sıktı&hellip;</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; line-height: normal;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">&nbsp;</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; line-height: normal;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span><strong>MURAT; </strong><em>&ldquo;Abi geldiğin y&ouml;nde k&ouml;şeye bak. Bu adi it bilerek sivilin kucağındaki &ccedil;ocuğa nişan aldı. &Ouml;ld&uuml;rd&uuml; <span style="mso-tab-count: 1;">&nbsp; </span>el kadar sabiyi. Bu it buralı bile değil yaşamaya hakkı yok.&rdquo;<span style="mso-tab-count: 1;">&nbsp;&nbsp; </span></em></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; line-height: normal;"><em><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></em><strong><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">KEMAL; </span></strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">&ldquo;Oğlum haklısın ama bak zaten biz elimizden geleni yaptık.&rdquo;</span></em></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; line-height: normal;"><em><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></em><strong><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">MURAT; </span></strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">&ldquo;Yok abi bu burada it gibi can verecek.&rdquo;</span></em></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; line-height: normal;"><em><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">&nbsp;</span></em></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; line-height: normal;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span>Yerdeki adam birden inlemeyi kesti. Burnun ucunda dayalı silahtan başını kenara doğru &ccedil;ekip, ayakta duran iki adama dik dik baktı. Birdenbire T&uuml;rk&ccedil;e konuşmaya başladı.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; line-height: normal;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">&nbsp;</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; line-height: normal;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span><strong>ADAM; </strong><em>&ldquo;Siz ikiniz T&uuml;rk m&uuml;s&uuml;n&uuml;z?&rdquo;<span style="mso-tab-count: 1;">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></em></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; line-height: normal;"><em><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">&nbsp;</span></em></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; text-indent: 35.4pt; line-height: normal;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Kemal, olmaz bir y&uuml;z ifadesi ile adama baktı.&nbsp;</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; line-height: normal;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">&nbsp;</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; line-height: normal;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span><strong>KEMAL; </strong><em>&ldquo;Sen T&uuml;rk&ccedil;e konuşmayı ne biliyorsun?&rdquo;</em></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; line-height: normal;"><em><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></em><strong><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">ADAM; </span></strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">&ldquo;Siz bana zarar veremezsiniz! Beni serbest bırakmak zorundasınız.&rdquo;<span style="mso-tab-count: 1;">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></em></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; line-height: normal;"><em><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">&nbsp;</span></em></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; text-indent: 35.4pt; line-height: normal;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Murat&rsquo;ın &ouml;fkesi kendini bilmez bu adama karşı tamamen raydan &ccedil;ıktı. Silahını indirdi ve adamın y&uuml;z&uuml;ne bir tekme attı. Silahını indirdi ve adamın &uuml;zerine eğilip yakasını yakaladı.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; line-height: normal;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">&nbsp;</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; line-height: normal;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span><strong>MURAT; </strong><em>&ldquo;Sen az &ouml;nce bir &ccedil;ocuğu &ouml;ld&uuml;rd&uuml;n lan.!&rdquo;<span style="mso-tab-count: 2;">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></em></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; line-height: normal;"><em><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></em><strong><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">ADAM; </span></strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">&ldquo;Senin &ccedil;ocuğun mu? Sana ne?&rdquo;<span style="mso-tab-count: 1;">&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></em></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; line-height: normal;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">&nbsp;</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; text-indent: 35.4pt; line-height: normal;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Artık Murat&rsquo;ın &ouml;fkesini Kemal&rsquo;de tutamıyordu.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; line-height: normal;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">&nbsp;</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; line-height: normal;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span><strong>MURAT; </strong><em>&ldquo;&Ccedil;ocuk ulan &ccedil;ocuk.! &Ccedil;ocuğun seni beni mi var?&rdquo;</em></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; line-height: normal;"><em><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></em><strong><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">ADAM; </span></strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">&ldquo;Biz se&ccedil;ilmiş kavimiz buradaki insanların yaşama hakkı yok. Hepiniz bizim k&ouml;lemiz olarak&nbsp;yaratıldınız.&rdquo;<span style="mso-tab-count: 1;"> </span></span></em></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; text-indent: 35.4pt; line-height: normal;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">&nbsp;</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; text-indent: 35.4pt; line-height: normal;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Murat, bu s&ouml;z&uuml;n &uuml;zerine tamamen zıvanadan &ccedil;ıktı. Adamın &ouml;nce başını yere vurmaya başladı, ardından silahı başına doğrultup ateş etmek &uuml;zereyken, Binbaşı Kemal elini tuttu. Yerde yatan adam zaten bilincini kaybetmişti.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; text-indent: 35.4pt; line-height: normal;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">&nbsp;</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; text-indent: 35.4pt; line-height: normal;"><strong><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">KEMAL; </span></strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">&ldquo;Oğlum bu adamı &ouml;ld&uuml;r&uuml;rsen daha fazlasını yaparlar buradaki insanlara. Dur artık!&rdquo;</span></em></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; text-indent: 35.4pt; line-height: normal;"><em><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">&nbsp;</span></em></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; text-indent: 35.4pt; line-height: normal;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Murat, Kemal&rsquo;in s&ouml;z&uuml; ile duruldu. Silahı yavaş&ccedil;a dizinin hizasına indirdi.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; text-indent: 35.4pt; line-height: normal;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">&nbsp;</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; text-indent: 35.4pt; line-height: normal;"><strong><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">MURAT; </span></strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">&ldquo;Abi en azından &uuml;st&uuml;n&uuml; başını yoklayalım. Kim bu?&rdquo;</span></em></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; text-indent: 35.4pt; line-height: normal;"><em><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">&nbsp;</span></em></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; text-indent: 35.4pt; line-height: normal;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Binbaşı, kendine &ccedil;aresizce gelmeye &ccedil;alışan adamına baktı. Sorduğu sorunun cevabını pek&acirc;l&acirc; kendisi de biliyordu nasılsa. Sakince cevap verdi.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; text-indent: 35.4pt; line-height: normal;"><em><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></em></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; text-indent: 35.4pt; line-height: normal;"><strong><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">KEMAL; </span></strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">&ldquo;Belli değil mi oğlum?