<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/"
     xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
<channel>
<title>Yazarlar &amp;amp; Paylaşım Platformu &amp; Arzu Sunar Özcan</title>
<link>https://fikirizleri.com/rss/author/arzu-sunar-ozcan</link>
<description>Yazarlar &amp;amp; Paylaşım Platformu &amp; Arzu Sunar Özcan</description>
<dc:language>tr</dc:language>
<dc:rights>Bu web sitesinin telif hakları © Fikir İzleri &amp;apos;ne (veya belirtilen kişiler hak sahibi olanlara) aittir ve ilgili mülkiyet, telif hakkı, ticari marka, kültür sanat, patent veya diğer kanunlar kapsamında korunmaktadır. © 2025 Fikir İzleri — Tüm hakları saklıdır. | Her Kalem Bir Söz, Her Fikir Bir İz Bırakır</dc:rights>

<item>
<title>DOST &amp;quot;İKİMİZİN ŞARKISI&amp;quot;</title>
<link>https://fikirizleri.com/dost-ikimizn-sarkisi</link>
<guid>https://fikirizleri.com/dost-ikimizn-sarkisi</guid>
<description><![CDATA[ #roman #edebiyat ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202602/image_870x580_6981d7f0e89e2.webp" length="20738" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 03 Feb 2026 14:21:32 +0300</pubDate>
<dc:creator>Arzu Sunar Özcan</dc:creator>
<media:keywords>YAZAR, ROMAN, EDEBİYAT</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>DOST "İKİMİZİN ŞARKISI"</p>
<p>İkinci romanım olma özelliği taşıyan Dost "İkimizin Şarkısı" ilk romanım Sende Kocaman Bir Kalp Var'ın içinden doğdu. Okur tarafından çok sevilen Buse'nin hikayesiyle devam ettim yoluma. </p>
<p>Buse'nin yaşamının gerçek bir dram olduğunun ilk izlenimleri Ayla ile dertleştiği ilk romanda anlatıldı ama yine de sırlarla dolu Buse'nin yaşamı herkesçe merak edildi. Haliyle ikinci kitabı yazmak da kaçınılmaz oldu.</p>
<p>Deli dolu kişiliği ve özgür karakteriyle tanınan Buse'nin aslında yüreğinde çok derin bir yara vardı. Hem ailesi hem de büyük aşkı tarafından açılan bu yarayı Seyirtepe'ye kadar taşımıştı.</p>
<p>Onun zamansız yolculuğu ise onu sevenler tarafından haksızlık olarak görüldü ve Buse'nin sakladığı sırları ortaya dökmek kaçınılmaz oldu.</p>
<p>Bu romanda Buse'nin geçmişine vakıf olacak, onu sevenlerle birlikte matruşka bebekler gibi tek tek açılan sırlara erişeceksiniz. </p>
<p>Buse'yi yazmak benim için de hiç kolay olmadı. Onun dramı o kadar canımı yaktı ki satır aralarından gözyaşlarıma rastlayabilirsiniz...</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>SENDE KOCAMAN BİR KALP VAR</title>
<link>https://fikirizleri.com/sende-kocaman-bir-kalp-var</link>
<guid>https://fikirizleri.com/sende-kocaman-bir-kalp-var</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202601/image_870x580_695f6665bed3e.webp" length="35584" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 08 Jan 2026 13:28:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>Arzu Sunar Özcan</dc:creator>
<media:keywords>yazar, roman</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>SENDE KOCAMAN BİR KALP VAR</p>
<p>Romanlarımın ortaya çıkış hikayesi herkes tarafından merak edilen bir konu. Nasıl olup da birbirinden farklı kurgulara sahip ve gerçekçi hikayeler yazdığımı sorarlar. Hikayelerde kendilerini ya da tanıklık ettikleri hayatları gördüklerini söylerler. Cevabını da benden beklerler. Halbuki sorunun yanıtı içinde gizlidir. Maharetin bir kısmı bendeyse bir kısmı da benzer hayatı yaşayandadır.</p>
