<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/"
     xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
<channel>
<title>Yazarlar &amp;amp; Paylaşım Platformu &amp; Asya Arslan</title>
<link>https://fikirizleri.com/rss/author/Asya</link>
<description>Yazarlar &amp;amp; Paylaşım Platformu &amp; Asya Arslan</description>
<dc:language>tr</dc:language>
<dc:rights>Bu web sitesinin telif hakları © Fikir İzleri &amp;apos;ne (veya belirtilen kişiler hak sahibi olanlara) aittir ve ilgili mülkiyet, telif hakkı, ticari marka, kültür sanat, patent veya diğer kanunlar kapsamında korunmaktadır. © 2025 Fikir İzleri — Tüm hakları saklıdır. | Her Kalem Bir Söz, Her Fikir Bir İz Bırakır</dc:rights>

<item>
<title>Modumuzu Kim Yönetiyor? Bedenimiz mi, Zihnimiz mi?&amp;quot;</title>
<link>https://fikirizleri.com/modumuzu-kim-yoenetiyor-bedenimiz-mi-zihnimiz-mi</link>
<guid>https://fikirizleri.com/modumuzu-kim-yoenetiyor-bedenimiz-mi-zihnimiz-mi</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202510/image_870x580_69009587e756c.webp" length="22074" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 28 Oct 2025 13:06:54 +0300</pubDate>
<dc:creator>Asya Arslan</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Bir an düşünün: Sabah kalktınız, kahveniz elinizde, pencerenizden sızan ışıkla içten bir huzur hissediyorsunuz. Tam o sırada, gelen basit bir e-posta, trafikteki anlık bir korna sesi ya da sosyal medyada gördüğünüz bir yorum... ve beş dakika içinde o huzur, yerini hafif bir gerginliğe, hatta hiddete bırakıyor.</p>
<p>İşte ruh halimiz. Tıpkı bir hava durumu gibi, anlık, öngörülebilir olduğu kadar sürprizli, sürekli bir devinim içinde. Ne bir fırtına sonsuza dek sürer, ne de bir güneşli gün garanti altındadır. Ancak biz, nedense, o anki ruh halimizin bir iklim olduğuna, yani kalıcı bir gerçeklik olduğuna inanmakta ısrarcıyız.</p>
<p>Ruh halimizdeki bu hızlı değişimlerin arkasında, sadece düşüncelerimiz değil, bir de içimizde çalışan karmaşık bir "Gizli Orkestra Şefi" var. Bu şef, bazen kimyasal notalarla, bazen de dışarıdan gelen seslerle bizi yönetiyor. Açlık, uykusuzluk ya da basit bir hormonal değişim, o günkü duygusal tınıyı baştan aşağı değiştirebilir. Vücudumuzdaki Serotonin ve Dopamin seviyeleri, fark etmesek de sürekli bir vals yapıyor. Aynı şekilde, sabahın sakinliğini bir anda bozan kötü bir haber ya da bir meslektaşın yorumu, ruh halimizin perdesini anında kapatır. Dijital çağda, modumuzu belirleyen, ekranlardan yansıyan kısa, hızlı ve yoğun uyaranlar haline geldi. Bu orkestra o kadar güçlü ki, bir anlık sinir veya neşe, günün geri kalanının rengini belirliyor. Ama burada asıl soru şu: Biz, dinleyici olmaya devam mı edeceğiz, yoksa notaları değiştirmeyi deneyecek miyiz?</p>
<p>Modern hayat, bize sürekli "güneşli" olma dayatması yapıyor. Instagram filtrelerinden kişisel gelişim kitaplarına kadar her yer, toksik pozitifliğin sahte ışıltısıyla dolu. Üzgün olmak, yorgun olmak, sinirli olmak sanki bir hata, bir başarısızlık. Oysa, ruh halinin değişimi doğanın kendisidir. Unutmayalım: Kötü bir ruh hali (kapalı hava), kötü bir insan (kötü bir iklim) olduğunuz anlamına gelmez. Hüzün, bize neye ihtiyacımız olduğunu söyler; öfke, sınırlarımızın ihlal edildiğini fısıldar. Bu "olumsuz" duygular, ruhsal pusulamızın en önemli parçalarıdır. Onları bastırmak, kendimizden gelen değerli bir geri bildirimi reddetmektir.</p>