&rdquo;</span></em></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; text-indent: 35.4pt; line-height: normal;"><em><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">&nbsp;</span></em></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; text-indent: 35.4pt; line-height: normal;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Kemal Binbaşı, neredeyse sinir krizi ge&ccedil;iren adamının &ouml;fkesini dizginlemek i&ccedil;in yerdeki adamın &uuml;st&uuml;n&uuml; aramasında askerine yardım etti. Adamın &uuml;zerine iki farklı telsiz ve &uuml;zerinde şifre yazan bir k&acirc;ğıt &ccedil;ıkmıştı. Şifre ne şifresiydi, amacı neydi araştıracak vakit yoktu. Murat o andan itibaren, vatan toprağındaki &uuml;s b&ouml;lgesine d&ouml;nene kadar hi&ccedil; konuşmadı. Kemal Binbaşı, vicdanen hareket eden askerini su&ccedil;lu g&ouml;rm&uuml;yordu ama kızmıştı. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; karşısındakinin başka bir &uuml;lkenin ajanı olduğunu bile bile yaptığı bu hareketi, Alpagu Timi&rsquo;ni a&ccedil;ığa &ccedil;ıkarabilirdi. <span style="mso-spacerun: yes;">&nbsp;</span>Sevdiği askerini riske atmamak i&ccedil;in bu olayı kimseye s&ouml;ylemedi ve timdeki diğer &uuml;yeleri de sessiz kalınması konusunda uyardı. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; text-indent: 35.4pt; line-height: normal;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">&nbsp;</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: center; text-indent: 35.4pt; line-height: normal;" align="center"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">***</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; text-indent: 35.4pt; line-height: normal;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Azez b&ouml;lgesindeki kurtarma operasyonu, başarılı bir şekilde sona ermişti. Fakat Murat&rsquo;ın i&ccedil;inde kırılan par&ccedil;a g&ouml;zlerine yansımıştı bile. &Ouml;l&uuml;m&uuml; ilk kez g&ouml;rm&uuml;yordu. Belki de onun i&ccedil;in &ccedil;ok fazla normalleşmişti. Fakat bir &ccedil;ocuğun, bu kadar kayıtsız, bu kadar ama&ccedil;sız &ouml;ld&uuml;r&uuml;lmesini hazmedemiyordu. Aklında bir yerde hi&ccedil; tanımadığı, hayatında yaşarken bir kez bile g&ouml;rmediği, o &ouml;ld&uuml;r&uuml;len &ccedil;ocukla kendi bağını kurmuştu. Donuk g&ouml;zlerle evine d&ouml;nd&uuml;ğ&uuml;nde, geceleri Alper&rsquo;in yatağının başına gidiyor ve g&ouml;zlerini ondan ayırmadan d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yordu. Fark etmişti, birilerinin g&ouml;z&uuml; gibi baktığı ve canı saydığı, bir başkası i&ccedil;in kıymetsiz bir hedef olabiliyordu. Bu d&uuml;ş&uuml;nce onu mahvetmişti. Kendisi de yıllardır askerdi ama karşısında zararsız duran hi&ccedil;bir mahlukata namlusunu &ccedil;evirmemişti. Bu ahlak, vicdan, insanlık ya da adını ne koyarsan koy hi&ccedil;birini sığmazdı. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; text-indent: 35.4pt; line-height: normal;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">&nbsp;</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; text-indent: 35.4pt; line-height: normal;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Bir yandan, adaletsiz d&uuml;nya d&uuml;zenine karşı koyamıyor olmanın ağırlığı, diğer yandan aksi durumda ailesini koruyamamak endişesi onu g&uuml;n g&uuml;n t&uuml;ketti. Sahi, o g&uuml;n &ouml;ld&uuml;r&uuml;len &ccedil;ocuk kimin yavrusuydu? Onun babasına ne olmuştu? Babası belli ki &ouml;lm&uuml;şt&uuml;. Ya hayatta olsaydı? Yavrusunun b&ouml;yle merhametsizce &ouml;ld&uuml;r&uuml;lmesine izin verir miydi? Sorunun cevabı sorudan daha ağırdı. G&uuml;c&uuml; yetmezse ne yapabilecekti? Babası hayatta olup &ouml;ld&uuml;r&uuml;len &ccedil;ocuk yok muydu bu coğrafyada? Başka topraklarda cenazeleri par&ccedil;alanmış, alelade bir naylon poşetin i&ccedil;inde babalarının ellerine tutuşturulan &ccedil;ocukları, haberlerde defalarca g&ouml;rm&uuml;şt&uuml;. Bir annenin ve babanın sevdiği b&uuml;y&uuml;tt&uuml;ğ&uuml; bebeği kıytırık bir naylon poşetin i&ccedil;inde&hellip; Bir pazar eşyası gibi. Sarılacak, vedalaşacak bir beden bile yok. Hayallerde kalacak bir son fotoğraf, cenazesini yıkayıp son bir buse ile veda edecek hi&ccedil;bir şey yok. Naylon bir poşetin i&ccedil;inde kanlı et par&ccedil;aları. Demek ki babanın hayatta olmasının da bir kaidesi yok. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; text-indent: 35.4pt; line-height: normal;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">&nbsp;</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; text-indent: 35.4pt; line-height: normal;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Uykularını kaybetmişti. Hemen her g&uuml;n, uykusuz geceler yorgun sabahlara d&ouml;nerken, bir sabah eşi Arzu&rsquo;nun s&ouml;zleri tokat gibi y&uuml;z&uuml;ne &ccedil;arptı. <em>&ldquo;Son g&ouml;revinden sonra d&ouml;nd&uuml;n ama ruhunu g&ouml;rev yaptığın yerde bıraktın. Onun yerine korku ve kasvetle d&ouml;nd&uuml;n evine.&rdquo; </em>Murat, Arzu&rsquo;nun s&ouml;ylediği bu s&ouml;z &uuml;zerine sessizliğini hi&ccedil; bozmadı. Konuşmak istiyordu ama susuyordu. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; text-indent: 35.4pt; line-height: normal;">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; text-indent: 35.4pt; line-height: normal;"><em><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">"Allah&rsquo;ım! Bana değiştiremeyeceğim şeyleri kabul etme g&uuml;c&uuml;, değiştirebileceğim şeyleri değiştirme cesareti ve bu ikisi arasındaki farkı anlama bilgeliği ver."&nbsp;</span></em><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">G&uuml;nler, değiştiremeyeceği şeyleri kabul etmemekle ge&ccedil;ip gidiyordu. Hayat kendisine zehir olduğu kadar ailesi i&ccedil;inde anlamsız bir yumağa d&ouml;nm&uuml;şt&uuml;. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; insan doğru bir şey i&ccedil;in bile olsa, kibri elden bırakamıyordu. Murat i&ccedil;in de bu b&ouml;yleydi. Belki &uuml;z&uuml;ld&uuml;ğ&uuml; bir &ccedil;ocuğun hayatıydı ama aslolan şey bu d&uuml;zeni değiştirme arzusu i&ccedil;indeyken buna g&uuml;c&uuml;n&uuml;n yetmemesi idi.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; text-indent: 35.4pt; line-height: normal;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">&nbsp;</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; text-indent: 35.4pt; line-height: normal;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Bir sabah telefon &ccedil;aldı. Yorgun g&ouml;zleri, g&uuml;n&uuml;n doğumuyla kapanmak &uuml;zere iken telefonu a&ccedil;tı. Karşısındaki ses Binbaşı Kemal&rsquo;di. <em>&ldquo;Ordu evine gel. Konuşmamız gerekenler var.&rdquo; </em>Alelacele toparlandı, kıyafetlerini giydi ve hızlıca ordu evinin yolunu tuttu. Oraya vardığında, kahvaltı salonunun masasında buldu komutanını. Kemal, Murat&rsquo;ı g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;nde selam vermeye bile tenezz&uuml;l etmeden, karşısındaki sandalyeye bir el işareti ile buyur etti. Murat ise altı morarmış g&ouml;zlerle komutanın karşısına oturdu. Artık resmi olarak asker değildi, hi&ccedil; istifini bozmadı. Kemal karşısında anlamsız şekilde t&uuml;kenen gen&ccedil; adama baktı.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; text-indent: 35.4pt; line-height: normal;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">&nbsp;</span></p>
<p class="MsoNormal" style="mso-add-space: auto; text-align: justify; line-height: normal; margin: 0cm 0cm 0cm 35.4pt;"><strong><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">KEMAL; </span></strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">&ldquo;Kontrolden &ccedil;ıkman hi&ccedil; hoşuma gitmedi Murat. Ka&ccedil; g&uuml;nd&uuml;r yanına gelmiyorum &ccedil;&uuml;nk&uuml; kızgınım. Biz orada o sivilleri kurtarmak i&ccedil;in elimizden geleni yaptık, hi&ccedil; vazifemiz olmadığı halde. İntikam almak bizim işimiz değil. Saldırdığın adamın kim olduğu aşağı yukarı malumun.&rdquo;</span></em></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; line-height: normal;"><strong><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">&nbsp;</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; line-height: normal;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Murat hi&ccedil; konuşmadan komutanın s&ouml;zlerini dinliyordu. Binbaşı Kemal, birazdan hi&ccedil; adeti olmadığı halde yanında taşıdığı evrak &ccedil;antasının i&ccedil;inden siyah bir dosya &ccedil;ıkarttı. Murat&rsquo;ın &ouml;n&uuml;ne koydu.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; line-height: normal;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">&nbsp;</span></p>
