Bir Anka'nın Şehri

Temmuz 13, 2025 - 15:57
Temmuz 15, 2025 - 23:41
 0  743
Bir Anka'nın Şehri

"Bir Anka’nın Şehri"

İnsan, vedalaşamadığı her şeyin meraklısıdır.

Bu vedalar…

Bazen bir şehre,

Bazen bir anıya,

Bazen de yarım kalmış bir sevdaya aittir.

Aşabildiğin kadar ayaktasındır.

Ama bazen…

Zaten hiç ayakta olmamışsındır da,

Farkında bile değilsindir.

En acısı da budur:

Farkında olamamak.

Zamanı gelince mutlaka yüzleşirsin.

İstesen de istemesen de, çünkü zorundasındır.

Yaşanılan ne varsa,

O şehrin her sokağında yüzüne tokat gibi çarpar.

İnkar edebilirsin,

Ama tek bir gerçek vardır.

Ve o gerçeği yalnızca sen bilirsin.

Geçtiğin her sokakta bir sigara yakarsın,

Sonra kulaklığı takıp geçmişe dalarsın.

O an, kim ne yapıyor umurunda değildir,

Ve sen de bunun farkındasındır.

Ama kulağındaki her söz, her ezgi bir anıyı çağırır.

İçindeki enkaz tekrar gün yüzüne çıkar.

"Yaralarım iyileşti" dersin,

Ama yalnızca kabuk bağladığını görürsün.

Hiçbir şehir, anılar konusunda vicdanlı değildir.

O tokat, mutlaka surata inecektir.

Bazıları bunun farkındadır,

Ama incitmekten ve hatırlatmaktan korkar.

Bazılarıysa, gerçeği söylemekten çekinmez.

Tüm şehirle yüzleşmenin zamanı gelmişse,

Teslim olmaktan başka çaren kalmamıştır.

Direnme…

Boşuna.

İkimiz de biliyoruz:

Anılara direnmek, onları engellemez.

Bugün, bu şehrin kendine münhasır bir sokağında

Çayımı yudumlarken,

Yanan sigaramın dumanında geçmişe özlem duyuyorum.

Yarım kalan her şeye biraz fazla kırgınım.

Yüreğim sitemkâr…

Bu şehre…

Bu hayallere…

Kendime...

Ne bu şehir beni anlayacak,

Ne de ben kendimi affedebileceğim.

Dur, hemen kızma.

Bence bunu hak ediyorum.

Onca şehrin içinden sağ çıkıp

Burada yenilmek…

Bir Anka’ya yakışmaz.

Yakışmamalı da zaten.

Düştüğüm her anın düşü,

Sebebi aklımdan çıkmamalı.

Bu şehirde bıraktığım her anı,

Bu şehre sadakam olsun.

Yaşadığım tüm hayal kırıklığıysa,

Bu şehrin günahı.

Anka korkak olmadı hiçbir zaman.

Yüzleşti tüm gerçeklerle.

Bugün de öyle…

Bugün, yarın ve ondan sonraki her gün…

Bu yazdıklarına dönüp bakacak,

Tebessüm edecek…

Ve yine aynı cümleyi fısıldayacak

:

"Ben bir Anka’yım.

Bir kere yanarım,

Bin defa küllerimden tekrar doğarım."

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

SİNAN CANPOLAT Sinan Canpolat, hayatın her darbesinden bir dize, her acıdan bir umut yaratmayı seçmiş bir yazar ve şairdir. Hayatına sığdırdığı kayıplar, sürgünler, özgürlük arayışları ve küllerinden doğuşuyla, edebiyat onun için sadece bir ifade biçimi değil, varoluşun ta kendisidir. İlk yurtdışı deneyimini genç yaşta yaşayarak alışılmışın dışına çıktı; konfor alanlarını yıktı, bazen sürgün gibi yaşadı, bazen özgürlüğü damarlarında hissetti. Hayatının bazı dönemlerinde sessiz bir isyan taşıdı içinde; cezaevi duvarlarında kendine ayna tuttu, orada bile kendini yeniden inşa etmeyi bildi. Oğlu, en büyük dayanağı, en anlamlı satırı oldu. Şiirlerinde alttan alta akan bir hüzün, ama inatla parlayan bir umut vardır. Sinan, okurun kendini satır aralarında bulmasını ister, çünkü yazdıkları bir kişinin değil, bir neslin içsel yolculuğudur. “Bir Anka’nın Güncesi”, onun hayatla hesaplaşmasının ve yeniden doğuşunun en şiirsel tanığıdır. Sinan için yazmak, bir yere ait olmak değil; aksine hiçbir yere ait olmadan, her yerde bir iz bırakmaktır. O, kelimelerin göçebesi, duyguların savaşçısıdır.