<p>Ruh halimizin değişmesini durduramayız, ama değişime ne kadar hızlı adapte olduğumuz, yani duygusal esnekliğimiz önemlidir. Bu esneklik, fırtınanın bizi yıkmasını değil, sadece sallamasını sağlar. Bir sonraki ani ruh hali değişiminizde, kendinizi yargılamayı bırakın. "Neden mutsuzum?" diye sormak yerine, basitçe gözlemci olun: Durun. Adlandırın: "Şu an hissedilen, hafif bir endişe." Kabul Edin: "Bu normal, geçici bir duygu."</p>
<p>Ruh halimiz, kontrol etmemiz gereken bir düşman değil, hava durumunu izler gibi izlememiz gereken bir gerçektir. Bırakın bulutlar gelsin, gitsin. Bırakın yağmur yağsın. Çünkü bilirsiniz ki, birazdan o bulutların arasından sızacak güneş ışığı, her zaman oradadır.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kalbim Gazze&amp;apos;de ki çocuklara battaniye olsun</title>
<link>https://fikirizleri.com/kalbim-gazzede-ki-cocuklara-battaniye-olsun</link>
<guid>https://fikirizleri.com/kalbim-gazzede-ki-cocuklara-battaniye-olsun</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202509/image_870x580_68d90683d7b69.webp" length="24356" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 28 Sep 2025 13:01:07 +0300</pubDate>
<dc:creator>Asya Arslan</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p></p>
<p>Ben bir anneyim…</p>
<p>Kendi çocuğumun nefesini, kokusunu, uykusunu severken Gazze’deki çocukları düşünürüm.</p>
<p>Karda üşüyen bir çocuğu görünce yüreğim titrer; bombaların, yoksulluğun, korkunun içinde büyüyen çocukları düşününce nefesim kesilir.</p>
<p>Anne kalbi sınır bilmez; merhamet bir ülkenin değil, insanlığın dilidir.</p>
<p></p>
<p>Savaşın kirli yüzü çocukları görmüyor…</p>
<p>Çocuklar büyümeden ölüyor; anneler acıdan uyuşuyor, hissizleşiyor.</p>
<p>Açlık ve zulüm bir çocuğa hiç yakışmıyor.</p>
<p>Bedenim burada ama kalbim hep Gazze’de çarpıyor.</p>
<p></p>
<p>Gazze’deki çocukların korkusunu, açlığını, soğuğunu hissettiğimde kendi yavrumu kucaklar gibi kucaklamak isterim hepsini. Onların anneleriyle birlikte gözyaşım bir, dualarım bir olur.</p>
<p>Allah’ım sadece kendi evladımızı değil, tüm çocukları koru…</p>
<p>Kalbim, Gazze’deki her çocuğun üstüne bir battaniye olsun, bir dua gibi sarıp sarmalasın.</p>
<p></p>
<p>Annelik böyle bir şey işte; kaygısı da sevgisi de sınır tanımaz. Her çocuğu kendi çocuğu gibi sevmek, dünyanın neresinde olursa olsun onların gözlerindeki ışığı korumak ister.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ZAMANA HÜKMETMEYİ DENEDİN Mİ?</title>
<link>https://fikirizleri.com/zamana-hukmetmeyi-denedin-mi</link>
<guid>https://fikirizleri.com/zamana-hukmetmeyi-denedin-mi</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202508/image_870x580_68b0cf0302e47.webp" length="14984" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 29 Aug 2025 00:51:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>Asya Arslan</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p>Son zamanlarda ve birçok kişinin de bunu farkına vardığını düşündüğüm bir husus var; zamanın çok hızlı aktığı, günlerin ayların hatta yılların koşar adım birbirini kovaladığı gerçeği.</p>