<p class="MsoNormal" style="mso-add-space: auto; text-align: justify; line-height: normal; margin: 0cm 0cm 0cm 35.4pt;"><strong><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">KEMAL; </span></strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">&ldquo;Buradayım. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; yaptığını sonucunu g&ouml;r istiyorum. Bu dosyayı incele bakalım ne g&ouml;receksin?&rdquo;</span></em></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; line-height: normal;"><em><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">&nbsp;</span></em></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; text-indent: 35.4pt; line-height: normal;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Murat sessizce dosyayı a&ccedil;tı ve baktı. O g&uuml;n d&ouml;vd&uuml;kten sonra baygın bıraktığı adam ger&ccedil;ekten de başka &uuml;lkenin ajanıydı. Bunu doğru bilmişti. Kurtarılan siviller, T&uuml;rklere emanet edilmişti. Fakat ajanın y&ouml;nettiği grup, adamı dava neferi ilan etmiş ve o g&uuml;nden sonra durmaksızın intikam adına bir&ccedil;ok sivil kadın ve &ccedil;ocuğu &ouml;ld&uuml;rm&uuml;şt&uuml;. Murat ilk sayfayı okuduktan sonra başını dosyadan kaldırıp Kemal&rsquo;in y&uuml;z&uuml;ne baktı. Kemal soğuk bir tavırla <em>&ldquo;Arkadaki sayfaya ge&ccedil;. Yaptıklarının semeresi bir tek orası ile sınırlı değil.&rdquo; </em>dedi. Murat titreyen eller ile arka sayfaya ge&ccedil;ti.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; text-indent: 35.4pt; line-height: normal;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">&nbsp;</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; text-indent: 35.4pt; line-height: normal;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Arka sayfada, bizzat kendisine ait ama y&uuml;z&uuml;n&uuml;n maske ile kapalı olduğu bir fotoğrafını g&ouml;rd&uuml;. Fotoğrafının arkasında kalan alandan bu fotoğrafın nerede &ccedil;ekilmiş olduğunu d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;. Bu fotoğraf Saqr ile konuşurken, onun tarafından &ccedil;ekilmiş olmalıydı. Hemen arka sayfaya ge&ccedil;ti. Saqr&rsquo;ın vahşice şehit edilmiş fotoğrafını g&ouml;rd&uuml;. Elini ağzına g&ouml;t&uuml;rd&uuml;. Bağırmak istedi ama bağıramadı. G&ouml;zleri kıpkırmızı olmuş şekilde komutanına baktı. Kemal konuşmaya girdi.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; text-indent: 35.4pt; line-height: normal;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">&nbsp;</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; text-indent: 35.4pt; line-height: normal;"><strong><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">KEMAL; </span></strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">&ldquo;Yaraladığımız adamın ortakları o b&ouml;lgedeki t&uuml;m h&uuml;crelerini harekete ge&ccedil;irmiş intikam i&ccedil;in.<span style="mso-tab-count: 1;">&nbsp;</span>Nasıl olduysa da Saqr&rsquo;ı tespit etmişler. İşkence g&ouml;rm&uuml;ş, konuşturmaya &ccedil;alışmışlar. Kendi yetkililerine bilgi&nbsp;vermek i&ccedil;in kullandığı yaka kamerasını tespit etmişler. Muhtemelen şifrelemeyi &ccedil;&ouml;zemedikleri i&ccedil;in ellerinde<span style="mso-tab-count: 1;">&nbsp;</span>bilgi yoktur. Fakat ortada senin g&ouml;r&uuml;nt&uuml;n var. Bizim bilgi işlemdekiler senin ve ailenin g&uuml;venliği i&ccedil;in bir&ccedil;ok&nbsp;veriyi bozdu. Sızma g&ouml;r&uuml;nm&uuml;yor şimdilik. Fakat sen ve ailen uzak koruma altındasınız. Alpagu Timi&rsquo;ni&nbsp;neredeyse deşifre edeceklerdi. Bereket Saqr, işkence altındayken bir sinyal g&ouml;ndermeyi başarmış. Allah&nbsp;rahmet eylesin, kendisi şehit olurken bile hepimizi kurtardı.&rdquo;<span style="mso-tab-count: 1;">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></em></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; line-height: normal;"><em><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">&nbsp;</span></em></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; line-height: normal;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Murat şaşkınlık i&ccedil;erisinde kalakalmıştı.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; line-height: normal;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">&nbsp;</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; line-height: normal;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;">&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;</span><strong>MURAT; </strong><em>&ldquo;Şimdi ne olacak komutanım?&rdquo;<span style="mso-tab-count: 1;">&nbsp;&nbsp; </span></em></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; line-height: normal;"><em><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></em><strong><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">KEMAL; </span></strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">&ldquo;Birka&ccedil; izin istedim ve istihbarat bazı bilgileri bizimle paylaşmayı kabul etti. Peşimizde olanları<span style="mso-tab-count: 1;">&nbsp;</span>temizlemek i&ccedil;in gayya kuyusuna geri d&ouml;neceğiz. Yanımda seni de g&ouml;t&uuml;receğim, timin bir par&ccedil;asısın. Ama! <span style="mso-tab-count: 1;">&nbsp; </span>Murat kendine h&acirc;kim olmazsan, sana s&ouml;z veriyorum k&uuml;lahları &ccedil;ok ağır değişiriz.&rdquo;</span></em></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; line-height: normal;"><em><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-spacerun: yes;">&nbsp;</span></span></em></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; text-indent: 35.4pt; line-height: normal;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Murat komutanının bu keskin tavrı karşısında boynunu b&uuml;kt&uuml;. Tam &ouml;z&uuml;r dilemek &uuml;zere iken telefonu &ccedil;aldı. Telefona cevap vermek i&ccedil;in eline aldı. Arayan eşi Arzu idi. Telefona cevap verdi. Karşısında tanımadığı bir adamın sesi vardı. <em>&ldquo;Beyefendi, burada ağır bir trafik kazası oldu.&rdquo; </em></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; text-indent: 35.4pt; line-height: normal;"><em><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">&nbsp;</span></em></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; margin-top: 0cm; mso-margin-bottom-alt: 8.0pt; mso-margin-top-alt: 0cm; mso-add-space: auto; text-align: justify; text-indent: 35.4pt; line-height: normal;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Akıl sahibi birisinin s&ouml;ylediği gibiydi. <em>&ldquo;İnsan kendi imtihan sahasını belirleyemez. Eğer ki, yaratıcı kendi imtihanımızı belirlememize izin verseydi, hepimiz elimize y&uuml;z&uuml;m&uuml;ze bulaştırır işleri daha sıkıntılı hale getirirdik.&rdquo; </em>Murat&rsquo;ın vicdanı ya da kibri karşılık bulmuş, kendi imtihanını kendi belirlemişti.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; </span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>KAPAN</title>
<link>https://fikirizleri.com/kapan-3502</link>
<guid>https://fikirizleri.com/kapan-3502</guid>
<description><![CDATA[ Kapan Bölüm-2 ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202605/image_870x580_6a008678daeaf.webp" length="37216" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 11 May 2026 14:05:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>Berat Gözükızıl</dc:creator>
<media:keywords>Kapan, Asker, Ortadoğu, Savaş, Şeytan, Metafizik, Azez, Suriye, Gizli Servis</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt; text-align: center;"><strong><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">KAPAN<br>A.M.A.</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt; text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Lise birinci sınıfta döndüğü memleketinde, babası o gelmeden evlerini başka bir mahalleye taşımıştı. Yeni evlerinin karşısındaki dar sokağın afet-i deryasını daha ilk günden görmüş ve bilinmez bir kalem ile gönlüne yazmıştı. Kat kat kesilmiş kızıl saçları dışa doğru fönlenmiş, yürürken başı sürekli önde ama sert bakışlı bir hülya idi Arzu. Parlak mavi, mat gri spor ayakkabılarının üzerine giydiği yeşil paraşüt kaprisi, tek omzunu hafifçe açıkta bırakan tişörtü ve o buğday teni. Arzu onu her gördüğünde. Murat’a tüm gün dualar ettiren bir ütopyanın prensesiydi. Ailesiz ve gurbette geçen üç senelik acımasız hayatın bahar kapısı, yeni ailesi idi Arzu. Onu sevmek yetmezdi. Onun uğruna her gün adaklar adamak, her gece şükür namazları ile dualarda istemek gerekirdi yaratanından.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt; text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">İlk gördüğü günden, aşkını itiraf ettiği iki seneye kadar gecesi gündüzü; adını defterinin her yerine yazmakla geçmişti. Rüyalar o, hayaller onun varlığı üzerineydi. Cesaretini toplayıp kendini itiraf ettiği günden Arzu’nun inadının kırılmasına kadar geçen o sürede de Murat’ın lise hayatı son bulmuştu. Beklediğine, sevdiğine, peşinden koştuğuna değmişti Arzu. Ömürlerinin en tatlı bu anından itibaren seneler seneleri kovalamış, acısı ve tatlısıyla her kula nasip olmayan şey olmuş çocukluklarını bitirip gençliklerinde başlayan aşkları, evlilikle nihayete ermişti.<span style="mso-spacerun: yes;">   </span><span style="mso-spacerun: yes;"> </span><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt; text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Aşk karın doyurmaya yetmezdi. Bunun için mesleki olarak da ideallerini kaybetmediler. Doktor olmak isteyen Arzu hemşire olarak kariyer edindi, Murat ise er olarak gittiği askerden dönmeyip Uzman Çavuş olarak görevine devam etti. Gece gündüz demeden, evliliklerin ilk o şaşalı dönemlerinde bile vatana hizmet ettiler. Bazen bayramları göremediler birbirlerini bazen de uykusuz geceleri sevdalarına katık ettiler. Ayrı bile olsalar gönüller hep beraberdi. Senede toplasan birkaç ay bir arada kalabiliyorlardı. Bunun dışında Arzu’nun nöbetleri, Murat’ın kışla hayatı bir süre hiç bitmedi. Özlem zor olsa da birbirlerini sevdikleri kadar vatanlarını da seviyorlardı. Vatanı sevdiğini göstermenin en iyi yolu da onlara göre içinde bulundukları meslekleri en iyi şekilde yapmaktı. Mesele doğru sevmekti. Bir insanı sevebilirdiniz ya da bir toprağı da. Sizi tüm sevdalardan ayıran sevme biçiminiz olurdu. Karı kocanın düsturu da ölümüne sevmek değil, en iyi şartları sağlamak için sevmekti.