<p>İlk romanım her genç kızın hissettiği duyguları barındıran bir hikayeye sahip. Onlu yaşlarda kimliğini henüz keşfetmeye başlayan bir kız çocuğununun kalbini ilk çarpttıran kişiye dair kurduğu hayali herkes kurmuştur. Yine aşık olan herkes gibi onun da hayali evlenmektir. Hikaye o evlendiğinde değil, evliliği bittiğinde başlar. Mücadele dolu bir yaşam bambaşka bir şehirde onu beklemektedir. Mücadele hepimizin hayatının ortasında yer aldığı için bu da tanıdık gelir okura. Ana karakterle birlikte yepyeni dünyasını keşfeder ve yepyeni insanlarla ve onların kültürüyle tanışır. Aşina olduğu sıcaklığı ise ikinci romana ismini veren Dost'ta bulur. Sonrası standartlarırn biraz daha dışında gelişir. Ana karakterle beraber yakın bir dotluğa tanıklık eden okur, yol ayrımına geldiğinde bu defa dost kendisi olur. Birinin hikayesi bitti diye diğerininki bitmez ve yola devam edilir.</p>
<p>Okurun içini ısıtan sımsıcak bir romandır Sende Kocaman Bir Kalp Var. İyi niyetin, dürüstlüğün ve affetmek büyüklüğünün altını çizer. Romanı bitirdiğinizde gözünüzden mutluluk yaşı süzülür yanaklarınıza ve dilinizden bir cümle dökülür.</p>
<p>"Keşke hiç bitmeseydi." </p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İYİLİK</title>
<link>https://fikirizleri.com/iyilik</link>
<guid>https://fikirizleri.com/iyilik</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202510/image_870x580_68e17f33093cd.webp" length="15628" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 16 Dec 2025 10:46:17 +0300</pubDate>
<dc:creator>Arzu Sunar Özcan</dc:creator>
<media:keywords>yazar, edebiyat, deneme</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>İYİLİK</p>
<p>"Nasılsın teyze?" diye sordularında,</p>
<p>"Kimseye bir zararım yok,"  diye cevap veririrdi 98 yaşında hayata veda eden anneannem. "İyiyim," demek çok mu zordu da bu kadar uzun cümle kurardı diye düşünürdüm. Aslında üzerine ne çok şey konuşulacağını ise o öldükten sonra ya da ben daha da olgunlaştıktan sonra fark ettim.</p>
<p>İyilik yapmak üzerine sayısız dernekler ve kuruluşlar var. Üniversite öğrencilerini okutmak, kötü şartlaarda yaşayan insnaların yaşam koşullarını iyileştirmek, doğla afetler sebebiyle madur olanların ihtiyaçlarını gidermek ve tabii ki patili dostlarımıza barınak ve yiyecek sağlamak gibi ulvi amaçlara hizmet eden pek çok gönüllü var. İyilikte yarışmak çok güzel bir erdem elbette ama iyilik yapacak maddi ve fiziksel güce sahip olamayanların yapacağı şey de kimseye ya da hiçbir şeye zarar vermemek. Anneannemin üzerine düşünülecek cümlesinin altında yatan gerçek ise,</p>
<p>"Kimseye kötülük yapmıyorum," demek istemesi. Kötülük yapmamak iyilik yapmakla eşdeğer mi bilemem, ama kimseye zarar vermeden yaşamak da marifet. Kalp kırmadan geçirilen her gün, kârdan sayılmaz mı? Gülümseyerek de bir insan mutlu edilemez mi? Sosyal medyadaki bir paylaşıma oyduğunuz küçücük bir emoji karşı tarafı yüreğini okşamaz mı? Tek bir telefonla uzun zamandır görmediğniz birini mutlu etmek mümkün mü değil mi? Paranın açamayacağı kapıları vardır: Gönül kapısı gibi. Gönül kapılarınız hep açık olsun.</p>
<p>Sevgiyle kalın... </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>OLGUN AŞK</title>
<link>https://fikirizleri.com/olgun-ask</link>
<guid>https://fikirizleri.com/olgun-ask</guid>
<description><![CDATA[ EDEBİYAT ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202511/image_870x580_690a2d30a8585.webp" length="51432" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 04 Nov 2025 20:01:55 +0300</pubDate>
<dc:creator>Arzu Sunar Özcan</dc:creator>
<media:keywords>YAZAR, ŞİİR, EDEBİYAT</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>OLGUN AŞK</p>