<p>Büyüdüğümüzü farketmeye fırsat bulamadığımızı farkına varıyoruz,daha önce asi bütün huyların artık olgunlaştığı dönemlere geldiğimizi görür oluyoruz, yüzümüze çizgiler, zihnimize sakinlik yerleşiyor, çocukluğa özlem, yaşlılığa merak doğuyor ,zaman su misali akıyor, tutamıyoruz zamanı, çocukluk çoktan gitmiş, gençlik anlamsızca yaşanmış ve bitmiş gibi bir hüzün vuruyor ifademize ,zamana hükmedemiyoruz , öyle hırçın, öyle aceleci, öyle hızlı ki zaman , farkına varmadan bizden çok şey alıp götürüyor,bazen iyilik bazen güzellik ve bazen sonsuza kadar herşey olduğu gibi kalacakmış hissini alıp gidiyor bizden ,zamana hükmedemiyoruz deniyoruz ama unuttuğumuz bir şey var ;zamanı geri getiremeyiz, an çok kıymetli,zaman çok kıymetli,zamanı durdurmak mümkün değil evet ama zamana ayak uydurmak mümkün,her anın kıymetini bilerek yaşamak ümidiyle...</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>AŞKIN İMGESİ</title>
<link>https://fikirizleri.com/askin-imgesi</link>
<guid>https://fikirizleri.com/askin-imgesi</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202508/image_870x580_68aa2b4b96b45.webp" length="9046" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 23 Aug 2025 23:58:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>Asya Arslan</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p>Kalp ve beyin aşkı her zaman arzular. </p>
<p>Hayal kurar, imkansız,cesur bazen de tutkulu ama her daim benzersiz bir bedende benzersiz bir ruh beklentisi ile imgeler.</p>
<p></p>
<p>Ama aşk gerçek mi veya aşkı ne sandık?</p>
<p></p>
<p>Yanlış mı anladık aşkın tanımını? </p>
<p></p>
<p>Aşk birini beklemekmiydi peki?</p>
<p></p>
<p>Beklenen gelecekmiydi?</p>
<p></p>
<p>Gelen aşkın ta kendisimiydi ?</p>
<p></p>
<p>Eğer aşkı yanlış anlamış ve yanlış hayal etmişse zihnimiz ,aşkın varlığından şüphe edip aşka küsmez miyiz peki?</p>
<p></p>
<p>Aşkın tanımı şuda olabilir,</p>
<p>zihin olmayan birini yaratmışsa , onu varolan bir bedene sığdırmaya çalışır ve o kaçınılmaz son gelir .</p>
<p>Kendi yarattığı karakteri ve ruhu beğendiği bedende bulamayınca bir suçlu arayışı olur.</p>
<p></p>
<p>Çünkü Aşk; bazen arzuların, tutkuların, şehvetin kılığına girebilir, beklenti bunların çok üstünde ise ,sevgi, sadakat fedakarlık ve en önemlisi koşulsuzca yanında kalmak ise, aşk bir hayal kırıklığıdır kimileri için....</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>DENİZDE KUM TANESİYİM</title>
<link>https://fikirizleri.com/denizde-kum-tanesiyim</link>
<guid>https://fikirizleri.com/denizde-kum-tanesiyim</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202508/image_870x580_6897b0fdc9d86.webp" length="29578" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 09 Aug 2025 23:39:47 +0300</pubDate>
<dc:creator>Asya Arslan</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Denizde kum tanesiyim dalgaların ağırlığıma hükmettiği, keşfedilmeyi bekleyen bir ada misali hem umutlu, hemde umutlarımın tükenmeye yüz tuttuğu bir okyanusta mahsur kalmış gibi durgun ve bazen fırtınalı, fakat biliyorum ki uçsuz bucaksız deryalarda bile balıkçılar vardır ,en derinlerden inci tanelerini çıkarmak için bıkmadan usanmadan ağlarını savuran, maksatları sadece balık tutmak değildir biliyorum,bazen okyanusun bir kayboluş olduğunu düşünsemde, başımı semaya kaldırdığımda , sonsuz ve masmavi bir özgürlük görüyorum gökyüzünde, ciğerlerime soluyorum uçsuz bucaksız denizin ve sonsuz gökyüzünün o bağışlayıcı ve umut dolu rüzgalarını...</p>
<p>Bazen bir okyanusta kaybolduğunuzu düşünürseniz, hatırlayın ki rotayı hayal gücünüz ve maneviyatınızın benzersiz enerjisi belirleyecek ve poyrazlar ne kadar sert eserse , geminiz okadar güçlü ve kararlı ilerleyerek yönünü bulacaktır.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sadelik/Karmaşa</title>
<link>https://fikirizleri.com/sadelikkarmasa</link>
