ERTELEMENİN GİZLİ BEDELİ: KAYBOLAN ZAMAN

Ağustos 23, 2025 - 11:26
Ağustos 24, 2025 - 11:00
 0
ERTELEMENİN GİZLİ BEDELİ: KAYBOLAN ZAMAN
Alıntı

Hepimiz hayatımızın bir döneminde şu cümleyi kurmuşuzdur:

“Yarın başlarım"

Fakat o yarın, çoğu zaman hiç gelmez. İşte bu, ertelemenin en sinsi oyunudur. Küçük görünen bu alışkanlık, zamanla hayatın kontrolünü ele geçirir ve bizi hayallerimizden uzaklaştırır.

Ertelemenin arkasında pek çok sebep vardır:

Mükemmeliyetçilik: “Ya istediğim gibi olmazsa ?” korkusu

Motivasyon eksikliği: Başlamaya dair içten gelen bir isteğin olmaması

Zamanı yönetememek: Öncelikleri belirleyememek

Korkular: Başarısızlık, eleştirilme ya da sorumluluk korkusu

Ama asıl sorun, bu sebeplerin ardına saklanmaktır. Çünkü erteleme, bizi geçici olarak rahatlatırken, uzun vadede pişmanlık ve suçluluk duygusu bırakır.

Erteleme alışkanlığını yenmenin ilk yolu, büyük işleri küçük parçalara ayırmaktır. Bir kitabı yazmak gözünde büyüyorsa, sadece bir sayfa yazmayı dene. Spor yapmak zor geliyorsa, beş dakikalık yürüyüşle başla. Küçük adımlar, ertelemenin zincirlerini kırar.

Unutma; mükemmel zaman diye bir şey yoktur.

“Doğru an” hep ertelenir. Gerçek değişim, şu an başlar. Kalemi eline almak, bilgisayarı açmak, ilk adımı atmak. Asıl güç, ertelemek yerine şimdi harekete geçmektir.

Ertelediğin için kendini yargılamak yerine, neden ertelediğini anlamaya çalış. Öz farkındalıkla hareket ettiğinde, davranışlarını değiştirmek çok daha kolaydır. Unutma, kimse kusursuz değildir. Önemli olan yeniden başlamaktır.

Sonuç: Hayat Beklemez

Zaman, erteledikçe hızla akıp gider. Yarın diyerek kaçırdığımız fırsatlar, geri gelmez. Bu yüzden erteleme alışkanlığını yenmenin en güçlü yolu, şunu kendine sık sık hatırlatmaktır:

“Bugün başla, çünkü yarın çok geç olabilir"

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Sibel Karagöz 1994 Bartın doğumluyum. Yay burcuyum. Çocukluğumdan beri kitap okumayı, bir şeyler yazmayı çok sevmişimdir. İlk aforizmamı, 2022 yılında Kocaeli'nin Darıca Sahilinde, uçsuz bucaksız denizi seyrederken kaleme aldım. Kalbimden dilime, dilimden kalemime döküldü. "Bu şehir şahit; Bir tek sana yenildim. Bu şehir şahit ki; Günahlarımın en güzeli, tövbe etmeye kıyamadığım, intiharın en güzel haliydin" 2022 yılında, bazı E-Dergi Platformlarında makale yazarlığı yaptım. Aynı zamanda, ilk kitabımı yazıyordum. Bu süreçte bazı yaratıcı yazarlık kurslarına katılım sağladım. Yazarlık adı altında, 2 sertifikam mevcut. Lakin şahsi fikrim, yazar olmak bir yetenek işidir. Bu tarz yaratıcı yazarlık kursları sadece bu yeteneğimizi, bir tık ileriye taşımak için varlar. Kitap yazmak, ortaya bir eser çıkarmak zorlu bir süreç. Her zaman söylediğim bir şey var ki. İmkansız diye bir şey yoktur. Bizim imkansız dediğimiz şey, biz onu başarana kadar imkansızdır...