<p>Saçlarının azaldığını fark ettim, beyazladığı çarptı gözüme,</p>
<p>Boyunda posunda bir eksilme yok, biraz kamburun mu çukmış ne?</p>
<p>Beni görünce çarpan kalbinin sesi değdi kulaklarıma</p>
<p>Ortalıkta avare gibi dolaşıp kedileri mahsus sevdiğini anlamadığımı sanma.</p>
<p>Ara sıra yüzüme baktın, kaçamak bakışlarını saklamakta hala ustalaşamamışsın.</p>
<p>Yeşil gözlerinin ince çizgilerle çevrelendiğini, o an fark ettim.</p>
<p>Biz niye bir  araya gelemedik?</p>
<p>Geç mi karşılaştık, kaderle mi savaşamadık?</p>
<p>Başka kalplerde hırpalanan yüreğimiz, birbirine kapılacaktı.</p>
<p>Oysa kaderimize razı olmalıydık.</p>
<p>Ben razıydım, hatta senden daha çok.</p>
<p>Ama sen ilmek ilmek ördüğün hayatına ihanet etmeye hazır gibiydin.</p>
<p>Gözlerinin ferinde sönmeyen bir ateş vardı.</p>
<p>Nehirler gibi coşkundu her halin.</p>
<p>Oysa genç değildik artık.</p>
<p>Arkamıza bakmadan el ele koşamazdık.</p>
<p>Başkalarına zincirliyiz yıllar evvelinden.</p>
<p>Ağır akar kanımız, hızlı adımlar atamayız.</p>
<p>Bu yaştan sonra yanlışı değil, doğruyu yapmalıyız.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>HAYAY NEDİR?</title>
<link>https://fikirizleri.com/hayay-nedir</link>
<guid>https://fikirizleri.com/hayay-nedir</guid>
<description><![CDATA[ YAZAR ,HİKAYE,EDEBİYAT ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202510/image_870x580_68e17f203ff1e.webp" length="66482" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 19 Oct 2025 14:14:27 +0300</pubDate>
<dc:creator>Arzu Sunar Özcan</dc:creator>
<media:keywords>YAZAR, HİKAYE, EDEBİYAT</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><b style="mso-bidi-font-weight: normal;">HAYAT NEDİR?<o:p></o:p></b></p>
<p class="MsoNormal">Gün yağmur seslerinin cama vurmasıyla başladığında içimdeki umutsuzluk, kasvetli bir nefesle yatak odamın tavanına yayıldı. <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">“Günlerden Pazar olmalıydı,” diyerek çıktım yataktan. Ancak Pazar günü için bir hafta daha beklemem gerekiyordu. Haftanın altı günü sabah dokuzdan akşam yediye kadar çalışmak, vampir gibi kanımı emiyordu. Hayat yorgunu pek çok kimse gibi bende Ege ya da Akdeniz sahilinde küçük bir köyde ya da kasabada emeklilik hayalleri kurmaya başlamıştım. Ancak otuz yaşındaydım ve öncesinde kurulması gereken başka hayallerim olmalıydı. Evlenip çoluk çocuğa karışmak gibi…<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">Otomobilime binip sitenin otoparkından çıktım. Ana caddede yavaş yavaş ilerken kaldırımda gözlerinde benimkine özdeş bakışlarla yürüyen öğrencileri gördüm. Hadi ben iş-güç derken hayatın bana sunduğu yoğun iş temposu içinde robotlaşmış yaşıyorum da size ne oldu, diye sormak geldi içimden. Anneleri çantalarını taşıyor, kimi şemsiyeyi ıslanma pahasına çocuğunun başına tutuyordu. Ona rağmen çocuklar memnuniyetsiz bir yüz ifadesiyle prens ya da prenses gibi afra tafra yapıyordu. Camı indirip hepsine,<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">“Şımarıklar!” diye bağırmak geldi içimden. Özel otomobille okula bırakılanlara ise ne demeliydim, bilmiyorum.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">“İki kere şımarıklar!” Bu tablo beni evlenme ve bir çocuğun kölesi olma fikrinden hemen soğuttu. <span style="mso-spacerun: yes;"> </span><o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">Liseyi bitirene dek beni okula bırakmak zorunda kalan babama ettiğim eziyetler geldi aklıma.