<guid>https://fikirizleri.com/sadelikkarmasa</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202508/image_870x580_689251c7b5631.webp" length="28720" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 06 Aug 2025 10:47:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>Asya Arslan</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Sade yaşam kavramını bir çok yerde duyuyoruz ama uygulamak da tembellik yapıyoruz peki sadelikden kasıt nedir hiç düşündünüz mü ? Özel hayat, sosyal hayat,iş hayatı, düşünce yapısı, ev dekorasyonu hatta giyinme dolabındaki kıyafetler bile sade yaşamın döngüsünde olması gereken şeylerdendir.Hayatımızdaki karmaşanın sebebi çoğu zaman sadeleşememektir . Hafiflemiş ve berrak bir zihin için , zarurî olmayan birçok şeyi minimuma indirmek gerekir .Peki neden bu şekilde yaşamak istiyoruz ama uygulamıyoruz noktasında örnek vermem gerekirse, günümüzde yaygın olan ve adeta bulaşıcı bir hastalık diye tabir ettiğim, özentilik veya popüler kültür reaksiyonu diyebilirim, özelliklede son yıllarda; fenomen ,influencer olarak sosyal medyada çok fazla kitleye ulaşan kişilerin bir şeyi peşpeşe yapması , alması ve kitlesini bunlara özendirmesi toplumda gerçekten önemli derecede etki etmeye başladı, bunun yanı sıra, bütün geleneksel örf adet ve kavramların hayatlarımızdan tamamen uzaklaşmasına ,ekonomik sorunların görmezden gelinmesine neden olan ve kompulsif bozukluğuna dönüşmeye eğilimli hale getiren bu durum, sadelikten uzak,karmaşık bir hal almaya başladı ,birşeyin hızla yayılması ve popüler olması sade yaşamdan uzaklaştırıp ,daha karmaşık ve yarışa dönüşen bir döngü haline getirdi yaşamımızı ne yazık ki, şu bir gerçektir ki herkesin bir şeyi hemen yapması,taklit etmesi, özenmesi ,bütün kavramların tek bir olguda toplanması son derece tehlikeli ve farklılıkların yok olmasına neden olan bir durumdur. Unutmamak da fayda var , hızla yayılan ve popülerlik kazanan her eşya,kavram , durum, yaşam tarzı vs hızla da demode olmaya mahkûmdur.Kendine özgü ve sade yaşamın her zaman en modern kalacağını bilmek gerekir.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kadın olmak...</title>
<link>https://fikirizleri.com/kadin-olmak</link>
<guid>https://fikirizleri.com/kadin-olmak</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202508/image_870x580_689117182c316.webp" length="33140" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 04 Aug 2025 23:32:17 +0300</pubDate>
<dc:creator>Asya Arslan</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Kadın olmak;</p>
<p></p>
<p>Kadın olmanın somut tarifi şudur; tatlı simasıyla veya çekici bakışlarıyla ,kısa saçlarıyla veya uzun saçlarıyla, örtüsüz veya örtüsüyle,her zaman her tende,her kalıpta,her kıyafette eşsiz bir uyum içerisindedir kadın.</p>
<p></p>
<p>Peki ya soyut tarifi varmıdır? Tabiki vardır,duygularıyla kendi dünyasında bir ahengi vardır kadının,sevgiyi ve ilgiyi hayal eder, aldığını hissedince fazlasıyla verir , kadın doğası gereği sever, çok sever. Dış görünüşüne tutulursun, hayran olursun bazen ve iç dünyasınıda çözersen ondan kopması zor olur ,cenneti yaşarsın çocuksu ruhunu keşfedersen , dünyevi bütün mutsuzluklardan soyutlanırsın onunlayken ,ama...</p>
<p></p>
<p>Kadın olmak bazen acıdır.</p>
<p>Çoğu zaman hor görülürsün,zor görülürsün , kalıplara sığdırırlar , tabular dayatırlar ,ölürsün, öldürürler , kadın olmanın eşsiz güzelliği ile ve kadın olmanın korkusuyla aynı anda yaşamaktır kadın olmanın tarifi....</p>]]> </content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>