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt; text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Zaman, planları ya da bunu uygulayış biçimleri ne olursa olsun herkes için akıp gidiyordu. Murat ve Arzu için de zaman merhametli davranmadı ve akıp gitti. Murat bulundukları şehrin ordu evinde görevlendirildiğinde, hayatları artık birbirleri ile tamamen paylaşabilecekleri bir düzene girmişti. Mutsuzluk ya da ümitsizlik zor geçen yıllara inat onlardan çok uzaktı. Bu mutlu yuva, bir zaman sonra aralarına katılan minik oğulları Alper’in Dünya’ya gelmesi ile daha da perçinlenmişti. Günler haftaları, haftalar ayları, aylar yılları kovalarken; Murat eşi Arzu’nun zorlaması ile kapısından bile geçmeyi düşünmediği üniversiteye girmiş ve tamamlamıştı. Görev aldığı ordunun kurum içi sınavlarına girdi ve subay oldu. Saha tecrübesi ile kendisini bilen komutanlarının gözünü dolduran Murat için subay olması yeni bir yolun başlangıcı olacaktı. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt; text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Çocukları Alper 3-4 yaşlarına geldiği zaman, ülkenin sınır komşularında yaşanan karışıklıklar ve ordunun sınır ötesi operasyonlarına başlaması, her hanede hissedilebilir bir hareketliliğe neden olmuştu. Ordu evinde konuşulanları dinliyor, hala operasyon bölgelerinde görev alan arkadaşlarından haberler almaya çalışıyordu. Her ne kadar aile babası olsa da Türk’ün içindeki savaşçı ruhu yıllarca görev aldığı operasyonlarda hissetmişti. Ellerini uyuşturan, kalbini Arzu’nun aşkından daha bir başka hızlandıran bu hissi alt etmek zordu. Fakat artık istese de yapamazdı. Alper vardı, Arzu’nun şefkatli kollarında yaşıyordu. Bu kadını ilk gün sevdiğinden daha fazla seviyordu ve ondan ayrı kalmak işine gelmezdi. Bu düşünceye ne zaman düşse sadece kendini tek bir şekilde frenleyerek konuyu kapatıyordu. <i>“Görev çağırırsa elbette giderim. Fakat kendim isteyemem.”<o:p></o:p></i></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt; text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Bazı insanların hayat şartları ne olursa olsun, kalbinden geçen dilekleri hep yerini bulur…<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt; text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Murat, birgün görev aldığı orduevinin, komutanı tarafından odasına çağrıldı. Odanın içerisine girdiğinde makamındaki komutanına selamını verdi. Komutanın misafiri ile göz göze geldi, karşısındaki adam operasyon bölgelerinde emri altında çalıştığı Binbaşı Kemal’di. Murat eski komutanına esas duruşunu gösterdi. Binbaşı Kemal, eski askerini selamladıktan sonra orduevi komutanından nezaketen izin aldı. Orduda, ülkenin dört bir yanındaki bütün rütbeliler, Binbaşı Kemal’in isteğinin reddedilmeyeceğini bilirdi. Bilenler için hem bir kahraman hem de usulsüz istekleri olmayan bir görev adamıydı. Orduevi komutanı büyük bir nezaket ile makam odasını terk etti. Binbaşı ise eski askerini dostane bir tavırla karşısındaki koltuğa buyur etti.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt; text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Operasyon bölgelerinde, dağlarda, soğukta gecenin tehlikesinde ya da gündüzün açık tehdidinde Binbaşı her zaman babacan bir adamdı. Askerleri ile arasında bir samimiyeti vardı ancak bu asla otoritesini sarsmazdı. Murat’ı, oturması için buyur ettiğinde eski askerinin gözündeki o ışığı çoktan görmüştü. Murat bu ziyaretin normal bir ziyaret olmadığını anlıyor ve ellerindeki o huysuz titremeyi kontrol etmekte zorlanıyordu. Binbaşı üzerindeki resmi üniformasının kravatını gevşetti, önlerindeki sehpanın üzerinde duran küp şeklindeki ağır kül tablasını önüne doğru çekti. Paketinden çıkarttığı sigarasının ucunu ateşledi ve derin bir nefes çekip, başını sol tarafa çevirip yukarı doğru dumanını üfledi. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt; text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Bunca zamanın geçmesi, onca çatışma ve ömrünü vatan için hayatına kimseyi almadan devam ettirmiş bu adamın biraz daha yorgun olmasını beklerdi. Gelgelelim Kemal’in gözlerinin içine yeteri kadar dikkatli bakmazsanız yorgun olduğunu anlayamazdınız. Traşlı saçları, jilet gibi ütülenmiş üniforması ve asil duruşu asla bozulmuyordu. Bir çatışma sırasında omuzundan yaralanıp sol kolunu sargıya aldıklarında, kendisine takdim edilecek üstün hizmet madalyasını almaya gitmemişti. Kendisine bunun sebebini sorduklarında, <i>“Hareket etmeyen bir sol kol ile üniformamı sırtıma geçirip madalya almaya gidemem. Bu üniforma sırtındaysa hep dimdik hem en güçlü duracaksın. Bu bir duruş meselesi.”</i> Diyerek cevap vermişti. Ona göre üniforma zayıflığı kabul etmezdi. Sigarasının dumanını üfledikten sonra karşısındaki eski askerini süzdü ve bir tebessüm etti.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt; text-align: justify;"><b><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">KEMAL; </span></b><i><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">“Subay olduğunu duyduğumda çok sevindim Murat. Her zaman iyi bir asker olacağına inandım.<span style="mso-tab-count: 1;"> </span>Senin gibi bir adamı bu orduevinde pasif duruma getirmek işime gelmezdi ama bu duruma razı gelmemizi seni kardeş gibi seviyor olmamıza bağla.”<o:p></o:p></span></i></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt; text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Murat, komutanın bu sözleri karşısında gururlanmıştı. Her asker, komutanının övgüsünü duymak isterdi ama bu başka bir gururdu. Kemal babacan adamdı belki ama kolay kolay da karşısındaki adamı övmezdi. Operasyonlara katılırken rütbesi yüzbaşı olan Kemal’i ayak bastığı tüm topraklar tanırdı. Bu adamadan övgü almak, akademide Oscar almak ya da Nobel edinmek gibi bir şeydi. Tevazu içerisinde komutanına baktı <i>“Teşekkür ederim komutanım.” </i>Dedi. Kemal konuşmasına devam etti.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt; text-align: justify;"><b><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">KEMAL; </span></b><i><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">“Oğlum olacak kadar yaşın küçük değil belki ama kardeşim sayılırsın. Kardeşten öte silah<span style="mso-tab-count: 2;"> </span>arkadaşımsın. Sınırlarımızda dönen hareketliliği biliyorsun. Suriye’de yaşananlar hepimize yeni görevler<span style="mso-tab-count: 1;">  </span>dayattı.”<o:p></o:p></span></i></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt; text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Murat, komutanının sözünü ikiletmedi. Komutanın gösterdiği lütuf karşılığında, oturduğu yerden ayağa kalktı ve esas duruşa geçti. <i>“Emredersiniz komutanım!” </i>dedi. Kemal askerinin bu özverisini karşılıksız bırakmadı, ayağa kalktı ve elini adamın omzuna koydu.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt; text-align: justify;"><b><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">KEMAL; </span></b><i><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">“Küçük bir tim ve özel görevler. ‘Bul ve kurtar’ ya da ‘bul ve yok et.’</span></i><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"> <i>Sürekli dağda ya da kışlada <span style="mso-tab-count: 1;">  </span>kalmak yok. Sadece özel görevleri al, işi bitirip dön.”<o:p></o:p></i></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><i><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;">            </span></span></i><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Murat, komutanın tanımına duraksadı.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;">            </span><b>MURAT; </b><i>“Komutanım bu tarz görevleri özel kuvvetler yapar sanıyordum.”<o:p></o:p></i></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><i><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;">            </span></span></i><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Kemal, güldü.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;">            </span><b>KEMAL; </b><i>“Bizden âlâ özel kuvvet mi var oğlum? Şaka bir yana biraz karmaşık bir durum. Diplomatik olarak ülkenin kabul etmeyeceği şeyleri yapmak gerekebilir. Özel kuvvetleri sahaya sürmek bazı şeyleri<span style="mso-tab-count: 1;"> </span>kabul etmek demek olur. Gayya kuyusu gibi olmuş oralar, herkes tüm istihbarat servisleri orada. Sınırı olan da orada olmayan da orada.”<span style="mso-tab-count: 6;">                                                              </span><span style="mso-tab-count: 5;">                                                                        </span></i><b>MURAT; </b><i>“Operasyonların sadece gizli olması değil o zaman mesele. Aksi giden bir şey olur açığa<span style="mso-tab-count: 1;"> </span>çıkarsak sahipsiz olacağız.”