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">“Servisle mi gitsen? İşe geç kalıyorum,” dediğinde onunla üç gün konuşmamıştım. <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">“Biricik kızını okula götürmek sana yük gibi mi geliyor?” Annem hemen suratını büzüştürünce babam,<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">“Ben hiç kızımı üzer miyim?” diyerek işe geç kalmayı göze almıştı. Tekrar direksiyona vurdum.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">“Keşke yapmasaydın baba! Hayatımı bu kadar kolaylaştırmasaydın.” Üniversite okumak için Ankara’ya gitmek zorunda kaldığımda üç ay ağlamıştım. Aileme okuduğum şehre taşınmaları konusunda baskı yapsam da annem bu defa,<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">“Hayır,” demişti. “Sonsuza dek yanında olamayız.” İyi ki de öyle demişti. Üniversite öğrencisiyken, nerede akşam orada sabah eğlenir, sinema, tiyatro, turla gezi gibi pek çok aktiviteyi katılıp günümü gün ettim. Hayatın hep böyle akıp gideceğini zannediyordum. İhtiyarlamak kelimesi dilime pelesenk olamayacak kadar uzaktı benden. Ruhumun hep genç kalacağını sanırdım. Okul arkadaşlarımla yetmiş yaşımıza gelsek bile her yaz bir araya gelip Avrupa’da tatil yapmayı planlardık. Birbirimize buluşma sözü vererek mezun olduk. Ancak o günden beri tek bir gün dahi görüşemediğimiz gibi her birimiz farklı şehirlere dağıldığımızdan zamanla birbirimizle iletişimimiz de kesildi. Sosyal medyadan takip ettiğim kadarıyla herkes benim gibi hayat gailesi içinde oradan oraya savruluyor. Yine de şanslıyım. Çünkü bekârım. <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">İş yerini otoparkına girmeden hemen önce işe gitmekten vazgeçtim. Aracımı kahvaltı etmeyi sevdiğim pastanenin olduğu semte sürdüm. En yakın otoparka park edip yağış hızını azaltan gökyüzü altında ağır adımlarla pastaneye kadar yürüdüm. <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">Gördüğüm en yakın masaya oturdum. Garsona simit, çay, peynir ve zeytinden oluşan kahvaltı isteyip çantamdan telefonumu çıkardım. Babamı arayıp çalışmaktan çok sıkıldığımı, istifa edip yanlarına döneceğimi söylesem ne derdi acaba? Bana kıyamazdı haliyle.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">“Arasam mı?” diye düşünürken çayım kondu önüme. Arkasından da yiyeceğim servis edildi. Çayımdan bir yudum almışken telefonum mesaj sesiyle beraber titredi. Elektrik idaresinden gönderilen mesaj bu ayki fatura ödememi hatırlıyordu. Burnumu kırıştırıp kahvaltı edecekken telefonum yeniden titredi. Su faturası gelmişti. Üç gün sonra ise kiramı yatırmam gerekiyordu. Ayrıca buzdolabım boş olduğu için akşam eve dönmeden önce alışveriş yapmalıydım.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">Çayımı ağzımı yaka yaka içip simidi iki zeytinle ağzımı tıkıştırdım. Telefonum çalıyordu. Aynı bankoyu paylaştığım arkadaşım merak ettiği için beni arıyordu. Telaşla masadan kalkıp hesabı ödedikten sonra otomobile doğru koştum. Bu kadar uzağa park edecek ne vardı? Arkadaşım tekrar ararken telefonu açtım.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">“Neredesin? Hasta mısın yoksa?” Nefes nefese,<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">“Hayır,” dedim. “Felekten birkaç saat çalmak istedim, ama sağ olsun maddi gerçeklikler beni uyandırdı. Hemen geliyorum.” Söylediklerimden bir şey anlamadığına eminim, ama ben ne yapmamam gerektiğini anladım.<o:p></o:p></p>]]> </content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>