<span style="mso-tab-count: 1;">  </span><span style="mso-tab-count: 10;">                             </span></i></span><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><b> KEMAL; </b><i>“Diplomatik dengeler var. Bununla beraber feda edilmeyecek âli menfaatler söz konusu. Bağımsız olduğumuz bir gerçek ama düz gördüğümüz yolda koşmaya başlarsak bu herkesin dikkatini çeker.”<span style="mso-tab-count: 4;">                                    </span><span style="mso-tab-count: 10;">                                                                                                      </span></i><b>MURAT; </b><i>“Libya’da bir ülkenin başka bir ülkede kurulan özel paralı asker şirketi vardı. Kurucusu olan <span style="mso-tab-count: 1;"> </span>adam o ülkenin istihbaratından atılıp Kanada’ya kaçmıştı sözde. Bunun gibi bir hamle herkes tarafında bilinir olsa da iş resmiyete geldiği zaman kabul edilmez.”<span style="mso-tab-count: 7;">                                                                                 </span><span style="mso-tab-count: 1;">           <br></span></i></span><b style="font-family: 'Times New Roman', serif;">     KEMAL; </b><i style="font-family: 'Times New Roman', serif;">“İkimiz de kimden ve neden bahsettiğimizi biliyoruz öyle değil mi? Gerçi o şirketin hakkını<span> </span>avcuna verdik o topraklarda. Çekilmek zorunda kaldılar ama tespitin doğru. Zaman artık paralı asker şirketlerinin denkleme dahil olduğu bir yapıya doğru gidiyor.”<span>                                                                  </span><span>            <br></span></i><b style="font-family: 'Times New Roman', serif;">     MURAT; </b><i style="font-family: 'Times New Roman', serif;">“Siz ne derseniz ben sizin emrinizdeyim komutanım.”<span>               </span><span>                                                           <br></span></i><b style="font-family: 'Times New Roman', serif;">     KEMAL; </b><i style="font-family: 'Times New Roman', serif;">“Görevi kabul ettin mi?”<span>             </span><span>                                                                                                          <br></span></i><b style="font-family: 'Times New Roman', serif;">     MURAT; </b><i style="font-family: 'Times New Roman', serif;">“Ettim komutanım.”<span>                                                 </span></i></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;"> </span>Kemal cebinden bir zarf çıkarttı. Murat’a uzattı.<span style="mso-tab-count: 1;">     </span><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;">      </span><b>KEMAL; </b><i>“İyi o zaman. Bu zarfı al. Az önce kovuldun.”<span style="mso-tab-count: 1;">    </span><o:p></o:p></i></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><i><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;">  </span></span></i><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Murat, elleri titreyerek zarfı aldı. Yüzü bembeyaz kesilmişti. Kemal ince bir kahkaha attı.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;">     </span><b>KEMAL; </b><i>“Endişe etme tüm haklarımız koruma altında. Ayrıca memuriyetimiz de yanmadı devletin çeşitli <span style="mso-tab-count: 1;">   </span>kurumlarında görevli görüneceğiz.”<span style="mso-tab-count: 1;"> </span><o:p></o:p></i></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;">            </span>Murat, görevi Arzu’ya hiç sormadan kabul etmişti. Sırrına vakıf olduğunda Arzu biraz öfke biraz da üzüntü ile kabul etmişti. Binbaşı Kemal tarafından kurulan <i>Alpagu Timi </i>birkaç gözü pek askerin rol aldığı başarılı bir ekip olmuştu. Murat ise Kemal’in gözbebeği timin üçüncü adamı idi.<span style="mso-tab-count: 1;">   </span><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;">            </span>Murat girdikleri her operasyonda, timin istihbarat ekibi ile hareket ediyor, gözünü budaktan sakınmıyor ve her alanda durmaksızın koşturuyordu. Timin başındaki adam Kemal Binbaşı ile istihbarattan sorumlu Yüzbaşı Serkan, Murat’ın bu hareketliliğini yerinde ama tehlikeli buluyordu. Fakat Murat, sahada durdurulabilecek bir adam olmaktan çok uzaktı. Ayda birkaç kez operasyona çıkıyordu. Evine döndüğü zamanlarda ise eşine ve oğluna daha güvenli bir dünya bırakmış olmanın gururunu yaşıyordu.<span style="mso-tab-count: 1;">       </span><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;">            </span>Gece evinde uyurken çalan telefonuna uyanmıştı. Telefona cevap verdiğinde, karşı taraftaki ses <i>“Buluşma yerine gel.” </i>Dedi. Vakit kaybetmeden hazırlandı ve evden çıktı. Bu haber geldiğinde genellikle en fazla bir saat içerisinde buluşma yerinde olması gerekirdi. Buluşma noktasına geldikten sonra da 24 saat içerisinde operasyon merkezine götürülürdü. Buluşma yerine ulaştığında onu bir helikopter bekliyordu. Bu kez durumun acil olduğu ortadaydı.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;">            </span>Kilis’te kurulan operasyon merkezine indiğinde, Binbaşı Kemal ve Yüzbaşı Serkan ekibin tamamlanmasını bekliyordu. Üs bölgesine ayak basar basmaz komutanlarının yanına gitti.<span style="mso-tab-count: 1;">  </span><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-left: 35.4pt; text-align: justify;"><b><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">MURAT; </span></b><i><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">“Komutanım. Neler oluyor?”<span style="mso-tab-count: 1;">      </span><o:p></o:p></span></i></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;">            </span>Binbaşı Kemal’in moralinin bozuk olduğu her halinden belliydi. Onun yerine Yüzbaşı Serkan yanıt verdi.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;">       </span><b>SERKAN; </b><i>“Azez bölgesinde, devriye görevinde olan helikopterlerimizden biri kaza kırıma uğradı. Pilotlardan biri yaralı, diğeri yaralanmamış. Fakat ateş çemberinin ortasında kaldılar. Yerel unsurlar onları arıyor, bulurlarsa onları şehit edebilirler.”<span style="mso-tab-count: 1;">       </span><br><span style="mso-spacerun: yes;">          </span></i><span style="mso-spacerun: yes;"> </span><b>MURAT; </b><i>“Peki yerleri belli mi? Nerede gizleniyorlar?”<span style="mso-tab-count: 1;">   </span><br><b><span style="mso-spacerun: yes;">          </span></b></i><b>SERKAN; </b><i>“Orada halkın arasına karışmış elemanlarımız onları buldu ve gizledi. Fakat uzun süre onları<span style="mso-tab-count: 1;"> </span>gizlemeye devam ederlerse, deşifre olabilirler.”<span style="mso-tab-count: 1;">            </span><span style="mso-tab-count: 8;">                                                                                              <br></span></i><b>          MURAT; </b><i>“Orada sadece yerel unsurlar yok.”<span style="mso-tab-count: 1;">   </span><o:p></o:p></i></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Binbaşı Kemal söze girdi.<i><span style="mso-tab-count: 1;">     </span><o:p></o:p></i></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><i><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;">         </span></span></i><b><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">KEMAL; </span></b><i><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">“Gizli servislerin bölgede faaliyetleri çok yüksek. Bölge oldukça sıkıntılı bir bölge. İstihbarat <span style="mso-tab-count: 1;"> </span>raporlarında hemen her yerel unsurun içerisinde ajanlar var.”<span style="mso-tab-count: 8;">                                                                                      <br></span></span></i><b><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">         MURAT; </span></b><i><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">“Diplomatik temas ile askerlerimizi kurtarmak mümkün değil o zaman?”<span style="mso-tab-count: 2;">                      </span><o:p></o:p></span></i></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Binbaşı ağzından derince bir nefes alıp burnundan verdi…<span style="mso-tab-count: 4;">                                    </span><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;">            </span><b>KEMAL; </b><i>“Bölgede varlığını inkâr eden bir gizli servise diplomatik girişim mi? Ayrıca toprak onların değil ki.”<o:p></o:p></i></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Murat, komutanın hiddetinden tekrar soru sormaya cesaret edemedi.<o:p></o:p></span></p>
<p style="text-align: justify;"></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>KAPAN</title>
<link>https://fikirizleri.com/kapan</link>
<guid>https://fikirizleri.com/kapan</guid>
<description><![CDATA[ Kapan Bölüm-1 ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202605/image_870x580_6a0084f82108b.webp" length="49448" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 10 May 2026 16:21:17 +0300</pubDate>
<dc:creator>Berat Gözükızıl</dc:creator>
<media:keywords>Kapan, Asker, Ortadoğu, Savaş, Şeytan, Metafizik, Azez, Suriye, Gizli Servis</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" align="center" style="text-align: center;"><b><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">KAPAN<br>*Giriş*<o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><b><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;">            </span></span></b><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Yolda uğradıkları saldırı, onları buraya kadar sürüklemişti. Görev bölgelerinde olan bu toprak parçası, haritada bile görünmüyordu. Öyle alelade bir boşluktu ve daha önce kendisi de buradan hiç geçmemişti. Etrafa bakındı. Yerleşim bölgelerinin arasında kalan bu izbe çöl kılıklı yer nasıl olmuştu da birkaç tarihi yorgun yapı kalıntıları dışında böyle bakir kalmıştı? Halep’in merkezinde onlara yol gösteren yerel rehberde açığa çıktığı için can korkusu ile onların yanında kalmıştı. Fakat eski mezarlığı saran duvarın yanına kurulan geçici çadırların önünde bir aşağı bir yukarı yürüyordu. Gerginliği her halinden belliydi, elinde bir mendil akşama dönen havanın serinliğine inat alnındaki teri silip duruyordu. Timin komutanı bu halini açığa çıkmış olmasına bağlıyordu ama rehber kamp alanının bu bölgede kurulmasına <i>“lanetli topraklar” </i>diyerek itiraz etmişti. Bu gerginliğinin sebebi yanı başında durdukları bu eski mezarlık olabilir miydi?<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;">            </span>Bu lanetli topraklar, kadim mezarlık hikayesi onun için ünü kendinden önde giden basit bir efsaneden başka bir şey değildi. Fakat yine de rehber olarak edindikleri Ebu Salih isimli adamın tavrı aklını bulandırıyordu. Burada gerçekten efsanevi bir şey olması mümkün müydü? Ekibindeki Murat’ın kontrolden çıkmaya müsait tavrı, peşlerinde ansızın kaybolan yabancı grup, görev gereği ülkelerine götürmek zorunda oldukları aile… Ne zamandır bu kadar yorulduğunu hissetmemişti Binbaşı Kemal. Koşturmak ve içinde olduğu can pazarı değildi onu yoran. İnsanların öngörülemez halleriydi. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;">            </span>Birazdan, kadim mezarlığa ait duvarın uzunluğu boyunca oluşturduğu güvenli alanın diğer ucuna baktı. Diğer uçta bekleyen Yüzbaşı Serkan’ın yanına yürüdü. Sanki timinin kendisinden sonra gelen ikinci komutanı da tedirgin olmuştu da hissettirmiyor gibiydi. Mezar duvarının üzerinde durup, içeriye bakan adamın yanında durdu.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><o:p> </o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;">             </span><b>KEMAL; </b><i>“Ne diyorsun Serkan bu işe?”<span style="mso-tab-count: 1;">     </span><br><span style="mso-tab-count: 1;">            </span></i><b>SERKAN; </b><i>“Garip komutanım. Önümüzde duran koca mezarlık, haritada bile belirtilmemiş. Yerel rehberin <span style="mso-tab-count: 1;"> </span>tavrına bakacak olursan, lanetli bir yerdeyiz.”<span style="mso-tab-count: 1;">        </span><br><span style="mso-tab-count: 1;">             </span></i><b>KEMAL; </b><i>“İnanıyor musun oğlum bunlara?”<span style="mso-tab-count: 1;">         </span><br><span style="mso-tab-count: 1;">            </span></i><b>SERKAN; </b><i>“İnanmak meselesi değil komutanım. Fakat soruyorum, peşimizdeki grup neden birdenbire <span style="mso-tab-count: 1;"> </span>takibi bıraktı? Ellerine ilk kez bizi alt edecek fırsat geçmişti. Öyle sebepsizce bıraktılar peşimizi.”<span style="mso-tab-count: 1;">        </span><br><span style="mso-tab-count: 1;">            </span></i><b>KEMAL; </b><i>“Yani inanıyorsun.”<span style="mso-tab-count: 1;">         </span><br><span style="mso-tab-count: 1;">         </span></i><b>SERKAN; </b><i>“İnanmak değil komutanım ama mezarlığın içerisine bakın. İçeride anlamsız şekilde küçük<span style="mso-tab-count: 2;"> </span>küçük odalar yapılmış. Üstün körü duvarlar örülmüş.”<span style="mso-tab-count: 1;">       </span><o:p></o:p></i></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;">            </span>Kemal, Serkan’ın söylemesi üzerine dibinde durduğu, belini biraz geçen duvardan başını içeri doğru uzattı. Gerçekten de parçalanmış mezar taşlarının haricinde arazinin her yerinde irili ufaklı üstünkörü yapılmış küçük odaları gördü. Serkan konuşmasına devam etti.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;">            </span><b>SERKAN; </b><i>“Anadolu’da bir köyde görev yaparken, kendine hoca diyen birinin peşine düştük. Suçüstü <span style="mso-tab-count: 1;">          </span>yaptığımızda yanında genç bir kadın ve kocası vardı. Hocayı tutuklarken, adamdan fazla tedavisini<span style="mso-tab-count: 1;">         </span>bekleyen hastaları karşı çıktı tutuklamamıza. Zaten savcılık kovuşturmadan sonra adamı da serbest bıraktı.<span style="mso-tab-count: 1;">     </span>Ben o hocaya giden insanları takip ettirdim bir süre. Adam hastalarından karşılık almıyordu. Hastaları da<span style="mso-tab-count: 1;">         </span>genelde metafiziksel varlıkların musallatından muzdarip olan kişilerdi.”<span style="mso-tab-count: 1;">           </span><br><span style="mso-tab-count: 1;">            </span></i><b>KEMAL; </b><i>“Nereye varacak bu hikâye?”<span style="mso-tab-count: 1;">     </span><br><span style="mso-tab-count: 1;">           </span></i><b>SERKAN; </b><i>“Komutanım bu tarz musallat vakalarının çoğunda adam hastalarını ıssız bir yere gönderiyor.<span style="mso-tab-count: 1;"> </span>Hasta gece tek başına kimsenin çok uğramadığı ıssızlığın ortasındaki bir yerde üstünkörü bir duvar örüp<span style="mso-tab-count: 1;">   </span>küçük bir oda yapıyor ve ardından normale dönüyordu. Bu mezarlıktaki o anlamsız odalar gibi.”<span style="mso-tab-count: 1;">  </span><span style="mso-tab-count: 1;">            </span></i></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><b>           KEMAL; </b><i>“Ne diyorsun yani?”<span style="mso-tab-count: 1;">        </span><br><span style="mso-tab-count: 1;">       </span></i><b>SERKAN; </b><i>“Bu mezarlıkta buna benzer ritüeller sıkça yapılmış gibi görünüyor komutanım. Yerel halkın<span style="mso-tab-count: 1;"> </span>buradan korkması boşuna değil bence.”<span style="mso-tab-count: 1;">      </span><br style="mso-special-character: line-break;"><!-- [if !supportLineBreakNewLine]--><br style="mso-special-character: line-break;"><!--[endif]--></i><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Kemal, Serkan’ın sözlerine güldü.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;">            </span><b>KEMAL; </b><i>“Gençliğinde ağaçlara çaput falan da bağladın mı sen?”<o:p></o:p></i></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Serkan komutanın bu şakasına, onun gibi kendi de gülmüştü. Sonra komutanı Kemal çadırların olduğu bölgeye doğru baktı. Bir iç çekti.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;">            </span><b>KEMAL; </b><i>“Murat. Elindeki tabancayı göğsüne koyup, üzerinde hücum yeleği ile uyuyor.”<span style="mso-tab-count: 1;">     </span><br><span style="mso-tab-count: 1;">            </span></i><b>SERKAN; </b><i>“Aşamadı komutanım. Ailesini amacını bir anda kaybetti. Fakat bu şekilde devam ederse tüm<span style="mso-tab-count: 1;">      </span>timi riske sokar.”<span style="mso-tab-count: 1;">        </span><br><span style="mso-tab-count: 1;">            </span></i><b>KEMAL; </b><i>“Farkındayım. Fakat elinde bir bu kaldı adamın. İlk evlendiği zamanı hatırlıyorum. Hayallerini<span style="mso-tab-count: 1;">     </span>anlatmıştı bir dağ başında bir kez. Şimdi elinden hepsi gitti. İşini de elinden alırsak tükenir.”<span style="mso-tab-count: 1;"> </span><o:p></o:p></i></span></p>
<p class="MsoNormal" align="center" style="text-align: center;"><i><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><o:p> </o:p></span></i></p>
<p class="MsoNormal" align="center" style="text-align: center;"><i><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">***<o:p></o:p></span></i></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Elleri ve ayakları bağlı, karanlık bir suyun derinliklerinde boğuşuyordu. Nefes alamıyor ve bu karanlıkta hiçbir şey göremiyordu. Su kirli miydi yoksa temiz mi? İçinde boğuştuğu şey su muydu? Bunu bile bilemiyordu. Sadece sırtında, ensesinden gelen sıcak bir sızıntıyı hissediyordu. Fakat bu hengâme içerisinde sadece nefes alamamak değil karanlıktan hiçbir şey görememek de onu mahvediyordu. Saatler geçmişti sanki bu karanlık suyun altında, ayaklarının altında sürekli bir boşluk. Yüzmeyi bildiğini sanıyor ama tüm uğraşlarına rağmen suyun üzerine bir türlü çıkamıyordu. Ayrıca dibe mi çöküyor yoksa yüzdükçe yukarı mı tırmanıyor o bile belirsizdi. Birazdan, tüm bu uğraş arasında bir şey fark etti. Ölmüyordu. Belki saatlerdir bu karanlık içerisinde nefes alamayan bir halde idi, gelgelelim ölüm onu yakalayamıyordu. Bunu anladığı an, içinde bulunduğu suyun üzerinde bir aydınlık oldu. İlk kez içinde bulunduğu suyun yüzeyini görüyor, ellerini kollarını bu aydınlık içerisinde görebiliyordu. Berrak suyun içinden yüzeye doğru yüzmeye başladı, ardından nefes nefese gözlerini açtı. Cenin pozisyonunda yattığı yatak sırılsıklamdı. Gördükleri bir rüyaydı ama yaşadıkları gerçekti.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Bir hastane odasında açmıştı gözlerini. Bunun farkına vardığında, ağırlığını kaldırmanın çok zor olduğu başını kaldırdı. Dizleri karnına çekili şekilde duran vücuduna baktı. Elleri, ayakları… Beden bütünlüğü yerli yerindeydi. Mesleğinin zorluğundan mütevellit, bir gün bir hastane koridorunda bir uzvunu kaybetmiş olarak uyanma ihtimalini hep düşünmüştü. Fakat başına bu gelenler yerine, bir uzvunun kopmuş olmasını hatta belki ölmüş olmayı bile tercih edebilirdi.<span style="mso-spacerun: yes;">  </span>Bulanık olan zihni toparlanmaya başlamış yavaşça içerisinde bulunduğu gerçekliği yakalıyordu. Öyle bir gerçeklikti ki bu, kaçabileceği tek yer yabancı olan bu yataktı. Yavaş yavaş yatağın içerisine gömüldü. Hemen ardından gözlerinin kenarında kuruyan yaşların izlerini fark etti. O anda göğsünde tarifi zor bir ağırlığın farkına vardı.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Arzu, Murat, Alper; AMA… <span style="mso-spacerun: yes;"> </span><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Bu tesadüf baş harf akrostişini, eşi Arzu bulmuştu. Arzu eşi, Murat kendisi, Alper ise minik oğullarıydı. Her göreve çıkmadan önce Alper’i göğsünde uyutur ve eşinin elini tutarak yataklarına uzanırdı. Giderken Alper’i uyandırmaz ve kapıda biricik eşinin ellerini tutup tavsiyelerini dinlemeden evden ayrılmazdı.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><b><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">ARZU; </span></b><i><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">“Murat, Bir çılgınlık yapmadan hemen önce AMA de. Senin bir AMA’n var artık bunu sakın unutma.”</span></i><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"> <o:p></o:p></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>(A)NORMAL AKTİVİTE “Almanya’da İş Fırsatı! Üstelik Ön Ödeme Yok!”</title>
<link>https://fikirizleri.com/anormal-aktivite-almanyada-is-firsati-ustelik-on-odeme-yok</link>
<guid>https://fikirizleri.com/anormal-aktivite-almanyada-is-firsati-ustelik-on-odeme-yok</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202604/image_870x580_69ef738e3d87a.webp" length="26298" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 28 Apr 2026 00:45:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>Berat Gözükızıl</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Çalıştığı firmanın bekleme salonunda sıradan birgün geçiriyordu. Bilindik işler peşinde, bedenen yeri yurdu belli ama ruhen kaybolmuş bir hayatın kendine göre baş aktörüydü. Sağ dirseğini önündeki masaya yaslamış, sol elinin işaret parmağı ile masanın üzerinde hemen önünde duran telefonunda ekran kaydırıyordu. Sosyal medyanın derin ama bir o kadar da sığ dehlizlerinde kimi umut, kimi eğlence, kimi ise olmayanı satıyordu. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Sabah saatlerinin iç titreten soğuğuna inat, öğlen yaklaştıkça hararet basıyordu. Masanın üzerinde telefonun hemen yanında duran yarım bardak çaya baktı. Bir anda oturduğu yerden ayağa kalkıp sırtındaki firmanın logosu olan poları çıkarttı ve başka bir sandalyenin üzerine fırlattı. Tekrar yerine oturmaya niyetlenirken eliyle üstünü yokladı istemsizce, sigarası ve çakmağı poların cebinde kalmıştı. Poları fırlattığı sandalyenin başına döndü, cebinden sigarasını çakmağını çıkarttı. Henüz oturacağı yere dönmeden sigaranın ucunu çoktan ateşlemişti bile. Aslında sigara yakmak aklında yokken neden yakmıştı bunu anlamamıştı. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Masaya geri oturduğunda, etrafa göz gezdirdi. Masanın karşı ucunda kendisinden birkaç yaş büyük adama baktı. O adam da masanın üzerine gövdesini yarısına kadar yatırmış bir elini başına dayamış, bir sandalyede yan oturarak telefonu ile uğraşıyordu. Birden aklına lisede staj için gittiği kamu kurumundaki atölye memurları geldi. O adamlarda, ellerinin boşluğunda atölyede iki buçuk litrelik pet şişelere zeytin kurarak vakit geçiriyorlardı. O yaşta çok kızmıştı adamlara belki ama yaptıklarının doğru ya da yanlış olması artık onu ilgilendirmiyordu. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Yarım bardak çayını avuçlarının arasına aldı, bir yudum çekti. Çektiği gibi yüzü buruştu ve boğazından zorla geçirdi yudumunu. Çay buz gibi olmuştu. Masanın karşısındaki adama baktı.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><i><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">“Şu sıcakta niye çay içiyoruz ki abi biz?”<o:p></o:p></span></i></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Karşısındaki adam telefona bakarken sırıttı, güldü… Ne zaman sonra, başını telefondan kaldırıp.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><i><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">“Çay harareti alırmış oğlum. Bilmiyon mu sanki?” </span></i><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">dedikten sonra yine sırttı.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><i><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">“Yok len abi. O çay, o çay değil. Şu köyde, kentte biriken temiz sular olur ya insanlar içine falan girerler. O çaydan bahsediyorlar. Harareti alan çay o yani.”<o:p></o:p></span></i></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Karşısındaki adam dilini ağzından yarım yamalak çıkartıp, geri yerine soktu. Umursamadığını belli eder şekilde ağzını yana büküp;<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><i><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">“Neyse ne işte. İçiyoruz. Beyzadem siz gidin kafelerde falan takılın dilerseniz.”<o:p></o:p></span></i></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Adam sırıtarak geri yan yıkıldığı masanın üzerindeki telefona dönerken çaresiz o da tekrar telefonuna döndü.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">-Almanya Köln’de yaşama ve çalışma fırsatı. Kod95 ve lojman desteği ile işiniz garanti. Dil şartı yok!<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><i><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">“Dilini bilmediğin adamlarla nasıl anlaşacaksın ki?” </span></i><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">diye sordu kendi kendine önce. Ardından aklına geldi. Sosyal medyada zaman akışında sürekli bu reklamlara denk geliyordu. Geçen bir arkadaşı ile ayak üstü konuşurken airsoft tabancalardan söz etmişti. O günden beri o tabancalar sürekli zaman akışında önündeydi. Tıpkı sürekli güncellenen bir günlük gibi… Herhangi bir ürün ile ilgili dediği her bir söz saatine kalmadan önüne reklam olarak çıkıyordu. İlkokulda öğretmenin söylediği üstün körü bir söz aklına geldi. <i>“Her kelimemiz, her cümlemiz gökyüzünde atmosferde asılı duruyor.” </i>Öğretmenin bu söylediği sözü o çocukluk aklıyla <i>“Demek Allah bizi kıyamette yargılarken atmosferdeki bu konuşmalarımızı dinleyerek cehenneme atacak.” </i>diye düşünmüştü. <i><span style="mso-spacerun: yes;"> </span><o:p></o:p></i></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Cehennem? <i>“Çocukken cehenneme gitmeyeceğine inanan çocuk var mıydı acaba?” </i>diye düşündü birdenbire. Ne de olsa belli bir yaştan sonra herkes cennete gideceğinden emin gibi davranıyordu. O halde cehenneme de sahip çıkacak birileri olmalıydı. Belki de tevazunun en saf hali çocuklarda olduğu içindi bu kötü olanı kabul etme ya da kendini iyi olana yeteri kadar layık görememe. Çocuk demişken kendi çocukluğu da ana hatları ile geçti içinden…<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Cahit Sıtkı Tarancı’nın yolun yarısı dediği yeri çoktan geçmişti. Geçen ömrünün tüm hataları, tüm travmaları… Geçmişe dönüp baktığında kayda değer en büyük başarısı hayatta kalmak mıydı? Kendine sorduğu bu soruya olumsuz şekilde başını sağa sola sallayarak yanıt verdi. Her cümle ya da kelime bir müziği çağrıştırıyordu. <span style="mso-spacerun: yes;"> </span>Hayır temalı kelimeler ise çocukken izlediği Erkan Yolaç’ın ‘Evet, Hayır’ yarışmasındaki trompet sesi ile özdeşlemişti.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><i><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">“Hayır dediniz efendim!” “Dı rıt rıt dı…”</span></i><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"> <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Doksanlı yılların hafta sonu eğlence programı. Pazar gecesinin <i>“Yarın okul var.” </i>karın ağrısı… Oldum olası sevememişti okulu, belki de bu yüzden başarılı olamamıştı. Babasının tabiri ile <i>“Adam olamamıştı.” </i>Belki bir baltaya sap olmayı başarmıştı ama sapı olduğu balta onun için yeteri kadar keskin değildi.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Dayandığı masanın üzerindeki telefonu çaldı. Hiç istifini bozmadan telefonu sol eline aldı zira sağ eli çenesinin altında duruyordu. Ekrana baktı birdenbire kafasının içinde bu kez boks ringlerinde maç başlarken çalan “Gong” sesini duydu. Bu sesi de öfkelendiğinde ya da kavgaya hazır hissettiğinde duyuyordu. Öfkelenmişti çünkü telefonunu meşgul eden bu çağrı tanımadığı bir numaraydı. Geçen sene tanımadığı bir numaraya cevap vermiş kendini polis olarak tanıtan adamdan şans eseri yakayı kurtarmıştı.<span style="mso-spacerun: yes;">  </span>Banka hesabı boş bir hesap defterine benzemese kim bilir ne kadar zarara uğrayacaktı. Telefona cevap vermedi <i>“Çok meraklıysa mesaj atsın!” </i>diye söylendi. Dolandırılma korkusu artık hiçbir tanımadığı numaraya cevap verdirmiyordu. Fakat artık masanın üzerinde duran telefonu eline almıştı bir kere…<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Müthiş bir kas hafızası ile son birkaç dakikadır ilgilenmediği sosyal medyanın kucağına geri attı kendini. Kendi profilinin ne olduğu pek de önemli değildi. Ne de olsa 72 takipçisine karşılık 3463 kişiyi takip ettiği bir hesabın sahibiydi. Zaman akışında tekrar aşağılara doğru süzüldü.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">-Almanya…<br>-Yabancı dil akademileri…<span style="mso-tab-count: 1;">   </span><br>-Airsoft…<br>-Bu dualı ritüeli uygula iki gün sonra banka hesabına bak…<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Bir haber dikkatini çekti. Ortadoğu’da savaş? Gözlerinin önüne öldürülen çocuklar, ağlayan baş örtülü kadınlar ve oradan oraya savrulan Müslümanlar geldi. Parmağı daha habere tıklamadan aşağı kaydırmaya devam etti…<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">-Gayri Safi Milli Hasıla arttı…<span style="mso-tab-count: 1;">         </span><br>-Akaryakıtta yeni zam…<span style="mso-tab-count: 1;">       </span><br>-Defne yaprağının üzerine 777 yazıp halis üzüm sirkesine banın yastığınızın altına koyun…<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Çenesinin altında duran elini şaşkınlıkla ağzına götürüp kapattı. Elindeki telefonu hemen masanın diğer ucundaki adama çevirdi.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><i><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">“Abi şu televizyondaki kadın vardı ya. Uyuşturucu bağımlısı çıkmış. Polis tedarikçi falan derken tutuklamış kadını.”<o:p></o:p></span></i></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Masanın ucundaki diğer adam serin bir hareketle doğruldu, çayından bir yudum çekti.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><i><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">“Geçen haftanın haberi oğlum o. Dün serbest bıraktılar.”<span style="mso-tab-count: 1;"> </span><o:p></o:p></span></i></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><i><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">“Yapma ya. Yanlış anlaşılma mı olmuş?”<span style="mso-tab-count: 1;">     <br></span><br>“Yoo. Yanlış anlaşılma falan değilmiş. Ben anlamıyorum bu kadar madde kullanımına bunlar nasıl bu kadar güzel kalabiliyor? Bunların kullandığını başka biri kullansa suratı içi bitmiş meyve suyu kutusuna döner.”<o:p></o:p></span></i></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Telefonu tekrar kendine çevirdi. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><i><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">“Ne bileyim abi? Bakıyorlardır kendilerine her halde? Benim hanım izliyordu bu kadının programlarını sağlıklı yaşam diye bir sürü bunun anlattığı tarifi yaptı yaptı yedirdi bize evde çoluk çocuk.”<o:p></o:p></span></i></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Adam kırık bir gülüşle tısladı…<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><i><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">“İyi ya. Bende yüzüne son zamanlarda gelen rengin sebebini merak ediyordum.”<o:p></o:p></span></i></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Tepkisiz bir şekilde ayağa kalktı. Telefonu pantolonun cebine koyarken masanın üzerinde duran sigarasını çakmağını eline aldı. İçinde bulunduğu tek katlı ofisin bahçesine çıktı. Paketinden bir tane sigara çıkardı. Yakmadan sigaraya baktı <i>“Tanesi 5 lira 75 kuruşa geliyor. Vay be.”<o:p></o:p></i></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Birazdan masanın karşısında oturan adam da yanına geldi bir sigarada o yaktı. Bir şeyler söylemek istercesine yüzüne baktı. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><i><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">“Olmazsa sen şu Almanya meselesini bir değerlendir. Mantıklı gibi duruyor. Baktın işler iyi bizde geliriz.”<o:p></o:p></span></i></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Sigarasından derin bir nefes çekti, dumanı üflerken kendisinden biraz daha uzun olan adama baktı.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><i><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">“Yok be abi. Ne Almanya’sı. Firma götürmek için önden 3000 Euro istiyor. Oraya gidince 2500 Euro daha vermem gerekiyormuş. Ben o kadar parayı bulsam zaten düzenimi burada oturturum.”<o:p></o:p></span></i></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><i><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">“Orada kaç para verecekler, gidersen?”<o:p></o:p></span></i></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><i><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">“Göbeği çatlasın 3000 Euro.”<o:p></o:p></span></i></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Birazdan arkalarında kalan ofisin kapısından ayak sesleri duyuldu. İçeriden çıkan adama biraz alttan ve samimiyetsiz yüz ifadesi ile bakarken bahçeye genç iş verenleri lüks aracı ile girdi. İçeriden çıkan adam, koşar adım patronun arabasının başına gitti. Kapısını açtı. Saygı ile bükülerek <i>“Hoş geldin abi.” </i>Dedi. Patron hem kapısını açan adama hem de kapıda bekleyen ikiliye soğuk bir selam vererek ofise girdi. Patronun selamını aldıktan sonra yanında ki adama baktı.<span style="mso-tab-count: 1;">        <br></span><br><i>“Abi bu adam nereden biliyor patronun geleceğini, her defasında kapıda böyle?”<o:p></o:p></i></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Adam kahkaha attı…<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><i><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">“Araç takip cihazından bakıyor gelene kadar. Geçen gün de yemekte hakkında ileri geri konuşuyordu.”<o:p></o:p></span></i></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><i><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">“Yok canım. Her gün üzerine vazife gibi koştur koştur kapısını açıp çay götürüyor adama ama…”<o:p></o:p></span></i></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Adam dudaklarını büküp, omuzlarını silkti…<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><i><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">“Kimisine belli olmuyor demek oğlum.”<o:p></o:p></span></i></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">İstemsizce elini telefonuna attı ve yine sosyal medyada buldu kendini. Bu kez bir sayfanın tırnak içerisinde yazıp resim olarak paylaştığı yazı çıktı karşısına;<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><b><i><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">“Nasıl yaşarsanız. Öyle idare olunursunuz…”</span></i></b><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"><span style="mso-tab-count: 1;">      </span><o:p></o:p></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gördüklerimizi Bile Tam Anlayamadığımız Alemdeki Unvanlarımız</title>
<link>https://fikirizleri.com/goerduklerimizi-bile-tam-anlayamadigimiz-alemdeki-unvanlarimiz</link>
<guid>https://fikirizleri.com/goerduklerimizi-bile-tam-anlayamadigimiz-alemdeki-unvanlarimiz</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202604/image_870x580_69e16eb9d8517.webp" length="26008" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 17 Apr 2026 02:53:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>Berat Gözükızıl</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>İnsan kendinden kaçtıkça yorulur. Gelgelelim ki kendine döndüğü gün dinlenir. Kendimize dönmenin, ruhumuzu dinlendirmenin zor olduğu zamanlardan geçen bir nesilin evlatlarıyız. Bizim yaşadığımız fiziki yorgunluk değil. Sırtımızda taşıdığımız yumurta küfesi hiç değil. Bizler ruhumuzda sözleri taşıyoruz. Taşıdığımız sözlerin çoğu da hiç yapıcı değil. Bu yüzden ruhen yorgunuz.</p>
<p>Hepimize, kim olduğunu bile bilmediğimiz dillerin sahiplerinden yapıştırılan onlarca yaftanın altında ruhumuzu can çekiştiriyoruz. Bu diller; geride durana "korkak" , ileri atılana "ahmak" , sessiz kalana "basiretsiz" yaftalarını öyle güzel vuruyor ki; bilmeden istemeden biz de bir başkasına bu veya benzer bir yaftayı yapıştırıken buluyoruz kendimizi.</p>
<p>Hiçbirimiz barış güvercini değiliz. Asla da olamayız. Çünkü her birimizin kendi meşrebine göre sınırları var ve aşılan sınırlarımızı korumak zorundayız. Fakat sınır nedir? Sınırı nasıl belirleriz? Gören gözümüz, duyan kulağımız, hisseden tenimiz? Sınırımızı merhametimiz ve vicdanımız belirler. İlkesi "iyi insan olmak" olan kişinin sınırı en net ve korunması en haklı sınırdır. Hoş iyi insanları da "enayi" damgası ile yaftalayan anlayışı kalbimizde buğz etmekten başka ne gibi bir çaremiz var? Bunu bilememekte benim gibi bir fukaranın  ayıbıdır.</p>
<p>Hikayenin kendi belki başka bir kapıyı açıyor olsa da göbek adımı aldığım Mevlana'dan bakiye bir hikaye ile yazımı sonlandırmak isterim. <br><em><strong></strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>"Bir gece, karanlık bir odaya bir fil getirdiler. İnsanlar karanlık odadan içeriye girdiler. Karanlık içerisinde kimi filin hortumuna dokundu, 'bu bir yılandır' dedi. Kimi filin kulağına dokundu, 'bu bir yelpazedir' dedi. Kimi ayağını tuttu, 'bu bir sütundur' dedi. Gelgelelim hiçbiri hakikati bilemedi. Çünkü ışık yoktu.</strong></em><em><strong>"</strong></em></p>
<p>Hepimizin gerçeğini gören ve bizi onlar ile değerlendiren vicdan sahibi insanlarla karşılaşmamız dileğiyle.<br> </p>]]> </content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>